{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2023/470 Esas<br>KARAR NO: 2024/12<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ: 23/10/2019<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br><br>-------- kararı,--------- sayılı ilamı ile görevli mahkemenin--------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilerek kaldırıldığı ve mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin,  --------- ilinde uzun yıllardır otomobil  alım satım işi ile uğraşan saygın bir iş adamı olduğunu,   ve davalı tarafın müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkilinin davalınında ortağı olduğu iddia edilen -------- şirketine ait olduğu iddia edilen --------- isimli işletmeye ortak olmaya karar verdiğini,  davalının mezkur şirketin %25 hissedarı olduğun iddia edilen --------- ile 06/02/2014 tarihinde söz konusu şirketin diğer hesaplarının da şahit sıfatı ile yer aldığı bir protokol imzalandığını ve protokol uyarınca  --------- hissesinin %10'luk kısmına tekabül eden kısmını davalı ... devredeceğini, ve protokolün imzalanması akabinde davalı devir taahhüdü aldığı %10'luk hissesinin %33'lük kısmı üzerindeki tüm haklarını müvekkiline  devredeceğine ilişkin ayrı bir protokol imzalandığını,  ancak müvekkilinin kardeşi olması ve duymuş olduğu güven sebebi ile henüz protokoller imzalanmadan şirket ortağını olacağını düşünmesi sebebi ile işletme için ödemeler yaptığını, ancak müvekkilinin yapmış olduğu iddia edilen ödemelere rağmen mezkur şirket paylarının devredilmediğini ve müvekkilinin haklarını elde edemediği gibi bilgi de verilmediğini,  dolayısıyla müvekkilinin  davalıya gönderdiği iddia edilen 65.650,00TL'yi geri alabilmek için icra takibine başvurduğunu ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu,  müvekkilinin  ortak olacağı bahanesi ile kandırıldığını ve kendisinden alındığı iddia edilen paraların karşılığının verilmediğini, bu nedenlerle  davalının yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimaline karşı  ve müvekkilinin alacağının  telafisi zor ve imkansız duruma düşmemesi için  davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine teminatsız olarah ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne ve takibin devamına,  davalıya %20'den  az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  öncelikle davacı tarafın icra takibinde dekontlara dayanarak  icra takibi başlattığını ancak huzurdaki davada ise müvekkili ile aralarında ortaklı nedeni ile alacağının bulunduğunu iddia ettiğini davacı tarafın müvekkilinden ne nedenle alacak talebinde bulunduğuna dair karar vermesi gerektiğini ve  davacı tarafın iddialarını genişletmesine muvafakat vermediklerini, ayrıca davanın hisse devri bedeli için açılmış bir dava ise davanın yetkili mahkemelerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  davacı tarafça belirtilen dekontların ortaklık hisse bedeli ile ilgili olmadığını ve bu şekilde dekont bulunmadığını,  davacı tarafın yalnızca kendi para gönderimine ilişkin  belgeleri icra müdürlüğüne ve mahkemeye sunduğunu, tüm banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde  müvekkilinin de davacı tarafa gönderdiği tutarların görüleceğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığının anlaşılacağını,  davacı tarafın icra dosyasında dekontlara, huzurdaki davada ise ortaklık alacağı sebebi ile dava açmasının haksız kazanç sağlama amacında olduğunu, bu nedenlerle  davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Eldeki dava hisse devir bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.-------- sayılı kararı davanın esastan reddine karar verildiği, mezkur karar -------- sayılı ilamı ile mahkememizin görevli olduğu belirlenerek dosya işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. 18/12/2018 tarihli ------- yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un  20. maddesi ile  6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" ve geçici 12. maddesi ile de \"(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.\" düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Eldeki dava da taraflar arasındaki  uyuşmazlığın itirazın iptaline ilişkin olduğu, davanın  23/10/2019 tarihinde açıldığı, dava dilekçesi ve mahkememizin 16.01.2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin beyanından davacının arabulucuya başvurmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığı , Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ret kararının yukarıda zikredilen istinaf ilamı doğrultusunda mahkememizin görevli olduğundan bahisle kaldırıldığı ve işbu dosya mahkememize ulaşana kadar  arabuluculuk  eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklananlar doğrultusunda 6102 sayılı TTK.na 7155 sayılı Kanunla eklenen 5/A maddesi gereği dava öncesi zorunlu arabuluculuğa tabi olan davada 6325 sayılı Kanuna yine 7155 sayılı Kanunla eklenen 18/A maddesi ikinci fıkrası gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davalı yanca kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de mahkememizce işin esasına girilmeden usulden ret kararı verildiği, davalının kötüniyetli olduğunda dair dosya kapsamında bir delil ya da belge bulunmadığından kötüniyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın usulden reddine,<br>2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 792,89TL'den mahsubu ile bakiye 365,29TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>4-Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafça sarf olunan 110,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,<br>6- Davalı lehine yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, <br>7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın ise e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde   İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9c036b634581cb4","SID":"fa3b743a13d8594d"}}