{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/139 <br>KARAR NO: 2024/189<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>ESAS NO: 2021/934<br>KARAR NO: 2023/945<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:06/02/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih ve 2021/934 Esas 2023/945 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup tüm edimlerini yerine getirdiğini, çekilen kurada 8.blok olarak blokta kendine taşınmaz tahsis edildiğini, ancak davalı kooperatifin 8.ve 9.blok inşaatını yapamayacağı için bu blokta yer alan üyelerin 7.bloka nakledildiğini, müvekkilinin 65.948,39 TL ödediğini, borcu olmadığı gibi alacağının bulunduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 23. Hükmünün amir olup iflas halinde dahi geçerli olduğunu, kooperatifin diğer ortaklara borca rağmen tapu verdiğini, müvekkilinin tapu iptali ve tescil hakkının bulunduğunu, müvekkilinin iflas idaresine dairenin bedelinin alacak olarak kayıt edilmesin talep etmiş ancak iflas idaresince bu talebin reddedildiğini ileri sürerek; ...  İl... İlçesi ...ad ...  parsel ... kat...  nolu dairenin müvekkili adına tesciline, tescil talebinin reddedilmesi halinde şimdilik 190.000,00 TL alacağın sıra cetveline kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI  VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Davacı tarafça, iflas dosyasına vermiş oldukları dilekçe ile 190.000,00-TL miktar yönünden iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu,  iflas idaremizce alacak kayıt dilekçesi eklerinde herhangi bir belge bulunmadığından, ancak 2014 tarihli genel kurul kararı ve kesin maliyet ödemeleri sunulduğunda tapu tescil veya aidat iadesi hususlarının İ.İ.K. m. 228 ve  236 uyarınca yeniden değerlendirilmek üzere  alacak talebinin şimdilik reddine karar verildiğini,  İ.İ.K. m. 219/2-2 uyarınca, müflisten alacaklı olanların, alacak kayıt başvurusunda bulunurken alacaklarını tevsik edici belgelerin asıllarını veya onaylı  örneklerini iflas masasına sunmak zorunda olduklarını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kooperatife üye olduğunu, edimlerini yerine getirdiğini, benzer üyelere taşınmazların devredildiğini belirterek taşınmazın tescilini olmadığı takdirde 190.000 TL sıra cetveline kaydını dilemiştir. Mahkememizin 2016/573 Esas ve 2017/888 Karar sayılı kesinlemiş ilamı ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün  ... Merkez Sicil numarasında kayıtlı davacı Tasfiye ... Konut Yapı Kooperatifi'nin iflasına ve iflasının 13/11/2017 günü saat 09:46 itibarı ile açılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyamızda alınan bilirkişi raporu ve dava dilekçesi uyarınca davacının davalı müflis kooperatifin üyesi olduğu ve dosyadaki maliyet raporuna göre kooperatife borçlu olduğu ve ödemelerin tam yapmadığı görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2023 günlü 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamında; belirttiği üzere; '' ....1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini   temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesince bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' denmektedir. Anılan emsal ilam uyarınca kooperatif üyesinin  taşınmazının değerinin iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığından davanın reddine...\"  dair karar verilmiştir.İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Hükmün geçersiz olduğunu, bu hususun HMK 297 ye aykırılık teşkil ettiğini, kural olarak kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil  talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak üyesi olduğu kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, hiç bir edimin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerektiğini, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğunu, kooperatifin aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğunu, davacı ile aynı durumda olan bir çok ortağa borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesinin gerektiğini, buna rağmen dayanıksız bir biçimde verilen ret kararının kabul etmediklerini,  müvekkiline kooperatif tarafından bir daire tahsis edildiğini, yıllardır bu dairede oturduğunu, müvekkilinin kooperatife karşı hiç bir parasal yükümlülüğünün kalmadığını, müvekkilin geçmişe etkili bir ayni hak talebinde bulunmadığını, müvekkilinin kendisine çıkartılan maliyet hesabından daha fazla ödeme yaptığını, tüm bu nedenlerle kararı istinaf ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacının usul ve yasalara aykırı istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle adına tahsis edildiğini iddia ettiği bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili bunun mümkün olmaması halinde dava konusu  müflis kooperatife ödenen bedelin iflas masasına alacak olarak kaydı istemlerine  ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 26/10/2023 tarih ve 2021/934E - 2023/945K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 24/01/2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4042345bbd15df1","SID":"2c03798dbefe48f1"}}