{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2162 <br>KARAR NO: 2024/23<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/721 <br>KARAR NO: 2020/193<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA Davacı vekili asıl davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721 E. sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında 17.05.2011 tarihli ... numaralı Pos Ürünleri Yazılım ve Bakım Sözleşmesi, 04.04.2014 tarihli ... Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi ve 15.05.2015 tarihli ... Numaralı Yazılım Bakım Sözleşmesi akdedildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirerek söz konusu hizmetlere ilişkin düzenlenen 18.04.2017 tarihli faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini ve söz konusu faturalar ve önceden gelen cari hesap bakiye nedeniyle davalının 14.014,47 TL borçlu olduğunu, davalının borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1076 E. sayılı dosyasına ilişkin dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı borçlu şirket arasında hizmet alım - satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile 15/05/2015 tarihli ... numaralı yazılım bakım ve destek sözleşmesi akdedildiğini, davacının üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, söz konusu hizmetlere ilişkin olarak davalı şirketten faturalı 11.204,83 TL alacağını tahsil edemediğini, bu sebeple İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/807 E. sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.05.2015 tarihli ... Numaralı Yazılım Bakım Sözleşmesi akdedildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirerek söz konusu hizmetlere ilişkin düzenlenen 04.07.2017 tarihli e-fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediği ve söz konusu faturalar nedeniyle davalıdan 11.204,83 TL alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile itirazın iptaline, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 E. sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet-alım satımına dayananan sözleşmenin davalı tarafça 31.03.2017 tarihinde feshettiğini belirtildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme süresinin üç yıl olarak belirlendiğini, bu sebeple sözleşmenin ancak 15.05.2018 tarihinden 45 gün öncesine kadar ve bu tarihten ileriye doğru hüküm ifade edecek şekilde feshedilebildiğini, yine maddenin devamında sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde sözleşme dönemi sonuna kadar (15.05.2018 tarihine kadar) doğacak bedellerin peşin olarak ödeneceğinin ve müşterinin hizmet verilmediği gerekçesi ile bu bedeli ödemekten kaçınamayacağının kararlaştırıldığını, alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerektiğini, cezanın ifasını talep edebilmek için alacaklının zarara uğraması gerekmemekte olduğunu ileri sürerek davalının sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle 01.01.2018 - 15.05.2018 tarihleri arasındaki sözleşme bedeli olan 16.132,36 TL'nin müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili asıl davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721 E. sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; mevcut sözleşmelerin imza tarihlerinden itibaren bir yıllık olarak düzenlendiklerini, davalının adresinin İzmir olduğunu ve yetkili mahkemelerin İzmir-Çeşme mahkemeleri olduğunu esasa ilişkin olarak ise; davacı ile yapılmış olan sözleşmelerden Pos ürünleri yazılım ve bakım sözleşmesinin birinci yılın sonunda yenilenmiş olmakla 17.05.2013 tarihine uzadığını, 04.04.2014 tarihli sözleşmenin birinci yılın sonunda yenilenmiş olmakla 04.04.2016 tarihine uzadığını, süreli edim içeren sözleşmelerin bir yıl süreli olarak akdedilmesinin ve feshedilmediği takdirde kendiliğinden yenilendiğine ilişkin düzenleme ihtiva etmesi halinde sadece müteakip yıl için uzayacağının yasal düzenleme gereği olduğundan taraflar arasındaki 17.05.2011 tarihli sözleşmenin 17.05.2013 tarihinde, 04.04.2014 tarihli sözleşmenin 04.04.2016 tarihinde sona erdiğini ve bu tarihten sonra sözleşme şartlarının taraflar açısından bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyeceğini, taraflar arasında sözleşmelere konu yazılım programlarının davalı adına yeterli olmaması nedeni ile yenilenmesinin söz konusu olduğunu ve davacı şirket ile bu konuda görüşmeler yapıldığını, 07.11.2016 tarihinde sözleşme konusu programların ve hizmetin yenilenmesine ilişkin teknik detay ve fiyatları içeren teklif sunulduğunu, bu teklifin davacı tarafından uygun bulunmadığından farklı alternatif programlar arayışının söz konusu olduğunu ve 28.03.2017 tarihli İzmir ... Noterliği'nin ... sayılı ihtarnamesi ile davacı ile sözleşmenin sona erdirildiğini, davacının iki adet fatura gönderdiğini ve gönderilen faturaların aynı şekilde iade faturası düzenlenerek iade edildiğini ve daha sonra davaya konu olan icra takibine girişildiğini beyan ederek, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, davanın esastan reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1076 E. sayılı dosyasına ilişkin cevap dilekçesinde özetle; İş bu dava ile birleştirme gerektiğini beyan ederek davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/807 E. sayılı dosyasına ilişkin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından gönderilen faturanın iade edildiğini, bu fatura öncesinde de sözleşmenin süresinin bitmiş olmasına rağmen fatura düzenlendiğini, bütün faturaların müvekkili tarafından iade edildiğini beyan ederek davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 E. sayılı dosyasına ilişkin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmelerden POS Yazılım Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi ve Muhasebe Entegrasyon Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi'nin 8. ve 9. maddelerinde sözleşmelerin 1 yıl süreli olduğu ve süre sonundan 45 gün önce feshedilmediği taktirde 1 yıllık süre için yenileneceğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmelere konu yazılım programlarının 2011 yılında kurulmuş olmasını takiben aradan geçen zaman içerisinde programların davalı müvekkili şirketin işletme gerekliliği açısından yeterli olmaması nedeni ile yenilenmesinin söz konusu olduğunu, davacı şirket tarafından önerilen teklif, gerek işletme gerekleri gerekse de fiyat önerileri açısından uygun bulunmayarak alternatif programlar arayışı söz konusu olduğunu ve neticede farklı bir programın davalı müvekkili şirket tesisine entegre edilmesi ve kullanılmasının zorunlu hale geldiğini, davalı müvekkili şirketin tesisinde farklı yazılım programının kullanılıyor olmasının neticesinde hukuken zaten geçerliliği kalmamış sözleşmelere dayalı sürdürülen bakım ve destek faaliyetlerinin 28.03.2017 tarih ve İzmir ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sona erdiğini, bahse konu sözleşme davalı müvekkili şirket tarafından haklı sebeplerle feshedilmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından fiilen verilmeyen hizmete ilişkin faturalar düzenlendiğini, ve davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek kesinleşmeyen faturalara dayalı bir çok icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takiplerine müvekkili şirket tarafından süresi içinde itiraz edilerek takiplerin durdurulduğunu, bunun üzerine davacı şirket tarafından 14.07.2017 - İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721, 03.10.2017 - İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/807, 06.12.2017 - İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1076 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığını, her üç dosyanın usul ekonomisi de gözetilerek birleştirilmesi gerektiğini, beyan ederek işbu davanın ilk açılan dava olan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2017/721 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''..Davalı tarafça ileri sürülen itiraz sebebi kanıtlanamadığından tarafların birbirleri ile örtüşen ticari defterlerinde kayıtlı olduğu üzere Asıl dosya ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosya yönünden, davacının, davalıdan 14.014,47 TL asıl alacağı olduğu ve bu alacağa 12.06.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği, Birleşen İstanbul 4 ATM. 2017/1076 Esas sayılı dosya ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosya yönünden, 11.711,68 TL asıl alacağı olduğu ve bu alacağa 26.10.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği, Birleşen İstanbul 12. ATM. 2017/807 Esas sayılı dosya ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosya yönünden, 11.204,83 TL asıl alacağı olduğu ve bu alacağa 17.07.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış, Asıl davanın (İstanbul 4. ATM 2017/721 Esas) kabulü ile İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen İstanbul 4. ATM 2017/1076 Esas sayılı davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen İstanbul 12. ATM 2017/807 Esas sayılı davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.  Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin üç yıl olarak belirlendiğini, bu sebeple sözleşmenin ancak 15.05.2018 tarihinden 45 gün öncesine kadar ve bu tarihten ileriye doğru hüküm ifade edecek şekilde feshedilebileceği, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde sözleşme dönemi sonuna kadar (15.05.2018 tarihine kadar) doğacak bedellerin peşin olarak ödeneceğinin ve müşterinin hizmet verilmediği gerekçesi ile bu bedeli ödemekten kaçınamayacağının kararlaştırıldığı dikkate alınarak Birleşen İstanbul 16. ATM'nin 2018/101 E sayılı davanın kabulü ile, davalının sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle 01.01.2018 - 15.05.2018 tarihleri arasındaki sözleşme bedeli olan 16.132,36 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllar dayanan iş ilişkisini devam ettirme arzusunda bulunduğu ancak gelinen süreçte kullanılan yazılım programlarının ihtiyacı karşılamaması sebebiyle programların geliştirebilmesi gayesiyle taraflar arasında yeni görüşmeler yapıldığı, bu görüşmeler neticesinde 07.11.2016 tarihinde davalıya yeni bir teklif sunulduğu, davacının fiyat teklifi sunarak müzakere sürecini başlattığı ancak davalının gelinen süreçte gelişen ihtiyaçlarının karşılanması ve bunun üzerine yeni yazılım programları arayışına girildiği, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının mahkeme tarafından değerlendirilmediği, söz konusu yazılım programının davalı şirketçe kullanılamadığı ve sözleşmenin devamının fiilen imkansız hale geldiği, bilirkişi raporuna sunulan itirazların değerlendirilmediği belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, asıl ve birleşen dava dosyalarında; taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere dayalı olarak davalı lehine başlatılan takiplere yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 E. sayılı dava dosyasında ise, 15.05.2015 tarihli ... numaranın ön büro ve stok yazılım ürünleri bakım destek sözleşmesi uyarınca sözleşmenin süresinden önce feshinden dolayı 01.01.2018-15.05.2018 dönemine ilişkin cezai şart alacağı talep edilmektedir. Asıl dava dosyasında, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhine taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler, sözleşmeyi dayalı faturalar ve 2016-2017 yılı cari hesap ekstresi dayanak alınarak 14.014,47 TL asıl alacağın tahsili talepli, birleşen dava dosyası İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/807 E. sayılı dava dosyasında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap, cari hesaba dayalı faturalar, ... numaralı bakım ve destek sözleşmesi dayanak alınarak 11.204,83 TL alacağının tahsili ve birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1076 E. sayıda takip dosyasında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davacı tarafça davalı aleyhine sözleşmeler ve sözleşmeye dayalı faturalar ile 2016 -2017 yılı cari hesap ekstresinde dayanak alınarak 11.711,68 TL alacağın takdiri talep edilmiştir. Taraflar arasında davacının ''...'' davalının ise ''müşteri'' olarak tanımlandığı ve sözleşme konusu müşterinin ek 1 de belirtilen yazılımların bakım, eğitim ve/veya destek hizmetlerinin verilmesine ilişkin karşılıklı koşulları belirten 17.05.2011 tarihli ... numaralı Pos Yazılım Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi, 04.04.2014 tarihli ... numaralı Muhasebe Entegrasyon Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi ve 15.05.2015 tarihli ... numaralı Ön Büro Ve Stok Yazılım Ürünleri Bakım Destek Sözleşmeleri düzenlenmiştir.Sözleşme süreleri incelendiğinde; - 17.05.2011 tarihli ... numaralı Pos Yazılım Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi'nin, ''SÖZLEŞME SÜRESİ SONA ERDİRME'' başlıklı 9. maddesinde sözleşme kullanım hakkının satın alınmış lisansların, müşteriye teslimi veya sistem kabul ve teslim tutanağının imzalanması, yazılımlar için de lisanssız yurtdışına sipariş verilmesiyle başlayacağı, bu tarihten itibaren bir (1) yıl yürürlükte kalacağı, taraflardan herhangi birinin sözleşmenin bitim tarihinden doksan (90) gün önce yazılı fesih ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşmenin otomatik olarak bitim tarihten itibaren birer yıllık sürelerle uzayacağı belirtilmektedir. Müşterinin tek taraflı fesih hakkının düzenlendiği 9.4. Maddesinde ise deprem ,yangın ,sel, sair doğal afetler, kısmi -genel savaş, kısmi -genel grev, lokavt ve -veya toplumsal olaylardan ve genel olarak tarafların iradeleri dışında meydana gelen olaylardan dolayı yükümlülüklerinin kısmen veya tamamen ifa edilememesi, sözleşme kapsamında dolaylı yükümlülüğü olan üreticinin iflası ve/veya faaliyetlerini devam ettirememesi mücbir sebep kabul edilip bu mücbir sebep durumu 30 (otuz) günden fazla sürerse tarafların başka herhangi bir sorumluluk altına girmeksizin bu sözleşmeyi sona erdirme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.-04.04.2014 tarihli ... numaralı Muhasebe Entegrasyon Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi'nin, 8/1 maddesinde iş bu sözleşmenin kullanım hakkı satın alınmış lisansların müşteri talebi ile üretici firma tarafından üretildiği ve destek bakımın açıldığı tarihte başlayacağı, bu tarihten itibaren 1 (bir) yıl yürürlükte kalacağı ve taraflardan herhangi birinin sözleşmenin bitimi tarihinden itibaren 45 (kırkbeş) gün önce yazılı ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşmenin otomatik olarak sözleşme için tarihten itibaren birer yıllık sürelerle uzayacağı, müşterinin sözleşmeye bildirim süresine uymadan süresinden önce feshetmesi durumunda sözleşme dönemi sonuna kadar olan aylık bedelleri peşin olarak ödemek zorunda kalacağı, müşterinin hizmet verilmediği gerekçesiyle bu bedeli ödemekten kaçılamayacağı ancak bu bedellerden sözleşmenin (7.d) maddesi uyarınca reeskont edilerek bulunacak yeni bedel üzerinden %5 indirim yapılacağı, sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin mücbir sebep nedeniyle engellenmesi veya alıkonulması ölçüsünde sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifasında temerrüde düşülmüş sayılamayacağı belirtilmiştir.-15.05.2015 tarihli ... numaranın Ön Büro ve Stok Yazılım Ürünleri Bakım Destek Sözleşmesi'nde, iş bu sözleşmenin kullanım hakkının satın alınmış lisansların müşterinin talebiyle üretici firma tarafından üretildiği ve destek bakımının açıldığı tarihte başlayacağı, bu tarihten itibaren 3 (üç) yıl yürürlükte kalacağı ve taraflardan herhangi birinin sözleşmenin bitimi tarihinden itibaren 45 (kırkbeş) gün önce yazılı ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşmenin otomatik olarak sözleşme için tarihten itibaren birer yıllık sürelerle uzayacağı, müşterinin sözleşmeye bildirim süresine uymadan süresinden önce feshetmesi durumunda sözleşme dönemi sonuna kadar olan aylık bedelleri peşin olarak ödemek zorunda kalacağı, müşterinin hizmet verilmediği gerekçesiyle bu bedeli ödemekten kaçılamayacağı ancak bu bedellerden sözleşmenin (7.4) maddesi uyarınca reeskont edilerek bulunacak yeni bedel üzerinden %5 indirim yapılacağı, sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin mücbir sebep nedeniyle engellenmesi veya alıkonulması ölçüsünde sözleşmeden doğan yükümlülüklerin infazı de temerrüde düşülmüş sayılamayacağı belirtilmiştir.Davalı tarafça İzmir .... Noterliği vasıtasıyla gönderilen 28.03.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede, şirketin işlettiği otel sisteminde kullanılmakta olan ön büro ve stok programlarına ilişkin yazılımlara verilen destek hizmetinin sürdürülebilmesinin, bahse konu yazılım programlarının muhtelif sebeplerle değiştirilmiş olmasından kaynaklı olarak imkansız hale geldiği, bu itibarla 19.07.2016 tarihte 68 sayılı yazılı feshi ihbarı ile taraflar arasında düzenlenen bir süregelen yazılım programlarına bakım ve destek hizmeti içeren sözleşmelerin feshedilinceye ilişkin beyanın ihbar edildiği, bu ihbarı takiben taraflar arasında feshin sonuçlarının düzenlenmesine ilişkin müteaddit görüşmeler yapıldığı, bakım ve destek hizmeti verilen yazılım programlarının değiştirilmiş olması nedeniyle bahse konu sözleşmelere dayalı hizmetin sürdürülebilmesinin fiilen imkansız hale geldiği ve bu nedenle sözleşme yönünden de 31.03.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin sonra ermiş sayılacağı ihtar edilmiş ve tebligat evrakı 30.03. 2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yukarıda belirtilen ihtarnameye cevaben, davacı tarafça davalıya gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 03.04.2017 tarih ve ... yevmiye sayıda ihtarnamede, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin sözleşmeye uygun olarak feshedilmediği ve bu nedenle düzenlenen faturalara ilişkin sözleşme bedellerinin ödenmesi talep edilmiş ve aksi halde hukuki yollara başvurulacağı belirtilmiştir.Mali müşavir ..., Doç Dr...., Yrd Do.Dr. ...   tarafından düzenlenen 24.05.2019 tarihli kök raporda özetle; ihtilaf öncesi davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından davacıya ödenen EFT ve faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 31.03.2017 tarihi itibari ile sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, ihtarname ile davalı tarafından feshedilen sözleşmeler nedeniyle davacı tarafından davalıya hizmet faturalarının gönderilmeye devam edildiği, davalının tebliğ aldığı faturaları kayıtlarına işleyerek aynı tutarda davacıya iade faturası kestiği, yani faturaların tamamının davalı tarafından yasaya uygun bir şekilde davacıya geri iade edildiği, daha 3 adet icra dosyası ile toplam davalıdan 36.930,98 TL talep ettiği, davalı tarafından ileri sürülen kesin sebebinin mücbir sebep olmadığı gibi haklı sebep olarak kabul edilemeyeceğini ve bu nedenle gerek asıl ve gerekse birleşen dava dosyaları yönünden sözleşmeden kaynaklı ücretleri isteme hakkına davacının sahip olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Tarafların itirazının değerlendirilmesi amacıyla dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.12.2019 tarihli ek raporda kök raporda yer alan tespitlerin aynen korunduğu belirtilmiştir.Birleşen dava dosyası olan İstanbul 16.ATM nin 2018-101 E sayılı dava dosyasında sözleşmenin pesinden kaynaklı cezai şart talep edilmiştir. Mali müşavir ..., bilgisayar yazılımı uzmanı ...  ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen 10.06.2019 tarihli raporda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı tarafından sözleşmenin erken fesih gerekçesi olarak ileri sürdüğü fiili imkansızlıktan herhangi bir kusurunun bulunmadığını ispatlayamadığı, aynı şekilde dosya kapsamında davacı şirketin borca aykırı davranışını ispatlayan herhangi bir verinin yer almadığı , bu nedenle davacı şirketin feshinin haklı sebebe dayanmadığı ve sözleşmenin ifadelerimi yani 01.01.2018 -15.05.2018 döneme ilişkin 4,5 aylık ödenmesi gereken bakım ,destek hizmet bedelinin sözleşmenin 8.1. Maddesi uyarınca 3.532.45 EURO karşılığı 16.132,36 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca davalıdan sahiplerinin talep edilebileceği ,davalı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yapılan mali tablolarındaki incelemede borca batık olmadığı ve yeterli özkaynak varlığına sahip olduğu, faaliyet hacminde ve karlılıkta artış sağlandığı, 2017 yılının 1.016.994,03 TL net karla kapattığı belirtilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, davaya konu sözleşmelerde uyuşmazlık halinde İstanbul (merkez) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, davalı tarafça icra takip dosyalarına sunulan itiraz dilekçelerinde icra dairesinin yetkili olmadığına dair beyanların yerinde değildir.Davaya konu somut olayda, davacı tarafından davalı yana sözleşmenin feshinden sonra gönderilen faturaların; -İstanbul ....İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasında, 18.04.2017 tarihli 01.04.2017 -15.05.2017 dönemi için 3.171,73 TL, 01.04.2017 -30.06.2017 dönemi için 10.842,74 TL olmak üzere toplam 14.014,47 TL, -İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında, 04.07.2017 tarihli ,01.07.2017 -30.09.2017 dönemi için 11.204,83 TL  -İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında, 04.10.2017 tarihli ,01.10.2017-31.12.2017 dönemi için 11.711,68 TL tutarlı faturanın düzenlendiği ve bunların icra dosyasına konu edildiği, bu faturaların davalı tarafça usulüne uygun olarak davacıya iade edildiği toplamda davacının davalıdan 36.930,98 TL talep ettiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça davacıya gönderilen 28.03.2017 tarihli ihtarnamede sistemlerinde kullanılan yazılımların değişmesi nedeniyle uyuşmazlığa konu edilen ve taraflar arasında düzenlenen 3 adet destek bakım sözleşmesi kapsamında hizmet alımına gerek bulunmadığı belirtilerek iş bu 3 adet sözleşmenin de 31.03.2017 tarihi itibariyle feshedildiği ihtar edilmiş olup, davacı tarafça gönderilen cevap ihtarnamede 17.05.2017, 04.04.2017 tarihli sözleşmelerin ilk dönem birer yıllık düzenlendiği ve sonra 1 yıl uzamasını öngören maddelerin bulunduğu, 15.05.2018 tarihli sözleşmenin ise ilk dönem 3 yıllık düzenlendi ve sonra 1 yıl uzamasını öngören sözleşme maddesinin bulunduğu, sözleşmede imkansızlık söz konusu olmadığı belirtilerek sözleşme bedellerinin ödenmesi ihtar edilmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere uyuşmazlığa konu her 3 sözleşmede de mücbir sebep sayılabilecek hususlar belirtilmiş olup, davalı tarafça bakım ve destek hizmeti verilen yazılım programlarının değiştirilmiş olması nedeninin mücbir sebep olmadığı gibi sözleşmenin feshinde haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği, zira davalının ekonomik olarak zor durumda olduğu beyanının bilirkişi raporunda yer alan tespitler uyarınca yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.  İş bu nedenle mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/101 E. sayılı dava dosyası yönünden inceleme:15.05.2015 tarihli ... numaralı ön büro ve stok yazılım ürünleri bakım destek sözleşmesi'nin 8. maddesinde İş bu sözleşmenin 3 yıl süreli olduğu belirtilmiş ve davalı tarafça İzmir ... Noterliği vasıtasıyla gönderilen ihtarname ile sözleşme sona erdirilmiştir.Bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davalı tarafın sözleşmenin devamı engelleyecek mahiyette fiili imkansızlığa neden olan program değişikliği konusunda kusurunun bulunmadığını ispatlayacak herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece dava şirket tarafından yapılan fesih bildirimin haklı bir fesih bildirimi olmadığı yönündeki tespiti yerindedir. 15.05.2015 tarihli Sözleşmenin imza tarihi 15.05.2015 olmakla birlikte sözleşmenin ekinde bulunan ve hizmet bedellerinin iş günümü düzenlenen ''sözleşme kapsamındaki yazılım ürünleri ve bedelleri'' listesinin 3. sayfasında toplam aylık yazılım bakım ve destek bedelinin 784.99 Euro veya karşılığı Türk Lirası olduğu ve işbu bedele katma değer vergisi dahil olmadığı belirtilmiştir.6098 sayılı TBK'nin 179/1 hükmüne göre; \"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir\". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir. 6098 sayılı TBK'nin 179/2 hükmüne göre; \"Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.\" Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.6098 sayılı TBK'nin 179/3 hükmüne göre; \"Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.\" Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nin 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan cezai şart, TBK 179/2 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır. Davaya konu somut olayda; 01.01.2018 -15.05.2015 tarihleri arasındaki döneme isabet eden 4,5 aylık süre için sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca 784.99Eurox4,5 ay=3.532.45 Euro karşılığı 16.132.36 TL cezai şart bedelinin alacağın tahsiline karar verilmiş olmakla, bu tespitin dosyada yer alan bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 148,60 TL istinaf başvuru harcının, davalı tarafından yatırılan 594,40 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 445,8‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 1.886,9‬0 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.459,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59cdbacabaeeecc3","SID":"cb7b3a60a6fdd7d8"}}