{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1647 Esas <br>KARAR NO: 2024/122 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/35 Esas -  2021/125 Karar <br>TARİHİ: 11/02/2021<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait olan ve davalı firmadan satın alınan ... marka ... şasi ve ... motor numaralı ... plakalı aracın, 18.900 KM. de iken  arıza sonucu yolda kaldığını ve araç markasının yetkili servisi olan dava dışı ... San. Tic. A.Ş ye ait servis istasyonuna 19/11/2017 tarihinde çekildiğini, araç üzerinde inceleme gerçekleştiren dava dışı yetkili servisin şifaen aracın mekanik arızası bulunduğu ve garanti kapsamında onarımının yapılmayacağını, talep edilmesi halinde ücreti mukabil hasar onarımının giderilebileceğini, müvekkili firmaya ilettiğini, yetkili servis, araçtaki arızanın tam olarak ne olduğu ve bu arızanın meydana gelme sebebi ile ilgili müvekkili firmaya yeterli ve detaylı bir bilgi ve belge vermediğini, bununla birlikte yetkili servis, aracın arızasının garanti kapsamı dışında olduğu iddiasına dayanak olarak davalı firma ile aralarında yazışma gerçekleştiğini ve aracın arızasının garanti kapsamı dışında olduğuna dair davalının bir talimatı olduğunu şifahi olarak söylediğini ve müvekkil şirkete, muhattabın aracın garanti dışında olduğuna dair yazısının ancak savcılık tarafından istendiğinde verilebileceğinin ifade edildiğini, yetkili servise 08/12/2017 tarih ve ... sayılı fatura mukabili 106,20 TL çekici ücreti ödendiğini ve bilahare araç yine çekici marifetiyle ... Sit. ... Cad. ... Sk. No: ... Güngören/Merter adresinde bulunan ... san. Ve Tic. Ltd. Şti ye ait servis istasyonuna nakledildiğini, yetkili servisin, davalının kendisine gönderdiğini iddia ettiği aracın arızasının garanti kapsamı dışında olduğuna dair yazıdan şifahi olarak bilgi vermesi sebebiyle aracın onarımına başlanmasından evvel Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/248 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, bu dosyadan yapılan detaylı teknik bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda açık ve net olarak araçtaki arızanın imalata dayalı bir arıza olduğunun tespit edildiğini, böylelikle müvekkiline ait araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olmadığı, imalat hatasından kaynaklı arıza olduğu tespit edilmiş olmakla garantisi devam eden aracın bu arızasının garanti kapsamında onarılması gerektiği halde davalı tarafından garanti kapsamı dışında değerlendirildiğini, bilirkişi raporundaki tespitler muvacehesinde aracın onarımının tamamlandığı ve 31/01/2018 tarih ve ... sayılı fatura mukabili aracın onarımını gerçekleştiren ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye KDV dahil 12.750,49 TL ödendiğini, diğer yandan izah edilen safahat sebebiyle aracın onarılıp müvekkiline teslim edilmesi ancak 31/01/2018 tarihinde mümkün olduğunu, aracın yetkili servise girdiği tarih ile onarım sonrası müvekkiline teslim tarihi arasında 73 gün geçtiğini, araç kiralama işiyle iştigal eden müvekkili şirketin, 1 günlük araç kiralama sebebiyle 136,00 TL kazanabilecekken 73 gün bu araçtan kiralama ücreti kazanamamış olup bu suretle ( 136,00 TL * 73 ) 9.928,00 TL kazanç kaybına uğradığını, davalı firmanın aracın garanti kapsamında onarımının mümkün olmadığına yönelik talimatı sebebiyle araç onarımına başlamadan evvel delil tespiti yaptırmak zorunda kalan müvekkili şirketin delil tespiti dosyası harç ve masraflarına da toplamda 944,40 TL ödemek zorunda kaldığını, çekici ücreti, hasar onarım bedeli, kazanç kaybı, delil tespiti dosya masraflarından doğan müvekkili firma zararı cem'an 23.729,09 TL olup, anılan bedelin ödenmesi Beyoğlu ... Noterliği 08/02/2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı yandan talep edilmiş ise de gönderilen ihtara herhangi bir cevap vermediği gibi ödeme de yapılmadığını beyan ile, fazlaya ilişkin tüm talep  ve dava hakları saklı kalmak, faiz talep hakları saklı kalmak kaydıyla, garanti kapsamında olduğu tartışmasız olan imalat hatasına dayalı arıza bulunmasına rağmen davalı tarafından garanti kapsamı dışında denilen araç sebebiyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 12.750,49 TL onarım bedelinin 106,20 TL çekici ücretinin, 944,40 TL delil tespit dosyası masrafının ve aracın kiraya verilemediği gün sayılı 73 gün * 136,00 TL = 9.928,00 TL kazanç kaybının ki cem'an 23.729,09 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu aracın onarımını ... A.Ş yapmadığını, onarım faturasını düzenlemediğini, aracın satıcısının müvekkili ... A.Ş olmadığını, müvekkilinin aracının sadece ... Marka aracın yalnızcı dağıtıcısı olduğunu, üreticisi olmadığını, davanın konusu, fatura bedelinin iadesi olduğundan davanın da aracın faturasını düzenleyen ... Tic. Ltd. Şti ye karşı açılması gerekli olduğunu, ... A.Ş nin davada taraf olmadığını, kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, ... A.Ş davacıdan herhangi bir bedel tahsil etmediğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davacının 31/01/2018 tarihli faturaya istinaden 09/04/2018 tarihinde açtığı davanın hak düşümü nedeniyle reddi gerektiğini, davacının Türk Ticaret Kanunu'na göre faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğini, aracın kayıtlara göre 2 adet kazası bulunduğunu, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir arıza veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, aracın tamamen kullanıcı hatasından dolayı arızalandığını, dava konusu araç 27/12/2016 tarihinde davacı tarafından satın alınmış ve yaklaşık bir yıl sonra 18/11/2017 tarihinde yetkili servise krank kasnak cıvatası tamamen gevşemiş, krank kasnağı kaması sıyırmış, motor sentesi atlamış ve motoru çalışmaz halde geldiğini, yapılan incelemelerde krank kasnağı kaması sıyırmış, motor sentesi atlamış ve motoru çalışmaz halde geldiğini, yapılan incelemelerde krank kasnak cıvatasının motorun ani yüke bindirilmesi sonucu gevşeyerek eksantrik dişli kamasını sıyırıp motoru senteden atlattığı ve motora hasar verdiğinin tespit edildiğini, kullanım hatası nedeniyle meydana gelen arızaların, garanit kapsamı dışında olduğunu, kullanım hatası kaynaklı arazıların, garanti kapsamında değerlendirilmeyeceğini, kullanımdan kaynaklı arıza var ise, sadece ... markasında değil, yasal mevzuat gereği hiçbir otomotiv firması garanti uygulaması yapmayacağı, araçtaki hasarın, kullanım hatası ile meydana geldiğini, gıyapta yaptırılan ve itiraz edildiği için kesinleşmeyen raporun, davada delil olarak dahi kullanılamayacağını, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2017/248 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan keşif neticesinde sunulan tespit raporunun mahkeme nezdinde görülen dosya açısından delil olma vasfına haiz olmadığını, raporda tespit bilirkişisinin eksik inceleme yaptığını, hatalı rapor düzenlediğini, bilirkişi raporunda araçtaki arızanan krank kasnağı kamasının kırık olmasından kaynaklandığını belirttiğini, ancak bu parçanın hangi durumlarda kırılacağından veya bu parçanın hatalı kullanım sonucunda kırılabilip kırılamayacağına dair hiçbir teknik açıkalama yapmadığını, aracın kilometresi, 18.900 De olduğu için imalata dayalı bir hata olduğundan bahsettiğini, davacının maddi taleplerini maddi belge ile ispatlayamadığını, davacının talep ettiği kalemlere ilişkin ticari defterlerinde inceleme yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği kalemlere tamamen karşı çıktıklarını, onarım faturasında arıza ile ilgisiz kalemler olduğunu, 12.750,49 TL lik fatura ücretinin fahiş olduğunu, 1 gün sürecek onarımın yetkisiz serviste 73 günde yapıldığı iddasının inanılır olmadığını,  bu süre boyunca 9.928 TL lik aracın olası kira bedelinin mahrum kalınan kazanç başlığında talep edilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, sanayide yaptırılan bir onarım müvekkili şirketi bağlamayacağını, onarımı ... yetkili servislerinde değil de sanayide yetkin olmayan kişiler tarafından yapıldığı için aracın onarım süresi 73 günü bulduğu iddia edildiğini, aracın kullanıcı hatasından dolayı arızalandığını, sanayide aracını orattırmayı tercih eden davacının sonuçlarına da katlanacağını ... A.Ş nin davacının kazanç kaybından sorumluluğu bulunmadığını beyan ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/02/2021 tarih 2021/35 Esas -  2021/125 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlanmış, ön inceleme  duruşması yapılmış ve uyuşmazlık;Taraflar arasında davacının davalıdan satın aldığını iddia ettiği ... plakalı aracın 19/11/2017 tarihinde arızalanması sonucu aracın yetkili servis olduğu iddia edilen dava dışı ... Servisi'nde aracın arızasının garanti kapsamında olmadığından tamirinin yapılmaması üzerine davacı tarafından araçtaki arızanın ve onarımın dava dışı ... Servisi'nde yaptırması nedeniyle ödemiş olduğu 12.750,49TL onarım ücreti aracın serviste kaldığı iddia edilen 73 gün boyunca davacının uğramış olduğunu iddia ettiği 9.928,00TL kazanç kaybını, yaptırmış olduğu delil tespiti için ödediği 944,40TL dosya masrafını ve 106,20TL çekici ücretini davalıdan isteyip isteyemeyeceği, davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı şeklinde tespit edilmiştir. Celp ve tetkik olunan ve dava dışı ... tarafından davacı adına düzenlenen 31/01/2018 tarihli faturanın incelenmesinde fatura içeriğinin davacıya ait ... plakalı araca ilişkin yapılan tamire ilişkin fatura bedelinin 12.750,49 TL olduğu  tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ... plakalı aracın ruhsat bilgilerine göre aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Celp ve tetkik olunan dava dışı ve ... Yetkili Servisi olduğu, davalı tarafından sunulan Garanti Belgesi kapsamında dosyaya sunulan belgelerden  anlaşılan .. tarafından düzenlenen e-faturanın davacı adına düzenlendiği, fatura içeriğinin ... plakalı aracın çekici ücretine ilişkin olduğu fatura bedelinin 106,7 TL olduğu görülmüştür. Mahkememizce ... plakalı aracın tramer kayıtları celp olunmuştur. Dava dışı ...e ... plakalı araca ait onarıma ilişkin tüm evraklar celp edilmiştilr. Celp ve tetkik olunan Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/248 D.İŞ. Sayılı dosyanın incelenmesinde makine mühendisi bilirkişi tarafından dava konusu araç üzerinde yerinde inceleme yapıldığı, araç üzerinde yapılan incelemede triger kayışının sağlam olduğu ancak krank kasnağı kamasının kırık olduğu, aracın kullanım hatasına bağlı olmayan tamamen krank kasnağı kamasının kırık olmasına bağlı olarak ve 18.900 km kullanım mesafesi katettikten sonra ortaya çıkan arızanın imalata dayalı bir arıza olduğu ve satın alanın yeterli ve makul bir süre incelemesiyle anlaşılamayacak nitelikte olması sebebiyle aracın ayıplı sayılması gerektiği, araçta meydana gelen arıza nedeniyle onarım bedelinin 12.750,49 TL olabileceği ve aracın 7 iş gününde onarılabileceği yönünde rapor alındığı görülmüştür. Mahkememizce dava konusu aracın günlük kazancının tespiti yönünden Türk Oto Kiralama Kuruluşları derneğine müzekkere yazılmış olup dava konusu aracın 1 günlük ortalama kira bedelinin 118 TL KDV dahil olduğu yönünde cevap verilmiştir. Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu 10/06/2019 tarihli raporunda dava konusu ... plakalı aracın internet üzerinden yapılan sorgulamada 18/11/2017 tarihinden öncesine ait hasar kaydının bulunmadığı, aracın 2016 model ... Marka araç olduğu, hasar tarihinde 18.900 KM de bulunduğu, d.iş. Dosyasıyla tespit edilen hasar onarım bedelinin serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle kabul edilebilir makul fiyat aralığında ve dosya kapsamına uygun olduğu, araca ait dosya kapsamında yapılan tespitlere göre işçilik kalemlerinin şekli ve niteliği, tespiti yapılan hasarın şekli ve niteliği dikkate alındığında hasar onarım süresinin makul süresinin 7 gün olabileceği, serbest piyasa koşullarında dava konusu alacağın muadillerinin günlük kiralama bedelinin arıza- hasar tarihi itibariyle ortalama 90 TL civarında olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ve rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu 10/06/2019 tarihli raporunda dava konusu ... plakalı aracın internet üzerinden yapılan sorgulamada 18/11/2017 tarihinden öncesine ait hasar kaydının bulunmadığı, aracın 2016 model ... Marka araç olduğu, hasar tarihinde 18.900 KM de bulunduğu, d.iş. Dosyasıyla tespit edilen hasar onarım bedelinin serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle kabul edilebilir makul fiyat aralığında ve dosya kapsamına uygun olduğu, araca ait dosya kapsamında yapılan tespitlere göre işçilik kalemlerinin şekli ve niteliği, tespiti yapılan hasarın şekli ve niteliği dikkate alındığında hasar onarım süresinin makul süresinin 7 gün olabileceği, serbest piyasa koşullarında dava konusu alacağın muadillerinin günlük kiralama bedelinin arıza- hasar tarihi itibariyle ortalama 90 TL civarında olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ve rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanıyla birlikte 28/11/2019 tarihli duruşmada dava konusu araç üzerinde keşif yapılması talebinde bulunmuş ise de dava konusu aracın davacı tarafından 2018 yılında satıldığı beyan edilmekle araç üzerinde keşif yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller  bilirkişi raporu, araç servis kayıtları, tramer kayıtları, garanti belgesi  iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalının distribütörü olduğu ... marka ... plakalı aracı satın aldığı, aracın 18.900 KM iken 19/11/2017 tarihinde arızalanması sonucu davalı şirketin yetkili servisi olan ... 106,20 TL bedel ile çekildiği, ancak ... tarafından aracın tamirinin garanti kapsamına girmediğinden yapılmadığı, ücret talebinde bulunulduğu, davacının dava konusu aracı dava dışı ... Servisine götürdüğü ve tamirinin burada yapıldığı yapılan tamir sonrası dava dışı ... tarafından 12.750,49 TL tutarlı fatura düzenlendiği, davacının Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/248 D.İŞ. Dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğu ve makine mühendisi bilirkişi tarafından rapor tanzim edildiği, raporda araçta meydana gelen  arızanın krank kasnağı kamasının kırık olmasından kaynaklandığı 18,900 KM mesafe kat eden araçtaki arızanın imalata dayalı bir arıza olduğu ve satın alanın yeterli ve makul bir süre incelemesiyle anlaşılamayacak nitelikte olduğu, yani araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu, araç arızasının tamirinin toplam maliyetinin 12.750,49 TL olabileceği ve 7 iş günü içerisinde onarılabileceği, davacı her ne kadar aracı 76 gün serviste kaldığını ve 76 günlük kazanç kaybı oluştuğunu iddia etmiş ise de dava dışı ... Servisinin dava konusu aracın yetkili servisi olmadığı gibi davacının aracın 76 gün serviste kaldığına ilişkin ispata yarar bir delili dosyaya ibraz etmediği, kaldı ki yetkili serviste tamir edilseydi aracın tamir süresinin 7 gün olabileceği bu süre dışında kalan 69 günlük kazanç kaybı zararının davalıya yükletilemeyeceği ve davalının bu zararda sorumlu olmadığı, davalı husumet itirazında bulunmuş ise de yargıtay 19. Hd. 2017/21 Esas ve 2018/4238 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 19. H.D. 2016/17724 E. Ve 2018/2895 K. Sayılı ilamı ve benzer mahiyette bir çok kararı doğrultusunda belirtildiği gibi davalı şirketin satıma konu  aracın imalatçısı ve ana satıcısı olduğunu, ve üretilen araca garanti verdiğinden davalıya husumet yönetilmesinin mümkün olduğu, yine davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de davaya konu ... plakalı araçtaki hasarın 19/11/2017 tarihinde gerçekleştiği ve dava dışı yetkili servis ... şirketi tarafından araçta bulunan arızanın garanti kapsamında olmadığından tamirinin yapılmaması üzerine bu servisten 08/12/2017 tarihinde alındığı ve aracın onarımını yapan dava dışı ... Servisine getirildiği ve davacının araçta oluşan hasar nedeniyle Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/248 Değişik iş dosyasından yapmış olduğu delil tespiti sonucunda rapor alındığı ve bu raporda aracın gizli ayıplı olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, davacının araçta oluşan gizli ayıbı işbu rapor düzenlenmesi ile öğrendiği ve alınan rapor sonrası davalıya Beyoğlu ... Noterliği'nden düzenlenen ... yevmiye nolu 08/02/2018 tarihli ihtarname ile araçta oluşan hasar bedelinin çekici ücretinin delil tespiti dosyasında yapılan masrafların ve aracın kiraya verilemediği günlere ilişkin kazanç kaybının ödenmesini talep ettiği, ihtarın davalı şirkete 12/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, huzurdaki davanın tarihinin ise 30/03/2018 olduğu, davacının gizli ayıbı öğrendiği tarihten sonra makul bir süre içerisinde davalıya ihtarda bulunduğu ve ihtar sonrası yukarıda belirtilen tarihte huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu anlaşılmakla davalının, dava konusu aracın gizli ayıplı ve ayıbın üreticiden kaynaklı olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olmakla birlikte TBK 231/2 maddesi uyarınca satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz hükmü uyarınca davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, yine davalı cevap dilekçesinde TTK 23/1c maddesi uyarınca ayıp ihbarının süresinde olmadığı iddiasında bulunmuş ise de araç üzerinde bulunan arızanın gizli ayıp olduğu, davacının makul süre içinden incelemesiyle anlaşılamayacak nitelikte bir ayıp olduğu davacının araçta oluşan hasar bedelinin tazmini için davalıya Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen ihtarname ile ihtaratta bulunduğu ayıp ihbarının süresinde olduğu davalı tarafından davacıya ait aracın 2 yıl veya 60000 km boyunca garanti verildiği, garanti sözleşmesi kapsamında davalının davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu, dosyada mevcut 2019 tarihli bilirkişi raporunda aracın günlük kazancı 90 TL tespit edilmiş ise de ... kuruluşundan gelen müzekkere cevabında aracın günlük kazancının 118 TL olabileceği yönünde cevap verildiği dikkate alındığında aracın günlük kazancının  100 TL olabileceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak  davanın kısmen kabulü ile 12.750,49 TL hasar bedeli, 106,20 TL çekici ücreti, 944,40 TL d.iş. Delil tespiti masrafı ve 7 günlük kazanç kaybı 700 TL alacağın davalıdan tahsiline yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \"Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 12.750,49 TL hasar bedeli, 106,20 TL çekici ücreti, 944,40 TL delil tespiti masrafı ve 700,00 TL kazanç kaybı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  husumet itirazlarının kabul edilmediğini; davaya  konu  aracın  üreticisinin müvekkili  ...  A.Ş.  olmadığını; davaya  konu  aracın  üreticisi ve satıcısının  müvekkil  ...  A.Ş. olmadığını, müvekkil ... A.Ş., davacının kullanımındaki ... marka aracın yalnızca dağıtıcısı olduğunu; davaya konu aracın üreticisi olmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2011/5645 esas, 2011/15423 karar sayılı kararında \"...zincirleme satışlarda, üretici, ithalatçı veya ara satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutulamayacağından davalı ... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği...\"  şeklinde hüküm verildiğini, İthalatçının  sorumluluğunun,  yalnızca,  tüketicinin  korunması  hakkında  kanunda  tanımlı olduğunu; tacirler  arasında  genel  hükümlere göre,  “müteselsil  sorumluluk”  tanımlanmadığını; tacirler  arasında  görülen  davalarda,  dağıtıcıya husumet  yöneltilebileceğine  dair,  kanunlarında  hüküm  bulunmadığını, Yargıtay  19. Hukuk Dairesi  tarafından  onanan  Ümraniye  1.  Sulh  Hukuk  Mahkemesi’nin  kesinleşen  08.12.2010  tarih, 2008/418 esas 2010/1348 karar  sayılı  emsal  kararında da,“.... davalı  ...  Otomotiv’den  satın  alındığı,  ... seyir  halinde  iken  arızalandığı, söz  konusu  arızanın  meydana  gelmesinde  DAĞITICI  FİRMA  OLAN  DAVALI  ...  A.Ş.NİN  zincirleme  satışlarda,  üretici,  ithalatçı  veya  ara  satıcıyı  ayıba  karşı  tekeffül  hükümleri  uyarınca  sorumlu  tutulamayacağından, ... A.Ş.ye  karşı  açılan  davanın  husumet  yokluğundan  reddine ”  karar  verildiğini, ... A.Ş.’nin hizmet veren konumunda olmadığını ve davacı ile arasında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmayan davada, Genel Hükümler gereği sorumluluğun Müvekkile atfedilmesinin mümkün olmadığını; ...  A.Ş.' nin  davada   sorumluluğunun  bulunmadığını, davanın  konusunun,  araca  verilen servis hizmeti olduğunu; davada eser  sözleşmesinin  söz  konusu olduğunu; ... A.Ş. davanın bir tarafı olmadığını, Davacının nedense, servis hizmetini veren, \"... TİC. A.Ş.\" ’ye  davasını  yöneltmek  yerine,  aracın  distribütörüne  husumet  yönelttiğini; yetkili satıcıların kendilerine ait ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu  \"... TİC. A.Ş.\"'nin kendilerine hizmet vermediği gerekçesiyle aracın distribütörü olan müvekkili şirkete dava açılamayacağını; müvekkili ...  A.Ş.'nin, dava  konusu  aracın satıcısı, üreticisi  veya  araca  onarım  hizmeti  veren  tarafı  olmadığını yalnızca   distribütörü olduğunu, hizmeti  kim  verdi  ise,  parayı  kim  tahsil  etti  ise,  sorumluluğun  ona  ait olduğunu;  taraf  ehliyetinin  onlara  ait olduğunu; davanın Müvekkili Şirket bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekiyorken kabulü kararın kaldırılmasının gerektiğini, Davacı ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmemesine rağmen bu konuda araştırma yapılmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta ayıp olduğu varsayılsa bile tacir olan davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini,  davacının dava konusu aracı 31.05.2016 tarihinde teslim aldığını; dava konusu arızanın 19.11.2017 tarihinde gerçekleştiğini; ancak ilgili davasını mahkemeye, aracın teslim tarihinden itibaren 8 gün içerisinde bildirmemiş olup davasını 30.03.2018 tarihinde ikame ettiğini, ayıp ihbarının TTK'nun 23/c ve TBK'nun  223/2 maddeleri uyarınca süresinde yapılmadığını, ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmeyen davacının, TKHK'nun 4. maddesi ve TBK'nun 227. maddesinden doğan seçimlik haklarını kullanamayacağını, nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2010/6016 esas,  2011/1256 karar sayılı son emsal kararının da bu yönde olduğu,  ihbar süresine uyulmamış olması nedeniyle 2 yıl sonra açılmış olan  davanın  esasa  girilmeksizin usulen reddi gerekirken kabulü kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, Zamanaşımı itirazlarının kabul edilmediğini; davacının dava konusu aracı 31.05.2016 tarihinde teslim aldığını; ancak ilgili davasını mahkemeye, aracın teslim tarihinden itibaren 8 gün içerisinde bildirmediğini; Ticari satımlarda satılanın ayıba karşı tekeffülünden kaynaklanan her türlü dava teslim tarihinden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrayacağını; buna rağmen  davanın 30.03.2018 tarihinde ikame edildiğini,  Yargıtay  19. Hukuk Dairesinin 2012/9885 esas, 2012/19014 karar sayılı kararında \"Dava konusu araç 03.11.2004 tarihinde davalı şirketin bayiisinden satın alınmış, davacı tarafından 10.06.2010 tarihinde gizli ayıp nedeniyle bu dava açılmıştır. 6762 sayılı TTK'nın 25/3 maddesine göre satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse 8 gün içinde malın ayıplı olduğu satıcıya bildirmelidir. Ticari satımlarda satılanın ayıba karşı tekeffülünden kaynaklanan her türlü dava teslim tarihinden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar\" dendiğini, zamanaşımı itirazlarının kabulüyle davanın reddi gerekirken kabulü kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, Dosyadaki hatalı, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna dayanarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini; araç üzerinde keşif yapılmadan aracın ayıplı olduğuna karar verilmesinin raporun bilimsellikten uzak olduğunun en açık göstergesi olduğunu, bilirkişinin dosya üzerinden aracın ayıplı olduğuna karar vermesinin bilimsellikten hakkaniyetten uzak olduğunu; eksik inceleme sonucu haksız bir sonuca varan ve usule aykırı yapılmış olan tespitin hukuki zeminde delil mahiyeti taşımayan Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/248 D.İş sayılı tespit raporunu esas alarak hazırlanan bilirkişi raporunun Mahkeme tarafından dikkate alınmaması gerekirken kararın bu rapor üzerine kurulmasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, bilirkişinin,  hiç  görmediği,   fiziken  incelemediği krank kasnağının ayıplı olduğunu nasıl bilebilmekte olduğunu;  bilirkişiden  beklenenin  çözümü   için  uzmanlığına  başvurulan  konuda  bilimsel   açıklamaları  ile  davayı  aydınlatması olduğunu  ancak,  bilirkişinin,   hiçbir  bilimsel   ve  teknik   açıklama   yapmadığını;  krank kasnağının  neden  arızalanabileceği  hususunda  teknik   bir  görüş   belirtmediğini, gıyaplarında yaptırılan ve taraflarınca itiraz edildiği için kesinleşmeyen tespit raporu, davada delil olarak kullanılamayacak olmasına rağmen bilirkişinin sadece bu tespit raporunu tekrarlamakla yetindiğini, Dava dilekçesinde Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2017/248 Değişik İş dosyasında tespit yapıldığının ifade edildiğini; söz konusu tespitin karşı tarafın huzurunda ancak müvekkil şirketin gıyabında yapıldığını; taraflarınca itiraza uğramış raporun mahkemenin görülmekte olan dosyası açısından delil olarak kullanılamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1992 / 18-417 esas ve 1992 / 470 karar sayılı kararında bu durumun “savunma hakkının kısıtlanması” olarak tespit edildiğini, bu nedenle,  Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2017/248 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan keşif neticesinde sunulan tespit raporunun, mahkeme nezdinde görülen dosya açısından “delil” olma vasfını haiz olmadığını; buna rağmen bilirkişi raporunun hiçbir teknik inceleme yapmadan sadece  usule aykırı yapılan Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2017/248 Değişik İş. Raporunu tekrarlamakla yetindiğini, aracın arızasının kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair hiçbir itirazlarına herhangi bir cevap verilmeden sadece Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2017/248 Değişik İş. Raporunu tekrarlayan bilimsellikten uzak hazırlanan rapora dayanan kararın kaldırılması gerektiğini, Dava konusu araçta üretim kaynaklı bir arıza veya herhangi bir ayıp bulunmadığını; aracın tamamen kullanıcı hatasından dolayı arızalandığını; aracın sürekli kullanıcı değiştiren kiralık bir araç olduğu için davacının aracın nasıl kullanıldığını bilmesinin mümkün olmadığını, aracın arıza günü servis formunda sağ arka kapısının ve tamponunun ezik olduğunun tespit edildiğini; aracın kazalı olmasına rağmen tramer kaydında gözükmediğini; aracın kayıtlara geçmeyen bu kazasının araçta oluşan arızaya etki edip etmediğinin  araştırılması gerekirken bunun yapılmamasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini,Dava konusu aracın 27.12.2016 tarihinde davacı tarafından satın alındığını ve yaklaşık bir yıl sonra 18.11.2017 tarihinde yetkili servislerine krank kasnak cıvatası tamamen gevşemiş, krank kasnağı kaması sıyırmış, motor sentesi atlamış, motoru çalışmaz ve sağ arka kapısı ve tamponu ezik şekilde  geldiğini; yapılan incelemelerde krank kasnak cıvatasının motorun ani yüke bindirilmesi sonucu gevşeyerek eksantrik dişli kamasını sıyırıp motoru senteden atlattığı ve motora hasar verdiğinin tespit edildiğini,  krank kasnak cıvatasının gevşemesi ve kasnak kamasının sıyırmasının nedenlerinin; krank kasnak cıvatasının sıkma yönünün motor dönüş yönüne göre olduğunu ve motor çalıştığı sürece cıvataya gelen yükün, cıvatanın sıkılması yönünde olduğunu; bu cıvatanın gevşemesinin ancak aracın yaptığı kilometrenin önemli olmaksızın motorun ani kompresyona bırakılması sonucu krank kasnağının kaması sıyırarak kasnak cıvatasının  gevşemesi ile ortaya çıkacağını; örneğin motor 4000 d/d’da ve aracın 4. viteste şken; araç aniden ikinci vitese alınırsa motor devrinin yaklaşık 8000 d/d’ya çıkmaya çalışacağını; krank dişlisi 8000 devire doğru ani hızlandığı zaman krank kasnağını aynı hıza getiremeyeceğinden, kasnak kaması sıyırması ile birlikte kasnak cıvatasının ani yüklenme sonucu gevşeyeceğini ve motorun sentesinin atlamasına sebep olacağını; krank kasnağından hareket alan alternatör ve klima kompresörü, kasnağın ani olarak birden maksimum hızların üzerine çıkmasına engel olacağını; araçtaki arızanın motorun ani kompresyona bırakılması sonucu oluştuğunun anlaşıldığını; bu durumun arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı anlamına geldiğini, aksi durumda üretimden kaynaklı bir sorun olsaydı aracın 18.900 Km boyunca sorunsuz kullanılmasının mümkün olmayacağını; en fazla 10 km'de krank kasnağının yerinden çıkacağını; aracın 18.900 Km sorunsuz kullanıldığına göre araçta üretim hatasından söz edilemeyeceğini, Söz konusu aracın,  araç kiralama şirketinde kiralanan ve sürekli farklı kişiler tarafından farklı sürüş alışkanlıklarıyla özensizce kullanılan bir araç olduğunu; aracın nasıl kullanıldığını, aracın her sürücüsüyle birlikte araca binmediği için, davacının da bilmesinin mümkün olmadığını; dolayısıyla davacının dava konusu aracın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı yönündeki iddiasının ciddiye alınamayacağını, bilirkişi tespit raporunda sadece kamanın sıyırmış olmasına konsantre olduğunu ve kamanın neden sıyırabileceği hakkında en ufak bir bilimsel açıklama bile yapmadığını;  krank kasnağı üzerinde bulunan kamanın yük taşımadığını; kasnağı merkezlemek amacı ile kullanılmakta olduğunu; asıl yükün krank kasnak cıvatasında olduğunu; bu cıvatanın krank kasnağı ile krank milini birbirine sıkarak birlikte dönmelerini sağladığını; dolayısı ile kamanın sıyırması için cıvatanın gevşemesi gerektiğini; şayet cıvata gevşemez ise kamanın sıyırmasının mümkün olmayacağını; motorun ani kompresyona bırakılması sonucu yani araç sürücüsünün aracın motoruna aniden yük bindirmesi ile (kullanım hatası) aracın arızalandığını, kKullanım  hatası  nedeniyle  meydana  gelen  arızaların, garanti  kapsamı  dışında olduğunu; aracın arıza günü servis formunda sağ arka kapısının ve tamponunun ezik olduğunun tespit edildiğini; görüldüğü gibi araç kazalı olmasına rağmen tramer kaydında gözükmediğini; aracın kayıtlara geçmeyen bu kazasının araçta oluşan arızaya etki edip etmediğinin  araştırılması gerekmekteyken bunun yapılmamasının eksik incelemeye neden olduğunu, Kullanım  hatası  kaynaklı  arızaların, garanti  kapsamında  değerlendirilmeyeceğini; ... onarım  metodlarının  belli olduğunu; bu  metodların,   tüm  ...  servis  ağı  tarafından  aynı  esaslar  çerçevesinde  uygulandığını,   yani,  “...  A.Ş.  garantisi”  değil;    “...   araç   garantisi”   bahis  konusu olduğunu;  kullanımdan   kaynaklı   arıza  var  ise,  sadece  ...   markasında  değil;  yasal  mevzuat  gereği   hiçbir  otomotiv   firması   garanti   uygulaması   yapmayacağını; garanti  belgesi  uygulama  esaslarına  dair  yönetmeliğin; kullanım hatası başlıklı 17 maddesi gereği,  tüketicinin malı kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalar hakkında Yönetmeliğin 13 ve 14 üncü madde hükümlerinin uygulanmayacağını, Araçtaki    hasarın,   kullanım    hatası    ile   meydana   geldiğini, bilirkişi raporuna itirazları ve cevaplanması gereken sorularınA rağmen ek rapor alınmamasının eksik incelemeye neden olduğunu; aracın satılmış olduğu gerekçesiyle keşiften vazgeçilerek davanın kabulüne karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, Yargıtay  19. Hukuk Dairesi'nin 2016/4572 esas, 2017/2332 karar sayılı,  22.3.2017 tarihli kararında, \"Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna davalı vekilince gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiş olduğu halde mahkemece itirazların değerlendirilmediği görülmüştür. Nitekim davacı vekilinin de rapora yönelik itirazları değerlendirilmemiştir. Mahkemece taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi yönünden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp,deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.\" denildiğini, Yargıtay denetimine elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen, davacının aracı sattığı ve delilleri kararttığı gerekçesiyle ek rapor alınmadan bu rapora dayanarak davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasını gerektirdiğini; davacının aracını satarak delilleri kararttığını; davanın reddi gerektiğini, Yetkisiz yerde yapılan onarıma dair faturanın esas alınmasının hakkaniyete aykırı bir kararın verilmesine neden olduğunu; onarım faturasında arıza ile ilgisiz kalemlerin olduğunu; 12.750,49-TL'lik fatura ücretinin fahiş olduğunu, davacının kullanıcı hatasından dolayı arızalandırdığı aracını yetkisiz bir yerde, sanayide onarttığını; yetkisiz yerlerde yapılan onarımların aracın Garanti kapsamından çıkmasına neden olduğunu; burada aracın onarımı için 12.750,49-TL'lik faturanın fahiş olduğunu; aracın onarımıyla doğrudan ilgili olmayan kalemlerin de bulunduğunu, Aracın 7 günde değil yetkili bir serviste 1 günde onarılabileceğini; dolayısıyla Bilirkişinin belirlemiş olduğu 7 günlük onarım süresinin fahiş olduğunu; bu fahiş hesaplama üzerinden verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davacı şirketin hesaplarının incelenerek kazanç kaybının hesaplanması ve hesaplanan  günlük kira bedelinden amortisman indirimi yapılması gerektiğini, Bilirkişinin davacı sanki tüketiciymiş gibi bir hesaplama yaptığını; oysa ki davacının araç kiralama şirketi olduğunu; davacının kazanç kaybının hesaplanması için davacının şirket defterlerinin ve hesaplarının incelenmesi gerektiğini, hesaplanan günlük kira bedelinden aracın kullanılmaması dolayısıyla ortaya çıkan amortisman bedelinin düşülmesi gerektiğini, Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin 2013/9447 esas, 2013/13374 karar sayılı kararında;  \"Hal böyle olunca, öncelikle davacı dava konusu olaydan önceki yıllara ait defterleri ile vergi kayıtlarının getirtilmesi, zararının kanıtlanması için taraarca gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, daha sonra aralarında makine mühendisi ile mali müşavir bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu görevlendirilerek, ticari defterler ve vergi kayıtları inceletilmesi, kar-zarar durumunun, 10 günlük tamir edilebilme süresinde aracın çalışabileceği gün, muhtemel müşteri sayısı ile talep edilen hizmet bedelleri ve giderler dikkate alınarak net gelirin saptanması, bilirkişiden bu konuları açıklayıcı, muhtemel kârdan yoksunluk zararının ve araç onarım bedelinin hesap şeklini gösterir gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" denildiğini, Kazanç kaybı usulune uygun şekilde yapılmayan hesabın kaldırılması gerektiğini; bilirkişi raporunda aracın günlük kazancının  90,00-TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen mahkemenin kazanç kaybı hesabını günlük 100,00-TL üzerinden yapmasının kabul edilemeyeceğini,  mahkemenin takdir hakkını kullanarak aracın günlük kazancını 100 TL üzerinden hesapladığını, bu yönden mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılması gerektiğini; İleri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, duruşmalı yapılacak  istinaf incelemesi  sonuçlanana  kadar  tehir-i  icra  kararı  verilmesine,  davanın reddine mahkeme  masrafları  ve  avukatlık  ücretinin  davacıya  yüklenmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; alıcının ayıp nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, aracın üreticisi olmayan davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, davalının servis hizmeti vermediği, davacının davasını onarım yapmayan yetkili servise yöneltmesi gerektiği, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, talebin zamanaşımına uğradığı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun, delil tespiti raporunu tekrarı mahiyetinde olduğu, arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olduğuna dair itirazlarının değerlendirilmediği ve ek rapor alınmadığı, araç başında keşif yapılmadığı, tamir faturası tutarının fahiş olduğu, faturada arıza ile ilgisi bulunmayan kalemler bulunduğu, kazanç kaybına ilişkin mahkemece kabul edilen yedi günlük sürenin ve  takdir edilen günlük kazanç kaybı bedelinin fahiş olduğu, günlük kira bedelinin bilirkişi raporundan farklı takdir edildiği,  kazanç kaybının davacı defterleri incelenerek tespit edilmesi gerektiği, davanın reddi gerektiği yönündedir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, aracın servis ve tair kayıtları, garanti ve bakım belgesi, faturalar, araca ait tramer kayıtları, delil tespiti dosyası celbedilmiş, emsal araçların günlük kira bedelleri ilgili meslek odalarından getirtilmiş,  aracın üçüncü kişiye satılması nedeniyle  dosya üzerinde makine mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınmış  ve istinafa konu karar verilmiş olup; davalının aracın üreticisi olmamakla birlikte ithalatçısı olmasına ve davacıya teslimden itibaren iki yıl süreyle ve 100.000,00-km'ye kadar imalat hatasından kaynaklanan arızalar için garanti vermiş bulunmasına, davacının ayıplı tamir hizmetine değil, araçtaki imalat hatasına dayalı zararının tazminini talep etmiş olmasına göre, davalının pasif husumete yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, davacının araçtaki ayıbın imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp olduğunu delil tespiti raporu ile öğrenmiş olması ve TBK'nun 223/2-kinci cümle hükmü uyarınca  ayıp ihbarı niteliğindeki ihtarnameyi hemen davacıya göndermiş olması, yine aracın teslim tarihi olduğu kabul edilen 31/05/2016 tarihinden itibaren TBK'nun 231/1  fıkrası uyarınca işlemeye başlayan iki yıllık zamanaşımı süresinin 30/03/2018 dava tarihi itibariyle dolmamış olması karşısında, davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ve zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı;  mahkemece tüm servis ve tamir kayıtları, tramer kaydı ve delil tespiti raporu da celbedilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, 18.400,00-km kullanılmış araçtaki arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olmadığı, krank kasnağı kamasının kırık olmasının imalat hatası olduğu ve gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, dava konusu edilen onarım faturasındaki kalemlerin bu imalat hatasının neden olduğu motor arızanın giderilmesi için yapılan işlemler olduğu tespit edilmiş olduğuna, rapor denetime açık ve teknik açıdan yeterli bulunduğuna, aracın üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle keşif yapılmasının mümkün olmadığına,  satıştan önce delil tespiti yaptırılması nedeniyle delil karartmadan bahsedilemeyeceğine göre,  davalının mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun, delil tespiti raporunu tekrarı mahiyetinde olduğu, arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olduğuna dair itirazlarının değerlendirilmediği ve ek rapor alınmadığı, araç başında keşif yapılmadığı, tamir faturası tutarının fahiş olduğu, faturada arıza ile ilgisi bulunmayan kalemler bulunduğu yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; bilirkişi tarafından kırank kaması kırığı nedeniyle meydana gelen motor arızasının giderilmesi için yedi günlük süre gerektiğinin, davacının yetmiş üç günlük süre için kazanç kaybı talep edemeyeceğinin tespit edildiği, davalının arızanın bir günlük sürede giderilebileceğine yönelik beyan dışında somut bir delil sunmadığı,  mahkemece günlük kira bedelinin, arızayı kapsayan dönemlerde emsal aracın günlük kira bedelinin ne olabileceğine dair meslek odalarına yazılan yazı cevapları esas alınarak ve gelen cevaplara göre ortalama gelirden daha düşük bir tutar tespit edilerek takdir edildiği, bilirkişi raporundaki tespitten gerekçesi belirtilerek ayrılındığı, TBK'nun 227/2, 114/2 ve 50/2 ve 51/1 fıkraları uyarınca hakimin, zarar miktarının tam olarak tespit edilememesi halinde, somut olayın özelliklerine, olayların olağan akışına göre zarar tutarını hakkaniyete uygun olarak belirleyip, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini de durumun gereğine göre tayin yetkisi bulunduğu, bu tespitler çerçevesinde davalının kazanç kaybına ilişkin mahkemece kabul edilen yedi günlük sürenin ve  takdir edilen günlük kazanç kaybı bedelinin fahiş olduğuna, günlük kira bedelinin bilirkişi raporundan farklı takdir edildiğine,  kazanç kaybının davacı defterleri incelenerek tespit edilmesi gerektiğine yönündeki istinaf sebeplerinin de yerinde bulunmadığı  anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 990,56-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 247,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 742,92‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d49480fe1f60ebeb","SID":"c01309b6892d5e50"}}