{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2019/2683 <br>KARAR NO\t: 2024/235<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: ...   ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 15.10.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/79 E., 2019/599 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t:<br>DAVALI\t\t\t:<br> \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, müvekkili ...'in annesi ...'nın 23.06.2013 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin müteveffanın yasal mirasçısı haline geldiğini, murisin davalı kooperatif ortaklığından 18.02.2008 tarihinde ayrıldığını, o dönemde hak ettiği çıkma payı alacaklarının kendisine ödenmediğini, bunun üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/610 esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, murisin davasındaki haklılığının hüküm altına alınarak şimdilik 10.000,00-TL'nin davalı kooperatiften tahsiline karar verildiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, murisin üyesi bulunduğu ...'ndeki ortaklığından Beyoğlu 35. Noterliği'nin 18/02/2008 tarih 10800 yevmiye nolu ihtarnamesine istinaden çıkmış bulunduğunu, ayrıldığı yılın bilançosunun onaylandığını ve 1 aylık sürenin de geçtiğini, dolayısıyla müvekkilinin aidat alacağının muaccel hale geldiğini beyan ederek Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/610 esas sayılı dosyasında belirlenen 83.200,00-TL'lik alacağın 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiz ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafın müvekkili kooperatiften herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, ...'nın 23.06.2013 tarihinde vefat ettiğini, 28.04.2014 tarihinde müteveffa ... adına Sincan 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12589 esas sayılı takip dosyası üzerinden 83.200,00-TL asıl alacak ve alacağın muaccel olduğu 06/05/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, taraflarınca takibe itiraz edildiğini, müteveffa ... adına \"itirazın iptali\" davası açıldığını ve dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın ise 27.12.2018 tarihinde açıldığını, mahkemece verilen kararda da açıkça görüleceği üzere talep edilen aidat alacağının muaccel olduğu tarihin 06.05.2009 olduğunu, 06.05.2009 tarihi itibari ile muaccel olan kooperatif aidat alacağının zamanaşımı süresinin 06.05.2014'te dolduğunu, davacı tarafın sözde alacağının geri kalan 83.200,00-TL’si için Sincan 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12589 esas sayılı icra takip dosyası kapsamında takip başlatıldığını, ancak icra takibinin 23.06.2013 tarihinde vefat eden müteveffa ... adına yapıldığını, yani ölü kişi adına icra takibi başlatıldığını, Türk Medeni Kanunu gereğince gerçek kişilerin ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona erdiğini, zamanaşımını kesen hiçbir işlem bulunmaması nedeni ile 06.05.2009 tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 23.06.2013 tarihinde vefat eden ... adına, ölüm tarihinden sonra yapılan tüm işlemlerin usulsüz olduğunu ve aynı zamanda yok hükmünde olduğunu beyan ederek zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının murisi (annesi) ...'nın 18/02/2008 tarihinde davalı kooperatif ortaklığından istifa ettiği, ortaklığı döneminde 93.200,00 TL ödemede bulunduğu, ayrıldığı yılın bilançosunun 05/04/2009 tarihinde yapılan genel kurulda onaylandığı, buna göre davacı alacağının 06/05/2009 tarihinde muaccel olduğu, 27/12/2018 tarihinde ve kooperatif ortağının mirasçısı sıfatıyla açılan eldeki davanın, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/610 E. (bozma öncesi esası 2010/24) sayılı davasına konu çıkma payı alacağının 10.000,00  TL'lik kısmı dışındaki 83.200,00 TL'lik kısmıyla ilgili açılmış ek dava niteliğinde olduğu ve alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerektiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesiyle birlikte zamanaşımı def'inde bulunulduğu, mahkememizin 2015/427 esas sayılı dosyasına konu icra takibinin (Ankara Batı 7. İcra Dairesinin 2014/12589 esas sayılı) 28/04/2014 tarihinde ve yine alacaklı ...'nın (davacının murisi) ölümü sonrası başlatıldığı ve dolayısıyla zamanaşamının kesecek nitelikte geçerli bir takip olmadığı  anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; davaya konu çıkma payı alacağının muaccel olduğu 06/05/2009 tarihinin üzerine ilave edilen beş yılın sona erdiği 06/05/2014 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tYerel mahkemenin zamanaşımına uğradığını belirttiği alacağın, zamanaşımına uğramadığını, açılan icra takibi ve davalar sebebiyle zamanaşımının kesildiğini ve mahkemece bu hususun ayrıntılı şekilde hesaplanmayarak davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verdiğini;<br>\t2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtildiği üzere asliye mahkemelerinde takip edilen davalarda hükmedilecek maktu vekalet ücretinin 2.725,00-TL olduğunu, yerel mahkemenin işbu maktu vekalet ücretini aşan 9.406,00-TL nispi vekalet ücretine hükmetmiş olmasının yasaya ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, kooperatif çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; zaman aşımının bir dava şartı değil işin esasına ilişkin olması nedeni ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/79 E., 2019/599 K. sayılı dava dosyasında verdiği 15.10.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 44,40-TL harcın düşümü ile kalan 383,20-TL harcın  davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t07.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  09/02/2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...               Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2498da0305630a14","SID":"c96c3bb5af515af5"}}