{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1814 Esas<br>KARAR NO: 2024/125<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/10/2019<br>NUMARASI: 2016/538 Esas, 2019/966 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin babası ...'in 17/01/2016 tarihinde ani kalp durması nedeni ile vefat ettiğini, murisin vefat tarihinden önce ... Bankası Erzincan şubesinden kullandığı krediye istinaden davalı ... Sigorta tarafından ... Sigortası yapıldığını, müvekkillerinin vefat tazminatı ödenmesi için davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, ancak davalı şirketçe poliçe tanziminden önce ... kolon kanseri hastalığının olduğunu poliçe öncesi gerçekleşmiş rizikoların teminat altına alınmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile talebin ret edildiğini, müvekkillerinden ... tarafından ... Bankası Erzincan Şubesine 31/03/2016 tarihinde, 19.015,00 TL ödeme yapıldığını, ölümün kolon kanseri nedeni ile meydana gelmediğini, ani kalp durması nedeni ile meydana geldiğini, TTK 1439. Maddesine beyan yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu sigortacının bilmediği husus ile rizikonun gerçekleşmesi arasında illiyet bağı arandığını, beyan yükümlülüğünün ihlalinde sigorta ettirenin kast derecesinde kusuru bulunmadığını belirterek, 19.013,71 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı ... Sigortasında, dain-i mürtehin ve lehtarın ... Bankası A.Ş. olduğunu, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacıların murisi ... poliçe başlangıç tarihinden önce kolon kanseri hastalığının mevcut bulunduğunu, ancak ... tarafından bu hastalığının poliçe düzenlenirken beyan etmeden katılım formunu imzaladığını, sigortalının şirket tarafından değerlendirilmek üzere rahatsızlığını önceden beyan etmesi gerektiğini, TTK 1435. Maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymadığını, Hayat Sigortası Genel Şartları C.2 2.1 maddesinde beyan yükümlülüğünün düzenlendiğini C.2. 2.1 maddesi gereğince sigorta ettirenin sözleşme yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını ve daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün hususları bildirme yükümlülüğüne olduğunu, bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacının durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayabileceğini, müvekkil şirketinde tazminat talebini ret ederek sözleşmeden cayma hakkını kullandığını beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında illiyet bağı bulunduğunu müvekkili şirketçe yaptırılan hekim araştırma raporunda, sigortalıda kalp çevresinde sıvı birikmesi meydana geldiği, bunun sonucunda nefes darlığı oluştuğu, kalp durmasına bir çok şeyin sebebiyet verebileceği bu sebebin kanser kaynaklı olabileceği hususlarının yer aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hükme esas alınan 24/07/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu dayanak yapılarak davacıların murisi ... davalı sigorta şirketine 28/04/2015 tarihli hayat sigortası yaptırdığı, poliçe düzenlenirken sigortalı ...'in kanser hastalığının bulunmadığını, düzenli bir tedavi veya kontrole ihtiyaç olan bir sağlık probleminin olmadığını beyan ederek hayat sigortalısı katılım beyan formunu imzaladığı, TTK 1435. Maddesinde sözleşmenin yapılması sırasında beyan yükümlülüğüne yer verildiği, beyan yükümlülüğü sigorta ettiren yönünden kanundan doğan bir borç olduğu, hayat sigortaları genel şartları C.2-2 maddesinde de sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında da kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek bütün hallerin bildirmek ile yükümlü olduğu, davacıların murisi ... sigortalı katılım beyan formunu kanser olmadığını beyan ederek imzaladığı, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının kanser hastası olup olmadığı, bunu kasten gizleyip gizlemediği, dolayısı ile ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığıdır, şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusu olup, ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko (ölüm) arasında illiyetin mevcut olması gerektiği, sigorta uzmanı bilirkişi tarafından beyan edildikten sonra doktor bilirkişi tarafından düzenlenen teknik tıbbi inceleme sonucunda sigorta tarihinden önce kolon kanseri tanısı konularak 12/05/2014 tarihinde ameliyat edilen hastanın ameliyat sonrasında kemoterapi gördüğü, ortaya çıkan dispne ve perikardialeffüzyon'a bağlı tamponad, kolon tümörüne bağlı metastaz sonucu gelişebilecek bir komplikasyon olup büyük olasılıkla bu nedenle kardiakarrest gelişmiş ve exitus meydana geldiği ölüm ile kolon tümörünün sonucu olarak ortaya çıkan tablo arasında sebep sonuç ilişkisi mevcut olup aralarında illiyet bağı olduğu, illiyet bağının varlığı nedeni ile meydana gelen ölüm olayın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması gerektiğini, beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında \"illiyet bağı\" bulunmadığını, murisin ihlale konu \"Kolon Kanseri\" ile değil \"Ani Kalp Durması\" (Nefes Darlığı) sebebiyle vefat ettiğini, beyan yükümlülüğünün ihlali hususunda sigorta ettirenin kast derecesinde kusurunun bulunmadığını, ... Hayat Sigortası Bilgilendirme Formu ve Katılım Sertifikası altındaki imza ve yazıları incelendiğinde de görüleceği üzere imzası üzerine \"Poliçenin bir örneğini elden aldım.\" Şeklinde belirtilen ibareyi dahi tam anlamıyla ve doğru olarak yazamadığını, davalının redde istinaden öne sürdüğü katılım beyanı formunu da bu anlamda tam olarak okuyamadığını, bilirkişi raporunun teknik açıklamalardan ziyade hukuki değerlendirmeler içerdiğini ve yüzeysel ve eksik bir inceleme oluşturduğunu, müvekkillerinin babasına 06/05/2014 - 20/05/2014 tarihleri arasında Kartal Koşuyolu Eğitim Araştırma Hastanesinde sağ kolan rezeksiyonu ameliyatı yapıldığını ve 20/05/2014 tarihinde taburcu olmasının ardından ... Hastanesinde kısa süreli kemoterapi uygulandığını, müvekkillerinin babasının sigorta poliçesinin yürürlüğe girdiği 28/04/2015 tarihinde normal yaşamına devam ettiğini ve yapılan tedaviler sonucunda herhangi bir metaztas, tedavi veya kullandığı bir ilaç bulunmadığını, tedaviden sonraki kontrollerinde de hiçbir sıkıntısının olmadığının belirtildiği gibi ayrıca 2012 ve 2013 yıllarında ... Hastanesinde yapılan muayenelerde de kalp ile ilgili bir probleminin de çıkmadığını, hiçbir tedavi veya ilaç verilmediğini, raporda müvekkillerin babasının kemoterapi yapılırken ani nefes darlığı nedeniyle Hasekiye gittiği iddiasının tamamiyle gerçek dışı olduğunu, müvekkillerin babasının 15/01/2016 tarihinde nefes almakta zorluk çektiğinden İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsüne acilden giriş yapıldığının, görevli doktor muayenesi sonrası müvekkillerin babasının kalbinin su topladığını küçük müdahaleyle sıvının alınacağını bir gece ara yoğun bakımda takip edileceği ve sabaha servise alınıp taburcu edileceğinin belirtildiğini, müvekkillerinin babasının ani kardiyak arest geçirdiğini( anı kalp durmasi) ve söz konusu ölüm sebebinin her insanın başına gelebilen başka bir hastalığın tetiklemesine ihtiyaç duymayan bir ölüm sebebi olduğunu, müvekkillerinin babasının ölüm zamanına kadar sağlıklı ve çiftçilikle tarımla uğraşan ilkokul mezunu çok iyi okuma yazması olmayan biri olduğunu, ... Bankasının müteveffa için hayat sigortası ve ferdi kaza sigortasını birlikte yaptırdığını, poliçedeki yükümlülüklerin ne olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını ve bu bakımdan kendisine kusur yüklenmesinin güven teorisinin subjektif yönüne aykırı olduğunu, bilirkişinin bilgisine ihtiyaç duyulan en önemli konunun müvekkillerin babasının ölüm sebebinin teknik anlamda ne olduğu ve bu sebebin hayat sigortasında sigortacıya bildirilmeyen bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı olduğunu, ne var ki bilirkişi raporunda söz konusu teknik değerlendirmelerin birkaç satırla sınırlı kaldığını ve çoğunlukla hukuki anlamda cayma hakkının şartlarının oluşup oluşmadığının incelendiğini, dosyanın alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek gereksinim duyulan teknik sorulara ve özellikle müteveffanın ölüm sebebinine ve evvelce geçirmiş olduğu hastalığın kendi ölümünde etkili olup olmadığına, etkili ise TTK m. 1439/2 uyarınca ihmalin derecesinin ne olduğuna net bir cevap aranmasını talep ettiklerini ancak yerel mahkemece bu talebin kabul edilmediğini, sigortacı davalının cayma hakkını kendisine öngörülen yasal süre içinde kullanmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hayat sigorta poliçesi kapsamında vefat teminatının ödenmesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacıların murisi ... ile sigorta şirketi arasında, murisin dava dışı ... Bankası'ndan kullanmış olduğu krediye istinaden başlangıç tarihi 28/04/2015, bitiş tarihi 28/04/2016 olan hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, sigorta poliçesinde sigortalının müteveffa, dain-i mürtehinin ... Bankası A.Ş. olarak yer aldığı, sigortalının 17/01/2016 tarihinde vefat ettiği, davacıların sigorta şirketine başvurusunun sigorta şirketi tarafından reddedildiği, vefat teminatı ödenmesi talebi ile işbu davanın açıldığı görülmektedir.Poliçede dain-i mürtehin olan dava dışı bankanın borcun kapandığına ve krediden dolayı daini mürtehin hakkının bulunmadığına ilişkin 20/01/2017 tarihli yazısı karşısında davacıların sigorta bedelini talep hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; ölüm ile kolon tümörü arasında illiyet bağının varlığı nedeni ile meydana gelen ölüm olayın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalı sigortacının, sağlığı ile ilgili doğru beyanda bulunması hususunda sigortalıyı usulüne uygun bilgilendirip bilgilendirmediği, davacıların murisinin sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce mevcut olan kolon kanseri hastalığını davalı sigortaya bildirmemesinin beyan yükümlülüğüne aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde \"Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır\" denilmek suretiyle; sigorta ettirenin, sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir. Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, aynı kanunun 1439/2. maddesinde, \"rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder\" şeklinde düzenlenmiştir (Yargıtay 17 HD'nin 2016/16688 Esas, 2019/8672 Karar sayılı kararı).24/07/2019 tarihli Kalp ve Damar cerrahi uzmanı ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyeti raporunda özetle dosyadaki tıbbi belge ve epikrizlerin incelenmesi sonucunda sigorta tarihinden önce kolon kanseri tanısı konularak 12/05/2014 tarihinde ameliyat edilen hastanın ameliyat sonrasında kemoterapi gördüğü, ortaya çıkan dispne ve perikardialeffüzyon'a bağlı tamponad, kolon tümörüne bağlı metastaz sonucu gelişebilecek bir komplikasyon olup büyük olasılıkla bu nedenle kardiakarrest gelişmiş ve exitus meydana geldiği ölüm ile kolon tümörünün sonucu olarak ortaya çıkan tablo arasında sebep sonuç ilişkisi mevcut olup aralarında illiyet bağı olduğu, illiyet bağının varlığı nedeni ile meydana gelen olayın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir.Poliçe düzenlenirken sigortalı muris ... kanser hastalığının bulunmadığı, düzenli bir tedavi veya kontrole ihtiyaç olan bir sağlık probleminin olmadığını beyan ederek 28/04/2015 tarihli hayat sigortası katılım beyan formunu imzalamıştır. Bununla birlikte, sigortalının tedavi evrakları ve doktor bilirkişi raporundan ise sigortalının davaya konu poliçelerin düzenlenmesinden önce kr.istemik kalp hastalığı, kr. Obstrüktif kalp hastalığı, angina pektoris hastalığı, esansiyel hipertansiyon hastalığı, kolon kanseri tanısının bulunduğunun belirtildiği, ancak bu hastalıklarını poliçe düzenlenirken beyan etmediği, ölüm nedeni ile anılan kolon tümörü arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, sigortalının ölümü ile beyan etmediği hastalıkları arasında illiyet bağı bulunduğu ve sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, müteveffanın önceki rahatsızları ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunduğu, TTK 1435. Maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğüne uymadığı, bu nedenle mahkemece TTK 1439. Maddesi uyarınca hayat sigortası yapma konusunda irade göstermiş birinin, hayatını etkileyen bir hastalığını bildiği halde beyan etmemiş olması sebebi ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/538 Esas, 2019/966 Karar sayılı ve 15/10/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe3aa5f641ab65bc","SID":"31d5148a2362f291"}}