{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/283 <br>KARAR NO: 2024/30<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2015/1167 Esas, 2020/667 Karar<br>DAVA: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 18/06/2012 tarihli sözleşme gereği davacının Dedeman Ticaret Merkezi Renevasyon Projesi kapsamında, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... mahallesi, .. pafta, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın alüminyum giydirme, cephe ve cam işlerini yapmayı üstlendiğini, sözleşme gereği üstlenilen işlerin davacı  tarafından eksiksiz olarak yerine getirilerek teslim edildiğini,  davacının 7 no’lu hakediş tutarına ilişkin olarak düzenlenen 25/02/2014 tarihli 243.232,62-TL bedelli fatura bedelinin 123.338,45-TL’lik kısmının davalı tarafça ödenmediğini, davacının  davalıdan alacaklı olduğu 123.338,45-TL asıl alacağın 15.679,19-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 139.017,64-TL'nin tahsili için  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve dayanaksız olarak itiraz etmesi sebebiyle icra takibinin durduğunu belirterek, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 11.018-SN-HO-003 nolu ve “Sözleşme” başlıklı “... Cephe Giydirme İşleri Sözleşmesi” ile kurulduğunu, bu sözleşmeye istinaden davacının Dedeman Ticaret Merkezi Renovasyon Projesi kapsamında cephe giydirme işlemlerini Sabit Birim Fiyatlı Anahtar Teslimi götürü bedel karşılığı yapmayı taahhüt ettiğini, davacı şirkete iş bedeli olarak işin başlangıcında 920.000,00-TL nakit avans ödemesi yaptıklarını, avans ödemesi taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak her bir hak edişten mahsup edilerek kapatıldığını, icra takibine konu yapılan 607195 sıra nolu ve 25/02/2014 tarihli 249.577,82-TL tutarlı faturanın 7 nolu hak edişe istinaden düzenlendiğini, tarafların hakediş raporunda davacıya ödenecek tutar hususunda mutabık olduklarını, bu mutabakata binaen 7 nolu hakediş tutarı olarak yüklenici davacıya ödenecek tutar olan 103.484,91-TL bedelin sözleşmenin 22. maddesinde tarafların mutabık kaldıkları %5’lik hak ediş kesinti tutarı düşülerek bakiye kalan 100.000,00-TL davacıya ödendiğini, davacının  davalı şirkete karşı sözleşmesel yükümlülükleri devam ettiğini, icra takibi öncesi davacının eksik, hatalı montaj ve uygulamaları davacı tarafa bildirildiğini ancak davalı taahhüt etmiş olmasına rağmen eksik ve ayıpların giderilmediğini,  3.484,91-TL  davacının taahhüt ettiği işlemleri gerçekleştirinceye ve davalının zararı giderilinceye kadar ilgili sözleşmenin 22. maddesindeki hakkına dayanılarak bloke edildiğini,  davalının 25/02/2015 tarihli ve ... seri nolu fatura kapsamında davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen “ödeme Talep Formu”nda talep edilen tutarın 24/02/2014 tarihli hakediş raporuyla örtüşmekte olduğunu, talep edilen tutarın davacıya tam ve eksizsiz olarak ödendiğini, davacı tarafın başlattığı icra takibinin kötü niyetli olduğundan talep ettiği işlemiş faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında Dedeman Ticaret Merkezi Renevasyon Projesi Cephe Giydirme İşleri Sabit Birim Fiyatlı Anahtar Teslimi Götürü Bedel Yapım İşi sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça 7. Hak edişe ilişkin ödemenin eksik yapıldığı iddiasıyla icra takibi yapıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre kesin kabul öncesi davacı tarafın davalı taraftan 100.042,91-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça dava dışı ... Ltd. Şti. hesabına yapılan ödemenin taraflar arasında mutabakat olmadığından davacı tarafa yapılmış kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın asıl alacak miktarı olan 100.042,91 TL kısmının  kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davanın tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki 7 nolu hakedişe ilişkin fatura itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, kesinleşmiş olan fatura ve taraflar arasındaki tüm borç ilişkisi göz önünde tutularak 123.338,45 TL kısım icra takibine konulduğunu, davalının iddia ettiği ödemeler ve kesintiler kabul edilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı  vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarına yargılama aşamasında itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlar doğrultusunda alınan ek raporlarda hatalı tespit yapıldığını, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının doğru olmadığını, mahkemece bilirkişi raporunu kopyala yapıştır ile hükme esas aldığını, bu durumun hukuken hatalı olduğunu, davacı şirket edimlerini yerine getirmediği gibi işi yarım bırakmak suretiyle kesin kabul işlemlerini tamamlamadığını, davacının sözleşme ile cephe giydirme işlerini sabit birim fiyatla anahtar teslimi götürü bedel karşılığı yapmayı taahhüt ettiğini ancak edimini tamamlamadan eksik bıraktığını, eksik bırakılan işlerin dava dışı 3. Kişi şirketlere tamamlattırıldığını, bilirkişinin 2.ek raporda geçici kabulün yapıldığı ancak kesin kabulün yapılmadığı hususunu tespit ettiğini, ancak davacı şirketin iflas etmiş olması sebebiyle işi tamamlama imkanı bulunmadığı gibi tamamlayacak nitelikte bir şirketin ortada kalmadığını, davacı şirkete iş bedelinin tümünün ödendiğini ancak edimin tamamlanmadığını, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını, düzenlenen 2013/7 nolu hakediş itibariyle 25.02.2014 tarihli 249.577,82 TL tutarlı faturada tarafların mutabık kaldıkları ve ticari defterlerine işlediklerinin anlaşıldığını, hakedişte gösterilen 146.484,91 TL tutarındaki kesintilerin çıkartılması ile davacının alacağının 103.484,91 TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda da bu hususun belirlendiğini,  bilirkişinin mahsup sonrasında bakiye ödenecek bedelin 100.042,91 TL olduğunu belirlediğini, akabinde 100.000,00 TL davacı şirkete ödediklerini, bakiye 3.484,91 TL bedelin de taahhüt edilen eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme yapılacağını, bilirkişi heyeti de açıkça 3.484,91 TL bedelin 2014 yılı için teknik olarak taahhütnamedeki işleri tamamlamak için yeterli bir bedel oldukları görüşünü bildirdiklerini, davacı şirketin gönderdiği faturada bulunan hesaba 100.000,00 TL ödeme yaptıklarını, paranın gönderildiği ... şirketi hesabına gönderilen 100.000,00 TL bedelin mahsup edilmesi gerektiğini, davacı şirket istemi ile bu hesaba iş bedelinin ödendiğini, davacı şirket ile ... şirketi arasında şirket ortaklarının aynı kişi olması sebebiyle şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, ödemenin kabul edilmesi gerektiğini, tüzel kişilik perdelerinin kaldırılarak karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında 18.06.202 tarihli \"... cephe giydirme işleri\" sözleşmesi imzalanmıştır.Dosya kapsamında mevcut 12.02.2014 tarihli ... nolu hakediş belgesi incelendiğinde;  hakediş alacak toplamının 2.209,29 TL, hakediş tutarına fatura edilecek tutarın 249.577,82 TL olduğu, kesintilerin,  stopaj kesintisi, hakediş nakit kesintisi, temizlik ve diğer şantiye kesintileri olmak üzere toplam 146.092,9 TL olduğu ve yükleniciye ödenecek tutarın 103.484,91 TL olduğu belirlenmiş olup, düzenlenen 7 nolu hakedişin taraflarca imzalandığı ve davacı tarafından da hakediş tutanağına yönelik herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Davacının 25.02.2014 tarih ... sıra numaralı 243.232,62 TL fatura düzenleyerek davalıya gönderdiği faturada ... Türkiye ... Bankasına ait İBAN ve yine ... Bankasına ait ...  İBAN numarası bildirilerek fatura bedelinin yatırılabileceğinin belirtildiği, davalı tarafından bildirilen ... Bankasına ait İBAN numarasına bakiye iş bedeli olarak  100.000,00 TL'nin gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, yapılan iş sonunda düzenlenen 12.02.2014 tarihli 2013/7 nolu hakediş taraflarca imzalanmış olup, herhangi bir itiraza uğramadan kesinleşmiştir. Hakediş evrakına göre davacının iş bedeli olarak 103.484,91 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunmaktadır. Hakediş belgesine göre davalı iş sahibi tarafından yapılan kesintiler yönünden, henüz geçici ve kesin kabul işlemleri yapılmadığı, bu hususta dosyaya belge sunulmadığından sadece bakiye iş bedelini davacı talep edebilecektir. Tarafların imzaları ile kabul ettikleri 7 nolu hakediş gereğince bakiye iş bedeli olan 103.484,91 TL'nin 100.000,00 TL'lik kısmının davacının gönderdiği fatura üzerindeki davacı şirkete ait İBAN numarasına gönderilmiş olduğu görülmektedir. Mahkemece, davalı tarafça dava dışı şirkete ait banka hesabına gönderilen 100.000,00 TL bedelin hatalı ödeme niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de gerek havale gönderilen şirketin davacı şirkete bağlı bir şirket olması, gerekse davacının faturasında bildirilen şirkete ait  İBAN numarasına bu bedelin havale edilmiş olması sebebiyle yapılan ödemenin davacı şirkete yapıldığının kabulü gerekmektedir. Buna göre, bakiye 3.484,91 TL'lik kısmın ise yine hakediş belgesinde görüldüğü üzere davacının eksik imalat için kesinti yaptığı miktar olduğu anlaşılmaktadır.  Sonuç olarak davacının 103.484,91 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu, 100.000,00 TL kısmının davacı tarafından bildirilen İBAN numarasına havale edildiği, 3.484,91 TL kısmın eksik işler için alıkonulduğu anlaşıldığından, davacının bakiye iş bedeli alacağı bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın reddine  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2015/1167 Esas, 2020/667 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın  REDDİNE, 4-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.678,99 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.251,39 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 1.200,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,z-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 21,65 TL posta  gideri olmak üzere toplam 170,25‬ TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1384a8c3edd2dcd5","SID":"04011029c7413958"}}