{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/363 <br>KARAR NO: 2023/1486<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/11/2020<br>NUMARASI: 2019/482 Esas,2020/720 Karar<br>DAVA: İtirazın iptali <br>Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/109 E., sy Dosyasında:<br>DAVA: Alacak<br>Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/364 E. sy Dosyasında:<br>DAVA: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı  vekili, davalı şirketin kullanmış olduğu \"...\" yazılımının, Microsoftun server 2002 ve üstü desteğini durdurması ve bu nedenle daha gelişmiş bir yazılıma ihtiyaç duyulması nedeniyle taraflar arasında; şubelerden ve internetten anlık ipotek ve anlık kredi başvurularını yakalamak amacıyla kredi temellendirme sistemine olan \"...\" yazılımının geliştirilmesine yönelik 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinde davalıdan kaynaklanan nedenlerle yazılımın tamamlanma sürecinin geciktiğini, teknik testlerini başarılı şekilde sonuçlanmasıyla birlikte müvekkili şirkete kesin onay belgesi verildiğini, 18/01/2016 tarihinde gönderilen mail ile kullanıcı kabul testlerinin de başarılı bir şekilde geçtiğinin ve canlıya geçiş için bir engel olmadığının bildirildiğini, sözleşme gereği yazılımın kabul testlerini geçmesinin müşteri tarafından onaylanmış olarak kabul edileceğini, canlıya geçiş ile ilgili olarak 01/02/2016 tarihli toplantıda davalının yazılı olarak kabul ettiği bazı hususlar hakkında itirazda bulunduğunu, gelişen süreçte davalı tarafça 23/05/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini; yazılım lisans bedeli olan ve 5 yılda ödenmesi kararlaştırılan 580.000,00 USD'nin ilk iki taksidinin ödendiğini ancak üçüncü taksit bedeli olan 401.729,11 TL fatura bedelinin ve daha önce kabul edilen 59.533,95 TL ve 20.195,29 TL bedelli fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, taraflar arasında 2007 yılında yapılmış sözleşme kapsamında ... programının ihtiyaçları karşılayamayacağının ve ileri tarihlerde ... altyapısı tarafından desteklenmeyeceğinin davacı tarafça ileri sürülmesi üzerine müvekkili şirkete daha ileri bir ürünün geliştirilmesinin teklif edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında davacının daha ileri ihtiyaçları karşılayacağını taahhüt ettiği \"...\" yazılımına ilişkin 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedariki Sözleşmesi'nin imzalandığını ancak, yazılımın tesliminin kararlaştırıldığı tarihten 1 yıl geçmesine rağmen \"...\" programının müvekkili şirket ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye getirilmediğini, programın yerine getirilmesi gereken temel özelliği olan sisteme girilen otomatik başvuruları değerlendirip, bu başvuruları expertiz firmalarına rapor alınmak üzere yönlendirmesinin kredi konusu taşınmazın değerinin belirlendiği ekspertiz raporunu yine sistem üzerinden davacı firmaya aktarmak olduğunu, bu temel özelliğin dahi tamamlanmadığını, müvekkilinin kabul testini imzalamadığını, kabul testine girilmeden Pre-UAT olarak adlandırılan kabul testinin hazırlığı sürecinde eksik ve hataların davacıya 23 kez iletildiğini, 18/01/2016 tarihli maillerde yazılımın 1.5 versiyonuna geçisinin yapılmasının önerildiğini, kredi başvuru programının temel özelliklerinin kullanılabilmesi için expertiz raporlarının sisteme otomatik olarak aktarılmasına bağlı olmasına rağmen bu özelliğin geliştirilmediğini; davacının karşı edimini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşme bedelini talep etme hakkına sahip olmadığını, ayrıca ödenen taksitleri de iade etme yükümlülüğü altında olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/109 Esas Sayılı davada davacı vekili; asıl davada ileri sürdüğü nedenlerle taraflar arasında yapılan 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi'nin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle, sözleşme gereği 5 yılda ödenmesi kararlaştırılan yazılım lisans bedeli 580.000,00 USD' nin, 4. ve 5. taksit bedelleri için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/109 Esas Sayılı davada davalı vekili; asıl davaya cevaplarında ileri sürdüğü nedenlerle, davacının 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirmediğini, taahhüt edilen programın çalışır hale getirilmediğini, bu nedenle sözleşme bedelini talep etme hakkına sahip olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/109 Esas Sayılı davada davalı vekili, asıl davaya cevaplarında ileri sürdüğü nedenlerle, davacının 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirmediğini, taahhüt edilen programın çalışır hale getirilmediğini, bu nedenle sözleşme bedelini talep etme hakkına sahip olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki ... Esas Sayılı davada davacı vekili, taraflar arasında 2007 yılında yapılmış sözleşme kapsamında ... programının ihtiyaçları karşılayamayacağının ve ileri tarihlerde ... altyapısı tarafından desteklenmeyeceğinin davacı tarafça ileri sürülmesi üzerine müvekkili şirkete daha ileri bir ürünün geliştirilmesinin teklif edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında davacının daha ileri ihtiyaçları karşılayacağını taahhüt ettiği \"...\" yazılımına ilişkin 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedariki Sözleşmesi'nin imzalandığını ancak, yazılımın tesliminin kararlaştırıldığı tarihten 1 yıl geçmesine rağmen \"...\" programının müvekkili şirket ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye getirilmediğini, bunun üzerine programın geliştirilmesi yönünde gönderilen ihtara rağmen programda herhangi bir iyileştirme yapılmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini; sözleşme gereği ödenen 1. ve 2. taksit bedellerinin ihtara rağmen iade edilmemesi nedeniyle, peşin olarak ödemesi yapılan taksit bedellerinin ve sözleşmeye güvenle yazılım için gerekli serverin sağlanması için ... firmasına yapılan ödemelere ilişkin menfi zararın tazmini için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/364 Esas Sayılı davada davalı vekili; davacı taraf iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davacıdan alacaklı olduklarını, dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, somut olayda, asıl ve birleşen davalarda tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına göre taraflar arasında yapılmış 27/03/2014 tarihli ... Yazılım Lisansları ve Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi'nin varlığı her iki tarafın da kabulünde olduğu, taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşme konusu yazılımın ayıplı olup olmadığını ve buna bağlı olarak her iki tarafın istemlerinin yerinde olup olmadığını, yerinde ise miktarlarının tespiti için bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verildiği, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişiler Smmm ..., Bilgisayar Mühendisi Dr. ... ve Dr. ...'a tevdi edildiği, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/01/2018 tarihli raporun ve taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı heyetten ve heyete eklenen Bilgisayar Mühendisi ...'dan alınan 05/11/2018 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu, bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda özetle; davalının kullanımında olan \"...\" yazılımına ilerleyen zamanlarda ... desteğinin kesilmesi ve daha iyi bir yazılım ihtiyacın doğması neticesinde, mevcut altyapı ve ihtiyaçların karşılanması için davalıya özel olarak üretilecek olan \"...\" yazılımının geliştirilmesi amacıyla taraflar arasında davaya dayanak sözleşmenin imzalandığı ancak, davacı tarafça hazırlanan \"...\" yazılımının eksiksiz çalışır hale getirilmediği, davalı şirketin canlı sistemde yani günlük operasyonel şirket işlerinde yazılımı kullanmadığı, yazılımın sürekli hata verdiği, davalı şirket kurulu hali üzerinde yapılan incelemelerde normal bir kullanıcı için anlaşılması mümkün olmayan hatalar ile karşılaşıldığı, bunların ancak davacının teknik yetkililerinin müdahalesi ile giderildiği ve yenilen kurulum yapılması gerektiği, bu müdahale sonrasında ekranların açıldığı ancak, işlem yapmak istendiğinde başka nedenlerle hatalarla karşılaşıldığı, bu hata ekranlarında belirtilen kodların da normal bir kullanıcı için anlaşılmasının veya giderilmesinin mümkün olmadığı, yine teknik yetkililerin müdahalesi ile çalıştırılabildiği, tespit edilen hataların normal bir kullanıcı için kabul edilebilir nitelikte olmadığı, kullanıcıların günlük faaliyetleri sırasında zaman kayıplarına yol açtığı ve sürekli teknik destek gerektiği, bu durumda kullanıcı için yazılımın doğru çalıştığından bahsetmenin mümkün olmadığı; davalı şirketin dava konusu yazılımdan herhangi bir fayda sağlamadığı, yazılımın aktif olarak hiç kullanılmadığı ve normal kullanıcı nezdinde kabul edilmeyecek hatalara sahip ayıplı yazılım olduğu; davalının canlı geçişi öncesinde canlıda kullanmamış olduğu yazılımı alımından ve kullanımından vazgeçme hakkı olduğu, zira yazılımın kullanıcılar nezdinde çözülemeyen hatalar vermesinden dolayı davalı şirketin müşteri kaybına sebep olabileceği, bu nedenle test ve canlı öncesi davalının programı almaktan her zaman vazgeçebileceği, diğer yandan davacı şirketin davacı için özel olarak üretildiği ileri sürülen dava konusu yazılımı başka şirketlere de sattığı, davalı şirket için özel olarak üretildiğinden söz edilemeyeceğini bildirdiği, bilirkişi kurulu kök ve ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğü, itirazlar yerinde görülmediği,  hükme esas alındığı, asıl dava ve asıl dava ile birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/109 esas sayılı dosyası yönünden yapılan yargılama sonrasında, benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafça geliştirilen dava konusu sözleşmeye dayanak \"...\" yazılımının ayıplı olduğu, yazılımın eksiksiz çalışır duruma getirilemediği, yazılımda normal bir kullanıcı için anlaşılması mümkün olmayan hatalar bulunduğu, her ne kadar yazılım hataları davacı taraf teknik müdahale ile giderilse de, işlemler esnasında başka hatalarla karşılaşıldığı, bu durumun kullanıcıların günlük faaliyetlerinde zaman kayıplarına yol açtığı gibi davalı şirketin müşteri kaybına sebep olabileceği, yazılımın eksiksiz düzgün çalıştığından bahsedilemeyeceği; davalı şirketin canlı sistemde yani günlük operasyonel şirket işlerinde yazılımı kullanamadığı gibi yazılımdan herhangi bir fayda sağlayamadığı; diğer yandan yazılımın davacı tarafça başka şirketlere satıldığı, bu halde davalı şirkete özel olarak üretildiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacı taraf isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen bu davanın reddine karar verildiği, birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/364 esas sayılı  dosyası yönünden yapılan yargılama sonrasında; asıl davada ve benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı tarafça geliştirilen dava ve taraflar arasındaki sözleşme konusu \"...\" yazılımının ayıplı olması nedeniyle birleşen bu davanın davacısınca, 6098 sayılı TBK'nın 475/1-1.maddesi gereğince sözleşmeden dönüldüğü anlaşıldığı, aynı yasanın 125/3.maddesi gereğince sözleşmeden dönülmesi halinde, taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri hükmünü taşıdığı, borçlu temerrüdünde kusursuzluğunu kanıtlayamazsa alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararın (menfi-olumsuz zararın) giderilmesini de isteyebileceği, birleşen bu davaya ilişkin somut olayda, yukarıda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı açıklandığı üzere, yüklenici tarafın geliştirdiği sözleşme ve dava konusu yazılım ayıplı olması nedeniyle iş sahibinin sözleşmeden döndüğü, buna göre TBK'nın 125/3.maddesi gereğince karşı tarafça geliştirilen ve ayıplı olduğu belirlenen yazılım için karşı tarafa ödenen ve belgelendirilen taksitler ile yine bu sözleşmeye güvenilerek 3.kişilere yapılan ve yine belgelendirilen masraf ve ödemelerin -davalının kusursuzluğunu kanıtlayamaması da göz önüne alınarak- karşı taraftan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödeme tarihlerinden itibaren faizleriyle birlikte talep edilebileceği, davacının da takipteki istemlerinin bu yöndeki alacak kalemlerine ilişkin olduğu, dolayısı ile davalının takipteki borca yönelik itirazının haksız olduğu haksız olduğu gerekçesi ile İİK'nın 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği kanaatine varıldığı, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden birleşen bu davanın davalısının icra inkar tazminatına mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın  reddine, birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/109 Esas Sayılı Davanın reddine, birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki 2018/364 esas sayılı davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul ...İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına,b)İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 174.032,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.  Asıl davada ve birleşen 2018/109 esas sayılı dava dosyasında davacı, birleşen 2018/364 esas sayılı dava dosyasında davalı ... Ltd.Şti vekili  istinaf dilekçesiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2.2 maddesi göre yazılımın kabul testlerini geçmesi ile yazılımın tamamlanmış kabul edilebileceğini, davalı şirket ile müvekkili arasındaki yazışmalara göre yazılım kabul testlerini geçtiğini ve yazılımın tamamlandığını, bilirkişilerin yazışmaları incelemediğini, yazılımın kabul testlerini geçip geçmediğini irdelemediğini, davalı firma yetkilisinin 18/01/2016 tarihli e-mail ile testlerin geçildiğini, tamamlandığı hususunun anlaşıldığını, davalının sözleşme kapsamında yer almayan login mekanizmasını gündeme getirdiğini bunu teyit belgesi vermemek için yaptığını, bu talebin kabule engel teşkil etmediğini, 26/01/2016 tarihli toplantıdan davalının canlıya geçileceğini kabul ettiğini, uzman görüşü ve bilirkişi raporu arasında çelişkiler olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, 10 saniyelik kopyalama ile  giderilebilen bir uyarıdan yola çıkarak bilirkişilerin yazılımı çalışmaz olarak nitelediğini, uzman görüşünün ise programın çalıştığının belirttiği, bilirkişi ve mahkemenin kullanılamaz hata olarak kabul ettiğini, bilirkişiler ve uzman görüşü veren kişiler aynı ekranı  incelediklerini, ... işlemi yapıldıktan sonra ekrandaki uyarının sona erdiğini, servisin ve ekranların sorunsuz çalıştığını, kopyalama işleminin 10 sn den daha az bir sürede yapılabildiğini, davalının hatanın giderildiğine dair ikrarı var iken sözleşmeyi feshetmesinin  TMK 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalının fesih ihbar süresine uymadığını, haksız ve hukuka aykırı feshettiğini, uzman görüşü ile bilirkişi raporları arasında fark olduğunu, iş emir formları olarak nitelendirilebilecek, jra kayıtlarının bilirkişi  tarafından incelenmediğini, ancak uzman görüşü veren bilirkişi tarafından incelendiğini, çelişkili durum doğurduğunu, fesih sebeplerinin haksız mı, haklı mı olduğunu bilirkişinin incelemediğini, mahkemenin bunu görmezden geldiğini, asıl davada sözleşme dışı işlere ilişkin taleplerinin de olduğunu, yerel mahkemenin bunu değerlendirmediğini, bilirkişi raporlarında uzman görüşüne dayanılarak yapılan itirazların değerlendirilmediğini, ikinci bilirkişi raporunu veren kurulun mahkeme kararına aykırı oluşturulduğunu, yok hükmünde olduğunu, bilirkişi ... talebi ile iki bilirkişi ilave edildiğini, bilirkişi ... hakkında itiraz ve şikayetleri olduğunu, ... hakkında genel bir soruşturma yapıldığını, yeni bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, yazılım da hata mevcut ise götürü bedelleri ile düzenlenen sözleşme gereği hatalı kısımlar düşülerek hak edilen ücretin verilmesi gerektiğini , 2008 yılına ait defterlerin ibrz edilmesi gerektiğini, heyet raporu alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkemenin kararlarının istinaf incelemesi doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir Taraflar arasındaki uyuşmazlık sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici asıl davasında  taraflar arasındaki 27.3.2014 tarihli sözleşme gereği ödenmemiş 3. taksit ve sözleşme dışı yapılmış işler ile ilgili  iki adet fatura alacağı sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi açtığı,  davalının itirazı üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş; 2018/109 Esas sayılı  birleşen davasında ise davalı tararfından sözleşme gereğince ödenmeyen 4. ve 5. taksitler için kısmi alacak davası açmıştır. Birleşen diğer dava olan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi  2018/364 Esas sayılı dosyada  asıl davanın davalısı olan iş sahibi ise, taraflar arasındaki Bilgisayar programı tedarik sözleşmesini 23.5.2016 tarihinde haklı fesih ettiğini ve bu sebeple sözleşme gereği ödediği 1. ve 2. taksidi tahsil edebilmek için asıl davacı /birleşen davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı  takip dosyasını açmıştır itiraz üzerine takibinin durduğunu belirterek  itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda  dava konusu programın günlük şirket işlemlerinde kullanılamadığı, hata verdiği sürekli müdahale edildiği, müşteri kaybına sebebiyet verileceği, çalışır duruma getirilemediği, şirketlerin işlerinde yazılımı kullanamadığını, fayda sağlamadığı kabul edilerek asıl davanın ve birleşen 2018/109 esas sayılı davanın reddine, diğer birleşen 2018/364 esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış; dosyaya ayrıca uzman görüşü sunulmuştur. Davada iş emir formları olarak nitelendirilebilecek jra kayıtlarının bilirkişi raporlarında  irdelenmediği, ancak uzman raporunda irdelendiği ve dava konusu programla ilgili farklı sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.  Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarıyla dosyaya sunulan uzman görüşünün birbiri ile çelişmesi durumunda  yerleşik Yargıtay kararları gereğince çelişkinin yeni bir rapor alınarak  giderilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Mahkemece bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkilerin giderilmeksizin karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkilerin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.  Açıklanan nedenlerle, asıl davada ve birleşen 2018/109 esas sayılı dava dosyasında davacı, birleşen 2018/364 esas sayılı dava dosyasında davalı ... Ltd.Şti vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada ve birleşen 2018/109 esas sayılı dava dosyasında davacı, birleşen 2018/364 esas sayılı dava dosyasında davalı ... Ltd.Şti  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2020 tarih, 2019/482 Esas, 2020/720 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- İstinaf eden  tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4fecba221e97205","SID":"60110385904cf729"}}