{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2372 Esas<br>KARAR NO: 2024/23<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2019<br>NUMARASI: 2016/452 E. - 2019/1095 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı ... Tic. Ltd. Şti. Asıl  dava dilekçesinde özetle; Şirketin muhasebe işlemleri için muhasebe müdürü davalı ...'ye 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, ancak vekilin bazı hatalı işlemlere yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil namenin 15/10/2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ... Bank İkitelli  Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beylikdüzü Şube Müdürlüğünden ve ... Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini,  azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece  Cumhuriyet Başsavcılığının  20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, soruşturma dosyasındaki ifadeler incelendiğinde suç nitelikli eylemler ile müvekkiline ne denli zarar verildiğinin anlaşılacağını, 24.02.2016 keşide tarihli ... Hadımköy şubesine ait ... no.lu çekin 11.500.-TL bedelle doldurulup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle  dava  açmak  gerektiğini,  takibe  konu çekin müvekkil şirket  yetkilisinin imzasını içermediğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini, HMK m. 209 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, çekin ciro silsilesi bilinmediğinden diğer cirantalara karşı davalı sıfatı ile dava açma hakları veya dahili davalı olarak davaya dahil etme haklarını  saklı tuttuklarını beyanla , davalı ...’ın lehtar ve ... Tic. Ltd. Şti.nin hamil göründüğü ... Hadımköy Şubesinin 24.02.2016 keşide tarihli, ... nolu ve 11.500.-TL bedelli  çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir. Davacı Birleşen dava dilekçesinde özetle; Dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti, davaya konu çekin müvekkiline teslimi dava konusu  %20 den olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, iş bu çekle ilgili Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/ 452 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti.cevap dilekçesine özetle; Dava konusu çekin yetkili kişi tarafından imzalandığı, müvekkil şirketin alacaklı olduğu ...’dan ciro yoluyla aldığı, ...’a verilen 04.06.2015 tarihli tahsilat makbuzu’nu delil olarak sunduklarını, diğer delilin ise müvekkil firmanın borcuna karşılık ciro yoluyla devrettiği (sonradan bu cironun iptal edildiği görülmektedir.)  ...  Tic. Ltd. Şti. nin 16.06.2016 tarihli çek kabul bordrosu, Dava konusu çekin ileri tarihli çek olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyasındaki Davacı Şirket yetkilisi ...’nun beyanında ...’yü 2007 yılından beri her yıl yıl yenilenmek üzere vekaletname verdiğini ifade ettiğini, ifadelerden davacı şirketin dava konusu çeklerin azilden önce verildiğini bildiğini, Aynı soruşturma dosyasındaki ...’nün ifadesinde çekleri ileri tarihli olarak düzenlediğini kabul ettiğini, Çekin basım tarihinin 30.07.2015 olduğunu, ...’ın 30.10.2015 tarihli 30.000 TL bedelli ... seri nolu bir başka çekin Davacı şirketçe ödendiğini, İyi niyetli 3. Kişi olduklarını, çeklerdeki mücerretlik ilkesi gereği davacı’nın şahsi defilerini kendilerine karşı ileri süremiyeceğini, beyan etmiştir. Birleşen (Bakırköy 6. ATM 2017/862 E. -2017/814 K) dosya davalısı ...  Tic. Ltd. Şti. vekili 17.01.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen çekle müvekkil şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir çek bulunmadığından ve davacı şirketle uzun yıllardır nakit olarak çalıştıklarından, davaya konu çekin şirketlerince ciro edilmesinin imkansız olduğu, çekteki imza ve ciroya itiraz ettiklerini kendileri tarafından tedavüle sürülmediğini  belirterek davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"Dosyaya sunulan evraklarda çekin azilden önce düzenlendiğine ilişkin somut bir delil elde edilemediği, bilirkişi aracılığıyla davalı ... şirketinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede çekin azilden önce 20/05/2015 tarihinde ...'a alacak verilerek kayıt edildiği tespit edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin tek taraflı tutulduğu, tek başına çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Çekin keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği, bilirkişi raporundan davacı defterlerinin lehine delil olma vasfı bulunduğu, dava konusu ... seri nolu 11.500 TL meblağlı çekin kaydına rastlamadığı, çekin tanzimini haklı kılar bir alt ilişkiye rastlanmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekin lehtarı olan davalı ... tüm dosyalara sunulan 17/8/2016 tarihli protokol evrakında bir çok çekin iadesini kabul etmiştir. Bu nedenlerle ileri tarihli olarak düzenlendiği ispat edilemeyen davaya konu çekin yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiği ve bu mutlak definin herkese karşı ileri sürülebileceği sabit olmakla, davanın kabulü ile davacının dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ... şirketinin çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını, çeki kendilerinin tedavüle sokmadıklarını beyan etmeleri, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle davalı  ... şirketi aleyhine yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmemiş, kötü niyet tazminatının (hükümde sehven icra inkar tazminatı olarak yazılmıştır) yasal şartlarının oluşmadığı kanaatiyle reddine\" dair, Davanın kabulü ile; ... Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehdar ... olan, 24/02/2016 keşide tarihli, 11.500TL bedelli, ... no'lu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, dosyanın bilirkişiye tevdii ve raporların muhteviyatı ve hükme de bu bilirkişi raporlarının esas alınması açısından esaslı hata bulunduğunu, son tarihli bilirkişi raporunun daha öncekilerin tekrarı ve onayından ibaret olduğunu, itirazlarının kapsamlı olarak değerlendirilmediğini, bilirkişilerin lehtarın savcılık beyanlarını mahkemeyi yanılgıya sevkedecek derecede hatalı şekilde aktardığını, davacı şirket yetkilisinin savcılık beyanlarına hiç değinmediğini ve sonuç kısmında çekin azilden sonra yetkisiz şekilde keşide edildiği sonucuna vardıklarını beyan ettiklerini, maddi vakıa ve deliller eksik ve hatalı şekilde inceleme ile bu sonuca varıldığını, davalı ...'nün ceza kovuşturmasındaki beyanlarında çekleri şirketteki yetkilerinden azledildikten sonra keşide ettiğini tespit etmediklerini, hem ... hem de davalı şirket yetkilisi beyanlarında çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğinin ortaya çıkmasının ardından ...'nün davacı şirket tarafından azledildiğini ortaya koyduğunu, ...'nün çeklerin kendisinin yetkili olduğu dönemde ve ileri tarihli olarak keşide edildiğini kabul ettiğini, davacı şirket yetkilisi ... da ifadesinde ...'yü azletmeden önce çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğini ve piyasada bulunduğunu kabul ettiğini, davacı şirket yetkilisinin 13.11.2015 tarihli ifadesinde davalı ...'den 890.000,00 TL nakit para ve 600-700 bin TL senet aldığı beyanının da bahse konu bu çek keşide işlemleri ile keşide tarihlerinin azilden önce gerçekleştiğinin kabul edildiği sonucunu doğurduğunu, resmi makamlar huzurunda verilen ve resmi belgelere geçirilen ikrar niteliğindeki bu beyanların işbu uyuşmazlığın çözümünde kritik öneme sahip olduğunu, buna karşılık mahkemece ...'nün beyanlarının yetkisiz çek tanzim ettiğini ikrar etmiş olmasını değerlendirmemesinin ve şirket yetkilisi ... ikrarlarına hiç yer verilmemiş olmasının hükmü hatalı hale getirdiğini, çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğine dair dosyada yer alan birden  fazla kesin delile rağmen yerel mahkemenin ve karara esas teşkil eden bilirkişilerin raporlarında senede karşı senetle ispat kuralı gereği kesin delil sunulmadığı yönündeki beyanların hatalı olduğunu, kanun hükmünde yer alan kesin delillerin de müvekkil ticari kayıt ve defterlerini destekler nitelikte olduğunu, davacı şirket ile çek düzenleyen banka arasında imzalanan sözleşmeler gereği banka kayıtlarının delil sözleşmesi ile davacı hakkında kesin delil haline getirilmesinin söz konusu olduğunu, çekin ait olduğu banka tarafından yerel mahkemenin yazısına verilen cevapta davacıyı ilgilendiren banka kayıtlarının sunulduğunu, dava konusu çekin müvekkilin iddia ettiği tarihte düzenlendiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı kayıtlarda azilname tarihinden sonraki bir keşide tarihini taşıyan birçok çekin ödenmiş olmasının da davacının işbu davada iyi niyetli şekilde hareket etmediğini ortaya koyduğunu, müvekkilin çeki teslim aldığı tarih olan 04.06.2015 tarihini gösterir tahsilat makbuzu ile birlikte çekin 26.06.2015 tarihinde müvekkil firma ile aralarında ticari ilişk bulunan ....Ltd. Şti'ye ciro edildiğini gösterir çek bordrosunu mahkemeye sunduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tek bir vekaletten azil diğer vekaletlerden azil manasına gelmediğine dair iddialarının yerel mahkeme ve bilirkişilerce hukuki olarak değerlendirilmeden \"zorlayıcı yorumdan ibarettir\" denilerek geçiştirildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu ... Bank Hadımköy şubesine ait 24/02/2016 keşide tarihli ... çek nolu 11.500 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Davacı tarafından asıl ve birleşen davada aynı çeke ilişkin olarak müvekkil şirketin muhasebe işlemleri için Davalı ...ye vekaletname verdiğini, vekilin bazı hatalı işlemlere yönelmesi nedeniyle azledildiğini, azilnamenin 15/10/215 tarihinde bizzat davalıya tebliğ edilerek iş aktine son verildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerden olan ... gazetesi ve yerel yayın yapan ... gazetesinde 26/10/2015 tarihinde ilan edildiğini, yaptıkları araştırmada azledilen vekilin müvekkilden habersiz olarak şirket adına bankalardan çek karnesi aldığını, bu karnelere ait çeklerin azledilmesine rağmen imzalayarak irtibat halinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğini, azledilen vekil hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, 2015/39744 soruşturma nolu dosya üzerinden tahkikatın başlatıldığını,  dava konusu çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmişlerdir. Dava konusu çekte keşidecinin ... Tic. Ltd. Şti.  lehtarı ...  keşide tarihinin 24/02/2016 11.500 TL bedelli çekin ciro edildiği, yasal süresi içinde 29/02/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği, keşidecinin imzası ile çek üzerindeki imza tutmadığından çekin arkasına şerh düşüldüğü, herhangi bir işlem yapılmadığı belirtilmiştir.  Büyükçekmece .... Noterliğinin 12/03/2015 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacı şirketin davalılardan ... ye çek karnesi almaya, çekleri tanzim ve imzaya keşide etmeye yetki verildiği, daha sonra Büyükçekmece .... Noterliğinin 14/10/2015 tarihinin ... yevmiye nolu azilnamesi ile davalının azledildiğin, azilnamenin 19/10/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmüştür.  Dava konusu çekin 3.şahıs ... LTD. ŞTİ. tarafından herhangi bir işleme tabi tutulmadan 15/02/2016 tarihinde davalılardan ... LTD. ŞTİ. ne iade edildiği belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı  11/12/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacının iddialarının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu, senette imzası bulunan diğer cirantaları senetlerin mücerretliği ilkesinden istifade edemeyeceği, mutlak defii sadece davacının ileri sürebileceğini davacının incelenen resmi defter ve belgelerinden davalı ... ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı, bu davalı yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, diğer imza sahiplerine karşı davacının mutlak defii imkanına sahip olduğu belirtilmiştir. 06/08/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı ile davalılardan ...nın defterinde taraflar arasında bir ticari ilişkiye ve defter kaydına rastlanmadığı gibi dosya mündericatına göre zaten bunun mümkün olmadığı ciro silsilesine bakıldığında davalılardan ... çeki diğer davalı ...- ... dan almış gözüktüğünü davalı ...'nın defterine göre  dava konusu çekin 20/05/2015 tarihinde 201,2016 alınan çekler hesabına borç kaydı verilerek kaydedilmiş olduğu, akabinde 20/06/2015 tarihinde aralarında ticari ilişki bulunan ... şirketine ciro edilmiş olduğu, ciro silsilesinden de anlaşılacağı üzere dava dışı ... şirketi tarafından söz konusu çekin tahsili için 29/02/2016 tarihinde ... Bankası Hadımköy Şubesine  başvurulduğu bankaca \"keşidecinin bankadaki imzaları ile çek üzerindeki imzası tutmadığından işlem yapılamadığı\" açıklaması olduğu yine ciro silsilesinden dava dışı ... şirketinin cirosu üzerinde ciro iptal işleminin yapıldığı ve aynı  tarihte karşılıksız çekler hesabına virman edilmiş olduğu dava konusu çekin temsil yetkisi bulunmayan azil edilen ticari vekil tarafından temsil yetkisi sona erdiği ve ilan tarihinden sonra düzenlendiğinden söz konusu çekin davacı borçlu yönünden hükümsüz olduğu temsile dayanan hükümsüzlük defi mutlak defilerden olduğundan davalı cirantalara karşı da ileri sürülebileceği, davalıya çekin ileri tarihli keşide edildiği iddiasında olup bu durumun keşidecinin taahhüdünün geçerliliği yönünden önem arz ettiği bu hususta senede karşı senetle ispat kuralı ve yargıtay içtihatı gereği ileri tarihli çek keşide edilmesi olgusunun senet yahut kesin deliller ile ispatı aranacak olup bu yönde davacı yanca sunulan belgelerin değerlendirilmesi hususunda ise takdiri mahkemede olduğu belirtilmiştir. 04/10/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dava konusu çekin ileri tarihli olduğunun davalılar tarafından delillerle ispatlanması gerektiği, ispat edilemediği için davalı ...’nün vekaletten azledildikten sonra çek’in keşide edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, çekin keşide tarihinin vekalet azlinden sonraki tarihi taşıması, azlin Noterden yapılması ve gazetede ilan edilmesi  ile çekin yetkisiz temsilci eli ile tanzim edilmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle çek’in ‘’yetkisiz temsilci tarafından keşide edilmiş çek’’ olarak yorumlanması gerektiği ve bu  nedenle davacının sorumlu tutulamayacağı, davacının çek nedeniyle sorumlu olmaktan kurtulsa dahi imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, çek üzerinde imzası bulunan (avalist, ciranta gibi) diğer kişilerin sorumluluklarının devam edeceği belirtilmiştir. Somut olayda, toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 12.03.2015 tarihli ve Büyükçekmece ... Noterliğin ... yev. numarası ile  davalılardan ...’ye çek düzenleme konusunda  vekalet verildiği, davacı tarafından 14/10/2015 tarihli Büyükçekmece Noterliğinin ... Yev. numarası ile davalı ...'nün azledildiği ve bu hususun gazetede ilan edildiği çekin yetkisiz kişi tarafından düzenlendiği belirtilmek sureti ile menfi tespit davasının kabulü talep ve dava edilmiş olup,  davalılardan ... Ltd'nin usulüne uygun tutulmuş  incelenen ticari defter ve belgelerine göre, davalının dava konusu çeki diğer davalı ...'den  04/06/2015 tarihinde aldığı davalı ...'nın defterine göre  dava konusu çekin 20/05/2015 tarihinde 201,2016 alınan çekler hesabına borç kaydı verilerek kaydedilmiş olduğu, akabinde 20/06/2015 tarihinde aralarında ticari ilişki bulunan ... şirketine ciro edilmiş olduğu, davalı tarafından  dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiği yazılı olarak ispat edilmiştir.Tüm bu nedenlerle davalılardan ... Ltd. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının  asıl davada davalılardan ... Ltd. yönünden kaldırılmasına, asıl davanın ... Ltd. yönünden reddine istinaf edilmeyen asıl davanın diğer davalılar yönünden verilen hükmün ve birleşen davada verilen hükmün karara aynen derciine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile,2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 tarih, 2016/452 E., 2019/1095 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Asıl davanın ... Tic. Ltd. Şti yönünden REDDİNE, -... yönünden KABULÜNE; ... Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehdar ... olan, 24/02/2016 keşide tarihli, 11.500,00 TL bedelli, ... no'lu çek nedeniyle davacının davalı ...'ye borçlu olmadığının tespitine, -Birleşen davanın KABULÜ ile,  ... Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehdar ... olan, 24/02/2016 keşide tarihli, 11.500,00 TL bedelli, 7890443 no'lu çek nedeniyle davacının davalı .... Ltd. Şti'ne ve ...'a borçlu olmadığının tespitine,4-Asıl ve birleşen davalarda, tazminat taleplerinin REDDİNE, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-Asıl davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 785,56 TL karar harcından peşin alınan 196,40 TL'nin mahsubu  ile 589,16  TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Birleşen davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  785,56 TL karar harcından peşin alınan 196,40 TL'nin mahsubu  ile 589,16 TL harcın davalı ...'dan  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-Asıl davada davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 196,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 225,60 TL'nin davalı ... 'den tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 196,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 227,80 TL'nin davalı ...'dan  tahsiliyle davacıya verilmesine,5/d-Esas ve birleşen dosyada davacı tarafından yapılan 40 adet tebligat masrafı 515,60 TL, posta masrafı 15,00 TL, bilirkişi ücreti 2,600,00 TL olmak üzere toplam 3.130,60 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının  .... Tic. Ltd. Şti. yönünden yaptığı tebligat masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 5/e-Davalı  .... Tic. Ltd. Şti.' nin yapmış olduğu 2.448,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalı .... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 5/f-Asıl davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 11.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...den tahsiliyle, davacıya verilmesine, 5/g-Asıl davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 11.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... Tic. Ltd. Şti. verilmesine, 5/h- Birleşen davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 11.500,00 TL vekalet ücretinin  davalı ...dan tahsiliyle davacıya verilmesine verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/b-İstinaf yargılaması için davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 65,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 213,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle  davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f84dce61ee56b692","SID":"f171564192d861a7"}}