{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2320 - 2024/23<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2320 <br>KARAR NO\t: 2024/23<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/432 Esas 2021/699 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 09.02.2019 tarihinde davalıya  zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacıya ait  sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, davadan önce yaptıkları başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi Kararı ile davacının aracında 16.447,34 TL hasar belirlendiğini davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti kararı ile başvurunun usulden reddine karar verildiğini, sigorta şirketine 02.05.2019 ve 04.07.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.447,34 TL hasar bedeli ile 337,98 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 16.785 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 04.05.2018 - 04.05.2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından gerçek zarar miktarının geçerli delillerle ortaya konulmadığı gibi, zararın varlığı ve miktarının da denetimine engel olunduğundan başvurunun reddine karar verilmesini, davacı tarafından usulüne aykırı ekspertiz raporu alınmak suretiyle davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, davacı tarafından araç onarımı tamamlandıktan sonra araç üzerinde inceleme ve denetlemeye imkan tanınmaksızın başvuru yapıldığını, davalıya ekspertiz incelemesi imkanı tanınmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, TTK'nın 1475 ve 1446. maddeleri gereğince davacı tarafından iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde davranıldığından davanın reddini, talebin fahiş olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru sahibine ait araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı ... Servisinde yaptırılması halinde parça, tedarik, işçilik işlemlerinde indirim uygulanacağını, aracın ilgili anlaşmalı servise teslim edilmesi gerektiği bildirilmişse de herhangi bir cevap verilmediğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından anlaşmalı serviste yapılacak ıskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla bağımsız eksper marifetiyle hesaplanan 7.674,15 TL'den fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddi gerektiğini, kusur yönünden rapor alınmasını, ekspertiz ücreti bakımından sorumlulukları bulunmadığını, şirket temerrüde düşmediğinden faiz yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>\tMahkemece davanın trafik kazasından kaynaklı hasar bedeline ilişkin olduğu, 09.02.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile önünde seyreden davacı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 24.05.2021 tarihli kök 12.07.2021 tarihli ek raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b, 56/c ve 48.maddeleri ile sürücü asli kusurlarından sayılan aynı kanunun 84. maddesinin (g) şeride tecavüz etme maddelerini ihlal etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, hasar bedelinin tespiti için aracın tamir bedeli ile aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, öncesinde kazası bulunup bulunmadığı birlikte irdelenerek aracın kaza tarihindeki aracın 2.el piyasa rayiç değerinin tespiti suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi ve belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerektiği bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda ikinci el piyasa rayiç bedelinin tespit edildiği araçta değişmesi ve onarılması gereken parça bedelleri ile toplam işçilik bedelleri ile birlikte toplam hasar bedelinin KDV dahil 9.055,497 TL olduğu aracın 1996 model ve olay sırasında 23 yaşında olması sebebiyle yıpranmış olan parçaların olacağı bu kapsamda amortisman ve hurda tenzilinin düşüldüğü bu kapsamda toplam hasar bedelinin 8.149,948 TL olduğu, sigorta şirketine başvurunun 06.07.2020 tarihinde olduğu Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 işgünü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek 17.07.2020 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, davalı sigortalı aracın ticari olmadığı hususu nazara alınarak kabul edilen tutara temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ekspertiz ücretine ilişkin 337,98 TL'nin yargılama giderleri arasında değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 8.149,948 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 17.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş;hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi ile hasar bedelinden hukuki değerlendirme yapılmadan %45 oranında fahiş iskonto yapılmasının hatalı olduğunu, bu konuda itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi kök raporunda yer alan iskontonun gerekçesinin ek raporda \"sigorta şirketi eksperinin hesaplamayı bu oranlı iskonto üzerinden gerçekleştirmiştir\" şeklinde açıklanmış ise de hasar bedeli üzerinden iskonto uygulanıp uygulanmayacağı hususu, çerçevesi yüksek mahkeme kararları ve yasal düzenlemeler ile belirlenmiş hukuki bir konu olup salt davalı sigorta şirketinin eksperinin iskonto uyguladığından bahisle, hasar bedelinden iskonto uygulanmasının kabulünün mümkün olmadığını, kararın öncelikle bu yönüyle kaldırılmasını ve diğer istinaf sebeplerinin kabul görmemesi halinde dahi her halükarda iskontosuz tutar üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı iptal kararı ile sigortacının sorumluluğunun genel şartlar ile kısıtlanamayacağı, sigorta şirketinin haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olacağının belirtildiğini, sigorta şirketinin davacının uğradığı gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas 2015/5479, Karar 2015/12776 İlamında \"….davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Davacı aracını kendi imkanları ile bir başka serviste tamir ettirmiş ve bu servis tarafından iskonto yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda belirtilen 2.097 TL iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. \" denildiğini, sigorta şirketinin yapmış olduğu tedarik anlaşmalarının da zarar gören 3. kişi konumundaki ve tedarik anlaşmasının bir tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağını,  tazminat üzerinden yapılan iskonto indirimlerinde olduğu gibi hasar bedeli üzerinden tenzil edilen %10 oranındaki amortismanın da fahiş olduğunu, hükmün esas alınan bilirkişi raporunda eskisi ile değiştirilen yedek parçaların araçta değer artışına neden olup olmayacağının da irdelenmediğini, farazi  yöntemle, \"%10 amortisman uygun görülerek\" fahiş tenzilat gerçekleştirildiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/10911 Esas 2016/861 Karar ve 2016/16318 Esas 2017/9791 Karar sayılı ilamlarına uygun olarak, amortisman tenzilinin gerekçeleri açıklanarak, yeni parçaların araçta değer artışına sebebiyet verip vermediği tartışılarak ve bilimsel olarak amortisman tenzili uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunun yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğu gibi taraf ve mahkeme denetimine elverişsiz ve şeffaflıktan uzak olduğunu, eldeki davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru yaptıklarını; 2019.E.44742 sayılı dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, kaza sebebiyle davacıya ait araçta oluşan zararın KDV dahil 16.447,34 TL olduğunun tespit edildiğini, gerek STK nezdinde ve gerekse huzurdaki dosya kapsamında gerçekleştirilen bilirkişi incelemelerinin her ikisinin de dosya üzerinden gerçekleştirilmiş olup aynı sıfata sahip bilirkişiler tarafından, aynı veri ve olgularla birlikte aynı olaya ilişkin olarak düzenlenen raporlarda yer alan hesaplamalar arasında iki kat fark bulunduğunu mevcut çelişkilerin giderilmesi adına yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, çelişkiler giderilmeksizin ve itirazlar karşılanmaksızın yanılgıya düşülerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, kararda davalının 17.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğü belirtilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmiş ise de STK nezdinde ikame edilen 2019.E.44742 sayılı dosyanın STK'ye intikalinden önce Sigorta Şirketi'ne 02.05.2019 tarihinde yapılan bu başvuru neticesinde, sigorta şirketinin 16.05.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü dolayısıyla 16.05.2019 tarihinde itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>\tHMK’nun 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava; trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı istemine ilişkindir . <br>\tDavacı vekili, 09.02.2019 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacıya ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, davadan önce yaptıkları başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi Kararı ile davacının aracında 16.447,34 TL hasar belirlendiğini davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti kararı ile başvurunun usulden reddine karar verildiğini, sigorta şirketine 02.05.2019 ve 04.07.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.447,34 TL hasar bedeli ile 337,98 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 16.785 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 8.149,948 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 17.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili iskonto ve amortisman miktarı ile faiz başlangıcına yönelik sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur.<br>\tSomut olayda davacı aracını, özel serviste tamir ettirmiş olup buna ilişkin olarak ...Ltd. Şti tarafından düzenlenen 01.04.2019 tarihli ekspertiz raporunda 9.229,42 TL yedek parça, 5.510,00 TL işçilik ve 2.652,92 TL KDV ile toplam hasarın 17.391,34 TL olduğu, engelli aracı oluşu nedeniyle engelli araç sahibinin yeni aracı alacak ekonomik gücünün olmaması nedeniyle ... plakalı aracın alternatif yedek parçalar kullanılarak onarımı cihetine gidildiği belirlenmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi tarafından ... Ekspertiz Hizmetlerinden alınan 24.06.2019 tarihli raporda aracın değişmesi gereken hasarlı parçalar ve malzemeler toplamının 7.187,90 TL olduğu, %43,60 indirim ile malzeme bedelinin 4.054,15 TL, işçilik tutarının 3.620,00 TL, toplam hasarın KDV hariç 7.674,15 TL ;KDV eklendiğinde 9.055,497 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki 2 el hasarsız değerinin 23.000 TL olduğu, talebe rağmen davacı tarafından geri dönüş yapılmadığından araç görülemediğinden ekspertiz çalışmasının iletilen evraklar üzerinden tanzim edildiği belirtilmiştir.<br>\tHükme esas alınan 24.05.2021 tarihli kök bilirkişi raporunda dosya kapsamı ve incelenen raporlar değerlendirildiğinde davacıya ait ... plakalı aracın sol ve ön sol yandan çarpılmaya maruz kaldığı olayda; sol arka kapı, sol ön kapı ve çamurluk kısmından hasarlandığı, hasar tespiti hususunda; aracın yaşı, 2. el hasarsız değeri, kazanın oluş şekli, kaza sonrası hasarlı resimleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... Ekspertiz Hizmetleri hasar raporunun uygun ve makul görüldüğü, değişen parça ve malzemeler, onarım montaj ve işçiliklerinin; yapılan piyasa araştırmaları sonucu olay tarihi itibariyle uygun olduğu, aracın 1996 model ve olay sırasında 23 yaşında olması sebebiyle yıpranmış olan parçaların olacağı, bu sebeple amortisman ve hurda tenzilinin düşmesi gerektiği, bu bağlamda %10 amortisman ve hurda tenzilinin, toplam hasar değeri olan 9.055,497 TL den düşüldüğünde toplam hasar değerinin 8.149,948 TL olduğu belirtilmiş, 12.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise dava konusu ... plakalı aracın sol ve ön sol yandan çarpılmaya maruz kaldığı olayda; sol arka kapı, sol ön kapı ve çamurluk kısmından hasarlandığı, aracın yaşı. 2. el hasarsız değeri, kazanın oluş şekli, kaza sonrası hasarlı resimleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... Eksperliz Hizmetleri hasar raporunun uygun ve makul görüldüğü, dosya kapsamına alınan ...Ltd. Şti. tarafından hazırlanan rapordaki hasara ilişkin değerlendirmeler ile branş işçilik bedellerinin genel olarak günün rayiç bedelleri  ile uyumlu olmaması, başka bir ifade ile malzeme fiyatları yanı sıra branş işçilik bedellerinin genel olarak abartılı olması sebebiyle değerlendirme dışı tutulduğu, hasarın giderimine yönelik fatura sunulmadığından ... Ekspertiz Hizmetlerinin sunmuş olduğu %45 'lik iskontonun da uygulanabilir olduğuna kanaat getirildiği, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle 23 yaşında olması yanı sıra değişen malzemelerin geçen zamanda yıpranması ve yorulması dikkate alınarak % 10 amortisman ve hurda tenzili yapılmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan 24.05.2021 kök 12.07.2021 ek rapor 01.04.2019 ekspertiz raporu ve 24.06.2019 tarihli ekspertiz   raporu ile çelişkili olduğu gibi denetime de elverişli olmadığından hükme esas alınması doğru görülmemiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarar bedelinden sorumlu olup davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı zarar gören 3.kişiyi bağlamayacağı gözetilerek aracın tamir edilip edilmediği edilmiş ise tamir yapan servis tarafından belirtilen iskonto oranlarının uygulanıp uygulanmadığı, tamir edilmemiş ise sigorta şirketleri dışında yaptırılan onarımlarda iskonto yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporunda belirtilen %45 iskontonun davacıya uygulanması doğru görülmemiştir. <br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda malzeme bedelinin 7.187,90 TL olduğu, %45 iskonto ile malzeme bedelinin 4.054,15 TL, işçilik tutarının 3.620,00 TL, toplam hasarın KDV hariç 7.674,15 TL; KDV eklendiğinde 9.055,497 TL olduğu, aracın 1996 model ve olay sırasında 23 yaşında olması sebebiyle yıpranmış olan parçaların olacağı, bu sebeple amortisman ve hurda tenzilinin düşmesi gerektiği, bu bağlamda %10 amortisman ve hurda tenzilinin, toplam hasar değeri olan 9.055,497 TL den düşüldüğünde toplam hasar değerinin 8.149,948 TL olduğu belirtilmiş ise de toplam yedek parça bedelinden amortisman ve hurda tenzili yapılması gerekirken toplam hasar bedelinden amortisman hurda indirimi yapılması doğru görülmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacı vekilinin hasar bedeline ilişkin itirazlarının incelendiği, davacının sevk ve idaresindeki araçta oluşan gerçek hasar miktarının ve bedelinin tespit edildiği, araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile belirlenmesi, hasarlı parçaların bedeli (amortisman - hurda ve kıymet kazanma tenzili de düşülerek) + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın modeli markası, yaşı, kullanım amacı gibi hususlar ve daha önce karışmış olduğu kaza olup olmadığı da nazara alınıp kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile hasar miktarı karşılaştırılarak tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi, tamiri ekonomik değilse aracın kaza tarihindeki hasarsız 2.el piyasa değerinden mevcut hali ile sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zararın belirlenmesi, tamirinin ekonomik olması halinde hasar miktarının dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile varsa davacının dava konusu kazadan önce karıştığı kazalara ilişkin hasarlara ait hasar dosyaları ve ekspertiz raporları, tamir faturaları ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı nazara alınıp hasar miktarının tespit edilmesi amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ gibi kuruluşlardan makine mühendisi bilirkişilerden seçilecek üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>\tKabule göre de davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce davalı sigorta şirketine 02.05.2019 tarihinde başvuru yaptığı, davalı tarafından hasar dosyası açılarak 09.05.2019 tarihinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığı anlaşıldığından temerrüt tarihinin 02.05.2019 tarihli ilk başvurunun tebliğ tarihi tespit edilerek 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonra temerrüdün oluşacağı gözetilerek buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yazılı  olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1.a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f324504a406a8eeb","SID":"4abfc45cd2d4a0c0"}}