{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/238 Esas<br>KARAR NO: 2024/176<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2022<br>NUMARASI: 2022/347 Esas -  2022/757 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından dava dışı ... ve ... hakkında icra takibi başlattığını, 05.10.2015 tarihinde davacı ...'ın sahibi olduğu diğer davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti. merkezine gelerek haciz işlemi uyguladıklarını, şirkette bulunan mallarla ilgili olarak davacı şirketin istihkak iddiasında bulunması üzerine gittiklerini, dosyanın İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/2019 Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, bu dosyada davacı şirketin istihkak davası açmasının muhtariyetine denildiğini ancak istihkak davası açmalarına fırsat verilmeden 07.01.2016 tarihinde tekrar haciz için gelindiğini, haciz baskısı altında davacı ...'ın önüne konulan protokol ile davaya konu senedi imzalamak zorunda kaldığını, protokolde senedin teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, senede kaşesinin basılarak davacı şirketin de borçlu hale getirilmeye çalışıldığını, protokolde sözü edilen 203.500,00 TL tutarındaki senedin düzenleme, vade ve lehdar isimlerini taşımadığını, bu senedin İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibine konulduğunu, senedin haciz baskısı altında ve muzayaka altında alındığını bu nedenle de borçlu olmadıklarının tespitine ve % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; önce davacı ...'ın ev adresine hacze gidildiğini, daha sonra davacı şirketin adresine gidildiğini, haciz yerinde borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğunu, şirketin ortaklarının da borçlu ...'ın ağabeyi ve kardeşleri olduğunu, birlikte çalıştıklarının ve organik bağ içinde olduklarının anlaşıldığını, borca konu canlı kuzu kesiminin asıl muhatabının davacı şirket ve yetkilisinin olduğunun doğrulandığını, borçlunun kardeş ve ağabeyleri, haciz işlemine gerek olmadığını, borcu zaten ailecek kabul ettiklerini beyan ederek garantör sıfatıyla senet tanzim ederek taraflarına teslim ettiklerini, dosya kefalet harcının yüksek oluşundan kefillik yerine bu yöntemi tercih ettiklerini, taahhütler yerine getirilmediğinden dosyanın tahsilinin engellenmesi için muvazaalı devirler olabilir kuşkusuyla taahhüt sonrası ikinci bononun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe konulduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2019 tarih ve 2016/31 Esas - 2019/707 Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/04/2022 tarih ve 2020/33 Esas - 2022/745 Karar sayılı ilamı ile; \"Dava, İİK 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davalı taraf İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında dava dışı ... ile ... aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi başlatmış, bu takip sırasında davacı şirketin adresinde hacze gidildiği, söz konusu haciz sırasında evrak araması yapıldığı ve ... adına evrakların bulunduğu ve hacizlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacıların borcu kabul ederek garantör sıfatıyla bu davaya konu senedi tanzim ederek taraflarına teslim ettiğini, taahhütler yerine getirilmediğinden dosyanın tahsilinin engellenmesi için muvazaalı devirler olabilir kuşkusuyla taahhüt sonrası tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla işbu bonoyu takibe koyduklarını savunmuştur. Bononun ise İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından davalı tarafından huzurdaki davanın davacıları aleyhine 04/02/2016 tarihinde takibe konulduğu, dosya içerisindeki ödeme emri ile takip talebinin fotokopilerinin incelenmesinde, tahsilde tekerrür etmemek kaydının yer almadığı görülmüştür. Ayrıca davacı taraf dosyadaki protokol başlıklı 07/01/2016 tarihli belgenin Avukat ... tarafından yazıldığını konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmiş, davalı taraf ise Adalet Bakanlığı tarafından adı geçen avukat hakkında soruşturma izni verilmediğini beyan etmiştir. Yine bahse konu protokole mahkemece davacı ... tarafından tek taraflı düzenlendiğinden bahisle itibar edilmemiş ise de, söz konusu belge davacı ... tarafından imzalanmış olmakla içeriği itibariyle adı geçen davacıyı bağlar. Bahse konu protokol başlıklı belgenin içeriğinde dava konusu 203.500-TL bedelli senedin teminat olarak verildiği, dosya borcunun yapılandırılması işinin 22/01/2016 tarihinde yapılacağı, yapılandırma yapıldığında teminat senedinin geçersiz olacağı, aksi takdirde yasal yollara devam olunacağı ve cezai şart sayılacağının belirtildiği görülmüştür. Her ne kadar söz konusu protokolde davalı tarafın imzası yok ise de, davalının davadaki savunmaları gözetildiğinde bononun İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun teminatı olarak alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun teminatı olarak davacılar tarafından düzenlendiği gözetilerek söz konusu protokol başlıklı belgedeki yapılandırmanın yapılıp yapılmadığı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun ödenip ödenmediği, ayrıca konuyla ilgili istihkak davası açılıp açılmadığı, açılmış ise sonuçlanıp sonuçlanmadığı üzerinde durularak yine Avukat ... hakkında bulunduğu belirtilen hazırlık soruşturmasının bir örneğinin dosyaya celbiyle adı geçen avukatın ifadelerinin de karar yerinde değerlendirilerek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne\" kararı verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve 2022/347 Esas - 2022/757 Karar sayılı kararıyla; \"...Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 28/04/202 tarih, 2020/33 esas ve 2022/745 karar sayılı ilamıyla uyuşmazlık konusu senedin teminat senedi olduğunun kabulü ile yapılan yargılamada; mahkememizce kaldırma kararındaki eksikler tamamlanmış olup İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun ödenmediği, ayrıca entegrasyon ekranın yapılan incelemede herhangi bir davaya (istihkak davası da dahil) konu olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle ve ayrıca davalı yanın takip başlatmakta ağır kusuru ispatlanamamış olup; davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;\"Davaya konu senedin davacı şirket yevmiye defterlerinde kaydının ve ticari defterlerde davalı ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişkinin olmadığının tespit edildiğini, Mahkeme kararında bahsi geçen protokolün Av. ... tarafından yazıldığını ve müvekkil ...'a zorla imzalatıldığını, Av. ... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9374 CM sayılı dosyasına verdiği yazılı ifadesinde protokolü yazdığını kabul ve ikrar ettiğini, davalı taraf müvekkil yönünden müzayaka oluşamayacağını beyan etmekteyse de dosya kapsamında senet ve protokolün alınma şeklinin müvekkilin baskı altında imzaladığını açıkça gösterdiğini, Kaldı ki İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının borçlusu ... adına kayıtlı pek çok taşınmazın olduğunun ve haciz uygulandığının dosyadan görüldüğünü, buradan da anlaşılacağı üzere davalı tarafın alacaklı olduğu dosyadan esas borçlu üzerine gitmeyerek, işbu dosyanın tarafı olmayan müvekkiller üzerine gelinerek borcun tahsil edilmeye çalışılmasının davalı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, Diğer yandan davalı tarafından iddiamızı ispat edemedeğimiz gerekçesiyle yemin teklifinde bulunmamız için süre verildiğini, ancak tarafımızca yemin teklifinde bulunulmayacağının beyan edildiği belirtilmekteyse de; görülen davada ispat külfetinin davalı alacaklı tarafta olduğunu, Davalı alacaklının kötüniyetli olduğu açık olmakla Mahkemece davanın kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Mahkemece verilen davanın reddi kararının isabetli olduğunu ve onanması gerektiğini; şirket ve basiretli tacir olan davacılar açısından müzayakanın dinlenemeyeceğini, bilirkişi raporu ve uzman mütalaasında da, davacının zor durumda kaldığını gösterir bir tespit vs. de bulunmadığını, Bahsi geçen protokolün sadece davacı tarafından imzalandığını ve geçersiz olduğunu, yapılandırmaya konu da edilmediğini,  hiçbir ödeme ve yapılandırma bulunmadığını, davaya konu takipte \"tahsilde tekerrür olmamak kaydı\" mevcut olduğunu, Ancak icra inkar(kötüniyet) tazminatı talebimizin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu; icra takibi hakkında evvela tedbir vaz edilmesi akabinde takibin iptali ile davacılar, haksız olduklarını, borcun ödenmediğini bile bile icra takibine ilişkin 7 (YEDİ) senedir devam eden yargılama sebebiyle icradan kurutulduklarını, İcra Mahkemesince takibin iptal edildiğini ve tüm hacizlerin kaldırıldığını, borçluların tüm gayrimenkullerini devrettiğini ve uzunca bir süre zaman kazandıklarını, günümüz ekonomik koşulları da nazara alındığında yargı eliyle kötüniyetli davacılar marifetiyle müvekkilin zarara uğradığını.\"   beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; \"Davanın REDDİNE, -Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında dava dışı ... ve ... hakkında başlatılan icra takibi kapsamında, 05.10.2015 tarihinde davacı ...'ın sahibi olduğu diğer davacı ... Gıda Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti. merkezine gelerek haciz işlemi uygulandığı, davacı şirketin istihkak iddiasında bulunması üzerine dosyanın İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/2019 Esas sayılı dosyasına gönderildiği, bu dosyada davacı şirketin istihkak davası açmasının muhtariyetine karar verildiği, 07.01.2016 tarihinde yeniden haciz için gelindiği ve   davacılar tarafından  protokol ile davaya konu senedin imzalandığı, davacıların işbu dava ile haciz işlemlerinin haksız olması ve baskı altında alınması nedeniyle bono kapsamında menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 05/11/2019 tarih ve 2016/31 Esas - 2019/707 Karar sayılı davanın kabulüne dair kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/04/2022 tarih ve 2020/33 Esas - 2022/745 Karar sayılı ilamı ile; \"...protokole mahkemece davacı ... tarafından tek taraflı düzenlendiğinden bahisle itibar edilmemiş ise de, söz konusu belge davacı tarafından imzalanmış olmakla içeriği itibariyle adı geçen davacıyı bağlar. Her ne kadar söz konusu protokolde davalı tarafın imzası yok ise de, davalının davadaki savunmaları gözetildiğinde bononun İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun teminatı olarak alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun teminatı olarak davacılar tarafından düzenlendiği gözetilerek söz konusu protokol başlıklı belgedeki yapılandırmanın yapılıp yapılmadığı ve anılan icra dosyasındaki borcun ödenip ödenmediği, ayrıca konuyla ilgili istihkak davası açılıp açılmadığı, açılmış ise sonuçlanıp sonuçlanmadığı üzerinde durularak yine Avukat ... hakkında bulunduğu belirtilen hazırlık soruşturmasının bir örneğinin dosyaya celbiyle adı geçen avukatın ifadelerinin de karar yerinde değerlendirilerek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan.\" kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece istinaf kararına uygun olarak devam eden yargılama sonunda; protokolde düzenlenmesine rağmen herhangi bir yapılandırmanın yapılmadığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun ödenmediği, istihkak davası dahil herhangi bir  davanın açılmadığı, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/2019 Esas sayılı dosyasındaki \"Davacı şirketin istihkak davası açmasının muhtariyetine ve takibin devamına\" dair kararı da gözetildiğinde davalı tarafından  07.01.2016 tarihinde yapılan ikinci haciz işlemlerinde usule aykırılığın bulunmadığı, buna göre davacıların protokol ve bonoyu baskı ile imzaladıkları iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın ve kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f33b56491abdf852","SID":"1c047131819fd61a"}}