{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1754 <br>KARAR NO: 2024/54<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2023<br>NUMARASI: 2023/559 D.İş - 2023/559 Karar <br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10/06/2023 vade tarihli emre muharrer senet ile 494.500,00 TL, 15/06/2023 vade tarihli emre muharrer senet ile 500.000,00 TL borçludan toplam 994.500,00 TL alacaklı olarak bulunduğunu, senetlerin vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra kovuşturmasına başlanmış ise de borçlunun kaçma teşebbüsü içerisinde bulunduğundan ve takip henüz kesinleşmediğinden ihtiyati haczin gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde 994.500,00 TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için gerekli kararın verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin de hüküm altına alınmasını talep etmiştir.<br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda; \"...İbraz olunup incelenen talep dilekçesi ve eki belgeler münderecatına göre yukarıda adı yazılı bulunan alacaklının, talep dayanağı belgede yer verilen ve tutarı kararımızda gösterilen alacak bakımından vaki isteği, İcra ve İflas Kanunun 257. Maddesinin l.fıkrasına uygun görüldüğünden, aleyhine ihtiyati haciz istenilen ile üçüncü kişilerin muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın, %15 oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda, yukarıda isim ve adresi belirtilen borçluların menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, 994.500,00-TL'lik alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine\" karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; dava konusu senetler ve diğer başkaca senetler dolayısıyla mahkememizin 2023/550 D.İş sayılı dosyasından 06.09.2023 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve mahkememizin 07.09.2023 tarihli kararı ile; * Talebe konu 10.06.2023 vade tarihli 494.500,00 bedelli ve 15.06.2023 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli iki adet bononun ödememe protestosu bulunmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine, reddedilen kısmın talepte bulunan tarafından iki hafta içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiğini, 2023/559 D. İş sayılı dosyası ile 2023/550 D. İş dosyası arasında belirtilen senetler yönünden derdestlik durumu söz konusu olduğunu, davalının mükerrer şekilde ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafın 2023/550 D. İş. Sayılı dosyasından verilen 07/09/2023 tarihli karara karşı istinaf yasa yolu müracaat etmesi gerekirken hukuka aykırı şekilde aynı senetleri yeni bir ihtiyati haciz başvurusu konusu yapmasının hukuka uygun olmadığından bahisle itirazlarının kabulü ile mahkememiz dosyasında verilen 2023/559 D. İş ve 12.09.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, icra takibine itiraz edecek ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davaları sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI (EK KARAR): İlk Derece Mahkemesince verilen 2023/559 D.İş - 2023/559 Karar sayılı ve 20/10/2023 tarihli ek kararı sonucunda; \"...Tüm dosyanın, itiraz dilekçesi ve beyanların tetkiki ile; Yargıtay 19 HD 2015/4882 E 2015/12767 K 30.09.2015 T. Ve Yargıtay 11. HD 2016/2214 E 2016/2481 K 07.03.2016 T. Emsal kararında da belirtildiği üzere;  İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin, alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin \"alacağın varlığına kanaat getirmesinden\" anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesi yeterli kabul edilmektedir. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde; İİK 265 maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, ihtiyati haczin dayanağı senet üzerindeki itirazların İİK 265. madde kapsamda değerlendirilecek nitelikte olmadıkları, ancak açılacak  bir menfi tespit ya da istirdat davasının konusunu oluşturacağı, alacağın varlığı ve miktarının tespiti bakımından yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılıp, teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verildiği gözetildiğinde, mahkememizin ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, ihtiyati  hacze  itirazların ihtiyati  haciz  kararı  tarihi  itibari ile İİK 265 ve devamı   maddeleri  uyarınca reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İİK 257 maddesi gereği sadece rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceğini, başka bir anlatımla ihtiyati haciz talep edebilmenin ön koşulunun kişinin alacaklı olması gerektiğini, bu durumda mahkemenin istemde bulunanın hukuken alacaklı sıfatını taşıyıp taşımadığını araştırarak karar vermesi gerektiğini, bu sebeple talep edenin alacaklı sıfatı araştırılmaksızın verilen kararın hatalı olduğunu, talebe konu senetlerde gecikmiş cironun söz konusu olduğundan, talep edenin alacaklı sıfatının bulunması için ödenmeme protestosundan sonra, senedi elinde bulunduran lehtarın (... San. A.Ş.) alacağın temliki hükmünde de olsa temlik cirosunu atması ve akabinde ihtiyati haciz alacaklısının yetkili hamil cirosunu atması gerektiğini, aksi durumda usulüne uygun bir temlik cirosunun varlığından söz edilemeyeceğini, mahkemece söz konusu senet suretlerinin ve ayrıca hamiline iade dekontlarının ... Bankası A.Ş. Tahtakale Şubesi'nden istenerek icra müdürlüğü kasasında bulunan evrak asılları ile karşılaştırılması gerekirken, bu husustaki talepleri değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, hukuka uygun bir temlik cirosunun bulunmadığını, talep edenin yetkili hamil olup olmadığı ve alacaklı sıfatı araştırılmaksızın karar verilmesinun usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkili hamil sıfatı taşımayan kişinin takip hakkının bulunmadığını, bu durumda ihtiyati haciz talep etme hak ve yetkisinin de bulunamayacağını, huzurdaki davada talep edenin yetkili hamil olmadığından mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senetlerin karşılıksız çıkması üzerine müvekkilinin haklı alacağının riske girdiğini, kendilerince işbu alacağın tahsil kabiliyetini riske atmamak amacıyla olabildiğince hızlı çözüm yolu olan ihtiyati haciz kararının talep edildiğini, kendilerince müvekkilinin haklı senet alacaklarına istinaden borçluların mal kaçırmasını engellemek amacıyla haciz işlemlerinin gerçekleştirildiğini, huzurdaki davanın konusu kambiyo senedi olduğundan yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, borçlu tarafın kötü niyetli istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini, huzurdaki davada ileri sürülen ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK 265 madde kapsamında yer almadığını, dolayısıyla asılsız ihtiyati hacze itirazlarının reddinin gerektiğini, dosya kapsamında sunulan çek ile müvekkilinin haklı alacağının bulunduğunun sübuta erdiğini, yerel mahkemece işbu deliller dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının devamına dair karar verilecek olmasının hukukun gereği olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde borçlu tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, kötü niyetli istinaf başvurusu nedeniyle borçlu şirket hakkında disiplin cezasına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep; bonoya dayalı verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin kararın istinaf istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz talep edenin alacaklı sıfatının bulunup bulunmadığı, geçerli bir cironun bulunup bulunmadığı,  bononun yetkili hamili olup olmadığı noktalarındadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İtiyati haciz  talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların  bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.\tİtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.)\" hükmünü düzenlemiştir. Eldeki uyuşmazlıkta İhtiyati haciz, kıymetli evrak niteliğindeki bonoya dayalı olarak istenilmiştir. Dosyada bulunan 5/06/2023 vadeli 500.000,00 TL bedelli ve 10/06/2023 vadeli  494.500,00 TL bedelli bono suretleri üzerinde yapılan incelemede her iki bononun  keşidecisinin itiraz eden borçlu, dava dışı ... A.Ş,'nin lehtar ve ilk ciranta,  takip eden cironun alacaklı ... olduğu, takip eden cironun ... Bankası Tahsil cirosu olduğu bilahare iptal edildiği anlaşılmaktadır.  Senet üzeride ciroların yapıldığı tarihe ilişkin ise bir kayıt  bulunmamaktadır.İtiraz eden alacaklının cirosunun protestodan sonra yapıldığını, alacağın temliki hükümlerine aykırı işlem yapıldığını, alacaklının yetkili hamil olmadığını savunmaktadır. İtiraz eden vekilince dosyaya senedin protesto edildiğine dair ve alacaklı imzasının protestodan sonra atıldığına dair herhangi bir evrak ve belge sunulmuş değildir. TTK'nın 778/1-a maddesinin atfı ile bono hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 686/1. maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Buna göre, hamilin bonoyu iktisap ederken önceki cirolardaki imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmamakta olup, şeklen düzgün bir ciro silsilesinin bulunması yeterlidir. Şeklen düzgün bir ciro silsilesinin bulunduğu hallerde ise ciro zincirinde kopukluk olduğundan bahsedilemez. TTK'nın 778/1-a maddesinin atfı ile bono hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 687/1. maddesine göre, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Ayrıca kambiyo senetleri illetten mücerret olup, hamile, kendinden önceki cirolara ilişkin temel ilişki ve alacağın olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemez. Bunun gibi elinde bonoyu bulunduranın bonoyu edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır. Zira aksi düşüncenin kabulü bononun “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Somut olaya bakıldığında ihtiyati hacze dayanak bonolar üzerinde alacaklının  kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılmaktadır. Bu duruma alacaklı yetkili hamil sayılır. İhtiyati haciz kararı verilmesi ve itirazın değerlendirilmesinde karar tarihi itibarıyla dosya sunulan belgelere göre karar verilir. İİK 265 gereği itiraz eden borçlu, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya da mecburdur. Eldeki uyumazlıkta borçlu tarafından herhangi bir evrak sunulmuş değildir. ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İ.İ.K. 265 maddesinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, teminata ve mahkemenin yetkisine hasredildiği de bilinmekle borçlu vekilinin istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından borçlu vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın ihtiyati hacze itiraz eden borçlu alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbire itiraz eden borçlu tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b3557210b8ab58d","SID":"9e3e38adc0469a50"}}