{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/737 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2334<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/495 Esas 2020/130 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında gümrük işlemlerinin yürütülmesine ilişkin vekalete dayalı bir hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu hizmetin davalı tarafından yürütülmemesi, tamamlanmaması ve ihmal edilmesi sebebiyle müvekkili şirketin ... Gümrük Müdürlüğü'nden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238.maddesi uyarınca 165.705,34 TL tutarında idari para cezası kesildiğini, uzlaşma yoluna gidilerek bu rakamın 57.996,34 TL'ye düşürüldüğünü ve 26/01/2018 tarihinde idareye ödendiğini, uyuşmazlık konusu olayda davalı şirket ile müvekkili arasındaki vekalete istinaden gümrük müşavirlerinin vekalet sözleşmesinden doğan hukuki sorumluluğun söz konusu olduğunu, davalının gerekli sadakat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 57.996,34 TL zararın 5.000,00 TL'lık kısmının 30/01/2018 ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava taraflara arasındaki ticari iş ile ilgili hususlardan doğan bir anlaşmazlık olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuu, idari para cezasının ... aleyhine kesildiğini, davacının işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin basiretle bir tacir olarak yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile arasındaki son işlemin 16/06/2017 tarihli 17350700IM018491 sayılı gümrük giriş beyannamesi ile yapıldığını bu tarihten sonra davacı şirketin hiçbir gümrük işleminin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, ayrıca davacı şirketin bu tarihten çok daha önce gümrük işlemlerinin yürütülmesi hususunda başka bir gümrük şirketi ile çalışmaya başladığını, Ata Karnelerinin geçerlilik süresi bir yıl olup ceza kararına karşı 15 günlük itiraz süresi bulunmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, yine davacının ata karnesinin süresinin uzatılması yoluna başvuru imkanı bulunmasına rağmen bu hususta da herhangi bir girişimde bulunulmadığını, davacı talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının gümrük iş ve işlemlerini yürütmekle yetkilendirilen davalının, özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığının tespiti ile aykırı davranış var ise Ata Karnesi alınmaması sebebiyle dava dışı idareye ödenen para cezasının rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceğinin tespiti noktasında toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve  bilirkişi  tarafından hazırlanan rapor kapsamına göre; davacı şirket  tarafından davalıya Gümrük İşlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak Karşıyaka 6. Noterliğinin 13033 yevmiye nolu vekaletnamesi ile vekalet verildiği, tarafların bir süre birlikte çalıştıkları, davacının uluslararası alanda çalışan bir firma olması nedeniyle uluslararası geçici ithalat sözleşmesi ve ekleri kapsamında taraf ülkeler arasında başka bir ülkeye gerek duymaksızın eşyanın geçici olarak ithalat ve ihracatını sağlayan gümrük belgesi olan Ata Karnesine ihtiyaç duyduğu, çalışmanın kesintisiz olarak yürütülmesi için belgelerin süresi dolmadan önce gümrüklenen  malın gümrükten çıkışının sağlanması veya süresi biten Ata Karnesinin yeni bir  Ata Karnesi ile değiştirilmesi gerektiği halde  DE5749 BT numaralı Ata Karnesinin 13/08/2017 tarihinde süresinin  dolmasına  rağmen davalı tarafından Ata Karnesinin süresinin sona erdiğinin  davacıya bildirilmediği ve süresinin uzatılmadığı, davalının bu makina için almış olduğu Ata Karnesini süresi bittikten sonra davacıya göndermesi nedeniyle davacının  sürenin dolduğunu zamanında  farketmediği, bu ihmal sebebiyle davacı şirkete ... Gümrük Müdürlüğünce 4458 sayılı Gümrük Kanunun 238 maddesi gereğince 24/01/2018 tarihli 183... 127 sayılı karar ile  165.705,34 TL  idari para cezası kesildiği,  davacı şirket ile Gümrük Müdürlüğü arasında yapılan görüşmeler sonucu uzlaşma ile idari para cezasının 57.996,34 TL'ye düşürüldüğünü ve  davacı şirket tarafından 26/01/2018 tarihinde idareye ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından  davacı şirkete  14/02/2017 tarih 56447 sayılı kdv dahil 377,60, TL lik  Ata Karne İşlemi Hizmet Bedeli faturası düzenlendiği,  Ata Karnesi ile ilgili  işlemlerin yapılıp Ata Karnesinin alınmasına rağmen buna ilişkin evrakın davacıya 03/09/2017 tarihinde gönderildiği, davalı tarafından Ata Karnenin daha önce gönderildiğine veya davacı tarafın Ata Karnesinin geçerlilik süresine ilişkin bilgisi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı,Ata Karnesinin 13/02/2017 -13/08/2017 tarihleri arasında geçirli olduğu, ancak davalı şirketin Ata Karnesinin süresinin dolduğundan davacı tarafı haberdar etmediği veya eşyanın yurt dışı edinme süresi dolmadan Ata Karnesinin süresinin uzatılmadığı, davalı ...nin Mevzuatın getirdiği sorumlulukları ve vekaletname ile kendisine verilen yükümlülükleri yerine getirmediği, davacı tarafın idare ile uzlaşmaya gitmek suretiyle Ata Karnesi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasını indirim yapılmak suretiyle ödediği ve davalıdan talep ettiği , idari para cezasının miktarı ve ödenmesi  bakımından davacıya herhangi bir kusur veya ihmal izafe edilemeyeceği anlaşıldığından  davanın kabulüne, gerekçesi ile, \"davacı tarafından açılan tazminat davasının KABULÜ ile, 57.996,87 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyasında yapılan yargılamada, husumet yönünden ileri sürmüş oldukları itirazlarının  değerlendirilmeksizin eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, davacının yerel mahkeme dosyası ile iddia etmiş olduğu hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme dosyasına konu idari para cezasının ...  aleyhine kesildiğini,  davacının iş bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, 29.05.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; \"davalı tarafın husumet itirazının esas hükümle birlikte değerlendirilmesine\" şeklinde ara karar kurulmasına rağmen husumet yönünden itirazları yönünden herhangi bir değerlendirme yapılamaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, ek rapor alınmasına karar verildiği halde ek raporda da itirazlar yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirmeye yer verilmemiş olmasına rağmen hükme esas alınmasının kabul edilemez  olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin uzun zamandır çalıştığını ve müvekkilinin bu süreçte üzerine düşen bütün yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davacının müvekkili şirket ile olan vekalet ilişkisi devam ederken bir başka gümrük şirketi ile anlaşma yapıp, bu gümrük şirketi ile aralarında hizmet sözleşmesi kurduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki son işlem tarihinin 16/06/2017 olup bu tarihten sonraki işlemlerin diğer gümrük şirketi ile yürütüldüğünü, davacı şirketin ceza kararı sürecinde de diğer gümrük şirketi ile çalışmakta olup bu süreçte müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini, müvekkili şirketin sadece davacı şirket ile değil başka şirketler ile de vekalet ilişkisi çerçevesinde çalıştığını ve hiçbir zaman üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği gerekçesi ile şikayet edilmediğini, hakkında herhangi bir dava açılmadığını, davacının basiretli bir tacir olarak ata karnesinin bitiş süresini bilebilecek durumda bulunmasına rağmen yerel mahkemece  bu durum gözardı edilerek haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini, davacının davranma yükümlülüğüne açıkça aykırı davranarak kendi kusurlu ve ihmalkar davranışları sebebiyle söz konusu cezanın doğmasına sebebiyet verdiği açıkça ortada iken yerel mahkemece tüm bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmiş olup müvekkili şirketin söz konusu cezadan sorumlu tutmasının kabul edilebilir yanı bulunmadığını, ata karnesine konu mal davacının zilyetliğinde bulunmakla, davacının zilyetliğinde bulunan ata karnesine konu malın yurt dışı edilmesi yönünde müvekkili şirkete bir talimatı bulunmadığı göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, ceza kararından müvekkilinin haberdar edilmediği gibi bu davaya konu uzlaşma sürecinden de müvekkilinin dahil edilmediğini beyanla ilk derece mahkemesince eksik ve hatalı incelemeye dayalı verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, vekalet görevinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan davacı zaranının tazmini istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf,  taraflar arasında gümrük işlemlerinin yürütülmesine ilişkin vekalete dayalı bir hizmet sözleşmesi bulunduğu,  davalının gerekli sadakat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu idari para cezası ödemek zorunda kaldığı iddiasıyla dava açmış,  davalı,  davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın  kabulüne karar verilmiştir. <br> 4458 salıyı Gümrük Kanununun 225/1 maddesinde \" eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5.madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır.\" hükmü bulunmakta olup, bu hüküm çerçevesinde bir eşyanın ithalatına ilişkin işlemlerin vekalet alan  davalı ... tarafından yapılması gerekecektir. Çünkü ithali istenen bir eşyanın ithali için önceden izin gerekip gerekmediği konusu teknik bir konu olup bu işi bilecek kişide bu konuda uzman olan gümrük müşavirleridir. <br>Türk Borçlar Kanununun 506/2.maddesine göre ;vekil üstlendiği işi ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. <br>Özen ve sadakat borcu, vekilin kendisine değil başkasına ait bir işi görmesinden ve işini gördüğü kimsenin menfaat ve iradesine uygun hareket etmesinin vekâletin zorunlu bir unsuru olmasından çıkarılabilir. Bu borç gereğince, gerek vekâletin devamı sırasında ve gerekse vekâlet ilişkisi sona erdikten sonra vekil, müvekkilin yararını sözleşmenin amacına uygun bir biçimde koruması gerekir. Başka bir ifadeyle, vekil sadakat borcu gereği olarak, müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak ve ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorundadır. Bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde vekil, özen ve sadakat borcu nedeniyle müvekkilinin doğacak zararını tazminle yükümlü olacaktır. <br>Somut olayda; olayda davacı taraf gümrük işlemlerini yapması için davalıya vekaletname vermiştir. Gümrük işleminde kullanılan Ata Karnesinin 13/02/2017 -13/08/2017 tarihleri arasında geçerli olduğu, ücretin de davalıya ödendiği, davalı şirketin Ata Karnesinin süresinin dolduğundan davacı tarafı haberdar etmediği gibi eşyanın yurt dışı edilme süresi dolmadan Ata Karnesinin süresinin uzatılmadığı,  davacı tarafın idare ile uzlaşmaya gitmek suretiyle Ata Karnesi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasını indirim yapılmak suretiyle ödediği ve davalıdan talep ettiği görülmüştür.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının yurt dışında faaliyet gösteren şirketin şubesi ve temsilcisi olduğundan husumet itirazının yerinde olmamasına, davalının mevzuatın getirdiği sorumlulukları ve vekaletname ile kendisine verilen yükümlülükleri yerine getirmediğinden zarardan sorumlu olmasına, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2020 tarih, 2019/495 Esas ve 2020/130 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından alınması gereken 3.961,76 TL istinaf nispi karar harcından, başlangıçta alınan 54,40 TL istinaf karar harcı ile 937,00 TL istinaf nispi karar harcı olmak üzere toplam 991,40 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.970,36 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 19/12/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a86da38ad5069f88","SID":"fe612da528febda2"}}