{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/1628 - 2024/20<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1628 <br>KARAR NO\t: 2024/20<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/234 Esas 2022/208 Karar<br><br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde, 18/11/2019 tarihinde davacı sürücü ...’nun, kuzeni olan diğer davacı ...’ya ait olan araç ile seyri sırasında, araçla kırmızı ışıkta durmakta olan dava dışı ...’in sevk ve idaresinde olan araca arkadan çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın gerçekleştiği esnada davacıların aracında bulunan ... isimli yolcunun yaralandığını,kazaya karışan ve sürücüsü ... olan aracın ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğini, kazada yaralanan  yolcu ...'in davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine kendisine davalı sigorta şirketi tarafından 14.770,00 TL  tutarında  tazminat ödendiğini, bunun üzerine davalı sigorta şirketinin  toplam 14.846,48 TL tutarında alacağa ilişkin davacılar aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davacıların itiraz süresini kaçırması sebebiyle icra takibinin kesinleştiğini, olayda ZMSS Genel Şartlarının B.4. Bölümde düzenlenen rücu şartlarından hiçbirinin gerçekleşmediğini, davacı sürücü ...’ın kazanın olduğu esnada sürücü konumunda olduğunu, kazanın ardından olay yerinden ayrılmadığını, ayrıca sürücünün kaza mahallini terk etmesinin tek başına rücu sebebi olmadığını belirterek davacıların davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, Ankara 29. İcra Dairesi’nin 2020/99229 Esas sayılı takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep  etmiştir.  <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın kabulüne, davacıların  davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9929 Esas sayılı takibin iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı ...’ya ait olan aracın davalı şirket nezdinde ZMM sigorta poliçesi ile sigortalandığını,kaza anında sürücüsü tespit edilemeyen bu aracın 18.11.2019 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle dava dışı ...’in yaralanarak malul kaldığını,araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiğini,kaza sonucu dava dışı ...' de oluşan maluliyet nedeniyle davalı şirket tarafından bu kişiye 14.770 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin rücuu için davacılara ihtarname gönderilmiş ise de davacılar tarafından ödeme yapılmadığından davalı sigorta şirketi tarafından davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacılar icra takibine itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, somut olayda; davalının, davacıya ait aracın ZMM sigorta poliçesini düzenleyen şirket olduğunu, bu suretle davaya konu istemin, taraflar arasındaki trafik sigorta sözleşmesine dayanması nedeniyle davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğini, kaza tespit tutanağı içeriğinde, sürücüsü tespit edilemeyen  şahsın idaresindeki aracın kazaya sebep olduğunun, kaza mahallinde bulunan ...'nun B sınıfı ehliyete sahip ve araç sürücüsü olduğunu beyan ettiğini ancak, KGYS görüntüleri incelendiğinde, kamera görüntülerindeki kişiyle eşgal ve kıyafetlerin uyuşmadığı kanaatine varıldığının belirtildiğini, mahkemece olay yerini gösteren KGYS kamera görüntülerinin detaylı çözümleri yaptırılıp buna ilişkin bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketinin araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve alkol durumunun tespit edilememesi nedeniyle rucu hakkını kullandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava; davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören (3.kişi) hak sahibine ödenen tazminatın, ZMMS poliçesi kapsamında kendi sigortalısından ve aracı kullanandan rücuen tazmini amacıyla davacılar aleyhine girişilen icra takibine ilişkin davacıların borçlu olmadıklarının tespit ve icra takibinin iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir.<br>\tDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılması zorunlu olan sigortalardandır. Zorunlu sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.<br>\tÖte yandan 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde Kanun’un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.<br>\tAsliye Hukuk Mahkemeleri, Tüketici Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargılama usulleri, tarafların sorumlu olduğu harçlar ve vekalet ücretleri yönünden uygulama usulleri farklıdır. <br>\t Görev hususu dava şartlarından ve kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.<br>\tSomut olayda; davalı sigorta şirketi, ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın  karıştığı trafik kazası nedeniyle, zarar görene poliçe kapsamında yaptığı ödemelerin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davacı sürücü ve işleten/sigortalıdan tahsili amacıyla davacılar aleyhine icra takibi başlatmış, eldeki dava ile de davacılar tarafından anılan takibe ilişkin davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Davacı sigortalı ...  ile davalı sigorta şirketi arasında akdi bir ilişki olup davacı ...’ın (dolayısıyla diğer davacı sürücünün) sorumluluğunun kaynağı davalıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılık olarak gösterilmektedir.Bir başka ifade ile uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmamaktadır.<br>\tYukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca sigorta sözleşmesinin akitleri arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara dair davalarda taraflardan bir tarafı sigorta şirketi olmakla birlikte, sigortalı diğer tarafın tüketici olması (sigortalı aracın hususi araç olarak kullanılıyor bulunması) halinde davaya bakma görevi, 6502 sayılı TKHK'nın  3., 73/1. ve 83/2. maddeleri uyarınca Tüketici Mahkemelerine; sigortalının tacir sıfatı taşıması yahut sigortalı aracın ticari olması/ticari amaçla kullanılması halinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir.<br>\tDosya kapsamından, davacı ... adına kayıtlı olan araca ilişkin 10.05.2019 tarihli ZMM sigorta poliçesinin davalı şirket tarafından düzenlendiği ve aracın hususi araç olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.<br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf eden davalı vekilinin sair istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi bakımından, HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1- Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/04/2022 tarihli, 2021/234  Esas - 2022/208 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t HMK'nın 353/a maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>\tKaldırma ve gönderme sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,\t<br>\t2-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t3-İstinafa başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,\t<br>\t4-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d49d88bfeabe2344","SID":"731d9b1405c1c566"}}