{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ         <br>\t\t                    (İ S T İ N A F  D İ L E K Ç E S İ N İ N  R E D D İ)<br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             <br>ESAS NO\t: 2020/1071 <br>KARAR NO\t: 2024/192<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ... ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  07.02.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2017/35E., 2020/39K.<br>DAVACI \t\t\t: ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br> \t<br>\t Davacı ve davalı vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında, müvekkili şirketin ... Mahallesinde, bulunan inşaat sahasının güvenliği için 01.01.2013 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesinin imza edildiğini, söz konusu inşaat sahasında 10.05.2013 tarihinde bir kısım malzemenin çalındığını, sigorta şirketinin zararın tamamını  karşılamadığını, söz konusu  hırsızlık olayının davalı güvenlik şirketinin  hizmet kusurundan kaynaklandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik  bakiye 10.639,47 TL zararın temerrüt tarihi  09.05.2014'den itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; taraflar arasında belirtilen şekilde güvenlik sözleşmesinin bulunduğunu, bu dava konusunun, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1337 E, 2016/666 K sayılı dosyasındaki dava konusu ile aynı olduğunu, söz konusu davanın derdest bulunduğu, bu nedenle derdestlik nedeniyle davanın reddine, aksi halde ise davacının sözleşme konusu şantiyenin korunması için kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, şantiye etrafını çevrimediğini, şantiye sahasının her geçen gün genişlediği ve değiştiğini, müvekkilinin davacı tarafa söz konusu bu durum nedeniyle giriş ve çıkış kontrolünün güç olduğunu savunarak, gerekli risk ve analiz raporlarını sunduğu halde bunların değerlendirilmediğini, depoların emniyete alınmadığını, şantiye giriş ve çıkışlarda kurulan geçiş kontrol sisteminde sahaya girecek ve sahada çalışacak kişilere ait listenin verilmediğini, giriş çıkışlarda bu nedenle kimlik kontrolünün yapılamadığını, müvekkilinin de söz konusu şantiyeyi bu şekliyle ve işverenin verdiği talimata uygun olarak güvenlik tedbirleri alınarak  korunduğunu, meydana gelen durumda herhangi bir ihmal ya da kusurlarının olmadığını  savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince, \"Dava , özel güvenlik hizmet alım sözleşmesi kapsamında inşaat  şantiye alanında meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br> Davacı vekili delil olarak; ... Sigorta hasar dosyası, ödeme dekontları, ihtarname suretleri, 01/01/2013 tarihli sözleşme, 24/05/2015 tarihli eksper raporu, karakol ifade ve görgü tanıkları beyanlarına, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi ve yemin deliline, davalı vekili ise; sözleşmeye, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1337 E, 2016/666 K sayılı dosyası kapsamına ve tanık deliline dayanmıştır.<br> Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1337 E sayılı dosyası celp edilerek incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhinde, davamız konusu özel güvenlik hizmet alım sözleşmesi gereğince verilen hizmetin ödenmeyen bakiyesinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, işveren davalının, davamız konusu hırsızlık olayında davacı yüklenici şirketin kusurlu ve sorumlu olduğundan bahisle sigorta şirketince karşılanmayan bakiye zararın hak ediş alacağından düşülerek hesaplama yapılmasını  talep ettiği  ancak mahkemece bu istemin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle nazara almadığı, yargılamanın tamamlandığı ve verilen kararın kesinleştiğinden, bu davanın, davamız yönünde derdestlik ve de kesin hüküm teşkil etmediği anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan  01.01.2013 tarihli  ... Mahallesi- Meslek Lisesi, Yurt, Spor Salonu, Konferans Salonu ve Otopark İnşaatları Özel Güvenlik İşlerinin Yapılması sözleşmenin, yüklenici'nin sorumluluklarını düzenleyen 6. maddesinde; yüklenicinin, taahhüdündeki işlerle ilgili olarak hazırlayacağı güvenlik senaryosunu ve programını ve de personel istihdam programını, sözleşme akdini takip eden 3 gün içinde onaylanmak üzere işverene vereceği,  taahhüdündeki işin yapımı için gerekli sayı ve tecrübede eleman bulunduracağı, programda belirtilen personelin yeterli olmaması durumunda, işverenin yazılı talebini aldıktan sonraki 3 (üç) gün içinde personelini takviye edeceği aksi takdirde, işverenin yüklenici nam ve hesabına ekip görevlendirmekte veya işin bir kısmını başkalarına yaptırmakta veya sözleşmeyi feshinde serbest olduğu, yine yüklenicinin sorumluluğundaki her türlü güvenlik işlerini mahalli, ulusal ve uluslararası hukuki, idari ve de fiziki şartları da bilerek, iş bu sözleşme ve eklerindeki şart ve hükümlere göre işverence tariflenen lokasyon da ve bölgede kanun ve yönetmeliklere ve kurallarına uygun şekilde eksiksiz, kusursuz ve özürsüz, idari ve mali problemsiz olarak onaylı güvenlik senaryosuna ve programına uygun olarak ifa edeceği, işverenin yazılı onayını almadan hiçbir malzemenin şantiye sınırları haricine çıkartılmasına izin vermeyeceği ve bu hususla ilgili kayıp ve hasarlardan kendisinin sorumlu olacağı, ayrıca işveren ile birlikte yapmış oldukları değerlendirmeler neticesinde, güvenlik hizmetini gündüz - gece 6 (altı) güvenlik elemanı ile 24 saat süre ile sabit olarak giriş çıkış kontrolü de yaparak sağlayacağı, devriye hizmeti ile inşaat ve mobilizasyon sahasında koruma ve güvenlik tedbirleri alacağı, güvenlik kameralarının takibinin sağlanacağı, güvenlik hizmetinin yerine getirileceği, vardiya değişim saatleri, yaz-kış aylarına göre düzenleneceği,  güvenlik kadrosunun 6 (Altı) güvenlik elemanından oluşacağının kararlaştırıldığı da görülmüştür.<br>Söz konusu hırsızlık olayı nedeniyle ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen 14.05.2013 tarihli ekspertiz raporunda, şantiye sahasının çevrili olduğu  ve sahanın çeşitli noktalarında güvenlik kameraları olduğu, kamera kayıtları ve müşteki ifadelerine göre hırsızlık olayının özel güvenlik  çalışanı  zafiyetinden kaynaklandığının tespit edilerek, zararın 19.366,48 TL nin sigortalı davacı şirkete ödendiği anlaşılmıştır.<br> Hırsızlık olayına ilişkin karakol kayıtları ve buraca alınan ifade tutanakları, sigorta şirketi hasar dosyası ile diğer tüm deliller toplanarak oluşturulan bilirkişi heyetinde alınan rapor ve ek raporda; sözleşme ve eklerine göre davalının, davacı işverenin yazılı onayını almadan hiçbir malzemenin şantiye sınırları haricine çıkartılmasına izin vermeyeceği ve bu hususla ilgili kayıp ve hasarlardan sorumlu olacağı, güvenlik görevlilerinin sevk, idare ve denetleme sorumluğunu üstleneceği, güvenlik hizmetinin gündüz-gece 6 güvenlik elemanı ile 24 saat süre ile sabit olarak giriş çıkış kontrolü de yapılarak sağlanacağı, davacının ise işveren sıfatı ile sorumluluğunun; güvenlik işi kapsamında bulunan faaliyetler ile ilgili olarak gereken güvenlik kulübeleri temin edileceği, depo ve konteynır için şantiye sahasında yer göstereceği ve güvenlik noktalarında kulübe bulunduracağı şeklinde yazılı hale getirildiği, ayrıca  işveren davacının özel güvenlik komisyonunda  30 kadro talep edilip tahsis alınmasına rağmen, şantiye sahasında mevcut çalışan altı güvenlik görevlisi bulundurulması ve hırsızlık olay günü  özel güvenlik görevlisi olarak yalnızca  ...'ın görevli olması, ikinci bir kişinin görevli olmaması  ...'ın girişte bulunan güvenlik noktasında görevli olması nazara alındığında,  davalı güvenlik firmasının %50,  davacı işverenin %50 oranında kusurlu olduğu, yine zarar  miktarı toplamının KDV hariç  28.382,98 TL, KDV dahil 33.491,92 TL  ve  bunun %50 si 16.745,96 TL den sorumlu olduğu, ancak sigorta şirketince  19.366,48 TL  ödendiğinden davalıdan talep edilebilecek bir miktarın bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı dava, cevap, sözleşme, sigorta hasar dosyası, bilirkişi raporu, mevcut güvenlik hizmeti sunum şartları ile hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte görevli olan güvenlik görevlisi beyanı ile şantiye sorumlusunun kamera kayıtlarını da inceleyerek verdiği karakol beyanları  hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının, söz konusu  şantiye sahasını 6 güvenlik görevlisiyle korumayı  kararlaştırdığı ve  mevcut çalışan olarak 6 güvenlik görevlisi  bulundurduğu, yine sözleşme ve eklerine göre, davacı işverenin yazılı onayını almadan hiçbir malzemenin şantiye sınırları haricine çıkartılmasına izin verilmeyeceğini, bu hususla ilgili kayıp ve hasarlardan sorumlu olacağını, güvenlik görevlilerinin sevk, idare ve denetleme sorumluğunu üstlendiğini, güvenlik hizmetinin gündüz-gece 6 güvenlik elemanı ile 24 saat süre ile sabit olarak giriş çıkış kontrolü de yaparak sağlayacağını taahhüt  ettiği,  ancak hırsızlık olay günü  özel güvenlik görevlisi olarak yalnızca bir kişiyi bulundurduğu, bu kişinin de girişte hırsızlık olayını gerçekleştirenlerin kullandığı aracı  durdurarak  kimlik  kontrolünü  yaparak  içeri alması gerekirken,  bu basit  önlemi almadan girmelerine ve kısa bir süre sonra çıkmalarına göz yumduğundan olayın meyadan gelmesinde güvenlik zafiyeti gösterdiğinden davalının olaydan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı İşverenin de, özel güvenlik komisyonda  30 kadro talep edilip tahsis  yetkisi aldığı halde,  yeteri kadar personelin çalıştırılması için kendine düşeni yerine getirmediği gibi, davalının  talep ettiği güvenlik için gerekli  diğer eksiklikleri de gidermediğinden olayın meydana gelmesine katkıda bulunduğu ve müterafik  kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle bilirkişilerin kusur dağılımına iştirak edilmemiştir.  Hasar yönünde bilirkişilerin tespit ettiği miktarın yerinde olduğu kabul edilerek  KDV dahil  33.491,92 TL zararın, davalının müterafik kusuru nedeniyle takdiren  % 25 i indirilerek , 25.118,94 TL den davacının sorumlu olduğu ve  bundan  sigortaca ödenen  19.366,48 TL nin düşümüyle,   bakiyesi  5.752,46 TL nin davalıdan  tahsiliyle davacıya ödenmesine   ...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmeye göre kusurun tamamının davalı güvenlik şirketine ait olduğunu, davanın tam kabulü gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, hırsızlık olayında ihmal ve kusurunun olmadığını ancak analiz raporlarında belirtilen eksikliklerin davacı tarafından tamamlanmadığını, şantiye alanında çalışan işçilerin sorumluluğu araştırılmadan şüpheli olay sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>1-Hizmet sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>HMK'nin \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.<br>\tBuna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 07.02.2020'den itibaren 5.390,00-TL  olarak uygulanacaktır.<br> \tSomut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 07.02.2020'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 10.639,47-TL olup mahkemece 5.752,46-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 4.887,01 TL'lık kısmın reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davada reddedilen ve davacı tarafca istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.390,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından  davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.\t<br>\tHMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.<br>\tBu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t2-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-HMK m. 346 ve 352/1,b,c gereğince, davacı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN  REDDİNE.\t<br>\t2-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/35E., 2020/39K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/02/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t3-a.Peşin olarak alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,<br> \tb.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 98,23 TL'nin düşümü ile kalan 329,37 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t4-Taraf vekillerince istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t31.01.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  31.01.2024<br>\t\t\t\t<br>    <br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır  <br><br><br><br><br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30e2a7e0e6e1aaed","SID":"308662105922f55b"}}