{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/111 <br>KARAR NO: 2024/79<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2020<br>ESAS NO: 2018/676 <br>KARAR NO: 2020/311<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ: 20/07/2018<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. ... Nolu kasko poliçesi nezdinde açılan ... hasar dosyasında; ... San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait ... plakalı aracın 09.09.2017 tarihinde İstanbul,Pendik, Kavakpınar mahallesi ... caddesi üzerinde seyri sırasında ... sokağı kavşağında ... rögar kapağı üzerinden geçişi sırasında, rögar kapağın açılarak aracın alt kısımlarına hasar verdiği, oluşan hasarın sigortalı araç sahibi firmaya ödendiği ve hasara neden olan rögar kapağından sorumlu ... Genel Müdürlüğü'nden rücu talebi yapıldığı, ancak ... Genel Müdürlüğü'nden hasarın karşılanmayacağı bildirildiğinden, davalı kuruluşun yapım, bakım ve denetim sorumluğu kapsamında yer alan kanalizasyon kapağının trafik güvenliğini ihlal eden bakım eksikliğinden kaynaklı zararlardan davalı kuruluş sorumlu bulunduğunu beyanla, davanın kabulüne, 47.083,98-TL tazminatın 09.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle işbu davanın idari yargının alanına girdiğini, vekiledeni idare tarafından mezkur yerde ki baca kapağının yenisi ile değiştirildiğini, herhangibir bakım, onarım v.b. ihtiyacı bulunmamakla birlikte vekiledeni idarece bir bakım eksikliğine mahal verilmediğini, davanın süresinde açılmadığını, kazanın meydana geldiği yerde hizmetlerin idare tarafından ihaleye çıkartılan şirketler tarafından yapıldığını, davanın iş bu şirketlere karşı açılması gerektiğini, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının hasar bedeli olarak meblağın fahiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı kasko sigortası ile sigortalı araçta meydana gelen hasardan dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 09.09.2017 tarihinde tek taraflı meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta meydana gelen hasardan dolayı dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine açılan rü'cuen tazminat davasında  Mahkememizde yapılan yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi heyet raporunda ... plaka sayılı aracın hasarının k.d.v dahil 47.083.98 TL olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün olayın meydana gelişinde kusuru olmadığı, davalı ... Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan rögar kapağının bakım ve denetiminden kaynaklı %100 asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıya kasko sigortası ile sigortalı  ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinden kullanım amacının ticari olduğu ve malikinin tacir olduğu bu sebeple avans faizi uygulanması gerektiği, davalının 05.04.2018 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmakla  davanın kabulü ile 47.083,98 TL rücuen tazminat alacağının 05.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkil idarece bir bakım ve/veya denetim eksikliğine mahal verilmemiştir. Müvekkil idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla müvekkil idare arasında bir illiyet bağının kurulması da mümkün değildir. İstanbul İli sınırlarında ve ... sorumluluk alanlarında alt yapı tesisleri düzenli olarak bakım, denetim, onarım işlemlerinden geçmektedir. Bununla birlikte rögar kapaklarına bazı vatandaşlarca suç oluşturacak ve illiyet bağını da kesecek nitelikte müdahalelerin olduğu bilinmektedir. Bilirkişi raporu ile İdaremize atfedilen kusur oranına yaptığımız itiraz değerlendirilmelidir. Bilirkişi raporu, eksper raporunda yazan tüm kalemleri eksiksiz olarak sayıp listeye dahil etmiştir. Aracın neredeyse tüm alt aksamının yenilendiği anlaşılmaktadır. Gerçek zarar miktarının tespiti yönünden ayrıca bir inceleme gerekmektedir. Sigortanın ödediği 47,083,98-TL bedelin tamamını rücu edebileceğini kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca çıkarılan parçaların ikinci el yedek parça veya hurda değeri olup olmadığı, takılan parçaların rayiçlerine uygun olup olmadığı, yeni takılan parçaların araca değer kazandırıp kazandırmadığı, rögar kapağı çarpması gibi bir olayda sayılan onlarca parçanın aynı anda hasar görüp göremeyeceği gibi mevzuları açıklar nitelikte bir hasar bilirkişinden veya otomotiv bilirkişisinden görüş sorulmalıdır. dava konusu talep yargılamayı gerektirir mahiyette olduğu için faiz başlangıç tarihi ancak karar tarihi olabilir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalıya ait rögar kapağının yerinden çıkarak kasko sigortalı aracın altına çarpması sonucu oluşan hasar sebebi ile sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği bedeli davalıdan 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tahsili için açılan tazminat davasıdır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.  Sigortalı ile davalı arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğundandavanın görevli mahkemede açıldığı tespit edilmiştir.  Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında 20/11/2016-2017 tarihlerini kapsayan ... Genişletilmiş Ticari Kasko Sigorta Poliçesi imzalanarak sigortalıya ait ... plakalı otobüs sigortalanmıştır.Maddi hasar temianat bedeli 500.000,00TL'dir. 09/09//2017 tarihinde sigortalı araç rögar kapağının üzerinden geçtiğinde hasarın meydana geldiği iddia edilmektedir. Davacının sigortalısına 09/11/2017 tarihinde 47.082,98 TL ödeme yaptığı sabittir. Dava konusu olaya ilişkin Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen 09/09/2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; sürücünün kanalizasyon kapağının üzerinden geçtiği sırada kapağın yerinden çıkarak araca ait aksamlara zarar verdiğini beyan ettiği, yapılan incelemede kapağı tutan pimin olmadığının tespit edilmesi sebebi ile sürücünün kusurunun olmadığı kanaatine varıldığı, çevredeki görgü tanıklarının da daha önceden de başka araçların geçişi sırasında kapağın çıktığını ve kendilerinin taktıklarını beyan ettikleri belirtilmiştir.Ekspertiz raporunda; kaza tespit tutanağına göre sigortalıya kusur yüklenemeyeceği, aracın şanzıman kısmının hasara uğradığı, hasarlı şanzımanın Tiaya gönderildiği, onarılamadığı, bunun üzerine araca bedeli 75.000TL olan komple şanzıman kullanmak yerine bu araçta şansızmanda tek yetkili firma olan ... firmasından şanzıman gönderilerek revizyon işlemi yapıldığı, hasarın servis parça+işçilik toplamI KDV dahil 47.083,98 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı sigorta şirketince davalıya başvurulması üzerine davalını cevabi yazısında; talebin 05/04/2018 kaydedildiği ve talebe itiraz edildiği belirtilmiştir. Mahkemece sigorta uzmanı ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan raporda;  ... plaka sayılı aracın hasarının k.d.v dahil 47.083.98 TL olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün olayın meydana gelişinde kusuru olmadığı, Davalı ... Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan rögar kapağının bakım ve denetiminden kaynaklı %100 asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Söz konusu olayda hasara sebebiyet veren rögar kapağı, davalının sorumluluğunda olan ve maddede açıklanan \"imal olunan şey\" kavramına dahildir, davalı ise bu rögar kapağının kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2031 Esas, 2019/10321 Karar sayılı ve 2018/5489 Esas, 2020/3698 Karar ilamları). Somut olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile meydana gelen hasarın davalının sorumluluğunda olan rögar kapağından kaynaklandığı, davalının kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğu, uzman bilirkişi tarafından hasar miktarının hesaplandığı, davalının 05/04/2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olduğundan mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 804,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 376,48 TL'nin nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8be8704b6b5d359","SID":"e4a34f075ef57cbd"}}