{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1785 <br>KARAR NO: 2024/42<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/11/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/252 Esas (Derdest)<br>DAVA: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi için bandrolsüz ürünlerin satışına devam edebilmesi söz konusu olduğundan bu halde de müvekkili derneğin üyelerinin haklarının etkin himayesi imkanının ortadan kalkması sonucu doğacağından TTK 61 hükmü çerçevesinde; davalıların bandrolsüz ve faturasız ürünlerinin satışının durdurulması ve bandrollerin kopyalanmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 22/03/2023 tarihli ara karar ile; \"...Davalı vekili her ne kadar 08/09/2023 tarihli dilekçesi ile yeniden ihtiyati tedbir talep etmiş ise de  ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, ancak dosyaya sunulan talebe dayanak dernek ana tüzüğü, TRT Mali Denetçi Raporu, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden celp edilen belgeler, bir kısım e -faturalar ve adi yazılı belgelerden iddiasını yaklaşık olarak ispatlayamadığı bu hali ile HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>BAHSİ GEÇEN KARARIN İSTİNAFI ÜZERİNE DAİREMİZİN 2023/1338 Esas - 2023/1134 Karar Sayılı İlamı İle; \"Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı aleyhine TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi  talepli dava  açıldığı, davalıların üretip satışa sundukları bir kısım televizyonların TRT bandrolsüz  olarak mal satışının davacı dernek üyeleri yönünden ileride giderilmesi imkansız veya güç zararların doğmasına sebebiyet verebileceği, bu bağlamda davalı hakkında TRT mali denetçi raporunda yapılan tespitler de dikkate alındığında davacı tarafın bandrolsüz satışların önlenmesine ilişkin  tedbir talebi yönünden yaklaşık ispatın bulunduğu, dosyadaki mevcut deliller ile diğer tedbir talepleri yönünden ise yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılmakla bandrolsüz satışların durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken bu yönden talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin 6100 sayılı HMK'nın 389 vd.  maddeleri ile 6102 sayılı TTK  61. maddesi gereğince takdiren 100.000,00 TL (Yüzbin Türk lirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ilk derece mahkemesine ibrazı şartıyla kabulü ile; Davalıların üretim ve satışını yaptıkları ..., ... ve ... marka TRT bandrolsüz televizyonların satışlarının DURDURULMASINA, Davalının diğer ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine Dairemizce verilen ihtiyati tedbir kararına karşı üçüncü şahıs ... A.Ş. vekilince itiraz edilmiş, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş olması nedeniyle itirazın Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden itiraz dilekçesi Dairemize gönderilmiştir. Davacı vekilince ilk derece mahkemesine süresi içerisinde teminat yatırılarak kararın infazı için 14/11/2023 tarihinde dilekçesi ekinde bildirdiği yerlere müzekkere yazılması talep edilmiş, davalılar vekilince 15/11/2023 tarihli dilekçe ile talebin reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece 22/11/2023 tarihinde oluşturulan ara karar ile davacı vekilinin müzekkere yazılmasına ilişkin talebinin \"kararın icrasının ilgili icra müdürlüğünce yapılması gerektiğinden\" davacı vekilinin müzekkere yazılması talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 24/11/2023 tarihli talebi ile bu sefer mahkemeden ilgili icra müdürlüklerine müzekkere yazılması talep edilmiş, mahkemece Dairemizin verdiği ilamın üzerine \"işbu istinaf kararı talep eden vekiline 12/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, 14/11/2023 tarihinde teminat mektubu ve uygulanma talebi dilekçe mahkemeye ibraz edilmiş olmakla gereği takdirinize rica olunur.27/11/2023\" şerhi düşülmüş, davacı vekilince de Bakırköy ... İcra Dairesi'ne kararın infazı için başvurulduğundan bu Dairece bir haftalık süre içerisinde İcra Müdürlüğüne infazı için talepte bulunulmadığından bahisle 02/11/2023 tarihli tedbir kararının infazı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince 28/11/2023 tarihli dilekçesi ile mahkemeye başvurularak dava konusu televizyonların satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve kararın uygulanmasında hangi icra dairelerinin görevlendirildiğinin belirtilmesi talep edilmiş, mahkemece 28/11/2023 tarihli ara karar ile Dairemiz kararı hüküm kısmı kararın birinci bendi olarak yazılarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... icra takip dosyasına ihtiyati tedbir kararının uygulanması için yazı yazılmasına karar verilmiş ve ilgili daireye 29/11/2023 tarihinde müzekkere yazılmıştır. Bahsi geçen ara kararına karşı davalı vekillerince 29/11/2023 ve 30/11/2023 tarihli dilekçeler ile itiraz edilmiş, mahkemece 12/12/2023 tarihinde oluşturulan ara karar ile ... A.Ş.'nin talebinin Dairemizce değerlendirilmesi için dilekçenin Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili 07/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nun 393. maddesine göre Kanun'un emredici hükmünün çok açık olduğunu, talep etme fiilinin mahkemece gerçekleştirilecek bir fiil olmadığını, taraflarca gerçekleştirilecek bir fiil olduğunu, mahkemelerin İcra Dairesi'nin göreviyle ilgili karar veya talimat verebileceğini, karşı tarafın görevli İcra Dairesi'nden kesin süre içinde talepte bulunmadığını, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki kararın tensip tutanağıyla sabit olduğunu, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tartışmaya mahal vermeyecek şekilde aşikar olduğunu, müvekkillerinin e-bandrol yükümlüsü olmadıklarını, fiziki bandrol kullanmakta olduklarını, ancak buna rağmen adeta tüm satışlarının durdurulduğu algısının İcra Dairesi marifetiyle oluştuğunu, müvekkillerinin buradan doğan ve telafisi mümkün olmayan zararı her geçen gün artmakta olduğunu, ilk derece mahkemesinin 28/11/2023 tarihli kararının satış yapılan üçüncü kişilerce yanlış anlaşılmakta olduğunu, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ara karardan dönülmesi gerekirken hukuka aykırı biçimde 29/11/2023 ve 30/11/2023 tarihli itiraz dilekçelerinde bahsettikleri yanlış uygulamanın da artık amacını aştığını, mahkeme ve icra dairesi marifetiyle fiilen haksız rekabet sonucunu doğurduğunu, halihazırda doğrudan 670 çalışanı ve yalnızca müvekkili şirketlere üretim ve tedarik yapan şirket çalışanlarıyla birlikte toplamda 1680 kişinin çalıştığı şirketlerin nihayet olmayan bir ihtiyati tedbir kararının uygulanması neticesinde oluşan maddi zarar ve ticari itibarın zedelenmesinin açıkça ortada olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın İcra Dairesi'nden HMK 393/1-2 hükümleri uyarınca doğrudan ve zamanında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etmesiyle kendiliğinden ortadan kalkan bir karar ve yeni delil yokluğu ve kararın kendilerinin yokluğunda alınmasının da dikkate alındığında işbu 28/11/2023 tarihli ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yazı yazılarak ortadan kalkan kararın uygulanmasına ve bu hususun da aynı İcra Dairesi marifetiyle aynı üçüncü kişilere yeniden tebliğ edilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili 19/12/2023 tarihli istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf dilekçesinde bahsettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, kendilerince süresi içerisinde mahkemeye başvurularak teminat mektubunun sunulduğunu ve ihtiyati tedbirin uygulanması istenmiş ise de teminat mektubunun ve ihtiyati tedbir kararının uygulanması taleplerinin sunulduğu 14/11/2023 tarihinden 22/11/2023 tarihine kadar herhangi bir hüküm tesis edilmediğinden ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının sürüncemede kaldığını, verilen karar ile İcra Dairesi görevlendirilmeksizin kendilerince bildirilecek adreslere göre yerel mahkemece İcra Dairesi görevlendirmesi yapılmasına karar verilmiş olduğundan mahkemece verilen ara kararın yerinde olduğunu, ayrıca davalı tarafın tüm satışların durdurulduğu algısının İcra Dairesi marifetiyle oluştuğunu iddia etmekte olduğunu, oysa ki İcra Müdürlüğü'nce ihtiyati tedbir kararına ilişkin metne aynı şekilde yer verildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının usule ve Yasalara uygun olarak tesis edildiğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, derdest haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davası verilen ihtiyati tedbire itiraz ve tedbirin kendiliğinden kalktığının tespiti istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar başlıklı  341/1 maddesi uyarınca;  ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen  ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan  itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.6100 sayılı HMK'nun  391/3 maddesi; ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Somut olayda 3. Kişi konumundaki ... A.Ş.'nin HMK 394/3 kapsamında dairimizce verilen 2023/1338 Esas - 2023/1134 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş ise de; dairemizce TTK 54 vd. maddeleri kapsamında ihtiyati tedbirin şartları değerlendirilerek teminat mukabilinde HMK 391 son maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararlarına karşı itiraz yolu bulunmadığından  3. kişinin itiraz dilekçesinin HMK 346 ve 391/son  maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekilince istinaf yoluna başvurulan ilk derece mahkemesinin 28/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının uygulanması için icra dairesine hitaben müzekkere yazılmasına yönelik kurulan ara kararı ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile bu karara vaki itirazın reddi kararı olmadığı anlaşılmakla, HMK 341/1 maddesi gereği istinaf incelemesine tabi bir karar olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda 3. kişi ... A.Ş. vekilinin dairemizce verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın ve  davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. ve 346/1. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Üçüncü kişi ... A.Ş. vekilinin itiraz dilekçesinin HMK'nın  346/1. maddesi uyarınca , REDDİNE, 3-Üçüncü kişi ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının   talep halinde kendisine iadesine, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının   talep halinde kendisine iadesine, 5-İsitinaf yoluna başvuranlar  tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d50282e6a296230e","SID":"b178e53914f9cf10"}}