{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2194 <br>KARAR NO: 2024/51<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/02/2020<br>NUMARASI: 2017/1066 E. - 2020/101 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından borçlusu ... Ltd. Şti. olan ve alacaklısı ... görünen takipte ... adına aldığı haciz yazısı ile şirket merkezi görünen adrese geldiğinde, bu iş yerinde ... şirketinin olmadığını ve yeni şirket ... Ltd. Şti.’nin olduğunu görünce, haciz ve muhafaza yapmak üzere gerekli işlemlere başladığını, ancak ... şirketinin sahibi mevcut olmadığından, yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davalı vekilinin ... şirketinde çalışan söz konusu borçla alakası olmayan müvekkillerinden baskı ve zorla 8.000,00 TL senet ve 12.000,00 TL nakdi para alarak muhafaza yapmaktan vazgeçtiğini, kamyonlara yüklenen malzemelerin para ve senet alınınca geri indirildiğini, delili yapılan masrafın dosyaya işlendiğini, kamyoncu ve muamele yapan icra memurunun, okul müdürü ve gece güvenliğinin şahit olduğunu,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının borçlusu görünenlerden ... Ltd. Şti.’nin keşideci, şirket sahibinin ... ve alacaklının ... olduğunu, aralarındaki alışverişten dolayı senetlerin verildiğini ve icra takibi başlatıldığını, ... şirketi ile ... arasında ihtilaf doğduğunu, takibe konu senetler karşılıksız kaldığından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2015/102 Esas sayılı borçsuzluk davasının derdest olduğunu, ... şirketinin 2013 yılında faaliyet gösterirken 2014 yılında taşındığını, boşaltılan binayı 3. şahıs olan ... tarafından kurulan ... şirketinin kiraladığını ve eğitim işine başladığını, davalının ... şirketinin taşındığını bilmeden ... şirketinin faaliyet gösterdiği adrese geldiğini, ... şirketinin eskiden verdiği ve menfi tespit davasına konu edilen senetlerle ilgili olarak, (... şirketinin boşalttığı binada ... şirketi olduğundan) borçlu olmayan ... şirketinin mallarının haciz edildiğini, ... şirketinin İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nde istihkak davası açarak  icra takibine 2017/495 E. sayılı dosya ile itiraz ettiğini, teminatsız olarak takibin durdurulması kararı aldığını,  22/05/2017 tarihinde hacze gelindiğinde (3. şahıs ... yetkilisi ... şirket dışında olduğundan) kurumda bulunan personelle muhatap olunduğunu, alacaklı vekilinin muhafazayı durdurmak için 400,000,00 TL bedelli senet imzalanmasını istediğini, personelin bu rakamı imzalamalarının mümkün olmadığını söylediğini, davalı vekiline 12.000,00 TL nakit ve Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe konu edilen müvekkillerine ait 8.000,00 TL'lik senedin verildiğini, müvekkillerinin söz konusu icra dosyasından herhangi bir borcu olmadığından, baskı altında alınan senedi ödeme yükümlülükleri olmadığını, takibin iptali ve paranın da iadesinin gerektiğini,  Davalının borçlusu ... olan şirketin taşınması sebebiyle, aynı adreste yeni kiracı olan ... şirketinin mallarının haczi ve muhafazası işlemlerinin ifasında şirket merkezinde bulunan çalışanların İİK 97 maddesine göre 3. şahıs itirazı dikkate alınmadan muhafaza yapması üzerine, çalışanların ceplerinden 12.000,00 TL ve Büyükçekmece ... İcra dairesinden takibe konulan 8.000,00 TL tutarlı senedin baskı altında alınması nedeniyle, borçla alakası olmayan müvekkillerinden borcun karşılıksız ve temelsiz olması sebebiyle, senedin iptal edilmesini ve takibin durdurulmasını, 12.000,00 TL’nin istirdatını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı olduğu, dava dışı ... aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin, haciz mahalline yapılan tebligat ile kesinleştiğini, haciz işlemleri için 2015 yılında dava dışı borçlu şirketin adresine gidildiğini, haciz mahallinde davacı ...’nun şirket müdürü olduğu dava dışı ... yetkilileri tarafından '... ile hiçbir bağlantılarının olmadığı ve yeri devir aldıkları'nın beyan edildiğini, yapılan haciz işlemleri neticesinde, istihkak iddiasında bulunan dava dışı ... ile ... tarafından İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/392 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine istihkak davası açıldığını, yapılan yargılamada \"...’in 05/07/2012-09/12/2014 tarihleri arasında haciz mahallinde faaliyet gösterdiği, şirketin menkul mallarının ve şirket tarafından işletilen özel okulun çalışma ruhsatının ... tarafından satın alındığını, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı\" anlaşıldığından \"davanın reddine\" karar verildiğini, işletmeyi devralanın devredenle birlikte, müteselsil borçlu olarak iki yıl süreyle sorumlu olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek adına dava dışı ... tarafından dava dışı ...’e muvazaalı devir yapıldığını, ... tarafından çalışma ruhsatının ve demirbaşların ivazsız dilecek bir bedelle dava dışı ...’e devredildiğini, ... ve ... aleyhine İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/400 E sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, dosyanın derdest olduğunu, İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/392 E. 2016/683 Karar sayılı dava dosyasında, dava dışı ...’in istihkaka iddiası reddolduğundan, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından tekrar haciz mahalline gidildiğini, haciz yapıldığını, haczin yasal dayanağı olduğundan, davacılar vekilinin 'haciz mahallinde borçlu şirketin bulunmadığı, ...'in faal olduğu, bu nedenle haciz işleminin yapılamayacağı' itirazının yerinde olmadığını, ...’in haksız olarak haczedilen mallar üzerinde istihkak iddia ederek, İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/495 E saylı dosyası ile dava açtığını, Şirket müdürü ...'nun haciz mahallinde 12.000,00 TL nakit ile 8.000,00 TL’lik senet verdiğini, borcun tamamını yapılandırma ve taksitle ödeme teklifinde bulunduğunu, 24/05/2017 tarihinde görüşüleceği hususunun tutanak altına alınarak haciz işlemine son verildiğini, alınan nakit ve senet ile ilgili makbuz verildiğini, Dava dışı ... ile ...'ruın münferit imza yetkilisi ve şirket müdür olduğu ... arasında organik bağ olduğunu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya ile ... aleyhine başlatılan icra takibinin haciz mahalline yapılan tebligat ile kesinleştiğini, takibin kesinleştiği tarih itibariyle ...’in ortaklarının ... vc ...’ün kız kardeşi ile evli ... olduğunu, ...'ün ...'in münferit imza yetkilisi ...’nun annesi olduğunu, ...’te öğretmen olduğunu iddia eden ...’in de ...’nun kardeşi olduğunu, ...’in sahibi olduğu iddia edilen ...’ın haciz mahalline gelmeyip, telefonla da irtibata geçmediğini, Davacı ...’nun, takibin kesinleştiği tarih itibariyle, annesi ... ve ...'ın sahibi olduğu ...’in işletme ruhsatının muvazaalı bir şekilde devredildiği ...'in ailesiyle birlikte gerçek sahibi olduğunu, borcun bir kısmım ödemesi ve sulh görüşmeleri için beyanda bulunmasının muvazaalı devrin ispatı olduğunu, Davacıların iddia ettikleri gibi sadece şirket personeli olmaları halinde, borcun muhatabı gibi hareket edip ödeme yapmayacaklarını ve haciz işlemlerinin durdurulması için teklifte bulunmayacaklarını, haciz esnasında icra memurları ve polislerin de bulunduğunu, baskı ve zor kullanma iddialarının yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Her ne kadar davacılar vekili, dava dışı ... şirketinin borcu nedeniyle kendi adreslerinde şirketlerine ait mallar üzerinde  haciz yapıldığını, istihkak iddialarına itibar edilmediğini, icra tehdidi  altında muhafaza işlemini durdurmak için davacıların esasen kendilerine ait olmayan borç için davalı tarafa kambiyo taahhüdünde bulunduklarını, 8.000,00 TL'lik senet verdiklerini ve 12.000,00 TL nakit ödeme yaptıklarını beyanla davacıların söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve 12.000,00 TL tutarındaki ödemenin iadesini talep ve dava etmiş ise de, davacıların senet üzerindeki imzayı inkar etmedikleri, senedin cebir ve baskı altında imzalandığına dair delil sunulmadığı,  kambiyo senedi niteliğindeki bononun  temel  ilişkisinden soyut  borç ikrarı içerdiği,  davacıların  dava dışı üçüncü kişinin borcu için yaptığı  nakit ödeme ile ilgili ihtirazi kayıt ileri sürmediği  vs unsurlar gözetilerek sübuta ermeyen davanın reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Biyoloji Öğretmeni olarak çalıştığım kuruma gece 19:00'dan sonra icra gelmesi ve okul malzemelerinin kamyona yüklenmesi sebebiyle okulurın kapanmasına yol açar kaygısı ile baskı altında hiçbir borcunun olmadığı alacaklıya ... olarak senede avukatların kefil istemesinden dolayı 8000 TL'lik senede kefil olarak imza attığını, kurum sahibinden, borcun ... isimli eski kiracıya ait olduğunu öğrendiğini, kısa bir süre sonra kurumla ilişkisini kestiğini, Mahkemenin bu konuya tanık olarak diğer öğretmenleri dinlemeyi reddettiğini,. -... vekillerinin haciz baskısıyla senet imzalattıklarını, ... olarak mesajlarla da tehtit ederek para almaya çalıştıklarını, davalı ...'ın borçlu olduğunu kişilerin senedi olmasına rağmen taraflarından da aynı borca istinaden tekrar senet talep ettiğini, ilgili kurumda kurucu temsilciliği görevinde bulunduğu için okulu mallarının kaldırılması önünde eğitim faaliyetleri duracağı için milli eğitim kanalında suçlu duruma düşeceği ve yargılanacağı için ... isimli şahsın bunu bilerek tarafına baskı yaptığını ve senedi aldığını, senet alınırken yanlarında polis olmadığını, Avukatların bir odanın içinde bu senedi aldıklarını, icraya geliş saatlerinin de uygun saat olmadığını, icra memurları ve avukatların da birlikte baskı kurduklarını, alacaklı ile şahsi hiçbir bağlarının olmadığını, bu borcun ... şirketine ait olmadığını, kurum sahibinin şehir dışında olduğunu söylediklerini ancak malzemelerin kamyona koyulması üzerine okula gelen diğer öğretmenlerin  aralarında 12.000TL toplayıp nakit olarak avukatlara verdiklerini, kalan 8000TL yi senet olarak verdiklerini, Borçlu görünen Solvemed ile alakaları olmadığını, alacaklı ... ve Avukatları ... firması adına kendilerinden borçlu olmadıkları halde zorla tahsil edilen 12.000 TL'yi İstanbul ...İcra ... Esas nolu icra dosyasına yatırmadıklarını, Yerel mahkemenin 12.000TL ile başvurunun olmadığını kararında beyan ettiğini, ancak taraflarınca Büyükçekmece 2. İcra Hukuk mahkemesinin 12.000TL 'inin borçlu olmadıkları bir dosyadan müzayaka altında verildiğinin açık olduğunu,  yeniden yargılama yapılarak davalarının kabulüne  karar verilmesini talep etmişlerdir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili, dava konusu bonoların haciz ve muhafaza baskısı altında imzalanmış olması sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup mahkemece davanın reddine karar verilmiş, işbu karar davacılar vekilince yukarıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, verilen bonolardan dolayı  davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, bononun haciz ve muhafaza baskısı altında imzalandığı yolundaki iddianın yerinde olup olmadığı hususlarındadır.İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesi 2015/392 E. sayılı dosyasında, Davalı tarafından İstanbul ...İcra Müd. ... E. sayılı icra takibi için, 01.04.2015 tarihinde ... şirketinin borcun doğum ve icra takip tarihindeki adresi olan ... Mah. ... Sok. No... Esenyurt İstanbul adresine haciz için gidildiği ve haciz tarihinde söz konusu adreste dava dışı ... faaliyet gösterdiği için dava dışı ...'e ait menkuller haczedilmiştir. Dava dışı ... ve ... tarafından 03.04 2015 tarihinde davalı ... ve dava dışı ... aleyhine İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinde 2015/392 E. sayılı dosya ile İstihkak davası açılmış, 28.06.2016 tarih 2016/683 E. sayılı karar ile “..Haciz yapılan mahal davacı şirketin tescilli iş yeri adresi olduğunu, takip borçlusu şirket ...'in. 05.07.2012-09.12.2014 tarihleri arasında haciz mahallinde faailyet gösterdiği, davacının açık kabulü ile sabit olduğu üzere menkul malların ve ruhsatın satın alındığı, işletme devri niteliğindeki bu işlemle birlikte tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olduğu, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine...” karar verilmiştir.İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesi 2017/495 E. sayılı dosyasında; Davalı tarafından, dava dışı ... şirketinin adresinde 22.05.2017 tarihinde tekrar haciz icra edilmiştir. Dava dışı ... tarafından 23.05.2017 tarihinde davalı ... aleyhine, İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesinde 2017/495 E. sayılı dosya ile İstihkak davası açılmıştır. 20.12.2018 tarih ... sayılı karar ile “... Tüm dosya kapsamından, davacı üçüncü şahıs şirket ile borçlu şirkete itişkin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, dosyanın açıldığı tarihteki borçlu şirketin sahibinin ... olduğu, ...'ün ise davacı şirketin müşterek imza yetkilisi ...'nun annesi olduğu, dolayısıyla davacı 3.kişi ve borçlu arasında birinci dereceden akrabalık bağı ve organik bağ bulunduğu, aralarında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı, bu koşullarda İİK'nun 97'ye göre mülkiyet karinesinin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına kabul edilmesi gerektiği, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin, mahcuz mafların kendisine ait olduğuna ilişkin kesin kabul edilebilir herhangi bir delil ibraz edemediği, sunduğu faturularında borcun doğumundan sonra düzenlendiği ve herzaman temini mümkün belgelerden olduğu anlaşılmakla, davacının istihkak iddiası yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... davanın reddine...” yönünde karar verilmiştir.Davacı tarafın istihkak iddiası İcra Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olmakla Mahkemesince inceleneceğinden, davacı vekilinin ile dava dışı şirket ile arasında organik bağ bulunmadığına ilişkin istinaf sebebinin  yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Muhafaza işlemi sırasında düzenlenen bono alındığı, davacı borçlular tarafından ihtirazi kayıt konulmadığı görülmüştür. Tutanak altına alınarak haciz işlemine son verilmesi ve alınan nakit ve senet ile ilgili makbuz verilmesi nedeniyle,  tanık beyanlarına itibar edilmemesi de yerindedir. Ayrıca  bonoların 8.000,00 TL tutarlı olduğu, takip çıkışı miktarlar dikkate alındığında icra takip çıkışı verileri ile aşırı yararlanma bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 12.000,00 TL ile ilgili de Mahkemece aynı gerekçelere dayanıldığı, bu konudaki istinaf istemenin de yerinde olmadığı, açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacılar vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir. Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davacı ...'in istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ...'in istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği, ... yönünden istinaf isteminin 02.07.2020 tarihli  ek karar ile reddedildiğinden ve bu karara karşı istinaf başvurusu bulunmadığından istinaf incelemesi yapılmamış olup, sonuç  itibariyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2020 tarih ve 2017/1066 E. 2020/101 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42a3e61354553715","SID":"d457ed7135302c26"}}