{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/935 Esas<br>KARAR NO: 2024/173<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/02/2023<br>NUMARASI: 2022/147 Esas -  2023/195 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin bulunduğu işyerine 23.04.2015 tarihinde hırsız girdiğini ve müvekkile ait kasanın çalındığını, kasanın içinde şirkete ait imzasız çeklerin çalındığını, konu ile ilgili Polis merkezine şikayette bulunulduğunu, takip konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, takip konusu çekteki imzaya itiraz ettiklerini, davanın kabulü ile davacı aleyhine başlatılan  icra takibinin iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı şirket üzerine bırakılması talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olup olmadığı yapılacak imza incelemesinden anlaşılacağını, bu hususta TCK 158/j maddesinde belirtilen banka aracı kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçu hakkında savcılığı suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gierleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.02.2019 tarih ve 2016/919 Esas - 2019/138 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/02/2022 tarih ve 2019/2117 Esas - 2022/254 Karar sayılı ilamı ile; \"... mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun belirtilen özellikleri taşımadığı, incelemeye esas olmak üzere davacı şirket yetkilisinin imzasının alınmadığı ve yeterli mukayese evrakının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece çekin düzenlenme tarihine yakın mukayese evrakını sunması veya bildirmesi için  taraflara kesin süre verilerek, evrakın toplanmasının ve davacı şirket yetkilisinin huzurda imzalarının alınması ardından denetime elverişli yeni bir heyet raporunun aldırılması gerekli olduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle, belirtilen yönde yeniden araştırma yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına \" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2023 tarih ve 2022/147 Esas - 2023/195 Karar sayılı kararıyla; \"... toplanan tüm deliller, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ATK raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, imza inkarının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, bu suretle davacının takibe konu çek yönünden davalı bankaya borçlu olmadığı anlaşılmakla menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının takibinde  haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığı anlaşılmamakla İİK 72/5 maddesi gereği davacı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Yapılan bilirkişi incelemeleri ile imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair raporlar alınmış ise de bu raporların denetime elverişli olmayıp yine eksik incelemeye dayandığını, Yine takip konusu çek altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı varsayımında dahi, mahkeme şirket adına ödenmiş bulunan çekleri celp edip, bunlardaki imza ile takip konusu çek altındaki imzayı karşılaştırmadığını,  Uygulamada şirketler imzayı şirket yetkilisi dışında kimselere imzalatıp, sonradan maddi olarak zora düştüklerinde bunlar altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair iddiaları ileri sürebildiklerini, kanaatimize göre  eldeki davadaki durumun da buna net bir örnek olduğunu.\"  beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından,  \"Davanın KABULÜ İLE; -Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyasına konu ... Bankası Anonim Şirketi Halkalı Şubesi'ne ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30/08/2015 olan, 56.500,00 TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, - Yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine.\"  karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davaya ve takibe konu 30.08.2015 keşide tarihli ve 56.500,00 TL tutarlı çekteki  imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece imza incelemesi amacıyla grafoloji uzmanı Dr. ...'den rapor aldırıldığı, bilirkişinin 27.06.2018 tarihli raporunda \"Çekteki davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı\" kanaatinin bildirildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece aldırılan ve denetime elverişli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 28/12/2022 tarihli raporu ile \"Çekteki davacı şirket adına atılı keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı\" sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.859,59 TL harçtan, peşin alınan 964,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.894,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcd514f427b1d18c","SID":"3becb554dab2873c"}}