{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1779 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/38<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04.10.2023 ara karar <br>NUMARASI\t: 2023/212 D.iş<br>DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle, SMK uyarınca müvekkilin marka haklarına tecavüz oluşturan ve her halükarda TTK uyarınca haksız rekabet teşkil eden \"...\" ve \"...\" ibareli markasal kullanımlarının \"screen shot alınmak ve mahallinde fotoğraflanmak sureti ile tespitine ve delillendirilmesine, ayrıca keşif mahallinde ne miktarda \"...\" ve \"...\" ibareli ürün satıldığının, depolandığının, sergilendiğinin belirlenmesine, pasta lucia\" ve \"...\" ibareli ürünlere, bunların pazarlanmasına yönelik her türlü ambalaj, katalog, ticari takdime ve salt bu ürünleri üretmeye yarayan emtia, alet ve edevata el konulmasına ve ayrıca T.C. Gümrük Müdürlükleri nezdinde bulunan \"pasta lucia\" ve \"... \" ibareli ürünlere el konulmasına ve yeddi emine teslimine dair teminatsız olarak yahut mahkemenin belirleyeceği makul teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 04/10/2023 tarihli kararı ile;  SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 100.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; Karşı yana ait tecavüz oluşturduğu iddia olunan \"...\" ibaresini havi ürünlere, ürün ambalajlarına, kataloglara, basılı evraka ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim vasıtalarına, T.C. Gümrük Müdürlükleri dahil olmak üzere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmayan karşı yana ait \"...\" ibareli markasal kullanımlar yönünden talebin reddine, teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin İtalya menşeili bir şirket olup 240 yıldan uzun süredir makarna sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkile ait \"Santa Lucia S Şekil\" markasının dünyaca ünlü tanınmış bir marka olduğunu, TPMK sicilinde makarna emtiasını kapsar biçimde müvekkil adına 30.sınıfta 2000 03495 numarası ile tescilli olduğunu, karşı tarafın da makarnacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkil markasını taklit ederek haksız kazanç elde ettiğini, İstanbul 1. FSHHM 2020/148 E 2022/226 K sayılı dosyası ile marka tecavüzü ve haksız rekabetin menine karar vermiş olsa da karşı tarafın marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinde bulunduğunu, bu sebeple haksız rekabet teşkil eden markasal kullanımların tespiti için delil tespiti yapılması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle huzurdaki müracaatı yaptıklarını, ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, ... ibareli markasal kullanımlar yönünden talebin reddine karar verilmesinin ret yönünden hatalı olduğunu, adreste yapılan inceleme ve www.....com.tr internet alanında davalının ...  ve ... şeklinde markasal kullanımlarda bulunduğunun tespit edildiğini, karşı tarafın \"... \" ibaresindeki \"...\" kelimesinin \"...\" anlamına geldiği ve jenerik olduğunu, davalının kullanımının 30.sınıfta olduğunu, bu sebeple karşı tarafın \"..\" ibareli marka kullanımının müvekkil adına 30.sınıfta 2000 03495 numarası ile tescilli \"... Şekil\" markası ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilin tescilli markasının tescil şeklinin özel tasarım olduğunu, davalının \"inter vallo şekil\" kullanımının özel tasarım olduğunu, buna karşılık şeklin ve kullanılan ibarelerin benzeşmediğini, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığının ifade edildiğini, bilirkişi raporundaki davalının inter vallo+şekil ibareli markasal kullanım ile iltibas oluşturmadığı görüşüne, bilirkişi raporunda haksız rekabet ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasına yönelik itirazların değerlendirilmeden verilen karara itiraz ettiklerini, delil tespit taleplerinde incelemenin sadece marka tecavüz yönünden değil haksız rekabet yönünden de yapılması taleplerinin mevcut olduğunu, olayın somut özelliklerini, davalının \"Inter Vallo Şekil\" ibareli ürün ambalajları, müvekkilin \"Santa Lucia S Şekil\" markası ve ambalajları dikkate alındığında davalının \"Inter Vallo Şekil\" ibareli kullanım ile TTK 54 vd anlamında haksız rekabet eyleminde bulunduğunun açık olduğunu, olayın somut özelliklerinin davalının \"Inter Vallo Şekil\" ibareli ürün ambalajları, müvekkilin \"Santa Lucia S Şekil\" markası ve ambalajları dikkate alındığında davalının \"Inter Vallo Şekil\" ibareli kullanım ile TTK 54 vd anlamında haksız rekabet eyleminde bulunduğunu, tacir olan davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında ticari unvan, marka, ticari takdim şekli ve ambalaj kompozisyonunu seçerken başka tacirler ile benzerlik ve karışıklık oluşturmayacak seçim ve kullanımlarda bulunmak zorunluluğu olduğunu, müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösteren karşı tarafın dünyaca ünlü müvekkilden haberdar olmadığını savunamayacağını, 2007 yılından beri kararlı bir biçimde müvekkilin markası, ambalaj kompozisyonu ile iltibas oluşturan marka, ambalaj kompozisyonu vb.kullandığını, taraflar arasında görülen davalarda verilen kararlar sebebiyle karşı tarafın iltibas gayesi ile kötü niyetli olarak hareket ettiğinin açık olduğunu, ambalajlarının benzer renk, şekil ve kompozisyonlar içerdiğini, tüketicilerin davalı ürünlerini müvekkil ürünleri olarak algılayacaklarını, bilirkişi raporunda haksız rekabete ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de bilirkişi raporunda delillerin tespiti ile teknik inceleme eksikliğinin bulunmadığını, davalının \"... +Şekil\" ibareli kullanımının TTK 54,55 vd maddelerindeki haksız rekabet eylemini teşkil ettiği gözetilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, tüm bu nedenle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tespit ve ihtiyati tedbir talep eden taraf vekilinin mahkemeden \"Pasta Lucia\" ve \"Inter Vallo\" ibareli ürün satıldığının, depolandığının ve sergilendiğinin belirlenmesine,  bu ürünlere el konulmasına ve yedi emine teslimine veya teminatlı ihtiyati tedbir konulmasını talep etmesine  ve mahkemece talep edilen hususlarda tespit ve bilirkişi raporu hazırlanması için verilen ara karar ile durum tespiti istemesine rağmen bilirkişilerin tespit talep edenin talebinden kendi inisiyatifi ile alakasız inceleme ve çıkarımlarda bulunarak mahkemeye yol ve yöntem öğretircesine rapor hazırladığını, mahkemeyi tespit vermeye zorlayacak beyanda bulunduğunu, HMK md.273 hükümlerine muhalefet ederek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil taraf için ticari ve ekonomik yıkım oluşturabilecek nemli bir kararın  pasta lucia markasının talep eden tarafın markasının olmadığı ve  hangi ülkelerde tescilli olduğunun dahi araştırması yapılmadan karar verilmesinin mağduriyete yol açacağını, İSO 500 sıralamasında 118.olan ve net satışı 11 milyar TL'den fazla olan müvekkil şirketin üretiminin 100.000,00 TL gibi komik bir teminat karşılığı sekteye uğratılmaması gerektiğini, sembolik bir teminat bedeli belirlenmesinin Türkiye'nin ilk 500 firmasından biri olan müvekkil şirketi ticari ve ekonomik olarak batırmaya yönelik olduğunu, tespit isteyen tarafın daha önce verilen ancak kesinleşmeyen kararların delil gibi algılanmasını sağlamak için dosyaya sunulması üzerine delil tespiti için açılan davada tedbir kararı verilmiş olmasının müvekkilin mağduriyetine yol açtığını, verilen kararlar kesinleşmiş olsa dahi verildiği tarih için geçerli olup geleceğe yönelik bir kesinliği olmadığını, söz konusu markaların hangi ülkelerde tescilli olduğu dahi araştırılmadan böyle bir karar verilmesinin hakkaniyetli olmayacağını, esas mahkeme incelemesi bitmeden tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun olmayacağını, bir kısmı bilirkişi tarafından sunulan önceki mahkemeler tarafından verilen ancak henüz kesinleşmeyen kararların delil gibi algılanmasını sağlamak amacıyla sunulan fotokopi belgeleri esas alınarak tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararından sonraki bir tarihte tekrar tescil edilmiş bile olabileceğini, ... markasının dünyanın birçok ülkesinde tescilli bir marka olduğu bilirkişi raporunda yer almasına rağmen bu husus göz ardı edilerek komik bir teminatla müvekkil ve 3.kişilerin haklarının haleldar edilerek olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında  uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Ayrıca markalar bakımından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.159’da özel bir düzenleme yer almakla 6769 Sayılı SMK 159/1 maddesi uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, sınai mülkiyet haklarına tecavüz edecek şekilde kullanımların olduğunu ispat etmek şartıyla ihtiyati tedbir verilmesini isteyebilir. İhtiyati tedbir kararı, talep edildiği tarih itibariyle dosya kapsamında mevcut deliller değerlendirilerek verilmesi gereken geçici hukuki koruma türüdür. Bu sebeple yasa koyucu, mutlak ispatı değil yaklaşık ispatın varlığını yeterli görmüştür. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. 6100 Sayılı HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 08/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda;\"Tespit talep dilekçesinde belirtilen https://.../... linki kontrol edildiğinde link içerisinde ... ibaresinin olduğu, https://.../... linki kontrol edildiğinde link içerisinde ... ve ... ibarelerinin olduğu, tespit talep edene ait ...tescil numaralı markasının, tespit konusu 30. Sınıfa ait \"un ve tahıldan yapılan müstahzarlar\" kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, aleyhine tespit istenen tarafa ait ... başvuru numaralı \"...\" ibareli markasının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, tespite konu adreste karşı taraf firmasının standı bulunduğunu, stant içeriğinde ve karşı taraf web sitesinde yapılan incelemede \"...+şekil\" ve \"... +şekil\" markasal kullanımların tespit edildiğini, karşı tarafın \"...+şekil\" şeklinde markasal kullanımlarının, talep eden markasından görsel, işitsel ve kavramsal farklılık arz ettiği ve ayırt edicilik vasfına haiz olduğuna, karşı  ...+şekil\" şeklinde markasal kullanımlarının, kısmen benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, karıştırılma ihtimali olduğunu, bu nedenle talep eden markası ile iltibas oluşturacağı\" belirtilmiştir.Tedbir isteyen tarafın Inter Vallo markasının tescilli olmadığı, bu marka üzerinde hak sahibi olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, aleyhine tedbir istenen tarafın ... markasının mahkeme kararı ile iptal edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuken yerinde olduğu anlaşılıyorsa da; ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilen \"...\" markası yönünden alınan teminat miktarının düşük olduğu, dosya kapsamı doğrultusunda 500.000,00 TL teminat yatırılmasının daha uygun olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle karşı taraf vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince Kısmen kabulüne mahkeme kararının tümden kaldırılmasına, ... yönünden \" SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 500.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; Karşı yana ait tecavüz oluşturduğu iddia olunan \"...\" ibaresini havi ürünlere, ürün ambalajlarına, kataloglara, basılı evraka ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim vasıtalarına, T.C. Gümrük Müdürlükleri dahil olmak üzere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmayan karşı yana ait \"... \" ibareli markasal kullanımlar yönünden talebin reddine, teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına,Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Karşı taraf vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04.10.2023 tarih, 2023/212 D.iş Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- ... markası yönünden \" SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 500.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;  -Karşı yana ait tecavüz oluşturduğu iddia olunan \"...\" ibaresini havi ürünlere, ürün ambaljlarına, kataloglara, basılı evraka ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim vasıtalarına, T.C. Gümrük Müdürlükleri dahil olmak üzere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, -Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına, Bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmayan karşı yana ait \"... \" ibareli markasal kullanımlar yönünden TALEBİN REDDİNE,4- İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi  gereğince   iş   bu   kararın tebliğinden itibaren  1 hafta içinde tedbirin uygulanması için başvurulması aksi halde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,6-Karşı taraf vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden istinaf karar harcının karşı tarafa talep halinde iadesine,7-İstinaf yargılaması için karşı tarafça yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının ileride haksız çıkan taraftan alınmasına, 8- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın talep edenden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,9-İstinaf yargılaması talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,11-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8922e0b1ca09a421","SID":"befd5639a1af2147"}}