{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1680 - 2024/15<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1680 <br>KARAR NO\t: 2024/15<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/585 E.  -  2021/383 K.<br><br>ASIL DAVADA DAVACI<br>KARŞI DAVADA DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>ASIL DAVADA DAVALI <br>KARŞI DAVADA DAVACI    <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali ve Cezai Şart<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/06/2021 tarih ve 2019/585 E. - 2021/383 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı karşı davada davacı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 27/06/2018 tarihli Personel Taşıma  Hizmet Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında taşımanın  TPO-Keçiören Asfalt Güzergahı olarak kararlaştırıldığı halde, daha sonra ek olarak Keçiören Ovacık güzergahına kadar hattın fiili olarak uzatıldığını, müvekkiline söz konusu ilave güzergahın geçici bir süre için olduğunu ve idare edilmesi gerektiğini, ücretinin ödeneceğinin söylenmesi nedeniyle müvekkilinin bu durumu kabul ettiğini, ancak bu hizmetlerin karşılığı ilave ücretin ödenmediğini, söz konusu durumun süreklilik arz ettiğini, yine akaryakıt fiyat artışı  hususunda da ücrete yansıtma yapılmaması karşısında iki haftalık süre verilerek sözleşmenin feshinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ödenmeyen hizmet karşılığı fatura alacaklarının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/7467 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın % 20'sinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 27/06/2018 tarihli sözleşmeyi süresinden önce haksız feshetmesi sebebiyle sözleşmenin 5. maddesi gereğince 25.000,00 TL cezai şart alacaklarının  bulunduğunu, bu hususun taraflar arasındaki sözleşme, ihale dokümanları ihtarnameler  ve müvekkili ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı dava dilekçesinde ise, müvekkili şirketin sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklerini aksatmadan yerine getirmiş olmasına rağmen davacı-k.davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi, sözleşmeye aykırı olarak haklı bir sebebe dayanmaksızın süresinden önce feshederek 01.01.2019 tarihi itibariyle işi bıraktığını, bu nedenle sözleşmenin 5. maddesi uyarınca cezai şart alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek ne dayanarak ve  fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak  şimdilik  25.000,00 TL tazminatın  ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini ve sözleşmede öngörüldüğü üzere 2 hafta öncesinden işi bırakacağını ve sözleşmeyi feshettiğini, yerine servis ayarlamasını bildirdiğini, bu süre zarfında da servisinin çalışmaya devam ettiğini, sürenin bitimine kadar ikame araç ayarlamanın tamamen davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu, ikame aracın ayarlanamamasından kaynaklanan zarardan müvekkilin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 27/06/2018 tarihinde servis hizmeti sözleşmesinin imzalandığı, yüklenicinin sözleşmede belirtilen Keçiören - TPO güzergahı yerine, daha uzak bir hat olan Ufuktepe - TPO güzergahında sözleşmenin başlangıcından itibaren (sözleşmenin  davalı tarafından ihtar edildiği ve sonlanacağını belirttiği tarihe kadar) 6 ay süre ile çalıştığı, sözleşmede akaryakıtta meydana gelen değişikliklerle ilgili tarafların görüşme yapacakları ve buna göre uygulama yapılacağının kararlaştırıldığı halde, yükleniciye getirilen külfetin karşılığının ödenmediği, yüklenici ... sözleşmenin 12. maddesine uygun olarak yaptığı ihtara rağmen de ödenmediğinden  sözleşmenin feshini haklı olduğu, bakiye iş bedeline ait iki adet faturanın da ödenmediği, söz konusu 2 adet faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup, fatura konusu hizmetin yerine getirildiğine dair bir  uyuşmazlık bulunmadığı, ayrıca işverenin söz konusu araca ilişkin olarak akaryakıt firmalarına yaptığı toplam 1.500,00 TL'lik ödemenin sözleşme kapsamında fatura düzenlenerek yükleniciden talep edilebilecek ise de, işverenin söz konusu faturayı düzenlemediği, bu nedenle bu ödemenin borcuna mahsup edemeyeceği, yine sözleşmenin 12. maddesi kapsamında yüklenicinin feshinin haklı olduğu, bu nedenle işverenin sözleşmenin 5. maddesi kapsamında tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davacının davasının kısmen kabulüyle, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7467 esas sayılı dosyasında, davalının 18.279,30 TL asıl alacağa 1.190,05 TL işlemiş faize yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanarak tahsiline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 3.893,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davada; davacının davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşı dava yönünden, müvekkili şirket ile davacı-karşı davalı arasında, TPO personelinin taşıma hizmetine ilişkin, 27.06.2018 tarihli Sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde; “Sözleşmede belirtilen haller dışında sözleşmeden vazgeçen veya sözleşme imzalandıktan sonra yüklenicinin (araç sahibinin) anılan işe başlamaması veya işe başlayıp bırakması halinde 25.000,00-TL tutarındaki tazmin bedelini peşinen ödemeyi kabul eder” hükmünün düzenlendiğini, buna rağmen davacı-karşı davalı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi, sözleşmeye aykırı olarak, haklı bir sebebe dayanmaksızın süresinden önce feshettiğini, bu sebeple de müvekkilinin, davacı-karşı davalıdan 25.000,00-TL tutarında alacağının bulunduğunu, davacı-karşı davalının ilk fesih ihtarı ile bağlı olduğunu ve ilk feshin sözleşmeye aykırı bulunduğunu, davacı-karşı davalının aynı sözleşmeye dair iki ayrı fesih ihtarı olduğunu 14.12.2018 tarihli ihtarnamesinde; “akaryakıtta meydana gelen değişikliklerin günlük ücrete yansıtılmaması” gerekçesi ile işi bırakacağını, 26.12.2018 tarihli ihtarnamesinde ise; “sözleşmenin ifa tarihinden itibaren tpo-ufuktepe arasındaki güzergahta çalıştırılması ve fazla yapılan işe ilişkin herhangi bir ücret ödenmemesi” gerekçesi ile işi bırakacağını ihtar ettiğini, her iki fesih ihtarındaki sebebin de  de birbirinden farklı olduğunu, davacının, müvekkile ilk göndermiş olduğu 14.12.2018 tarihli ihtarnamesinde gösterdiği fesih sebebi kendisini bağlayacağını, bu fesih nedeninin daha sonraki bir ihtarnameyle değiştirilmesi ve genişletilmesinin mümkün olmadığını, davacı-karşı davalının, akaryakıt ücretlerine ilişkin müvekkilden herhangi bir talepte bulunmadan ve bu hususta taraflar arasında görüşme yapılmadan doğrudan sözleşmeyi feshetmesi, sözleşme hükümlerine aykırıdır ve haksız olduğunu, davacının ikinci feshinin süresinde olmadığını, sözleşmenin 12. maddesinde düzenlenen iki haftalık bildirim süresine uyulmadığını, davacının ikinci feshindeki iddiasının çelişkili olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu, davacının feshinin, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davayı ispat için dayanılan deliller toplanmadan hüküm verildiğini, asıl dava yönünden, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, arabuluculuk son tutanağında tarafların anlaştıkları ya da anlaşamadıkları alacak kalemlerinin tek tek ve açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, davacının davasının, dava şartı yokluğundan reddine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar hukuka, kanuna ve uygulamaya aykırı olduğunu, gerekçe eksikliği bulunduğunu, davacının müvekkilden alacağının bulunmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali, karşı dava ise taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, arabuluculuk tutanağının somut uyuşmazlık için düzenlendiğinin anlaşıldığı, usule uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinden farklı olarak yüklenicinin sözleşmede belirtilen Keçiören - TPO güzergahı yerine, daha uzak bir hat olan Ufuktepe -TPO güzergahında  sözleşmenin başlangıcından itibaren 6 ay süre ile çalıştığı, yükleniciye getirilen bu fazla edimin karşılığının ödenmediği, yüklenicinin sözleşmenin 12. maddesine uygun olarak ihtarda bulunduğu, bu ihtara rağmen ödenme yapılmaması nedeni ile sözleşmenin feshininin haklı olduğu, bu nedenle de sözleşmenin 5. maddesi kapsamında karşı davada cezai şart talep edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı karşı davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı karşı davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl dava yönünden alınması gereken 1.329,95-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 333,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 996,95‬-TL'nin davalı karşı davacı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Karşı dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬‬0-TL'nin davalı karşı davacı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf aşamasında davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d258ae02fc60878f","SID":"ad3b96ef77d6c9b7"}}