{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1925 Esas<br>KARAR NO: 2024/119<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2019<br>NUMARASI: 2018/1119 Esas, 2019/1074 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen  30.04.2014 tarihli Danışmanlık ve Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında düzenledikleri faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağa dayanak faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturaları alan müvekkili şirket çalışanlarını davacı şirketin belirlediğini, fatura düzenlenmesinin hizmet verildiği anlamına gelmeyeceğini, hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ayrı bir ücret ödenmesi değil, kar ortaklığının esas alındığını, müvekkili şirketin kar elde etmesi halinde belli bir kısmının davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, alacağın dayanağı faturaların düzenlendiği tarihte müvekkilinin kar değil zarar ettiğini, bu nedenle ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirketin defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 59.246,19 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 55.072,18 TL borçlu olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı görünen 3.270 TL’lik ödemenin davacı defterlerinde bulunmadığı, bu ödemeye ilişkin makbuzun sunulmaması nedeniyle takip tarihi itibarıyla davalının kayıtlarına göre 55.072,18 TL + 3.270 TL = 58.342,18 TL borç bulunduğu, her ne kadar sözleşmenin danışmanlık ücreti ve ödenmesi başlıklı 5/a maddesi içerik itibarıyla kârın paylaşımına ilişkin ise de, taraflar arasındaki faturaların sözleşmenin bu maddesine atıfla düzenlenmediği, hizmet bedeli ve danışmanlık bedeli şeklinde düzenlenen faturaların davalı yanca kabul edilerek deftere kaydedilmesiyle sözleşme hükmünün ticari ilişki sırasında uyarlandığının anlaşıldığı, faturaların deftere kaydedilmiş olması nedeniyle davacı alacağının davalı tarafından benimsendiği, davalının dosyaya faturalara itiraz edildiğine dair herhangi bir beyan ve delili sunmadığı, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacirin fatura münderecatını aynen kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 56.259,19 TL alacağa yönelik takibe itirazının iptali ile takibin devamına,  alacağın % 20'si oranında 11.251,84 TL icra tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşme gereği, müvekkili şirketin kar ettiği dönemde karın bir kısmının davacı tarafından faturalandırılması gerektiğini, ancak müvekkili şirketin zarar etmesi nedeniyle davacının alacağı bulunmadığını, ayrıca davacının verdiği hizmeti ispatlaması gerektiğini, faturanın müvekkili şirket defterlerine kaydedilmesinin hizmetin verildiğini ispatlamayacağını, faturaları teslim alan müvekkili şirket personelinin, davacı şirketin otelin kurulması sırasında aldırdığı elemanlar olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE  Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının 56.259,19 TL cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının itirazın iptali ve takibin devamı talebi ile bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının 55.072,18 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın defterleri arasındaki farklardan birinin davalı defterlerinde yer alan 3.270,00 TL ödemeden kaynaklandığı, bu ödemeye ilişkin  makbuz sunulmadığı, bu ödemenin ispatlanmaması nedeniyle davacının takip tarihi itibarıyla 55.072,18 TL + 3.270 TL = 58.342,18 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının davalıya takip miktarı alacağa ilişkin hizmet verip vermediği noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; davacı şirketin defter kayıtlarında takip tarihi 08/03/2018 itibarıyla davalıdan 59.246,19 TL alacaklı olduğu, davalının defter kayıtlarında davacının takip tarihi itibarıyla 55.072,18 TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarında yer alan 3.270 TL'lik ödeme makbuzunu sunamadığını, bu durumda davalı defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 55.072,18+3.270=58.342,18 alacak bulunduğu belirtmiştir. Hernekadar davalı, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, faturaları itiraz ve etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445  Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Somut olayda, davalının ticari defterlerine göre, davalının danışmanlık hizmet bedeline dair faturaları defterlerine kaydettiği ve davacının takip tarihi itibarıyla 55.072,18 TL alacağı bulunduğu, ayrıca davalı defterlerinde yer alan 3.270,00 TL'lik ödeme kaydının davacı kayıtlarında yer almadığı ve davalının bu ödemeye ilişkin herhangi bir belge yada makbuz da sunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek defterlerine kaydettiği anlaşıldığından, davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Davalı bu faturalar nedeniyle borcu olmadığını ispatlayamadığı gibi  kayıtlarında yer alan 3.270,00 TL ödemeyi de ispatlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/1119  Esas, 2019/1074 Karar ve  03/12/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-/b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın  davalı tarafından peşin olarak yatırılan 960,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 533,17‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5935a6500005b8ee","SID":"2c7f03d49c726d21"}}