{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1449 Esas<br>KARAR NO: 2024/174<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2023<br>NUMARASI: 2022/163 Esas -  2023/140 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2007 yılında kurulduğunu ve kendi özgün markaları ile sektöründe tanınan, meşhur, maruf bir firma olduğunu, ... numaralı \"...\" markasının 31.sınıfta müvekkili adına tescil edildiğini, bilinen ve talep gören bir marka olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin ise \"...\" ibaresini müvekkilinin izni olmaksızın markasal olarak kullandığını, Konya 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/98 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşifle durumun tespit edildiğini, davalının bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu; davalı tarafından kullanılan \"...\" ve \"...\"markalarının yazılı olduğu tüm ürünlere, ambalajlarına, kutu, broşür, katalog, tanıtım malzemeleri vb. tüm unsurlara el konulmasına, imhasına, davalı tarafça Türkiye çapında üçüncü kişilere satışı gerçekleştirilen ve marka ihlali ihtiva eden tüm ürünlerin masrafları davalıya ait olmak üzere toplatılmak suretiyle tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın tam metninin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede ilanına verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 15.06.1993 tarihinden itibaren hayvan yemlerini zenginleştirmekte kullanılan vitamin katkı maddelerinin imalatını ve satışını yaptığını, şirketin \"...\" markası etrafında 10'u aşan markalarıyla bir aile markası oluşturduğunu ve  üretim faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkilinin \"...\" ve \"...\" gibi yıllardır sektöründe tanınan markalarla birlikte, katkı ürünleri için kullandığı \"...\" ile davacının \"...\" markasının ayırt edilebilecek nitelikte olduklarını, davacı şirketin 2007 yılında kurulduğunu ve esas itibariyle hayvan yemi imalat ve satış faaliyetleri yürüten bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ana markasının \"...\" olup, müvekkilinin tüm marka ve işaretlerini bu marka ile birlikte kullandığını, davacının marka haklarının ihlal edilmediğini, davacının müvekkilinin faaliyet alanı olan yem vitamini katkıları emtiasının yer aldığı 5.sınıfta marka tescili bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI:  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2019 tarih ve 2017/349 Esas - 2019/312 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/06/2022  tarih ve 2020/471 Esas - 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile; \"...mahkemece alınan ve veteriner bilirkişilerin bulunduğu her iki heyet raporunda, davacı markası ... ibaresinin \"ekonomik karışım\" anlamına geldiği ve hayvan yemi sektöründe zayıf marka olduğu  kabul edilmekle birlikte, sonuç olarak raporlarda farklı sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin ikinci rapora itirazında, tecavüz edildiği iddia edilen müvekkiline ait ürünlerin 05. Sınıfta \"...\" ürünü olduğu, davacı markasının 05. sınıfta tescilinin bulunmadığı ve ... şirketinin itirazı üzerine davacının markasından 05. sınıfta yer alan emtiaların çıkarıldığını, 05. sınıftaki ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin, dikkat düzeyi yüksek, bilinçli tüketici olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, raporlar arasında çelişki bulunduğu da gözetilerek, davalının markayı hayvan yemlerine katılan vitamin ve mineral katkısı ürünleri üzerinde ve broşürde kullanım şekli gözetilerek, bu ürünler ile davacının markasının tescilli olduğu 31. sınıftaki emtiaların aynı/benzer olup olmadığı, dikkat düzeyi aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, ... ibaresinin sektörde tanımlayıcı unsur/zayıf ibare olduğuna dair davalı savunması da incelenerek iltibas ihtimali bulunup bulunmadığı konusunda yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden ve davalı itirazlarını karşılamadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden mahkeme kararının kaldırılmasına.\" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih ve 2022/163 Esas - 2023/140 Karar sayılı kararıyla; \"... davacıya ait marka tescil kayıtları, davalının marka kullanımını gösteren deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; davacı adına 31. sınıfta tescilli \"...\" markasının aynısının davalı adına 5. ve 31. sınıflarda tescilli \"...\" markasının içinde ikinci sözcük olarak yer aldığı, \"...\" ibaresinin her iki tarafında faaliyet gösterdikleri hayvanlar için ilaç ve katkı maddeleri alanında \"ekonomik karışım\" anlamında kullanılması nedeniyle davacının markasının zayıf marka olduğu, davalının ürünleri üzerinde \"...\" ibaresini ayırt ediciliği yüksek \"...\" ibaresi ile birlikte kullandığı, davalının kullanımlarının 05. emtia sınıfında yer alan \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler\" alt sınıfında yer aldığı, bu kapsamda 05. emtia kapsamında kaldığı, davacı markası ve davalı kullanımlarının farklı emtia sınıflarında bulunduğu, davalının kullanımlarının  hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi yüksek tüketici kesimi olduğu ve davacı markası ile davalı kullanımlarının dikkat düzeyi farklı tüketici kesimlerine hitap ettiği, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davalının marka kullanımlarının davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmediği kanaatine varılmakla davanın reddine.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Tarafların \"...\" markasını kullandığı sektörün aynı olduğunu, yine davalının dava konusu kullanımları ile bağlantılı markası tescilli olduğu ve faaliyet gösterdiği sınıflar da birbiriyle aynı/benzer nitelikte olduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda taraf markalarının sınıflarının farklı olduğu ve Davalı ürünlerinin \"yem\" değil \"katkı maddesi\" olduğu ve ilgili ürünleri satın alacak tüketicilerin satın aldığı ürünü bilebileceği yönünde değerlendirme yapıldığını, ancak somut olayda davalının tüketiciye sunduğu ürünlerle müvekkilin sunduğu ürünlerin birbiriyle ilişkili olduğunu,Davalı her ne kadar hayvanlar için vitamin katkı maddesi sunuyor olsa da,  Müvekkil markası da \"...\"  isimli ürünlerinden anlaşılacağı üzere vitamin ve katkı maddesi içerir yem ürünlerini piyasaya sunduğunu, mal ve hizmet sınıfının benzer olması ve ilişkilendirilme ihtimalinin marka tecavüzü sebeplerinden sayıldığını, Davalı markasının tescil edildiği 5. sınıftaki mal grubunun yine müvekkil markasının 31. sınıftaki hayvan yemleri malları başta olmak üzere diğer mal grupları ile de örtüşür nitelikte olduğunu, davalının \"...\" ibaresiyle yalnızca hayvancılık ve tarım sektöründe hizmet verdiğinin anlaşıldığını,Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken, markaların kullanıldığı sektörlerin benzerliği, benzer ihtiyaçları gidermeleri, dağıtım kanalları, satış alanları aynı/benzer olması, ikame imkânları, tamamlayıcı ürünler/hizmetler olmaları aynı raflarda satılma ihtimalleri gibi hususların dikkate alınması gerektiğini, bu durumda taraf markalarının karıştırılma ihtimali ve halk nezdinde ilişkilendirilme ihtimali bulunduğunu,  Sonuç olarak tarafların \"...\" adı altında piyasa sunduğu ürünler sebebiyle, tüketici nezdinde taraf markalarının bağlantılı olduğu/aynı işletme tarafından üretildiği düşüncesinin oluşmasının kaçınılmaz bir durum olduğunu,Mahkeme kararının aksine taraf markalarının hitap ettiği tüketicilerin dikkat düzeyleri yüksek değil, ortalama seviyede olduğunu; 5. sınıf kapsamında yer alan malların tamamı dikkat düzeyi yüksek tüketicilere yönelik olduğunu kabul etmenin hatalı olduğunu, hayvancılık sektöründeki emtialar 5. sınıf kapsamında olmasına rağmen hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi ortalama olduğunu, Müvekkil markasının zayıf marka olmadığını, aksi görüşte dahi müvekkilin davalının birebir aynı kullanımına katlanmak zorunda olmadığını; davalının ürün ambalajlarında ön plana çıkan ve  esaslı unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, bu nedenle davalının tescilli markasının \" ...\" şeklinde olmasının değil davalının somut kullanımlarının dikkate alınması gerektiğini, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olma ihtimalinde dahi, ayırt ediciliği düşük markasal kullanımlarda önceki tarihli markanın benzer ya da yakın kullanımlara katlanması gerekliliğinin birebir aynı markasal kullanımları da kapsamadığını, Keza davalının ürünleri piyasaya sunarken bazen yalnızca \"...\" ibaresini kullandığını, bazen ise \"...\" ve \"...\" ibarelerini birbirinden ayrı konumlandırdığını, \"...\" ibaresinin büyük \"...\"nin ise dikkat çekmeyecek kadar küçük yazıldığını, BAM kararı ile işaret edilen raporlar arası çelişkinin giderildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davadan önce yapılan delil tespiti raporu ile birlikte  toplam dört adet rapordan ikisi müvekkil lehine iken, diğer ikisinin aleyhe olduğunu, bu sebeple eşit sayıda lehe ve aleyhe raporların varlığı halinde dosya kapsamındaki çelişkinin giderildiğinin söylenemeyeceğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. \"...\" ibareli markanın  31. sınıfta 28/08/2013 başvuru tarihi ... numarası ile davacı adına tescilli olduğu,  ... numaralı \"..\" ibareli markanın 13.12.2007 tarihinde 5, 31 ve 44.sınıfta davalı adına, ... numaralı 22/12/2015 başvuru tarihli \"...\" ibareli markanın 5 ve 31.sınıflarda davalı  adına tescilli olduğu; davacının \"...\" ibaresini davalının  izinsiz olarak markasal olarak kullandığından bahisle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi - manevi tazminat isteminde bulunduğu; davalının ise, davanın haksız olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür. Mahkemenin 26/11/2019 tarih ve 2017/349 Esas - 2019/312 Karar sayılı \"Davanın kısmen kabulüne\" dair kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/06/2022  tarih ve 2020/471 Esas - 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile; \"... ilk derece mahkemesince raporlar arasında çelişki bulunduğu da gözetilerek, davalının markayı hayvan yemlerine katılan vitamin ve mineral katkısı ürünleri üzerinde ve broşürde kullanım şekli gözetilerek, bu ürünler ile davacının markasının tescilli olduğu 31. sınıftaki emtiaların aynı/benzer olup olmadığı, dikkat düzeyi aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, ... ibaresinin sektörde tanımlayıcı unsur/zayıf ibare olduğuna dair davalı savunması da incelenerek iltibas ihtimali bulunup bulunmadığı konusunda yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden ve davalı itirazlarını karşılamadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden mahkeme kararının kaldırılmasına.\" karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada, mahkemece \"Önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla\" yeni bilirkişi kurulundan rapor aldırıldığı, denetime elverişli bulunan  22/02/2023 tarihli bu rapor ve tüm dosya kapsamıyla; dava konusu ... tescil numaralı \"...\" markasının 28/08/2013 tarihinden itibaren davacı  şirket adına 31. emtia sınıfında tescil edildiği,  \" ...\" ibareli markanın 5 ve 31.sınıflarda davalı  adına tescilli olduğu; \"...\" ibaresinin her iki tarafında faaliyet gösterdikleri hayvanlar için ilaç ve katkı maddeleri alanında \"ekonomik karışım\" anlamında kullanılması nedeniyle davacının markasının zayıf marka olduğu, davalının ürünleri üzerinde \"...\" ibaresini ayırt ediciliği yüksek \"...\" ibaresi ile birlikte kullandığı, davalının kullanımlarının 05. emtia sınıfında yer alan \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun  diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler\" alt sınıfında yer aldığı, bu kapsamda 05. emtia kapsamında kaldığı, davacı markası ve davalı kullanımlarının farklı emtia sınıflarında bulunduğu, davalının kullanımlarının  hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi yüksek tüketici kesimi olduğu ve davacı markası ile davalı kullanımlarının dikkat düzeyi farklı tüketici kesimlerine hitap ettiği, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davalının marka kullanımlarının davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan toplam 270,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,13 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53e84d7830353c29","SID":"6a13f425cc2a1675"}}