{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1715 Esas <br>KARAR NO: 2024/127 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/522 Esas - 2020/848 Karar <br>TARİHİ: 03/12/2020<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkili ile davalı-asıl borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 23.12.2013 tarihinde 3.000.000,00-TL limitli ve 06.12.2013 tarihinde 500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup diğer davalı-borçlular ... ve... Ltd. Şti. ilgili sözleşme limitinde sözleşme kapsamında doğacak sorumluluğa ilişkin olarak müştereken borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, İş bu kredilerden doğan sorumluluğun yerine getirilmemesi sebebiyle, müvekkili, akdedilen sözleşmelerin ilgili maddeleri ve İcra ve İflas Kanunu’nun 68/b maddesi gereği, Beşiktaş ... Noterliği’nin 07.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap özetini içerir ihtarnamesi ile hesabın 30.04.2018 tarihi itibariyle kat edildiğini, davalı-borçlulara ihtar ederek hesap özetine ilişkin borcun ödenmesini talep ettiğini, gönderilen ihtarname neticesinde davalı-borçlularca herhangi bir ödeme yapılmadığını ve herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, ihtarın tebliğine rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili, davalı-borçlular  aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...  Esasına kayıtlı dosyası ile Genel Haciz Yoluyla İlamsız icra takibine geçildiğini, .aşlatılan icra takibi hakkında düzenlenen ödeme emrinin davalı-borçlulara tebliği üzerine, davalı-borçlular tarafından borca, faize  ve fer’ilerine itiraz edildiğini, Davalı-borçluların yapmış olduğu itirazların haksızlığının tespiti ile iptaline ve durdurulan takibin devamına, dava değerinin %20sinden az olmamak kaydıyla davalı-borçluların icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/12/2020 tarih 2019/522 Esas - 2020/848 Karar sayılı kararında; \"Dava, İİK 67 Mad.dayalı olup davalıların hakkındaki icra takibine vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında 323.445,19-TL asıl alacak, 29.648,02-TL hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz, 1.174,01-TL BMSV, 84.860,88-TL hesap kat tarihinden sonraki işlemiş faiz, 4.243,04-TL BSMV ve 492,39-TL masraf olmak üzere 443,863,53-TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 50 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalıların İİK 66 Mad.uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67 mad.belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, alacağın varlığı ve miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişiden 20/08/2020 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi 20/08/2020 tarihli raporunda \" 17/10/2018 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan; 323.445,18-TL asıl alacak, 26.772,84-TL hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz, 1.174,01-TL BMSV , 52.517,84-TL hesap kat tarihinden sonraki işlemiş faiz, 2.625,89-TL BSMV ve 492,39-TL masraf olmak üzere toplam 407.028,16-TL talep edebileceği, davacı bankanın 17/10/2018 takip tarihi itibarı ile davalılardan; Taksitli Ticari Kredi için 323.455,19 TL asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden tamamen tahsiline kadar %31,40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi talep edebileceği, tarafların diğer taleplerinin sayın Mahkemeniz takdirleri içinde kaldığı, \" görüşü bildirilmiştir.Davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmış, alınan raporda 03/11/2020 tarihli raporda \" HGK kararına istinaden temerrüt faiz oranı davacı bankaca talep edilen orandan daha düşük olduğu için, iş bu faiz oranı üzerinden hesaplanan BSMV tutarı da daha düşük olacaktır. Ayrıca davacı bankaca uygulanan ve talep edilen akdi faiz oranı ile tarafımızca hesaplamalarımızda uygulanan akdi faiz oranı aynıdır. Sonuç olarak; bilirkişi kök raporumuzda yapılan tespit ve değerlendirmelerin doğru ve yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.\" görüşü bildirilmiştir. Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı banka ile davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalılardan ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil ve müşterek borçlu olarak genel kredi sözleşmelerini imzalanmış oldukları, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından hesabın kate edilerek ihtarname çekildiği, tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalıların ihtarnamede belirlenen süre sonunda 14.05.2018 tarih itibariyle temerrüde düştükleri, temerrüt tarihine göre uygulanan %15,70 akdi faiz oranının yüzde yüz ilavesi ile %31,40 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen alacak kalemleri üzerinden açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalılarda haksız olduğundan kabul edilen asıl alacak %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,  Davanın Kısmen KABULÜNE, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalılarca yapılan itirazların iptali ile takibin 323.445,18-TL asıl alacak, 26.772,84-TL hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz, 1.174,01-TL BMSV , 52.517,84-TL hesap kat tarihinden sonraki işlemiş faiz, 2.625,89-TL BSMV ve 492,39-TL masraf olmak üzere 407.028,16-TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 31,40 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalılardan tahsiline,  2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 27.804,09 TL nispi harçtan peşin  alınan 5.360,76 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 22.443,33 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; banka kayıtlarının yasal delil hükmünde olduğunu, Bilirkişi ek ve kök raporlarında, \"dava konusu taksitli kredi için, sözleşmenin temerrüt maddesine istinaden uygulanan %15,70 akdi faiz oranının yüzde yüz ilavesi oranında temerrüt faiz oranı %31,40 oranına denk gelmekte olup işbu oranın talep edilebileceği, davacı bankanın talep ettiği %50 temerrüt faiz oranının talep edilemeyeceği\" tespitinin yer aldığını; ancak bilirkişi tarafından %31,40 olarak hesaplanan temerrüt faizinin hiçbir dayanağının olmadığını, Usulüne uygun olarak tutulmuş olan banka kayıtlarının yasal delil hükmünde olduğunu; müvekkili banka kayıtları incelendiğinde,  davaya konu kredi sözleşmesinin faize ilişkin maddeleri ve müvekkili bankanın Merkez Bankası'na  göndermiş olduğu faiz bildirim yazıları gereği takibe konu alacak kalemlerinden asıl alacak kısmına %50 oranında faiz uygulanmasının hukuka aykırı bir yanının olmadığının görüleceğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8/1. Maddesinde ''Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.'' ve 9.maddesinde açıkça ''Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır'' denildiğini; Kanunun 9.maddesi gereği ilgili mevzuat olarak anlaşılması istenen 3095 sayılı Kanuni ve Temerrüt Faizine ilişkin kanun olacaktır ki bu kanun karşısında ticari işler için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 8/1 ve 9.maddeleri özel hüküm niteliğinde olduğundan, davaya konu iş bu hükümlerin uygulanmasının kabulü gerektiğini; bu nedenle müvekkili banka tarafından davaya konu sözleşmelerde ve davalı-borçlulara gönderilen kat ihtarında da açıklanan %50 oranındaki temerrüt faizinin hukuka uygun olduğunu, Davalı tarafa gönderilen hesap özetini içerir ihtarname ile hesabın 30/04/2018 tarihi itibariyle kat edildiğinin ihtar edildiğini; hem sözleşmede hem de söz konusu bu ihtarnamede davalı/borçlulara temerrüt faizi olarak %50 faiz uygulanacağının ihtar edildiğini; davalı/borçluların itiraz etmediği bu belgelerin İİK 68/b maddesi gereğince aynı kanunun 68. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen ''noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içerir belge'' niteliğini kazandığını, Müvekkili banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilen faiz bildirim yazıları da incelendiğinde görüleceği üzere banka kayıtları ile uygulanan temerrüt faizinin örtüşeceğinin tespit edileceğini; bu nedenle yasal delil niteliğindeki banka kayıtlarında yer alan meblağ ve oranlar dikkate alınmaksızın tanzim edilmiş olan raporun hükme esas alınmış olmasının kabul edilemeyeceğini,  bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde dikkate alınmayan bir diğer hususun ise Merkez Bankasına gönderilen faiz bildirim yazıları olduğunu, bu durumun bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda istenen faiz oranıyla bildirilen faiz oranı arasında farklılığın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini,  bilirkişi tarafından yapılan incelemede Merkez Bankası'na gönderilen faiz bildirim yazılarının dikkate alınmış olsaydı istenen faiz oranıyla bildirilen faiz oranı arasında bir fark bulunmadığı hususunun açıklık kazanacağını,  BSMV ve akdi faiz oranının bilirkişi raporunda hatalı olarak hesaplandığını, müvekkili banka tarafından davalı-borçlulardan talep edilen %5 oranındaki faiz BSMV'si davaya konu kredi sözleşmelerin vergi ve faize ilişkin maddesi gereği talep edildiğini; tarafların sözleşmeyi imzalayarak bu meblağdan sorumlu olacaklarını kabul ve taahhüt ettiklerini; davalı-borçluların, kendilerine gönderilen hesap kat ihtarnamesine hiçbir itirazda bulunmadıklarını; bu nedenle İcra ve İflas Kanunu'nun 68/b-3.maddesi gereği söz konusu ihtara ek olarak gönderilen hesap özetinde talep edilen meblağların kesinleşmiş olduğunu, Müvekkili bankanın %5 oranındaki faiz BSMV'sini davalı-borçlulardan talep ettiğini; her ne kadar bilirkişi kök ve ek raporunda da BSMV oranını %5 olarak tespit etmiş olsa da  BSMV oranının temerrüt faiz oranı üzerinden %5 olarak hesaplanması gerektiğini, temerrüt faiz oranının bilirkişi tarafından %31,40 olarak hatalı tespit edildiğinden müvekkili bankanın talep ettiği tutar ile bilirkişi raporundaki hesabın örtüşmediğini, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde davalı/borçlulara gönderilen ihtarnamenin de İİK 68/b maddesi gereğince aynı kanunun 68/1 maddesindeki  ''noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içerir belge'' olduğu hususu dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini, Bilirkişinin yerinde inceleme yapmadığını; mahkeme tarafından yapılmış olan 27/02/2020 tarihli ön inceleme duruşmasının 5 numaralı ara kararı gereği dosyanın incelenmek üzere bilirkişiye tevdii edildiğini, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiğini ancak kök ve ek raporlardan da anlaşılacağı üzere bilirkişinin yerinde inceleme yetkisini kullanmadığını; sadece kendisine gönderilen ve dosya kapsamındaki belgeler ile rapor oluşturduğunu;  yine bilirkişice hazırlanan ek raporun, gerekli araştırmalar yapılmaksızın özensiz bir biçimde hazırlanmış olan bilirkişi kök raporunun basit bir kopyası olmaktan öteye gidemediğini; bu nedenle salt bilirkişi raporlarında yer alan eksik incelemeler sonucu tespit edilmiş olan alacak kalemlerinin dikkate alınmasının  kabul edilemeyeceğini, İleri sürerek, yerel mahkeme kararının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi yönünde verilen karar bakımından kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı kredi alacağının, kredi lehdarı ve müteselsil kefillerden tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından, tespit edilen temerrüt faizi oranına ve bu oran esas alınarak hesaplanan faiz ve BSMV tutarları yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı ile davalı .. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında bağıtlanan 23/12/2023 tarihli 3.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine diğer davalıların aynı limitle müteselsil kefil oldukları, sözleşme kapsamında davalı kredi lehdarı şirkete 26/10/2016 tarihinde 728.620,18-TL tutarlı 36 ay vadeli yıllık %15,70-TL akdi faiz oranı ile taksitli kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davalılara kat ihtarının tebliğ edildiği, davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine haklarında takip başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının yıllık  %50 olduğu, borca ve faize haksız itiraz edildiği iddiası ile ikame edilen iş bu davada; davacı vekili tarafından genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, tebliğ şerhleri, ticari kredi kullandırım belgeleri ve ödeme planının aslı gibidir şerhli örneklerinin dosyaya sunulduğu, mahkemece dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği ve dosya üzerinde inceleme yaptırılarak kök rapor alındığı, davacının itirazları üzerine yine dosya üzerinden inceleme yaptırılarak ek rapor alındığı anlaşılmıştır. Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 33.2 maddesi ile; temerrüt halinde, alacağa temerrüt tarihinden borcun ödeneceği tarihe dek, bankanın temerrüt tarihindeki, kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının % 100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmış olup,   sözleşmeye göre davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği ticari kredi faiz oranlarından en yüksek olanının, temerrüt faizi oranı tespitinde esas alınması mümkün değildir. Kaldı ki davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğünün aksine,  dosyaya temerrüt tarihi itibariyle bankaca TCMB'ye bildirilmiş azami akdi faiz oranları da sunulmamıştır. Bilirkişi tarafından dava konusu krediye ilişkin banka kayıtları bankadan celp edilerek rapor hazırlanmış ise de, sözleşmenin 33.2 maddesine uygun şekilde   ilgili banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak banka kayıtları incelenip, temerrüt tarihinde, davacı bankanın dava konusu krediye emsal nitelikteki kredilere  fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenmemiş, mahkeme de bu yönde bir araştırma yapmamıştır.  Bilirkişinin, açıklandığı şekilde inceleme yapmaksızın, dava konusu kredi akdi faiz oranına %100 ilave ile temerrüt faiz oranını belirlenmesi ve mahkemece bu oran ile bu orana dayalı yapılan hesaplamanın hükme esas alınması yerinde olmamış, davacı vekilinin temerrüt faiz oranına ve işlemiş temerrüt faizi ile BSMV tutarına dair istinaf  sebebi bu yönden yerinde bulunmuştur(Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar). Mahkemece yapılacak iş,  davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik itirazları da değerlendirilmek üzere, bankacı bilirkişiye banka defterleri ve ilgili banka şubesi kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, davacı bankanın dava konusu krediye emsal nitelikteki kredilere temerrüt tarihi itibariyle fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranını belirlemesinin ve sözleşmenin 33.2 fıkrasına bu orana %100 ilave ile tespit edeceği yıllık temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapmasının istenmesi, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç itibariyle, davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemeye iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 03/12/2020 tarih ve 2019/522 Esas - 2020/848 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6027ac8825ea23d","SID":"058fbe2992e2a1e4"}}