{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/159 <br>KARAR NO: 2023/1514<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2020<br>NUMARASI: 2017/904 Esas, 2020/608 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, davalı yana ait tesiste kullanılmak üzere davalı şirketin amblemini taşıyan tabelaların imalatı için müvekkili şirketin yüklenici, davalı şirketin ise iş sahibi olduğu bir sözleşme yapıldığını, üstlenilen işin müvekkili tarafından teslim edildiği halde, davalı şirketin bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, müvekkilinin yaptığı işte hiçbir kusur ve eksik bulunmadığını, müvekkilinin imal ettiği ve monte ettiği tabelaların davalı şirket tarafından halen kullanıldığını, davalı şirket adına usulüne uygun olarak düzenlenmiş  03/02/2015 tarihli, ... seri nolu, 14.484,50 TL bedelli ve 28/12/2016 tarihli, ... seri nolu, 6.490,00 TL bedelli faturalara ilişkin olarak davalı şirket tarafından herhangi bir ödemede bulunulmadığını, tabelaların davalı şirkete ait işyerinde, Üsküdar ... Noterliğinin 17/02/2017 tarih, ... yevmiye numaralı işlemiyle yapılan tespitte kullandığının görüldüğünü, davalının sözleşmeden doğan ve ödenmeyen toplam 20.974,50 TL tutarındaki para borcunun temerrüt faizi ile birlikte tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek,  davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafından 27/01/2017 tarihinde müvekkili şirkete elden ulaştırılan davaya konu faturalara karşı müvekkili şirket tarafından Eyüp ... Noterliğinin 01/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini ve davacıya iade edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından müvekkili şirkete  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davacı tarafından sunulan 03/02/2015 tarihli 38879 nolu 14.484,50 TL bedelli faturada görüleceği üzere faturanın dava dışı ... Şirketi'ne kesilmiş iken üzeri çizilip müvekkili şirketinin isiminin yazıldığını, söz konusu faturanın gerçek muhatabının müvekkili şirket olmadığını, faturada adı geçen ... Tesisleri'nin müvekkili şirket tarafından işletilmesi 30/03/2017 tarihinden itibaren olduğunu, dolayısıyla borç ilişkisi zaman itibariyle somut olaya uygun olmadığını, aynı şekilde davacı tarafından sunulan 28/12/2016 tarihli ... nolu, 6.490,00 TL bedelli ... Tabela Reklamları açıklamalı faturada adı geçen ... isimli yazıhanede müvekkili şirketin hiçbir şekilde malik, işleten, kiracı, alt kiracı ve tahsis belgesi sabihi vs. sıfatına sahip olmadığını, huzurdaki davanını muhatabı olmasının mümkün olmadığını, haricen edinilen bilgiye göre  Dudullu Tesisleri ve ...'da reklam tabelası yapılma işi ilgili adreslerde faaliyet gösteren ve müvekkili şirketten önceki acente olan ... Seyahat Ltd. Şti. ile ... Limited Şirketi arasındaki sözleşmeye istinaden 2014 yılında yapıldığını ve ücretlerinin ödendiği bilgisi alındığını, davaya konu işin alacaklısı hiçbir zaman davacı olmamışken, müvekkili şirketin de hiçbir zaman borçlusu olmadığını, davacının iyiniyetli bir davranışının olmadığını, söz konusu faturalara ait iş ilişkisi sadece ... Şirketi ile ... Mimarlık Şirketini ilgilendirdiğini belirterek, huzurdaki davanın bu şirketlere ihbarını, haksız ve kötüniyetli davacının redolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece,  davacı tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası ile davalı aleyhine 03.02.2015 tarih ve 14.484,50 TL bedelli fatura ile 28.12.2016 tarih ve 6.490 TL bedelli fatura nedeni ile işlemiş faizlerle birlikte toplam 24.265,76 TL alacak için 09.03.2017 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı örnek 7 ödeme emrinin 13.03.2017 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı tarafından 16.03.2017 dilekçe tarihli dilekçe ile takibe konu alacak, faiz ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından 10.10.2017 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar arasında, davacı tarafından faturalara konu edilen  tabelaların davalı taraf için yapılıp yapılmadığının ihtilaf konusu olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile davacı yanın yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu sözleşme ile tabelaların yapım işinin kararlaştırıldığı belirtilmişse de, yazılı bir sözleşme dosya içerisinde yer almadığı, davalı yan da davacı ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını beyanla sözleşme iddiasını inkar ettiği, davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen faturaların dava dışı ... Mühendislik ve İnşaat Ticaret Limited Şirketi adına kesildiği, daha sonra dava dışı şirketin adının çizilerek davalı şirketin adının yazıldığı, faturaların davalı yana gönderildiği, davalı tarafından faturaların davacı yandan faturaya konu mal ve hizmetin alınmadığı belirtilerek itiraz edildiği, tarafların defterleri üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, davaya konu faturaların davalı defterlerinde yer almadığı, davacı defterlerinde ise dava tarihi itibariyle cari hesap ilişkisi gereği 8.800,61 TL alacak kaydının olduğu, takip konusu alacağın davacı defterlerinden teyit edilemediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecbur olduğu, HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davacı, davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi, dava değeri göz önüne alındığında  6100 sayılı HMK'nun 200. Maddesi gereği senetle ispat edilmesi gerektiği, davacı yan iddiasını ispata yarar herhangi bir kesin delil ibraz etmediği gerekçesiyle, davacı tarafından ispat olunmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, keşif ve bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, iki adet faturaya konu hizmetin verildiğinin rapor ile tespit edildiğini, tabelaların davalıca kullanıldığının, Üsküdar ... Noterliği vasıtasıyla yaptırılan tespitten, fotoğraflardan, bilirkişi raporundan anlaşıldığını, davacı defterinden 8.800,61 TL alacaklı olduğunu, bilirkişi raporuyla takip tarihi itibari ile 8.800,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dava tarihi itibari ile 25.522,39 TL alacaklı olduğunu, mahkemenin yazılı sözleşme yok diyerek malların teslim edildiğinin ispat külfetini davacıya yüklemesinin hatalı olduğunu, davalı tabela  yapım işinin muhatabının ... Limit Şirketi olduğunu ileri sürdüğünü, daha sonra ise aynı yazıhanede davalı şirketin faaliyet gösterdiğini davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava tabela yapım işinden kaynaklı 2 adet faturaya dayalı itiazın iptali davasıdır. Davalı taraflar arasında bir sözleşme olmadığını,  kendisinin  de muhatap alınamayacağını savunmaktadır. Taraflar arasında  yazılı bir sözleşme yoktur.  Davacı taraf ileri sürdüğü akdi ilişkiyi yasal delillerle ispatlayamamıştır. Ancak, davacı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bu durumda, taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı konusunda mahkemece, davacıya, davalı tarafa yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya yemin hakkı hatırlatılmadan davanın reddine karar vermesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarih, 2017/904 Esas, 2020/608 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d38609bf4186417","SID":"2f01c525e93f4fc9"}}