{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2259 <br>KARAR NO: 2024/60<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/01/2020<br>NUMARASI: 2018/326 E. - 2020/11 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili meslek birliği ile davalı arasında Müzik Eseri Lisans Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye dayalı olarak 13.334,59 TL'lik alacağa yapılan takibe davalı yanca itiraz edildiğini, haksız itiraz nedeniyle K.Çekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı, alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak davaya bakmaya Bakırköy FSHH Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş olup, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davacının iddiası, K.Çekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, denetim ve hüküm kurmaya elverişli mali bilirkişi ... raporu ve tüm dosya kapsamı dikkati alınarak, K.Çekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  icra takip dosyasında davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin 13.334.59 TL  üzerinden devamına, kabul edilen takip tutarının takdiren % 20' si üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle icra inkar tazminatının da  davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.  Davalı vekili tarafından sunulan istinaf delikçesinde özetle; -Taraflar arasındaki sözleşmenin 13. Maddesinde yapılan her türlü gönderinin sözleşmede yazılı ''... Cad. ... Sok. N:... Değirmendere/Trabzon'' adrese iadeli taahhütlü olarak yapılması gerektiğini, bu adres dışında herhangi bir adrese yapılan tebligatların geçerli sayılmayacağını, kargo irsaliye bilgileri incelendiğinde, faturaların ''3.nolu ... Mah. ... Sok. N:... Merkez/Trabzon'' adresine gönderildiği ve ... adında bir şirket tarafından teslim alındığının tespit edildiğini, bağlantılarının olmadığını, TTK hükümleri gerekse TMK m.2 hükümleri uyarınca müvekkili şirketin eline geçmemiş ve kayıtlarına işlenmemiş ticari bir faturadan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun; takip tarihinden (07.08.2017) sonra 01.10.2017 ile 01.11.2017 tarihlerinde faturaların ticari defterlere kaydedildiği tespitinin aksine, yapılan inceleme neticesinde de takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde herhangi bir alacak kaydı olmadığının açık olduğunu, raporun aksine bir yorum yaparak davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; sözleşmeye dayalı ödenmeyen faturalara ilişkin başlatılan takipte yapılan itirazın iptali davasıdır.  Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne  uygun tutulsun  tutulmasın aleyhe  olan  kayıtlar  delil  olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve  2008/10995 Esas,  2009/5037 Karar sayılı ilamı) Somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece takibe konu faturaların davalının kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti amacıyla  mali müşavir bilirkişi raporları aldırılmış olunup, raporlar  incelendiğinde; takip dayanağı olarak gösterilen  faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, Mali bilirkişi ... 30/10/2019 tarihli raporunda; \"davaya konu icra takip tarihi (07/08/2017) itibarıyla davacının ticari defterlerinde davacının davalı şirketten 13.354,59 TL alacak bakiyesinin bulunduğunu,  davacı meslek birliğinin davalı şirkete düzenlediği 11/07/2016 tarihli ... nolu \"2016 Yılı Lisans Bedeli\" açıklamalı, 6.504,75 TL tutarlı faturayı 01/10/2017 tarihinde, 03/07/2017 tarihli ... nolu \"2017 Yılı Lisans Bedeli\" açıklamalı 6.829,84 TL tutarlı faturayı ise 01/11/2017 tarihinde ticari defterlerine kaydettiğini ve davalı şirket ticari defterlerinde 2017 yılı sonu itibarıyla davacının davalı şirketten 13.354,59 TL alacak bakiyesinin bulunduğunu \" yönünde görüş bildirdiği, tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edileceğinden ve bu durumda fatura tebliğinin usulüne uygun olup olmaması aranmayacağından ve ödeme iddiasının davalı tarafından yasal delillerle kanıtlanamamasına, alacağın likit ve belirlenebilir olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/01/2020 tarih ve 2018/326 E., 2020/11 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 910,88-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 856,48-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f16373103b824d8","SID":"8d0b3797398e25dd"}}