{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2499 <br>KARAR NO: 2024/48<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2016/220 Esas - 2021/649 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kay. Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 22.12.2010 günü saat 06:50 de Ankara, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi ... nolu caddesinde ... plaka sayılı araç ile sisli havada seyretmekte olan sürücü ..., ... Sitesi önüne geldiğinde yerde yol üzerinde dikey halde bulunan demir mazgala aracının ön ve alt kısımlarıyla çarpmak zorunda kalması şeklinde gelişen olay sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası araçta oluşan hasarın giderilmesi amacı ile   davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı (asıl alacağın 6.693,52 TL olarak belirtildiği) dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın asgari %20'si kadar icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının yönetiminde olan ... plakalı aracın, 2918 sayılı kanunun 52/1-a maddesince kural ihlalinde bulunup bulunmadığı yani hızını azaltması gerekirken azaltıp azaltmadığının araştırılması gerektiğini,  zaten kazanın şehiriçi hız limitleri içinde gerçekleştiği takdirde ciddi bir hasara sebep olamayacağının hayatın genel akışı kuralları dahilinde olduğunu, meydana gelen kazada yol bakım ve onarımından sorumlu olan kuruluşun kusuru olsa bile, araç sürücülerinin hızlarını hava ve yol şartlarına uygun biçimde ayarlamaları gerekir hükmü gereğince davacının kusurunun araştırılması gerektiğini belirterek kurumun kusurlu olarak gösterilmesini kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacının davasının kısmen kabulü ile;  İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... takip sayılı icra dosyasına davalının 6.693,73 TL asıl alacak ve 876,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.570,15  TL ye yönelik yaptığı  itirazın iptaline; takibin toplam 7.570,15 TL üzerinden  aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; idarenin kısmen aleyhine kurulan mahkeme kararının hukuki dayanağının olmadığını, 2918 Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. \"Karayolları Genel Müdürlüğünün Yapım ve Bakımından sorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri alma ve aldırmanın\" idarenin (KGM) görev ve yetkileri arasında bulunduğuna işaret edildiğini, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün teşkilat ve görevleri hakkındaki Kanunun 4.md. \"Hazırlayacağı programlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme\" Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasında gösterildiğini, T.C. Anayasası'nın 125 /son md. \"idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu\" kuralına bağlandığını, dava konusu olayla ilgili olarak idarenin bir kusuru bulunmadığı gibi, kusursuz sorumluluğun da olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 22.12.2010 günü saat 06.50'de Ankara, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi ... nolu caddesinde ... plaka sayılı araç ile sisli havada seyretmekte olan sürücü ..., ... Sitesi önüne geldiğinde yerde yol üzerinde dikey halde bulunan demir mazgala aracının ön ve alt kısımlarıyla çarpması şeklinde gelişen olay sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğundan kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü 27/04/2018 tarihli yazı cevabında,  Yenimahalle Su Ve Kanalizasyon Müdürlüğü sorumluluk sahası içerisinde bulunmakta olan bütün rögar kapağı ve ızgaraların bakım ve denetiminin kuruma ait olduğu, Yenimahalle Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü olarak Yenimahalle İlçesi ... Mahallesi ... cadde içerisinden yapılan incelemede 22.10.2010 tarihinde iddia edilen kaza saatinden önce Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü haber alma birimine herhangi bir kapak -ızgara arızası bildirilmediği, herhangi bir kapak - ızgara çalışması olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/8066 Esas- 2017/1167 Karar ile \"2560 sayılı İSKİ Kanunu’nun 25. maddesinde  “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece ...’nin bakım ve denetim görevi bulunduğu gözetilmeden hasara ilişkin sorumluluğun ilgili Belediye Başkanlığına ait olduğu, davalı ...’nin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır. Davalı ile dava dışı ilgili belediye arasındaki iç ilişki sorumluluğu, zarar gören üçüncü kişi olan sigortalının halefi davacı sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceğinden mülga 818 sayılı B.K'nun 58. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olmasına göre, kusursuz sorumluluğu bulunan davalının eylemi ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.\" belirlemesinde bulunmuştur. Somut olayda, Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü 27/04/2018 tarihli yazı cevabında,  Yenimahalle Su Ve Kanalizasyon Müdürlüğü sorumluluk sahası içerisinde bulunmakta olan bütün rögar kapağı ve ızgaraların bakım ve denetiminin kuruma ait olduğu, Yenimahalle Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü olarak ... İlçesi ... Mahallesi ... cadde içerisinden yapılan incelemede 22.10.2010 tarihinde iddia edilen kaza saatinden önce Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü haber alma birimine herhangi bir kapak -ızgara arızası bildirilmediği, herhangi bir kapak - ızgara çalışması olmadığı belirtilmiş olmakla  818 sayılı B.K'nun 58. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olmasına göre, kusursuz sorumluluğu bulunan davalının eylemi ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan, Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda  hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle;  davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 517,12 TL harçtan peşin alınan 129,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 387,84 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79eeda3a7d27b3e7","SID":"4a4e76fa84ebad7c"}}