{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2359 - 2024/187<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t     <br>\t\t                                <br>ESAS NO\t: 2023/2359 <br>KARAR NO\t: 2024/187<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>DAVACILAR \t\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br><br>\tDairemizin 09.03.2022 tarih ve 2018/2621 E., 2022/391 K. sayılı kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarih ve 2022/2684 E., 2023/3184 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m. 373/(3). maddesi  uyarınca, duruşma yapılmasına ve tarafların duruşmaya davet edilmesine karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tİDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacılar vekili; müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı kurum arasında 2013/113480 ihale kayıt numaralı ihale sonrasında 05/02/2014 tarihinde \"Teknik Şartnamede belirtilen yerlerin temizlik işi ve yemek pişirme, evrak dağıtımı ve ziyaretçi yönlendirme işi\" konulu taahhüt sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı işi gereği gibi ifa ederken davalı tarafça tek taraflı olarak 09/01/2015 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme feshinden 7 aylık bir süre sonra tekrar davalı kurumun feshedilmiş sözleşmenin yeniden müvekkili şirketler iş ortaklığınca ifasının istendiğini ve taahhüt konusu işin layığıyla yerine getirilerek sözleşmenin sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan taahhüt sözleşmesi ve 4735 sayılı Kanun hükümleri gereğince toplam sözleşme bedelinin %80'i ile müvekkili tarafından tamamlanan iş bedeli arasındaki farkı oluşturan 1.763.020,88-TL meblağın, %5'lik kısmına isabet eden 88.151,04-TL'lik tutarın müvekkiline ödenmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilleri tarafından davalı kuruma söz konusu bedelin ödenmesi için talepte bulunulduğunu ancak davalı tarafından bu miktarın ödenmeyeceğinin bildirildiğini, diğer taraftan müvekkilinin sözleşmenin ifa edileceğine güvenerek 158.312,00-TL masraf yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>            Davacılar vekili, ıslah dilekçesi ile dava değerini 88.140,97 TL'ye arttırmıştır.<br>Davalı vekili; davacıların iş eksilişi ve diğer alacak kalemleri bakımından iddia ettiği hususların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta kanunun amaçladığı gayeye aykırı hareket ettiğini, dava konusu ihale sözleşmesinin davalı kurumca değil mahkeme kararı ile zorunlu olarak feshedildiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme kararından kaynaklanan bir zarar var ise husumetin diğer makamlara yönetilmesinin gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacılar tarafından ödenen damga vergisinin tazmininin veya iadesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YARGILAMANIN  ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece Mahkemesi'nce \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı kurum arasında 05/02/2014 tarihinde 10.435.816,85 TL bedelli iki yıllık hizmet alım sözleşmenin imzalandığı, söz konusu sözleşme imzalandıktan ve davacıların oluşturduğu iş ortaklığı işe başladıktan sonra Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda Kamu İhale Kurumu tarafından ihalenin iptaline karar verildiği, söz konusu ihale iptal edildikten sonra davacıların oluşturduğu iş ortaklığının sözleşme kapsamında yaptığı işin, 09/01/2015 tarihinde tasfiye edildiği, tasfiyeden sonra dava dışı ... ... Ltd. Şti ile sözleşme imzalandığı, söz konusu firma aynı işin kalan bölümünü  belli bir süre yaptığı, daha sonra firma ile olan işin de tasfiye edildiği ve tekrar işin davacıların oluşturduğu iş ortaklığına verildiği, davacıların oluşturduğu iş ortaklığının işi tamamladığı, ihaleye konu işin iki yıllık bir hizmet alım işi olduğu, söz konusu işe 10/02/2014 tarihinde davacıların oluşturduğu iş ortaklığının başladığı, 09/01/2015 tarihinde mahkeme kararı ve Kamu İhale Kurumu kararları doğrultusunda davacıların oluşturduğu iş ortaklığının tasfiye edildiği, aynı işin 10/01/2015 tarihinde ... ... Ltd. Şti. ne verilmesi üzerine yapılmaya başlanıldığı, 18/08/2015 tarihinde ... ... Ltd. Şti'nin sözleşmesinin tasfiye edilerek aynı tarihte davacıların oluşturduğu iş ortaklığının işe başlamasına karar verildiği, söz konusu karar doğrultusunda davacıların oluşturduğu iş ortaklığının işe başlayarak 09/02/2016 tarihinde işi bitirdiği görülmüş olup, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mevcut olayda görüldüğü gibi, davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti.' nin yapmış olduğu işin aynı işin değişik dönemleri olduğu, davacıların imzalamış oldukları sözleşmenin 29. maddesi gereğince talepte bulunabilmeleri için davalı kurum ile imzalanan iki yıllık sözleşmenin tamamının davacılar tarafından yerine getirilmesi, söz konusu iş yerine getirildikten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak 29. maddenin değerlendirilmesinin  gerektiği, mevcut olayımızda davacıların oluşturduğu iş ortaklığının iki yıllık sürenin tamamında davalı kuruma hizmet vermediği, söz konusu ihale kapsamında 09/01/2015 ile 18/08/2015 tarihleri arasındaki hizmetin dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından verildiği, 29. madde kapsamında talebin değerlendirilmesi için iki yıllık hizmet sözleşmesi kapsamında davacılara ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. ne yapılan ödemelerin %80 den aşağı kalması durumunda 29. madde çerçevesinde davacıların talepte bulunabileceği, bilirkişi kurulundan alınan 07/06/2018 tarihli rapora göre, davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile, dava dışı ... ... Ltd. Şti. ne ödenen bedellerin toplam ihale bedelinin %80 ini geçtiği, bundan dolayı 29. madde çerçevesinde talepte bulunamayacağının rapor edildiği, söz konusu ek raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması, denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce kabul edildiği, yine davacının damga vergisine yönelik talebinin bilirkişi kurulunun 09/02/2017 tarihli ana raporunda değerlendirildiği ve söz konusu ana raporda damga vergisinden dolayı ödemiş olduğu bedelin istenemeyeceğinin rapor edildiği, söz konusu ana raporun da bu yönden usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması, denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce kabul görmüş olup, davacının davasının mahkemenin kabulü doğrultusunda reddine...\"  karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 09.03.2022 tarih ve 2018/2621 E., 2022/391 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine  Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarih ve 2022/2684 E., 2023/3184 K. Sayılı kararıyla; <br>\t\"...1. Taraflar arasında 05.02.2014 tarihinde Temizlik İşi ve Yemek Pişirme, Evrak Dağıtımı ve Ziyaretçi Yönlendirme İşine Ait Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre işin süresinin 2 yıl, bitiş tarihinin 09.02.2016, sözleşme bedelinin ise 10.435.816,85 TL olduğu, davacıların 10.02.2014 tarihinde işe başladığı, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin  yapmış olduğu itirazen şikayet başvurusunun reddi sonrasında ihalenin iptali istemiyle açmış olduğu davada yargı kararına istinaden Kurul kararı gereği davalı idarece sözleşmenin 21.12.2014 tarihinde tasfiye edildiği, dava dışı ... Ltd. Şti. ile yeni bir sözleşme akdedilerek işin 22.12.2014-17.08.2015 tarihleri arasında dava dışı şirket tarafından ifa edildiği, akabinde Danıştay 13. Hukuk Dairesinin kararına istinaden Kamu İhale Kurumunca tasfiyenin geri alınması kararı alınarak kalan süre için söz konusu işin davacılar iş ortaklığına tekrar verildiği ve 18.08.2015-09.02.2016 tarihleri arasında davacıların sözleşme konusu işi tekrar üstlenerek tamamladığı, davacıların sözleşme gereğince üstlendiği işin sözleşme bedelinden %80'inden (10.435.816,85 TL X %80 = 8.348.653,48 TL) düşük bedel ile (6.585.834,11 TL) tamamlandığı dosya kapsamında sabittir. <br>\t2. Somut olayda, dava dışı ... Ltd. Şti. nin Kamu İhale Kurumuna yaptığı itirazen şikayet başvurusunun reddi üzerine idare mahkemesinde açtığı iptâl davası sonucunda idare mahkemesinin verdiği karar üzerine davacılar ile yapılan sözleşmenin tasfiyesine karar verildiğinden artık yargı kararı sonucu sözleşmenin uygulama imkânı kalmamış, ifası imkânsız hale gelmiş ve hukuki imkânsızlık doğmuştur. Aynı şekilde dava dışı şirketle yapılan sözleşmenin de yine yargı kararına istinaden uygulama imkanı kalmadığından tasfiye kararı geri alınarak işin kalan kısmı davacılar iş ortaklığına tamamlattırılmıştır. Davalı idarenin Kamu İhale Kurulu ve idari yargı kararı dışında sözleşmeyi fesih beyan ve iradesi bulunmamaktadır. İdari yargı kararına istinaden davacı yükleniciler ile yapılan sözleşmenin ifası durdurulup tasfiye cihetine gidilmiş olup idari yargı kararı nedeniyle davalı idarece sözleşmenin fiilen uygulama imkânı kalmadığından işin durdurulması ve tasfiyeye gidilmesinde davalı idareye kusur yükletilmesi mümkün değildir. Sözleşmenin hukuki imkânsızlık sonucu ifası imkânsız hale geldiğinden yapılan işin sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bir bedelle tamamlanmasında davalı idareye kusur atfedilemeyeceğinden 4735 sayılı Kanunun 24/5 nci maddesi ve sözleşmenin 29 ncu maddesinde gösterilen bedelden davalı idare sorumlu tutulamaz.<br>\t3. Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacının yaptığı işin fiilen tüm işe göre %80 in altında olduğu anlaşılmakta ise de idare yargı kararları nedeniyle kusurlu sayılamayacağından davalı idarenin dava konusu bedelden sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.\"  karar verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Usul ve Yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarih ve 2022/2684 E., 2023/3184 K. sayılı kararına uyulmasına karar verilmiş, bu doğrultuda istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>Dairemizce uyulan  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09.10.2013 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, sözleşmenin hukuki imkansızlık sonucu ifası imkansız hale geldiğinden yapılan işin sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bir bedelle tamamlanmasında davalı idareye kusur atfedilemeyeceğinden  4735 Sayılı Kanunun 24/5 nci maddesi  ve sözleşmenin 29 uncu maddesinde gösterilen bedelden davalı idare sorumlu tutulamayacağından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL'den peşin olarak yatırılan  34,16-TL ve 1.489,00-TL ıslah harcından  mahsubu ile bakiye 1.061,40-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,<br>3-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900, -TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,<br>\tİstinaf Harç ve Giderleri Yönünden:<br>1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 35,90 TL'nin düşümü ile kalan 391,70 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 61,20- TL posta giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.200,00-TL  vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine. <br>5-HMK m. 359/3 gereğince karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t30.01.2024 tarihinde, hazır olan tarafların yüzüne karşı, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Verilen karar usulen okunup açıklandı. 30.01.202<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  30.01.2024<br>\t\t\t\t<br>   <br>          \tBaşkan                     Üye                  Üye          Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31a3550e0c7cac9e","SID":"a8041ccc0b1e15c9"}}