{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1563 <br>KARAR NO\t: 2024/9<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                 \t         K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/217 E.  -  2021/142 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali İle Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/04/2021 tarih ve 2020/217 E. - 2021/142 K. sayılı kararın ve 2020/217 Esas ve 15/02/2021 Tarihli ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tasarrufa dayalı finans sistemi alanında faaliyette bulunan ... A.Ş.'nin tek ortağı ve başkanı olduğunu, söz konusu faaliyet alanında kullanmak üzere 2019/08191 sayılı markayı tescil ettirmek için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından adına tescilli önceki tarihli markalara dayanılarak itiraz edildiğini, itirazın davalı Kurum tarafından kabul edilerek müvekkilinin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, söz konusu karara karşı davacı tarafından yapılan itirazın da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, dava konusu kararda reddedilen mal ve hizmetlerin belirtilmediğini ve bu konunun muğlak bırakıldığını, kararda sadece başvurunun reddedildiğinin belirtildiğini, dolayısı ile müvekkilinin markasının “sigorta hizmetleri; finansal ve parasal hizmetler” bakımından reddedilmediğinin kabulünün gerektiğini, davalının redde gerekçe markalarında herkesin kullanımına açık ... kelimesinin kullanıldığını ve bu ibarenin esasen tescil edilemeyecek ... ibare olduğunu, SMK madde 5/1-c gereğince bu ibarenin tanımlayıcı ... ibare olmakla tescil edilemeyeceğini, ayırt edici niteliği bulunmayan markaların sahiplerinin bu ibarelerin kullanımını engelleyemeyeceğini, bu durumun SMK madde 7/5-b’de hüküm altına alındığını, davalı şirketin tek başına cins isim olan ... kelimesine dayanarak davacı şirketin markasının tescilini önlemeye çalıştığını, bu ibarenin sistem açısından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, herkesin kullanımına açık olduğunu ileri sürerek, öncelikle davalı adına tescilli bulunan alan adının kullanımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, YİDK’nın 2020-M-4412 sayılı kararının iptaline, YİDK kararına mesnet teşkil eden 2018 81031 ve 2017 85608 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, davacının YİDK’nin iptali ile hükümsüzlük talebini aynı davada talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin redde mesnet markalarının ... ve ... şeklinde çeşitli ayırt edici unsurları içerdiğini, davacının markasının tescilinin mümkün olmadığını, söz konusu ibarenin tek başına anılan sektör için ayırt edici olmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 2019/08191 sayılı marka başvurusu ile davalı şirketin itirazına mesnet 2018 81031 ve 2017 85608 sayılı markalarının benzer olduğu, davacının dava konusu 2019/08191 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan emtianın davalı şirketin itirazına mesnet 2018 81031 ve 2017 85608 sayılı markalarının kapsamında aynı/benzer olacak şekilde yer aldığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğu, davalının 2018/81031, 2017/85608 sayılı markalarının ayırt edici niteliğinin bulunduğu, diğer yandan davanın konusun YİDK kararının iptali ve davalının itiraza mesnet markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, davanın konusu ile ihtiyati tedbirin konusunun farklı olduğu, ihtiyati tedbire muhatap olan ... yönetiminin davada taraf da olmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin, YİDK'nın iptali yönünden açılan davanın reddine, davalı şirkete ait 2018/81031 ve 2017/85608 sayılı markaların hükümsüzlüğü yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... ibaresinin ayırt edici ibare olmadığı hususunun, mahkeme tarafından iltibas değerlendirmesinde hiç tartışılmadığını, davalı markalarının hükümsüzlüğü değerlendirilmesinde üstü kapalı ... şekilde kabul edilerek, çelişki yaratıldığını, ... ibaresinin, tasarrufa dayalı finans sistemi alanında ayırt edici ... ibare olmadığını, ... ibaresi ayırt edici olmayan ... ibare olup, markaların karşılaştırılmasında göz önünde bulundurulamayacağını, doğrudan doğruya kullanıldığı sektörün adını taşıyan ... ibarenin zayıf değil ayırt edicilikten yoksun olduğunu, gerek Yargıtay, gerek ABAD kararlarında vasıf bildiren ve ayırt edici olmayan ibarelerin karşılaştırmanın dışında tutulduğunu, müvekkilinin markasının sanki sadece ... ibaresinden oluşuyormuş gibi hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına yönelik olarak da, marka başvuru sürecinin devam ettiğini, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin telafisi güç zararlar yaşayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasını, talepleri gibi tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu 2019/08191 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin itirazına mesnet 2018 81031 ve 2017 85608 sayılı \"... ...\" ve \"... ...\" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ... benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbiri ile aynı olduğu, diğer yandan davacının dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan emtianın davalı şirketin itirazına mesnet 2018 81031 ve 2017 85608 sayılı markalarının kapsamında aynı/benzer olacak şekilde yer aldığı, davalının 2018/81031, 2017/85608 sayılı markalarının ayırt edici niteliğinin bulunduğu, diğer yandan davanın konusun YİDK kararının iptali ve davalının itiraza mesnet markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, davanın konusu ile ihtiyati tedbirin konusunun farklı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ve esasa yönelik karara yönelik istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin, ihtiyati tedbir ve esasa yönelik kararlara ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca esas yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca ihtiyati tedbir yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a664291adbf97016","SID":"0436eebc6fdd432a"}}