{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2156 <br>KARAR NO: 2024/46<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/06/2020<br>NUMARASI: 2018/252 E. - 2020/101 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oyuncak ve çocuk gereçleri üretiminde lider konumda olduğunu, davalının müvekkiline ait 27/04/2011 tarihinde tescil ettirilen ... tescil numaralı tasarımda yer alan ürünlerin aynısını taklit ederek kendi adına ... tescil numarasıyla tasarım tesciline konu ettiğini, davalının tescil müracaatına konu ettiği ve Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilen görsellerin yenilik ve farklı unsurlar içermeyen tasarımlar olduğunu, davalı tarafından başvurusu gerçekleştirilen ve TPMK tarafından yapılan değerlendirme sonucu tesciline karar verilen ... numaralı tasarım tescil başvurusunun, müvekkili tarafından ...-3,4 tasarım numaralı ürünler ile aynı ürünler olmaları ve ilgili ürünlerin yenilik vasfına haiz olmaması, özgün ve ayırt edici özelliklerinin bulunmaması sebebiyle tasarım tescil kararının iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı adına ... sayılı tasarım tescil kararının kaldırılarak, işbu tasarımın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili Şirketin 1980 yılından bu yana oyuncak imalat etmekte olduğunu, davacının talep sonucunun gerekçelerinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği işin tanımı, misyon ve vizyonu ile tamamen mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunu, kesinleşmiş tasarım tescil belgesi hakkında müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden, ayrıca tasarım hakkı ihlali şartları oluşmadığından, tasarım tescil kararının kaldırılmasının ve tasarım hakkında iptal kararı talep etmenin hukuka uyan hiçbir yönünün olmadığı, müvekkiline ait tasarımın ürünü kullanıcı gözüyle oyuncak araba olarak algılamanın da ötesinde, tercih edilebilirliğini sunduğu ayrıntı ile bütünün estetiğini etkileyen, tasarımın göze daha hoş görülmesini sağlayan özelliklere sahip olduğunu, müvekkilinin kendisine tanınan benzetme ilkesi sınırları içinde, ürüne kendisini diğer tasarımlardan farklı kılacak, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özellikler eklediğini, bu durumun dahi başlı başına davanın reddi sebebi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bu doğrultuda dosyada 4 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ile ... ve müştereklerince hazırlanan rapor arasında çelişki olduğundan keza her bir tarafça sunulan uzman görüşleri arasında çelişkiler olduğundan zorunlu olarak 2. Heyetten rapor alınmış bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim olunan 11/02/2020 tarihli raporda ayrıntısıyla açıklandığı üzere davalı adına olup hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu bildirilmiştir. Bu rapor dosya kapsamında uyumlu ve teknik yönden yeterli olduğundan itibar edilmiştir. Buna göre ıspatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; -Dosyadaki 19.12.2018 Tarihli Marka & Patent Vekili Mah.Müh. ... tarafından hazırlanan mütaala  ve Bakırköy (1.) Fikri Sinai Hukuk Hakları Mahkemesi 2018/ 252 Esas sayılı dosyasındaki 22.05.2019  tarihli bilirkişi raporları ile ... nolu tescil tasarımının ile davalıya ait ... tescil tasarımında öne çıkmayan küçük farklılıklar dışında genel izlenim itibariyle ‘’benzer tasarımlar’’ olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı izlenim algısında, iltibas oluşturacak şekilde benzer tasarımlar olduğu ve ... nolu davalı ürünün yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığının belirlendiğini, sadece son gelen bilirkişi raporuna bağlı kalınarak karar verildiğini ve kararda bu konuda değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik emsal kararlarda da görüleceği üzere ek bir rapor alınması gerektiğini, son gelen 11.02.2020 tarihli bilirkişi raporunu neden ve hangi gerekçelerle hükme esas teşkil ettiğinin açıkça belirtmiş olması gerektiğini, -Davalı yanca haricen alınan ve dosyaya sunulan  28.10.2019 tarihli uzman raporunda müvekkilinin tasarımına ait ... nolu tek tescil olduğundan, arabanın bütün olarak değerlendirmeye esas alınması gerekir iken, sanki parça tescili varmış gibi gereksiz bir değerlendirme yapılmış olduğunu, -17.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de, Oturma alanları: İki tasarımda da oturma kısmı dikdörtgen formda ,kaymayı önleyen yatay çizgilerle süslü olduğunu, ( 11.02.2020 tarihli son bilirkişi raporuda aynı değerlendirme yapıldığını.), Direksiyon: İki tasarımda da direksiyon simitleri yuvarlak olup, bağlanma detayları, gövde üzerinde ki konumlarının da aynı olduğunu, ( 11.02.2020 tarihli son bilirkişi raporunda aynı değerlendirme yapıldığını), Kaporta : İki oyuncakda da  Tekerler arasında kalan kaporta kısmı köşeli ve U formda olup, Sırtlık: İki tasarımda da sırtlık kısmı arabaya aynı bağlantı formu ile yerleşmiş ve arabanın tutulması için sırtlıklarda yer alan boşluk şekillerinin bile aynı olduğunu,  her iki oyuncakda da çamurluklar arabaya aynı şekilde yerleştiğini, arabaların kapı kısmında direksiyondan farlara doğru ilerleyen eğri formdaki çıkıntılarda aynı şekilde olduğunu, bilirkişinin 11.02.2020 tarihli raporda oyuncak araba tasarımları arasında değerlendirme yaparken , sadece farklı olduğunu iddia ettiği kısımları değerlendirdiğini, benzer olduğu açıkça ortada olan kısımlara ise değinmediğini, direksiyon ve oturma kısımlarının benzer olduğunu söylediğini ama daha sonra ki ifadesinde farklı olduklarını rapor ettiğini,  bilirkişinin  bu raporunun çelişkili ve eksik olmasına rağmen hükme esas teşkil edip karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, TPMK nezdinde ... sayılı tescilli tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalıya ait tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarından yoksun olduğu iddiası ile hükümsüzlük davasını açmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... sayılı \"...\" ürün adlı tasarımının, 27/04/2016 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davacı adına, ... sayılı \"...\" ürün adlı tasarımının, 22/04/2016 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde aldırılan 03/12/2019 tarihli raporda, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarımı tesçilinin başvuru tarihi olan 22.04.2016 tarihi itibarı ile koruma şarlı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, 22/05/2019 heyetten alınan raporda, hükümsüzlüğü talep edilen ... numat li tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 22.04.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, İki rapor arasındaki çelişki nedeniyle 12/02/2020 tarihli alınan heyet raporunda; Davalı tarafından tescil edilen ... tescil nolu hükümsüzlüğü talep edilen “...” tasarımının, Davacı ... tescil 3-4 nolu tasarımından detaylarda ve genel görünüşte farklı olduğu, Davalı ... tescil nolu “oyuncak araba” tasarımında ... tescil nolu tasarımlardan esinlenmenin var olduğu anlaşılmakla birlikte, bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel algıda, biçim olarak oturma birimindeki benzerlik dışında farklı ürün algısı yaratabilecek nitelikte farklılıkların var olduğu, tasarımların farklı algılandıkları, Davalı tarafa ait 22.04.2016 tescil tarihli ... tescil nolu, hükümsüzlüğü talep edilen endüstriyel tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu belirtilmiştir. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/13749 Esas, 2017/2336 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususlarında tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince birden fazla bilirkişi raporu aldırıldığı, ilk rapor ve  22/05/2019 alınan bilirkişi raporları arasında  çelişki olması nedeniyle, 3. Defa rapor aldırıldığı, ikinci raporda tarafların internet üzerindeki görselleri üzerinden değerlendirme yapılarak sonuca ulaşıldığı, ancak tescil kayıtları üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, internet görselleri üzerinden yapılan değerlendirme ile sonuca ulaşıldığından usulüne uygun düzenlenmiş bir rapor olmadığından değerlendirilmeye alınamayacağı, diğer raporlarda davalıya ait tasarımların teknik zorunlulukları ile tasarımcının seçenek özgürlüğü değerlendirilmiş, dava konusu birbiri ile yenilik ayırt edicilik yönünden karşılaştırılan tasarımlar, Davacı tarafa ait 27/04/2011 başvuru tarihli ... tescil 3-4 numaralı tasarım tescilinde ve davalı tarafa ait 22/04/2016 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinin karşılaştırması yapıldığında, Davacı tarafa ait ... numaralı ve Davalı tarafa ait ... numaralı tescillerin modelleri incelendiğinde, davalı tarafa ait tasarım ile davacıya ait tasarıma ait birimlerin detaylarda ve genel izlenimde benzer olmadıkları (oyuncak arabaların ön kısımları, sırt yaslama yerleri, direksiyon simitleri, oturma kısımları gibi), Davalı tarafından tescili alınan tasarımda Davacı tasarımından esinlenmenin var olduğu, özellikle raf ürünü olarak satışta teşhir edilen Davalı ürününde kullanılan renklerin, davacı ürününü çağrıştırması bakımından açıkça esinlenmeden söz edilebileceği, birimler ayrı ayrı incelendiğinde ise; biçim olarak farklılaştığı ve çocuk oyuncak arabalarında olması gereken genel ve işlevsel unsurlar dikkate alındığında, taraf ürünlerinin bıraktıkları genel izlenimlere göre farklılık bulunduğundan ve mahkemece alınan ikinci raporda, tescil kayıtları üzerinde değil de hatalı olarak tarafların internet sitelerindeki ürün örnekleri karşılaştırılarak hatalı sonuca ulaşıldığından, usulünce inceleme yapılmadığından dikkate alınamayacağı anlaşılmış,  Dairemizce dosyaya sunulan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmüştür. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının, toplanan delillere ve hukuka uygun olduğu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarih ve 2018/252 E. 2020/101 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bce13e91791c53e","SID":"e88a9c5c612295a5"}}