{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 07/09/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas <br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACILAR: 1- <br>\t\t  2-<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN <br>KARŞI TARAF DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/11/2023<br>İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 07/09/2023 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire  itirazın reddine ilişkin ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, karşı taraf davalı tarafından Konya . ATM'nin ... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebine konu edilen 16.07.2023 vade tarihli,.....seri nolu, 250.000,00 TL bedelli çekin, çalıntı ve sahte cirolu olduğunu, müvekkillerinin borçlu olmadığını, çek arkasında bulunan müvekkil ... Ltd. Şti.'ne ithafen atılan ciro, kaşe ve imzanın sahte olduğunu, ihtiyati hacze konu çekin çalıntı ve ciro silsilesinin sahtelik nedeniyle kopuk olduğunu, davalının, müvekkili şirketlerden sebepsiz zenginleşme amacıyla hareket ettiklerini, dava konusu çek ve diğer çeklerin çalınmasının anlaşılması ile 19.04.2023 tarihinde şikayette bulunulduğunu, akabinde Bakırköy . ATM'de çek iptali davası açılarak ticaret sicil gazetesinde ilanlarının yapıldığını ve davanın derdest olduğunu, davaya konu çekin suça konu olması ve çek arkasında bulunan ...Ltd. Şti.'ne ait kaşe ve kaşe üzerindeki imzanın sahteliği nedeniyle HMK'nın 209. maddesi şartları yasal olarak oluştuğundan her iki müvekkili yönünden yine aynı Yasanın 389. maddesi gereği teminatsız olarak dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"... İhtiyati tedbir talep edenler vekilinin dilekçesi ve ekleri incelenmesi sonucunda, yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada sağlanmış olması, ihtiyati tedbir isteyenin muhtemel haklarının güvence altına alınması yönünden gecikmesinde sakınca görülmesi, tedbir talep edenin davayı kazanması halinde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalacağı meblağı geri alamama ihtimali bulunması ve işin aciliyeti nedenleriyle, dosyadaki delil durumuna göre %15 oranında teminat karşılığında talep eden davacılar hakkında yapılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına gerektiği...\" gerekçesiyle, davacılar vekilinin  ihtiyati tedbir talebinin, % 15 teminat yatırılması şartıyla kabulüne, tedbir talep tarihi olan 03/08/2023 tarihinden sonra talep konusu  16/07/2023 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli senede istinaden talep eden hakkında icra takibi başlatılması halinde, İİK'nın 72/2. maddesi gereğince takibin sadece talep sahipleri yönünden tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, davacı... A.Ş.'nin keşideci olması ve çekteki imzaya açıkca itiraz etmediği cihetiyle eldeki davada davacı keşideci şirket yönünden davanın tefrik edilmesi ve başka bir esasa kaydedilmesi gerektiğini, öte yandan davacı keşideci şirketin imza itirazında bulunmaması  nedeniyle  eldeki davayı ikame etmesinde hukuki bir yararı bulunmadığını, somut olayda takip dayanağı çek incelendiğinde fiziken birbirini takip eden cirolar olduğunu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, keşideci tarafından çekteki imzaya itiraz edilmediğine göre artık ciro silsilesinin kopukluğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, davacı keşideci ... A.Ş.  yönünden verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece,  \"... 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu'nun 72/2 maddesine göre icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında açılacak olan icra takibinin durdurulması hakkında davacılar vekilinin talebi Mahkememizce yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, ihtiyati tedbir isteyenin muhtemel haklarının güvence altına alınması yönünden gecikmesinde sakınca görülmesi, tedbir talep edenin davayı kazanması halinde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalacağı meblağı geri alamama ihtimali bulunması, işin aciliyeti, dava konusuna yönelik davacı ..... şirketi vekilinin  şikayeti üzerine  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunun cevabi yazı ile bildirilmiş olması nedenleriyle ve dosyadaki diğer delil durumuna göre kabul edilmiştir. <br> Dolayısı ile verilen ihtiyati tedbir kararı mer'i mevzuat hükümlerine uygun olduğundan dolayı ihtiyati tedbire itirazın reddine...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili, davacı keşideci şirketin imza itirazında bulunmaması nedeniyle işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığından keşideci davacı ..... A.Ş. yönünden tedbirin kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, ciro silsilesinin kopuk olması ve müvekkilinin meşru hamil olmadığı gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığını zira, ciro silsilesinin kopukluğunun davacı keşideci tarafından ileri sürülemeyeceğini, keşideci şirketin çekten sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, takip dayanağı çek incelendiğinde fiziken birbirini takip eden cirolar olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, keşideci şirket yönünden ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, davacı keşideci şirket yönünden yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü,<br>HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü,<br>HMK'nın 394. maddesinde ''Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. <br> İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. <br> İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. <br> İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.<br> İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.'' hükmü,<br>Aynı Yasa'nın  396. maddesinde de  '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.  İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü bulunmaktadır.<br>Ayrıca, İİK'nın 72/2 maddesinde '' İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' anılan Yasanın 72/3 maddesinde de ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. '' hükümleri yer almaktadır. <br><br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, davacıların ihtiyati tedbir talebi yönünden dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, HMK'nın 389. ve 390. ile İİK'nın 72. madde koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/11/2023 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan .                 Üye .                       Üye .                  Katip .<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br>        (muhalif)<br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Davacıların; davaya konu keşidecisi davacı ..... ve Tic. A.Ş, lehtarı davacı .. Ltd. Şti. olan, 250.000,00 TL meblağlı çekin çalındığı, lehtar adına sahte olarak ciro edildiğini, söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünden tedbir kararı verilmesini talep ettikleri, <br>İlk derece mahkemesince, ayrım yapılmadan, her iki davacı yönünden İİK'nın 72/2. maddesi gereğince belirtilen çeke dayalı olarak icra takibinin başlatılması halinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, karara yönelik davalının itirazının reddine karar verildiği, karara karşı istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmış olup, dava dilekçesinde geçici hukuki koruma talebine dayanak olarak, çeklerin çalındığı ve lehtar adına sahte olarak cirolandığı sebebinin belirtildiği anlaşıldığından; ilk derece mahkemesince, lehtar .... Tic. A.Ş.'nin sahtelik iddiasına dayanarak tedbir talebini kabul ve itirazı reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmasa da; keşidecinin imzaya yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı nazara alınmadan keşideci yönünden de tedbir talebinin kabul edilmesi ve itirazın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından;<br>Davalının, davacı keşideci .... ve Ltd. Şti.'ne yönelik istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun istinaf talebinin esastan reddine yönelik görüşüne katılmıyorum. <br><br>Başkan.<br>e-imzalıdır  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03ed89f56347ab5b","SID":"e654fc96b7d24901"}}