{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1787 <br>KARAR NO\t: 2024/41<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 09/10/2023<br>NUMARASI\t: 2023/177 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait www....com.tr adresli web sitesi üzerinden müvekkile ait tescilli “...” ve “...” markalarının web sitesi içerisinde haksız bir şekilde kullanıldığını, müvekkilin marka hakkı ihlal edildiğinden davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın 149/1-a,TTK 54 vd. maddeleri uyarınca müvekkilin hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, SMK'nın 7. maddesi ve 149/1-b-c-ç maddesi uyarınca müvekkilin marka hakkına ihlal oluşturan davalı eylemlerinin önlenmesini, durdurulmasını ve müvekkile ait tescilli markaların ilgili web sitesi içeriklerinden kaldırılmasını, müvekkilin marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesini, durdurulmasını ve kaldırılmasını temin etmek için 6100 Sayılı HMK madde 389 vd. maddeleri ve 6769 sayılı SMK madde 159 uyarınca, ihtiyati tedbir olarak marka hakkına tecavüz teşkil eden www.....com.tr adresli web sitesine erişimin engellenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince 90/10/2023 tarihli ara karar uyarınca;  \"....Tüm dosya kapsamı, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak; dava dilekçesi ekinde yaklaşık ispatın varlığına yönelik davalının marka kullanımına ilişkin bir delilin veya tespitin bulunmadığı, davacının tedbir talebinin esas dava içinde  uzman bilirkişiler vasıtası ile takdirinin yapılacağı, bu aşamada esası çözer nitelikte verilebilecek bir tedbir kararının ölçülülük ilkesi uymayacağı, verilecek bir tedbir kararının ilerde telafisi imkansız zararlara yol açacağı, yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, dolayısı ile  tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, yasal şartların oluşmadığına kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin reddi\" yönünde karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkili şirketin Türkiye’de ilk marka tescilini 1997 yılında yaptığını, “...” markası başta olmak üzere “... ”, “...” ve “... ” ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, “...” markası için 18.08.2020 tarihinde başvuru yapıldığını ve 18.04.2021 tarihinde markanın tescil edildiğini, “... ” marka başvurunun  ise 08.09.2023 tarihinde yapıldığını, tescil için işlemlerin devam ettiğini, karşı yan tarafından izinsiz ve hukuka aykırı olacak biçimde davalı yana ait www.....com.tr internet sitesi içeriğinde markalarının kullanıldığını,  www.....com.tr internet sitesi içeriğine bakıldığında müvekkiline ait markaların kullanıldığının kolaylıkla tespit edilebileceğini, internet sitesinden bir görüntünün dilekçe ekinde bulunduğunu, -Müvekkilinin “...”, “...” ve “...” ibaresi üzerinde önceye dayalı hakkı da bulunduğunu, karşı tarafın “...”, “...” ve “...” ibarelerini internet sitesinde müvekkiline ait “aksa solar” markası ve henüz başvurusu yapılmış olan “aksa solar energy” markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanmaya başladığını, karşı tarafın müvekkili ile hiçbir ortaklığı ya da ilgisi bulunmadığını, karşı tarafın söz konusu alan adına ilişkin meşru bir menfaati olmadığını, müvekkili adına tescil edilmiş “aksa solar” ve “aksa solar energy” markalarının kullanımına ilişkin müvekkili tarafından verilen bir izin ya da lisans da mevcut olmadığını, davalının bu haksız eylemi ile 6769 sayılı SMK’nun 7. maddesi uyarınca müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak müvekkiline ait marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesini, durdurulmasını ve kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Tedbir isteyen tarafça \"Aksa\" ibareli markalarından kaynaklanan haklarına dayanarak ihtiyati tedbir talep edildiği, ilk derece mahkemesince gerçek hak sahipliğine ilişkin yargılama yapılması gerektiği, dosyada rapor bulunmadığı, yaklaşık ispat gerçekleşmediği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tedbir talep eden tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK'nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer almaktadır. <br>Eldeki davada; talep edenin ihtiyati tedbir talepleri yönünden dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir teknik tespit ve rapor bulunmadığı, davalının internet adresinde de aksa ibaresi bulunduğu ancak soğutma ibaresinin eklendiği, kullanımlarda farklılık bulunup bulunmadığı ve öncelik iddiasına ilişkin taleplerin yargılama ile belirleneceğine göre yaklaşık ispata henüz kanaat getirilmesi mümkün bulunmadığından tedbir talebinin mahiyeti gereği talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddine dair ilk derece Mahkemesi kararı isabetli bulunmuştur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  09/10/2023 tarihli ve 2023/177 E. sayılı ara kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL  harcın talep edenden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  11/01/2024 <br>\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cccbb9138bea0ce1","SID":"ae1f6e5a40f9434d"}}