{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1688 <br>KARAR NO: 2023/1475<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2019<br>NUMARASI: 2015/729 Esas -  2019/812 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştirildiğini, takibe müsnet olarak Üsküdar ...Noterliği'nden keşide edilen 26/06/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ve Üsküdar ...Noterliği'nin 03/07/2008 tarih ve .. yevmiyeli ihtarlarına konu kredilerden doğan alacakların talep edildiğini, ihtara ve takibe konu 18/07/2007 tarihli 500 sıra nolu 600.000,00 TL bedelli sözleşmede davacının taraf olmadığını, isim ve imzasının bulunmadığını, davacının 19/03/2008 tarih ve ... nolu 750.000,00 TL bedelli sözleşmede kefil olarak yer aldığını, ancak sözleşmeden dolayı herhangi bir kredi kullanmadığını, dosya borçlularına kullanılan tek kredinin ilk sözleşme olan 18/07/2007 tarihli sözleşme ile kullandırıldığını, bu sözleşme de davacının imzası bulunmadığından herhangi bir borcu da bulunmadığını, 19/03/2008 tarihli sözleşmede sadece kağıt üzerinde kaldığını, bu sözleşme konusu asıl  borçlulara ve kefillere herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sözleşmenin tanziminden önce 18/07/2007 tarihli sözleşme ile kredi kullandırıldığını, bu sözleşmede de davacının imzası bulunmadığını ve sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı bankanın haksız olarak icra takibi başlattığını ve davacıyı mağdur ettiğini, anılan nedenlerle davacının icra dosyası sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının kullandırılan kredilerden müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu, dava dışı kredi borçlusu ... Tur.San.Tic.Ltd.Şti'ne genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davacının da 19/03/2008 tarih ve 750.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların kredi koşullarına uymaması ve kredi borcunu ödememesi nedeniyle asıl kredi borçlusu ve kefillere Üsküdar ...Noterliği'nin 26/06/2008 tarih ... yevmiye sayılı, 26/06/2008 tarih ... yevmiye sayılı ve aynı noterliğin 03/07/2008 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edilerek kredi hesabının kat edildiğini, söz konusu borcun ihtarlara rağmen ödenmediğini, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 351.810,27 TL üzerinden haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçluların takibe ve borca herhangi bir itirazları olmadığını ve takibin kesinleştiğini, bu nedenle davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmeden dolayı sözleşmede yazılı 750.000,00 TL limit dahilinde sorumlu olduğunu, ayrıca davacının 21/04/2010 tarihinde davalı bankaya dilekçe vererek dava konusu olan icra dosyasına konu borcu ödeyeceğini, takibe hiçbir itirazı olmadığını kabul ve beyan ettiğini, anılan nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...davalı banka ile dava dışı ... San.Tic.Ltd.Şti arasında 18/07/2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 19/03/2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacı ...'in bu sözleşmelerden 19/03/2008 tarih ... nolu 750.000,00 TL meblağlı genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı banka tarafından dava dışı şirkete imzalanan bu genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığı, aynı zamanda davacı ...'in kullandırılan bu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazını ipotek verdiği, ayrıca ipotek belgesine göre davacının davalı banka tarafından dava dışı şirket namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan....doğan borçlar için ipotek verildiği ve kefil olunduğu, mahkememizce yaptırılan bilirkişi raporuna göre davalı banka alacağının toplam takip tarihi itibariyle 346.587,55 TL olduğu, dolayısıyla davacının dava dışı firma tarafından kullanılan kredi sebebiyle sorumluluğunun devam ettiği, her ne kadar 3.şahıs ... tarafından dosyaya 170.000,00 TL kısmi ödeme yapılmışsa da davacının takip dosyasında kalan miktar için sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı yan usul ve yasaya aykırı bir şekilde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  müvekkil aleyhinde ilamsız takip yapıldığını, davalı yan tarafından başlatılan haksız icra takibinde borcun sebebi olarak ise; Üsküdar ... Noterliği'nin  26.06.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarında ve Üsküdar ... Noterliği'nin 03.07.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki iddia olunan krediler gösterilmiş ise de müvekkilin davalı yana hiçbir nam ve hesap adı altında bir borcu bulunmadığını, zira davalı yan tarafından keşide edilen ihtarda ve haksız icra takibine konu olan 18.07.2007 tarihli ... sıra numaralı 600.000TL miktarlı sözleşmede müvekkilin ne kefil ne asıl borçlu olarak imzası, ismi ve tarafı  asla yer almadığını, öte yandan davalı yanca iddia olunan 19.03.2008 tarih ve 529 numaralı 750.000TL miktarlı sözleşmede müvekkilim ismi kefil olarak yer almış ise de bu sözleşmeden dolayı müvekkile davalı yan tarafından herhangi bir kredi kullandırılmadığını, başka bir anlatımla 19.03.2008 tarihli kredi sözleşmesi asla uygulanmamış olup davalı banka tarafından ne müvekkille ne de diğer dava dışı taraflara kredi verilmemiş ve ödeme yapılmadığını, dolayısıyla müvekkilin davalı yana hiçbir nam ve hesap adı altında borcu bulunmadığını, hal böyle olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı mahkemece kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının davaya konu edilen İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak Üsküdar ... Noterliğinden keşide edilen 26/06/2008 tarih ve ... yevmiye nolu ve aynı noterliğin 03/07/2008 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarlarına konu kredilerden dolayı davalı bankaya borçlu olup olmadığı noktasındadır. Davalı banka İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı İcra dosyasında, Borçlular .., ..., ..., ..., ... aleyhine, 310.853,27-TL Asıl Alacak ve 39.008,00-TL Faiz (07.07.2008-14.07.2008 temerrüt tarihleri ile 12.09.2008 tarihi arası 472 oranında işlemiş toplam temerrüt faizi ) 1.951,00-TL Faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 351.810,27-TL Banka alacağının(alacağın tahsilinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından tahsil edilecek ipotek bedeli ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) tahsilini talep etmiştir.Davalı banka ile dava dışı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 19/03/2008 tarihli ve 750.000,00-TL bedelli ve 18/07/2008 tarihli 600.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış olup davacı ...'in bu sözleşmelerden 19/03/2008 tarihli GKS de  müteselsil kefil olarak imzası bulunmaktadır. 18/07/2008 tarihli sözleşmede davacının imzası yoktur. Davacı taraf davaya konu edilen 19/03/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi yönünden imzasının olduğunu ancak bu sözleşme kapsamında kredi kullandırılmadığını, diğer sözleşme yönünden ise imzasının bulunmadığını dolayısıyla davalı bankaya borcu bulunmadığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise cevap dilekçesinde ise davacının dava dışı asıl borçlu şirket ile yapılan 19/03/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzası bulunduğunu, davacının takipten sonra 21/01/2010 tarihinde takibe konu borca itirazı olmadığını ve borcu ödeyeceğine dair beyanı olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak tespit yapıldığı üzere; davaya konu edilen 19/03/2008 tarihli ve 750.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket lehine 19/03/2008 tarihinde ... numaralı 75.000,00-TL anapara tutarlı taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, 25/06/2008 tarihinde ... numaralı 4.788,27-TL anapara  tutarlı KMH'dan kullandırım yapıldığı tespit edilmiş, davalı Banka'nın kredi ödeme planı kapsamında vadesinde ödenmeyen gecikmeli taksitler nedeniyle 02/07/2008 tarihinde kat ettiği ve bu tarih itibariyle toplam 76.530,43-TL tutarında nakdi alacağı bulunduğu, Davacı ...'in 19/03/2008 tarih 750.000,00-TL Kredi Limitli Genel Kredi Sözleşmesini alacaklı bankaya karşı kredi borçlusu şirketin borcunu ödememesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenmek üzere, şirketin 19/03/2008 imza tarihinde bankaya karşı nakdi ve gayri nakdi kredilerden ve sair sebeplerden borçlandığı ve borçlanacağı tutarları, dolayısıyla doğmuş ve doğması muhtemel tüm borçları karşılamak amacıyla azami 750.000,00-TL limitli olarak müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, genel kredi sözleşmesi ve kefalet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun 483 vd. maddelerine göre değerlendirme yapıldığında sözleşmenin yazılı yapılmış olması ve kefalet limitinin de sınırlı ve belirli olması göz önüne alındığında kefalet şartının geçerli olduğu, anlaşılmıştır. Yine davacı ...'in müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla tüm krediler yönüyle temerrüte düşürülmüş olması ve 19/03/2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kefalet limiti gözetilerek, 07/07/2008 temerrüt tarihi itibariyle tespit edilen 310.853,27-TL tutarlı borcun tamamından, kendi temerrütünden dolayı iş bu tarihten sonra sorumlu olduğu tüm feriler dahil edilmek suretiyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında tespit edilen 12/09/2008 takip tarihi itibariyle toplam 351.809,57-TL tutarındaki borcun tamamından sorumlu olduğu, tespit edilmiştir. Somut olayda davacının davalı banka tarafından yukarıda bahsedilen sözleşmeler gereğince ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kullandırılan krediler dolayısıyla müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, kaldı ki davalı banka tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalmayan 21/04/2010 tarihli davacı ... tarafından ... Bankası Risk Takip Daire Başkanlığı'na hitaben yazılmış protokolde davaya konu edilen takip borçlarını kabul ettiği, ödeyeceğini belirttiği, takip tarihi itibariyle davacının borcunun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72452ccfd0db5e9f","SID":"42f7a18919fcfbf2"}}