{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/733 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2251<br>KARAR TARİHİ\t               : 05/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t              : 11/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/336 Esas 2020/41 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  05/12/2023<br><br>Davalı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı şirket arasında 24.10.2016 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile, müvekkilinin 4 adet ısıl işlem makinesi ile gerilim giderme işleminin yapımı ardından, sertlik ölçümü yapılıp raporlanması ve müşteriye tam zamanlı personel sağlama hizmeti verilmesini taahhüt ettiğini, iş gereğinin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine ve  bütün şifahi taleplerine rağmen davalının 417.231,66-TL borcunu ödemediği gibi yapılan işten beklenilen kazancı elde edememesi gerekçesi ile müvekkili şirketten 250.000,00-TL indirim talebinde bulunduğunu ve fiyat farkı açıklamalı 03.01.2018 tarih 12947 seri numaralı 250.000,00-TL bedelli faturayı düzenleyerek gönderdiğini, taraflarınca yasal süresi içinde Adana 4. Noterliği’nin 08.01.2018 tarih 00568 Y.s. ihtarnamesi ile faturaya itirazlarını sunduklarını ve faturanın davalı şirkete iade edildiğini,  ödemeyen alacağın tahsili amacı ile girişilen Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2018/343 E.s. icra takip dosyasına 167.014,47-TL asıl alacak ile 11.978,15-TL vekalet ücreti, 6.764,09-TL tahsil harcı, 899,37-TL ilk takip masrafı, 25.01.2018 takip tarihi ile 31.01.2018 tarihi arası için 247,09-TL işlemiş faiz toplamı 186.903,17-TL ödeme yapan davalının, bakiye kısma haksız ve kötü niyetle itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin bakiye 250.217,19-TL alacak bedeli üzerinden yasal faiz işletilmek sureti ile devamına, alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında ısıl işlem kontrol faaliyetleri, raporlama ve sair hizmet verilmesine ilişkin çeşitli şart ve koşullarda hizmet ilişkisi kurulması aşamasında davacının, müvekkili şirket bünyesinde o tarihlerde çalışmakta olan eski personeli ile olan tanışıklığı ve müvekkilinin hizmete duyduğu acil ihtiyacı gözeterek yüksek teklif verdiğinin daha sonra  piyasa ve rayiç bedeller üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde  ortaya çıktığını,  müvekkili tarafından keşide edilen Aliağa 1. Noterliği’nin 05.01.2018 tarih 00248 Y.s. ihtarnamesi ile, davacının müvekkilinin tecrübesizlik ve zor durumundan kaynaklanarak hizmet ilişkisi kurduğu, bu durumun TBK. kapsamında gabin olarak nitelendirilerek davacı tarafın gabin, aşırı yararlanmasından dolayı ortaya çıkan zararın giderilmesinin istendiğini, düzenlenen 03.01.2018 tarih 129847 s. fatura ile doğan zarardan kaynaklı fiyat farkı talep edildiğini,  ancak faturanın davacı tarafından iade edildiğini, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin zor durumundan faydalanan davacının talep ettiği alacak kalemlerinin fahiş, dolayısıyla iddia olunan alacağın haksız ve hukuka, hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: ''...Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davalının gabin nedeniyle, davacı tarafın aşırı yararlanmasından dolayı davalının zarara uğradığı savunmasına yönelik olarak yapılan teknik inceleme sonucu makine mühendisi tarafından düzenlenen 14.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu makinelerin 24.10.2016 tarihli taahhüt sözleşmesi kapsamında kiralandığı, 2 adet, 80 kva 12 kanal, 1 adet  70 kva 6 kanal, 1 adet  53 kva 6 kanal ısıl işlem makinesi ile taraflar arasında imzalanan  sözleşme kapsamında davacı  tarafından davalı şirkete  ısıl - işlem makineleri ile gerilim giderme işlemi yapılarak takiben sertlik ölçümü yapılıp raporlanması ve tam zamanlı personel hizmetinin verilmesi işine ilişkin dava dosyası içerisinde gabin-aşırı yararlanma halini tespit ettiğini gösteren, farklı firmalardan alınmış teklif ve/veya herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı,  taraflar arasında akdedilen 24.10.2016 tarihli sözleşmenin ısd işlem makinelerinin kiralanması, yapılan ısıl-işlem işlerini, bu makinelerin konusunda uzman yetişmiş personel tarafından kullanımını, sertlik ölçüm hizmeti verilmesi, kontrol ve raporlama yapılması, bir kısım sarf malzemesinin karşılanması ve tam zamanlı çalışılması işlerini kapsadığı, somut olay tarihi itibarıyla sözleşmede belirlenen bedel ile piyasa rayiç bedellerinin uyumlu olduğu, davalı firmanın geçmişi irdelendiğinde profesyonel bir firma olduğu, tecrübesizliğinden, bilgisizliğinden söz etmenin teknik olarak hayatın olağan akışına uygun olmadığı, hayata geçmiş olan ulusal ve uluslar arası projeler içerisinde yer alan profesyonel bir firmanın tecrübesizliğinden, bilgisizliğinden söz etmenin teknik olarak hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaati açıklanmıştır.<br>Taraflar arasında varlığı inkar olunmayan toplam 4 adet ısıl işlem makinesi ile gerilim giderme işleminin yapımı ardından sertlik ölçümü yapılıp raporlanması ve müşteriye tam zamanlı personel sağlama hizmeti verilmesine ilişkin hizmet sözleşmesinin “ücretlendirme” başlıklı 5. md. ile  kararlaştırılan hizmet bedelinin karşılığı olarak davacı tarafından  2017 yılında VUK. hükümlerine uygun olarak düzenlenen ısıl işlem bedeli ve sertlik ölçümü mühendislik hizmeti verilmesi içerikli toplam 856.952,50-TL tutarında 19 adet açık irsaliyeli satış faturasını kendi ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydeden ve davacı hesabına toplam 856.952,50-TL borç yazan, borçlanılan 856.952,50-TL fatura tutarına istinaden davacıya toplam 430.000,00-TL ödeme yapan davalı şirket, 2017 yıl sonunu davacıya kalan borç olarak 417.014,47-TL bakiye ile kapatmış, 2018 yılını davacıya 417.014,47-TL borç ile açmış, davacı adına 03.01.2018 tarihinde düzenlediği A-129847 no'lu 250.000,00-TL tutarlı “fiyat farkı” açıklamalı faturasını ticari defterlere davacıdan alacak olarak kaydederek davacıya olan borçtan mahsup etmiş, icra takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde davacıya görünen 167.014,47-TL borcunu 02.02.2018 tarihinde icra takip dosyasına ödeyerek  hesabını sıfırlamıştır. Bu itibarla tarafların ticari defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının 250.217,10-TL tutarında bakiye  alacağının bulunup bulunmadığı konusunda olduğu tartışmasızdır. <br>Davacının, davaya konu  250.217,10-TL tutarında bakiye  alacağına karşılık 03.01.2018 tarih A-129847 no'lu 250.000,00-TL tutarlı “fiyat farkı” açıklamalı faturayı düzenleyen davalı, gerekçe olarak  gabin savunmasında bulunmuştur.<br>TBK.’nun 28. md. gereğince; bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık var ise ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmişse, zarar gören durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek edimin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Aşırı yararlanmanın ortaya çıkması için aranacak şartın ilki,  objektif unsur olarak, edimler arasında aşırı dengesizlik olmasıdır. Subjektif unsur olarak anılan diğer koşul ise, açık oransızlık halinin karşı tarafın özel durumundan yararlanılarak meydana getirilmiş olması, yani kişinin bilgisizliği, tecrübesizliği veya zor durumundan aşırı yararlanma halinin söz konusu olması ve bu durumdan diğer tarafın bilerek yararlanmış olması gerekir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak 5 yıllık  hak düşürücü sürede kullanabilecektir. <br>Gabin-aşırı yararlanmanın varlığı için, edimler arasında aşırı dengesizlik veya açık oransızlık hali karşı tarafın özel durumundan yararlanılarak meydana getirilmiş olmalıdır. Yani kişinin  bilgisizliği, tecrübesizliği veya zor durumundan aşırı yararlanma hali söz konusu olmalıdır. Mahkememizce yapılan inceleme sonucu, taraflarca sözleşmede belirlenen bedel ile, piyasa rayiç bedellerinin somut olay tarihi itibarıyla uyumlu olduğu saptanmış,  sözleşmenin imzalanması sırasında davalı şirketin  zor durumda olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığı, hayata geçmiş olan ulusal ve uluslar arası projeler içerisinde yer almış profesyonel bir firma olan davalı şirketin tecrübesizliğinden, bilgisizliğinden söz etmenin teknik olarak hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu itibarla gabinin objektif ve subjektif koşulları ile gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kanıtlanamayan gabin savunmasına itibar edilememiş, davacının itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesi uygun görülmüş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;<br>H Ü K Ü M  :  Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>Davanın KABULÜNE; davalının Aliağa İcra Müdürlüğü’nün 2018/343 E.s. icra takibine itirazının iptaline, takibin 250.217,19-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 25.01.2018 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek sureti ile devamına.<br>Hükmolunan asıl alacak bedeli üzerinden taktiren, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan  tahsil edilerek davacıya ödenmesine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan ilk bilirkişi raporunun,  2019/37 talimat numarası ile Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından SMMM ve Bağımsız Denetçi ...'ya hazırlatıldığını, bu rapor ile davacının defterlerinin incelendiğini, raporda; usul yönünden inceleme ve tespitler başlığı altındaki  2. madde de \"bu defterlerin VUK'nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığı\" tespit edildiğini ancak şekli usulsüzlük olduğunu ve sahibi lehine delil oluşturduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222/2 ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığını ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiğinin denildiğini, davacının defterlerinin VUK'na göre tutulmadığının bilirkişi raporunda da yer aldığını ve dolayısıyla HMK'ya göre bu defterlerin davacı lehine delil oluşturamayacağının açık olduğunu, buna rağmen, bu hususun göz ardı edilerek davacı defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi sonucu alacak iddiası ispat edilmiş gibi verilen yerel mahkeme kararının usulen hatalı olduğunu,  bu eksikliğin bozma sebebi olduğunu, Makine Mühendisi ... tarafından teknik rapor hazırlandığını, ileri sürülen gabin iddiasının dayanağının incelenmesi ve kiralanan bedelin piyasa rayiç bedelleri ile kıyaslanmasının istendiğini, bilirkişi, incelemesinde; sözleşme bedeli ile rayiç bedellerinin uyumlu olduğunu, müvekkil firmanın profesyonel bir şirket olduğundan bilgisizlik ve tecrübesizlikten bahsedilmesinin uygun olmadığını, müvekkil firmanın zor durumda olduğu yönündeki itirazın mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, kaldı ki davacı ile de doğrudan bir sözleşme yapılmadığını, teklif formu üzerinden imzalaşılarak imalata başlanmış olmasının da, anlaşma  sürecinin ne kadar kısıtlı zamanda olduğunu  ve anlaşmaya konu işin derhal ifa edilmesi gereken bir iş olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilin, sözleşmeye konu işi yapan makineyi alması için ödeyeceği bedel ile kira sözleşmesine karşılık ödenmesi talep edilen toplam bedel arasında yaklaşık 8 kat fiyat farkı olduğunu, bahse konu işi yapacak makineyi almak yerine 8 kat daha pahalı olan sözleşme bedelini ödemeyi kabul etmesinin hem müvekkilin  bu iş konusunda bilgisiz ve tecrübesiz olduğunun ve içinde bulunduğu zaman darlığı nedeniyle yeterli araştırma ve mukayese yapamadığının, hem de edimler arasında aşırı oransızlık olduğunun ve davacı firmanın açıkça müvekkilin bu aciliyet durumunu sömürdüğünün ispatı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı olarak, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kaldırılarak yerel mahkemeye iadesine ya da yeniden incelenerek haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; itirazın iptali   istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf, davalı şirket ile  arasında 24.10.2016 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile, kendilerinin  4 adet ısıl işlem makinesi ile gerilim giderme işleminin yapımı ardından, sertlik ölçümü yapılıp raporlanması ve müşteriye tam zamanlı personel sağlama hizmeti verilmesini taahhüt ettiğini, iş gereğinin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine ve  bütün şifahi taleplerine rağmen davalının 417.231,66-TL borcunu ödemediğini ileri sürmüştür. <br>Davalı taraf ise; gabin durumu söz konusu olduğunu, tecrübesizlik ve zor durumundan kaynaklanarak hizmet ilişkisi kurduğunu, davacıdan fiyat farkı talep edildiğini, davacının kabul etmediğini, gabin nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince davalının gabin savunması doğrultusunda makina mühendisi ... 'dan aldırılan raporun denetime elverişli ve açık olduğu, bilirkişi raporunda da ortaya konulduğu üzere sözleşmede belirlenen bedel ile piyasa rayiç bedellerinin somut olay tarihi itibarıyla uyumlu olduğu, nitekim davalı taraf bir inşaat şirketi olup, tacir olması nedeniyle de basiretli davranma yükümlülüğü olduğu, davacının yaptığı teklife göre sözleşmeyi kabul ettiği, tecrübesizlik ve zor durumda olduğundan söz edilemeyeceği, ayrıca sözleşmedeki bedel ile piyasa rayiçleri arasında da bir uygunsuzluk bulunmadığı, davalının gabin savunmasının bu nedenlerle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. <br>Yine ilk derece mahkemesince taraf defterleri üzerinde talimat yolu ile mali müşavir marifetiyle inceleme yaptırılmış, sunulan raporların denetime elverişli ve açık olduğu, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,  davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 417.231,57  TL davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davalının 2018 yılı devrinde davacıya 417.014,47 TL borçlu olduğu, ancak davalının davacı namına düzenlenmiş olduğu 03.01.2018 tarih A-129847 numaralı 250.000,00 TL tutarlı fiyat farkı açıklamalı fatura ve 13.10.2017 tarihli 217,20 TL tutarlı davalının ... bank  hesabından,  ...  Şti. firmasının ... Bankası hesabına, ...  adına ödenen dekont açıklaması ile ödenen tutarı kaydederek davacı carisinden düştüğü, buna göre 25.01.2018 icra takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde davacıya gözüken borç bakiyesinin  167.014,47 TL olduğu, davalı tarafça takip tarihinden sonra icra dosyasına bu bedeli ve ferilerini ödeyerek ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borç/alacağı bulunmadığının bilirkişilerce tespit edildiği anlaşılmaktadır.<br>Yani taraflar arasındaki uyuşmazlık 250.000 TL lik fiyat farkı faturası ve  217,20 TL tutarlı banka ödemesinden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf gabin savunmasına dayanarak 250.000 TL bedelli fiyat farkı faturasını kesmiş, bu faturayı ve 217,20 TL lik ödeme dekontunu defterlerine kaydetmiştir. Davacı taraf defterlerinde, söz konusu fatura ve ödeme dekontu kayıtlı değildir. Dolayısıyla her iki kayıt ile ilgili ispat yükü davalı tarafta olduğundan davalı savunmalarını ispatlayamamıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan denetime elverişli ve açık bilirkişi raporlarına göre davacının, davada talep ettiği kadar davalıdan alacaklı olmasına, davalının bir inşaat şirketi olmasına, gabin durumunun oluştuğunun davalı tarafça ispatlanamamasına  göre davalı şirket vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2020 tarih ve 2018/336 Esas 2020/41 Karar sayılı kararına karşı davalı şirketin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket tarafından alınması gereken 17.092,33 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 4.275,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 12.817,33 TL'nin davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı şirket tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2023\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4120e335d0a5c43d","SID":"55db668571ccdce1"}}