{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2374 Esas<br>KARAR NO: 2024/87<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/11/2019<br>NUMARASI : 2016/594 E. - 2019/1094 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Şirketin muhasebe müdürü davalı ...'ye 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, azil namenin 15/10/2015 tarihinde tebliğ edildiğini,  ulusal gazetelerde ilan edildiğini,  azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ... Bank İkitelli  Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beykent Şube Müdürlüğünden ve ... Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini, azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece  Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, ...’tan alınan çeklerden ... numaralı  olan 30.000 TL. bedelle doldurulup bankaya ibraz edilen çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini,  ... Hadımköy Şubesi'nin 25/11/2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000 TL. bedelli  çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, dava konusu çekin %20' sinden aşağı  olmamak üzere kötü niyet tazminatlarına hükmedilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı ....Tic.Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde bahsi geçen çekle müvekkil şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, şirket kayıtlarında böyle bir çek bulunmadığından ve davacı şirketle uzun yıllardır nakit olarak çalıştıklarından, davaya konu çekin şirketlerince ciro edilmesinin imkansız olduğu, çekteki imza ve ciroya itiraz ettiklerini kendileri tarafından tedavüle sürülmediğini beyan etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili  cevap dilekçesinde özetle: Davalı ve çek hamili ... Tic. Ltd. Şti.dava dilekçesine verdiği cevapta özetle; dava konusu çekin yetkili kişi tarafından imzalandığı, Müvekkil şirketin alacaklı olduğu ...’dan ciro yoluyla aldığı, ...’a verilen 04.08.2015 tarihli tahsilat makbuzu’nu delil olarak sunduklarını, Dava konusu çekin ileri tarihli çek olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyasındaki Davacı Şirket yetkilisi ...’nun beyanında ...’yü 2007 yılından beri her yıl yıl yenilenmek üzere vekaletname verdiğini ifade ettiğini, ifadelerden davacı şirketin dava konusu çeklerin azilden önce verildiğini bildiğini, Aynı soruşturma dosyasındaki ...’nün ifadesinde çekleri ileri tarihli olarak düzenlediğini kabul ettiğini, çekin basım tarihinin 30.07.2015 olduğunu, ...’ın 30.10.2015 tarihli 30.000 TL bedelli ... seri nolu bir başka çekin davacı şirketçe 14.10.2015 tarihli azilden sonra 15 gün sonra çekin ödendiğini, İyi niyetli 3. Kişi olduklarını, Çeklerdeki mücerretlik ilkesi gereği davacı’nın şahsi defilerini kendilerine kerşı ileri süremiyeceğini, beyan etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın kabulü ile; ... Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehdar ...  Ltd. Şti. olan, 25/11/2015 keşide tarihli, 30.00TL bedelli, ... no'lu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2- İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararına esas alınan raporlarda , lehdarın savcılık beyanlarını mahkemeyi yanılgıya sevkedecek derecede hatalı şekilde aktarıldığını, davacı şirket yetkilisinin savcılık beyanlarına hiç değinmediğini, ...’nün ve davacı şirket yetkilisi beyanlarında çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğinin ortaya çıkmasının ardından ...’nün azledildiğininin anlaşıldığını, bahse konu bu çek keşide işlemleri ile keşide tarihlerinin azilden önce gerçekleştiğinin davacı şirket tarafından kabul edildiği sonucunu doğurduğunu, bu beyanlar dikkate alınmadığından hatalı karar verildiğini,  çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğine dair dosyada yer alan birden fazla kesin delilin dikkate alınmadığını, işbu davaya konu çekin bulunduğu çek defterinin davacı yetkilisine teslim edildiği; çek defterinde davaya konu çekten daha sonra gelecek şekilde geçmiş tarihli olacak şekilde keşide edildiği anlaşıldığını, banka kayıtlarının da müvekkilin şirket defter ve kayıtlarını desteklediğini, müvekkilinin çeki teslim aldığı tarih olan 10.08.2015 tarihini gösterir ticari defter kayıtları ile birlikte, çekin borç ödemek amacıyla dava dışı ... Tic. A.Ş’ye sunulduğunu gösterir tahsilat makbuzu ve ...Tic. A.Ş’nin dava konusu çeki aldığına dair mahkemeye sunmuş olduğu bordrolar da yazılı delil olarak mahkemeye sunulduğunu,  çekin teslimi yönündeki maddi vakıanın tarihini ortaya koyan deliller olduğunu, ve şirket defter ve kayıtlarını desteklediğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; çek üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının çekişmesiz olduğunu,  söz konusu çekin ileri tarihli keşide edildiğin  ve o tarihte vekilin henüz azledilmemiş olduğu iddiasının Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1391 Esas sayılı \"imzaya itiraz\" davasında da incelenip kabul görmediğini ve  söz konusu kararın kesinleştiğini, davalı şirket iddiasına dayanak olarak, çeki teslim ettiği banka ile kendisi arasında vukubulan belgelere  delil olarak dayandığını çekin  takas merkezi aracılığıyla 23/11/2015 tarihinde bankaya ibraz edildiğini , bu tarih, yetkisiz vekilin azlinden 1,5 ay sonrası olduğunu, dolayısı ile çekin hükümsüz olduğunu, bankaca sunulan çek tevdi bordrosundaki (borçlu adına atılan imzanın) borçluya ait olup olmadığının, borçludan sorulması, inkar halinde, imza incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği belirtildiğini, davalı, müvekkil şirket yetkilisinin savcılığa verdiği beyanını çarpıtmak ve eksik bildirmek suretiyle, kendi lehine delil varmış intibası yaratmaya çalıştığını, davalı ile  müvekkil arasında temel borç ilişkisi olmadığını, bu nedenle  defterlerin  incelemeye alınması ve HMK'da düzenlenen hükümlerin tatbikinin de mümkün olmadığını,  dava konusuna dair hiç bir kayıt bulunmaması halinde, defterlerin delil niteliğinde olmayacağını, icra mahkemesi kararı karşısında, davalının söz konusu çeke dayanarak bir talepte bulunması mümkün olmadığını, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava ve birleşen dava  , İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili , davacı şirketin muhasebe müdürü davalı ...'nün şirketin bilgisi dışında şirket adına ... Bank İkitelli  Şubesi,  ... Bankası Beykent Şubesi  ve ... Bankası Hadımköy Şubesinden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğini , beyanla bu şekilde tedavüle sokulan çeklerle ilgili  menfi tespit talepli çok sayıda dava açmış olup, farklı  mahkemelerde davacı şirket tarafından aynı sebeple açılan davaların Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1060 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, çok sayıda dosyanın birleşmesi akabinde mahkemece birleşen dava dosyalarındaki her bir farklı çek yönünden tefrik kararı verildiği, bu kapsamda eldeki dosyaya bakıldığında; Davacı tarafından , ...’tan alınan çeklerden ... numaralı  olan 30.000 TL. bedelli çek yönünden;  menfi tespit istemli davanın ... şirketine karşı Bakırköy  3. ATM'nin 2016/495 E. Sayılı dosyası ile açıldığı ,  davalılar ... ve ... şirketine karşı ise  Bakırköy  16. ATM'nin 2015/1188  E. Sayılı dosyası ile açıldığı, her iki dava dosyasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1060 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, tefrik kararı ile  ... şirketine karşı açılan davanın  mahkemenin  2016/594 Esas dosyasına kaydedildiği, bilahare  davalılar ... ve ... şirketine karşı açılan davanın tefrikine ve  2016/594 Esas dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, tefrik sonrası 2016/799 esas numarasını alan dosya üzerinden birleştirme kararı verildiği sonuç olarak ... numaralı  olan 30.000 TL. bedelli çek yönünden açılan iki ayrı davanın istinaf incelemesine konu  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/594 Esas dosyası ile birleşerek sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili ,   takibe  konu çekin bilgileri haricinde azledilen yöneticileri davalı ... tarafından yetkisi sonra erdikten sonra imzalanarak piyasaya sürüldüğünü beyanla müvekkili  şirket  yetkilisinin imzasını içermediğini,  çekler nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuştur.  ... Hadımköy Şubesine ait , 25/11/2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000 TL bedelli çekin, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu,  çek arkasındaki ciroların sırasıyla ... şirketi, ..., ... şirketi şeklinde olduğu görülmektedir. Bilirkişi heyeti 11/12/2017 tarihli raporunda; senedin keşide tarihi dikkate alındığında keşidenin azilden sonra gerçekleştirildiği, bu hali ile davaya ve takibe konu olan senedin yetkisiz temsilci eli ile tanzim edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının senet düzenleyerek tedavüle çıkarma iradesinin bulunmadığı ve bu durumun senedin hükümsüzlüğüne ilişkin bir defi olarak ileri sürülebileceği,  senette imzası bulunan diğer cirantaların kambiyo senedinin mücerretliği ilkesinden istifade edemeyeceği, somut olay yönünden bu mutlak defiyi sadece davacının ileri sürebileceği, senetten dolayı alacaklı olduğunu iddia eden kimse ile senet tanzim eden arasında bir alt ilişkinin olması, bu ilişkinin de senet alacaklısı tarafından kesin delille ispat edilmesi gerekeceği, somut olayda davacının incelenen resmi defter ve belgelerinde davalı ....Tic.Ltd.Şti., ... LTd.Şti. hesaplarına rastlanmadığı, dava konusu, 25.11.2015 vade tarihli ...-Hadımköy şubesine ait ... çek nolu ....Ltd.Şti. adına keşide edilen 30.000,00 TL. tutarlı çekin kaydına da rastlanmadığı, Nitekim Davalının incelenen resmi defter ve belgelerinde de davacı ... ve  ...Tic.Ltd.Şti. nin kaydına rastlanmadığı, diğer davalı ... kaydına rastlandığı,  dava konusu çekin 10.08.2015 tarihinde yevmiye defterine ...’a alacak verilerek kayıt edildiği tespit edilmekle birlikte, davacı yanın sahip olduğu mutlak defiyi herkese karşı ileri sürebileceği belirtilmiştir.  Bilirkişi heyeti 06/08/2018 tarihli raporunda; davacının, .... Tic. Ltd. Şti. ile 320.10.0280 nolu hesap altında bir ticari ilişkisinin mevcut olduğu, ancak bu hesapta huzurdaki davaya konu çeke ilişkin bir kayda ve çekin ...’ye çıkışına ilişkin de herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacının ticari defterlerinde davalı dava dışı ... - ... ve davalı ... Ltd.Şti ile de herhangi bir ticari ilişkiye ve defter kaydına rastlanmadığını, ciro silsilesine ve davalı ....Tic.Ltd.Şti. ticari defterlerine bakıldığında söz konusu çekin, 10/08/2015 tarihinde 101.2015.00 numaralı hesapta dava dışı ...’a alacak kaydı verilerek  çekin ...’dan alınmış şekilde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde çekin çıkış kaydına rastlanılmadığı, mahkemenizin 2016/536 E . sayılı dosyasında mevcut 17/01/2018 tarihli ... Bank A.Ş. nin yazısında huzurdaki davaya konu çekin 25/11/2015 tarihinde ... A.Ş. ye tahsili için başvurulmuş olduğu, çek üzerinde mahkeme karan bulunduğundan ödenmeyerek iade edilmiş olduğu, dava konusu çek, temsil yetkisi bulunmayan kimse (azlolunan ticari vekil) tarafından temsil yetkisi sona erdiği ve durumun ilan edildiği tarihten sonra düzenlendiğinden, söz konusu çekin davacı borçlu yönünden hükümsüz olduğu,  çekin ileri keşide tarihli olması ihtimalinin (savunmasının) keşidecinin taahhüdünün geçerliliği yönünden önem arzettiği, bu hususta senede karşı senede ispat kuralı ve Yargıtay içtihadı gereği ileri tarihli çek keşide edilmesi olgusunun senet yahut kesin delillerle ispatı aranacak olup bu yönde davalı yanca sunulan belgelerin (teslim tutanakları) değerlendirilmesi hususunda ise yetkinin mahkemede olduğu, bu belgelere üstünlük tanınırsa çekin ileri keşide tarihli olarak vekilin azlinden önce düzenlenmiş olacağından keşideci davacının taahhüdünün hükümsüz olmayacağı ve bu halde menfi tespit talebinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Davalılardan ...’nün  Büyükçekmece ... Noterliğin 12.03.2015 tarihli ve ... yev. Numaralı  vekaletnamesine istinaden davacı şirketin ticari temsilcisi olduğu , davalının  vekaletnameye istinaden ... Bank, ... Bank ve ... Bankta hesap açarak şirket adına çek aldığı,  davacı tarafından  Büyükçekmece ...Noterliğinin 14/10/2015 tarihli  ... Yev. numaralı azilname  ile davalı ...'nün azledildiğinin gazetede ilan edildiği ve davalıya 15/10/2015' tarihinde  tebliğ edildiğ, davalının soruşturma dosyasında 13.11.2015 tarihli ifadesinde , bankalardan  aldığı çekleri gerek şirketin gerekse kendi ticari  işleri için keşide ederek tedavüle koyduğunu , bu çeklerin (dava konusu ... numaralı  olan 30.000 TL. bedelli çek de dahil olmak üzere)  henüz ödeme günü gelmemiş çekler olduğunu  beyan ettiği, yine 12.11.2015 tarihli şikayet dilekçesi ekindeki listede  dava konusu çek bilgilerinin şikayetçi şirket tarafından C. Savcılığına bildirildiği,  çekin  25/11/2015 tarihinde takas merkezi aracılığıyla ibraz edildiği ve ödeme yapılmadığı şerhi düşüldüğü görülmektedir. Uyuşmazlık, davalı  ... Tic. Ltd. Şti.'nin \"Çekin ileri tarihli olarak keşide edildiği \" iddiası hususunda toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin  ticari defterlerindeki kayıtlara göre,  çekin temsilcinin azlinden önce 10/08/2015 tarihinde ...' tarafından ciro edilerek davalı şirkete verildiği, mahkemece \" davalının ticari defterlerinin tek taraflı tutulduğu, tek başına çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı\" gerekçesiyle çekin keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği kabulü ile karar verilmiş ise de, davaya konu çek 25/11/2015 tarihli olup,  davalı şirket ile kendisinden önceki ciranta ... arasında ticari ilişki tespit edilmiş olması, davacı şirketin azledilen vekili davalı ...'nün keşide tarihinden önce 13.11.2015 tarihli ifadesinde dava konusu çek dahil çok sayıda çeki piyasaya sürdüğü ve bu çeklerin vadesi gelmemiş çekler olduğu yönündeki beyanının dava konusu çekin ileri tarihli keşide edildiğine dair mahkeme dışı ikrar niteliğinde olması, yine bu beyanı doğrular nitelikteki 12.11.2015 tarihli şikayet dilekçesi ekinde dava konusu çekin şikayete konu edilmiş olması birlikte dikkate alındığında, bu delillerin  davalının usulüne uygun defter kayıtları ile uyumlu olduğu dolayısıyla çekin ileri tarihli keşide edildiği,   sonuç olarak dava konusu çek,  azilname tarihinden sonra keşide edilmiş görünüyorsa da ; davalı ... şirketi  kayıtlarından anlaşıldığı üzere dava dışı ... tarafından bu davalıya  10.08.2015 tarihinde teslim edildiği, tüm bu delillerin çekin şirket temsilcisinin azil tarihi olan 14.10.2015'ten önce keşide edildiğini ispata yeterli olduğu, menfi tespit  isteminde ispat külfeti davacı tarafta olup bu durumun aksinin  ispat edilemediği, her ne kadar icra hukuk mahkemesinde ileri tarihli çek savunmasının kabul edilmediği  ileri sürülmüş ise de, dar yetkili  icra hukuk  mahkemelerince verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden mahkemece davanın reddi yerine kabulü kararında isabet bulunmadığı, anlaşıldığından  davalı  ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmıştır.  Ayrıca mahkemece 12/06/2016 tarihli tensip tutanağının 11 nolu ara kararı ile \" İmza yönünden sahtecilik imzası iddiası bulunması dikkate alınarak HMK  209 maddesi gereğince teminatsız olarak ve taraflar arasında geçerli olmak üzere dava konusu çekin muhtemel icra takibinin tedbiren durması da dahil olmak üzere ihtiyati tedbir vaazına,\" şeklinde tedbir uygulandığı anlaşıldığından İİK 72/4 maddesi uyarınca alacaklının  ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarına  karşılık   asıl alacağın % 20 si oranında taktir edilen tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin kabulüyle, 2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2019 tarih, 2016/594 E., 2019/1094 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Asıl dosya yönünden; Davalı ...'ne yönelik açılan davanın REDDİNE, 4-Menfi tespit davası lehine sonuçlanan davalı ... lehine tedbir kararı nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik İİK 72/4 maddesi  gereğince  asıl alacağın % 20'si oranında hesap edilen 6.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 5-Birleşen dava yönünden; Davacının, davalılar ... ve ... Şti.’ne  yönelik menfi tespit talebinin kabulü ile , davacının bu davalılara karşı ... Hadımköy Şubesine ait , 25/11/2015 keşide tarihli, ... nolu ve 30.000 TL bedelli çek nedeniyle  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, İcra inkar tazminatı talebinin reddine,  6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-Esas dosyada; -492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan  512,33 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 84,73 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, -Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde davalı ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,  -Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 3.300,00 TL bilirkişi ücreti, 12,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.312,90 TL'nin, davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsiliyle davalı ... 'ne verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacında tahsiliyle Davalı ...'ne verilmesine, 6/b-Birleşen 2017/799 E-2017/683 K sayılı dosyada;- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 512,33 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.536,97 TL harcın davalılar ... ve ... Şti.'nden müteselsilen tahsiliyle hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70 TL başvurma harcı, 512,33 peşin harç 4,10 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 254,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.799,13 TL'nin, davalılar ... ve ... Şti.’nden müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şti.’nden müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı  ... Tic. Ltd. Şti.'nce yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 297,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 102,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 399,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 7/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle Kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f7feed63194d4b4","SID":"459597a0cf02557f"}}