{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/155 <br>KARAR NO: 2023/1520<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2016/245 Esas, 2020/588 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, taraflar arasında 29/05/2015 tarihli ... Sineması Kapı Ve Duvar Panelleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı iş sahibinin 22/12/2015 tarihi itibariyle  ödemesi gereken 33.680,51 TL'yi ödemediğini, bu nedenle 22/12/2015 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine  icra müdürlüğünce dosyanın yetkili olan İstanbul ... İcra müdürlüğüne gönderildiğini ve ... esasa kaydedildiğini,  davalının bu takibe de itiraz ettiğini, davacının edimini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle fatura konusu alacağın doğmadığını, herhangi bir borçlarının bulunmadığını iddia ettiğini,  yapılan itirazın haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu, edimin gereği gibi ifa edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ... Sineması Projesinin yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, her ne kadar davacı cari hesap ilişkisinde müvekkilinin borçlu olduğunu iddia etmiş ise de, davacı tarafından yapılan işlere ilişkin düzenlenen faturaların fazla tutarlı düzenlendiğini, bu hususun davacı şirket yetkilisi tarafından da kabul edildiğini,   buna rağmen icra takibine geçildiğini,  fatura konusu işin doğru yapılıp yapılmadığının ispatı gerektiğini, hakediş raporlarına göre davacının fatura bedelinden daha az hakedişi bulunduğunu, faturaya konu alacaktan dolayı borçlarının bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile iddialarının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, mahalllinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ise de, 29/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan imalat kalemlerine ilişkin inceleme ve ölçüm yapılmasına davalı tarafın muvafakat etmediği, tarafların kaşe ve imzasını taşıyan  ve gerek sözleşme bedeli dışı tarafların imzasını taşımayan davacı tarafından verilen teklife göre yapılmayan, ya da yarım kalmış bir imalatın mevcut olmadığı, davaya konu taşınmazda, gerek sözleşme bedeli kapsamı çerçevesinde verilen teklif ve gerekse sözleşme bedeli dışı verilen teklifte adı geçen imalat kalemlerinin davacı şirket tarafından fen ve sanat kurallarına uygun ve ayıpsız olarak yapıldığı kanaatine varıldığı, davacı şirket tarafından yapılan işe ilişkin dosyaya hakedişin sunulmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacı şirket vekili tarafından sunulduğu anlaşılan hakediş kapağı üzerinde davalı şirket yetkililerince  elle düzeltmeler yapıldığının görüldüğü, tarafların imzasını taşımayan sözleşmenin 9.1.2 maddesi çerçevesinde hak edişe ait metraj, aylık imalat dökümleri, yeşil defter, kümülatif icmali bulunmayan hak edişin teknik bilirkişi tarafından dikkate alınmadığı, bu  çerçevede, mevcut belgere göre davacının alacaklı olup olmadığı tespit edilemediği yönünden kanaat bildirilmesi üzerine eksik belgelerin tamamlandığı ancak bilirkişi heyetinin yerinde ölçüme davalının izin vermemesi üzerine alacağa ilişkin hesaplama yapamayacaklarını bildirdiklerini, sonrasında sunulan belgeler ile birlikte alınan  29/04/2019 tarihli 2. Bilirkişi ek raporunda ise, yerinde yapılan ölçümler neticesinde bir kısım işlerin yanlış yapıldığı, bu yanlışlığın başka firmaya düzelttirildiği, ancak bu düzeltmeye ilişkin davalının herhangi bir belge ve fatura ibraz edemediği, buna göre davacı tarafça yapılan imalatın % 18 KDV dahil 154.628,38 TL olduğu, 144.000,00 TL tahsilat yapıldığı, takip tarihinde davacının bakiye 10.628,38 TL alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafın itirazı üzerine yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 20.03.2020 tarihli rapora göre davacının sözleşme ve sözleşme dışı yaptığı iş bedelinin KDV dahil 169.805,42 TL olduğu, yapılan 144.000,00 TL ödemenin mahsubundan sonra bakiye 25.805,42 TL bakiye alacağının bulunduğu, ancak davacının yaptığı üretim ve montaj ayıplarının var olduğunun kabulü halinde bunun karşılığının KDV dahil 3.634,40 TL olduğu, fazla malzemenin davacıda kaldığının kabul edilmesi halinde bedeli KDV dahil 9.617,00 TL olmak üzere davacı yanın talep edebileceği alacağın 12.554,02 TL olacağı, davacı davalıyı temerrüde düşürmediğinden temerrüt faizi alacağı bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, taraflar arasındaki 29/05/2015 tarihli sözleşmenin KDV dahil 110.832,00 TL bedelli olduğu, davalının davacıya 144.000,00 TL ödemede bulunduğu sabit olup, yapılan işin toplam bedelinin 169.805,42 TL olarak tespit edildiği, gerek sözleşme ve sözleşme bedeli, gerekse sözleşme dışı verilen teklifte adı geçen imalat kalemlerinin davacı şirket tarafından ayıpsız olarak yapılarak teslim edildiği, sahada yapılan ölçümlerde işin yapıldığı ve bedeli tespit edilmiş olup, buna göre davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 25.805,42 TL alacaklı olduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, takip öncesi işlemiş temerrüt faizi talep edilemeyeceği, alacağın da likit olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı dosyasına yaptığı itirazın 25.805,42TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan hükmedilen asıl  alacağın %20 si olan 5.161,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre fatura kesilmesi için hakedişin onaylanması gerektiğini, ancak davacının sözleşmedeki cari hesap dönemine uymayarak hakedişten evvel fatura kestiğini, bu nedenle geçerli bir faturaya dayanmayan alacağa ilişkin talepte bulunamayacağını, ayrıca davacı tarafından temin edilen ahşap malzemelerin alacak meblağından mahsup edilmediğini, davalı yanca davacıya 616 m2 lik malzeme verildiğini, davacının bu malzemenin 290 m2'sini kullandığını, alınan bilirkişi raporunda toplam imalat bedelinin 169.805,42 TL olarak hesaplandığını, 144.000,00 TL'nin ödenmiş olduğunu, davacının uhdesinde kalan 362 m2 kaplama bedeli olarak 9.617,00 TL ile 3.634,40 TL  üretim ve montaj ayıbı bedelinin mahsup edilmesi sonucunda davacının 12.554,02 TL alacağı olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edilmediğini, taraflar arasında gerçekleşen ve bilirkişi heyetince tespit edilen davacının ücret teklifinde, davacı taraf malzemenin müvekkili tarafından gönderilmesi icabında bulunmuş ve bu icabına karşılık müvekkili tarafından kaplama malzemelerinin temin edilmesine yönelik olarak tedarikçiler tarafından kesilen faturanın dosyaya konulduğunu, bu faturalara göre kullanılan malzemelerin teslim edilen  malzemelerden daha az olduğunu, ayıp iddiaları ile ilgili eksik inceleme yapıldığını, ek raporda 3.080,00 TL değişim bedeline ilişkin olan değerlendirmeye olan itirazlarının reddedildiğini, müspet ve menfi zararları ile ayıba ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 29/05/2015 tarihli ... Sineması Kapı ve Duvar Panelleri Sözleşmesi  akdedilmiştir.Sözleşmede işin bedeli KDV dahil 110.832,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşme dışı işlere ilişkin de anlaşma sağlanmıştır. Davacı taraf bakiye hakediş alacağına ilişkin icra takibi başlatmış, davalı ise işin gereği gibi ifa edilmediğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davaya konu faturadan dolayı borçlu olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi sırasında davalı iş sahibi yapılan işe ilişkin ölçüm yapılmasına muvafakat etmediği, ancak bilirkişilerin sözleşmeye ve sözleşme dışı işlere ilişkin teklife göre dava konusu taşınmazda yarım kalmış imalat bulunmadığını tespit ettikleri sözleşme ve sözleşme dışı teklife göre işin maliyetinin hesaplandığı, davalının eksik işe ilişkin iddialarını ispat edemediği, davalı tarafından verildiği ve davacının uhdesinde kaldığı iddia edilen malzemelerin ispatlanamadığı, yapılan işin m2 bedelinin KDV dahil 169.805,42 TL olduğu, yapılan tahsilatın 144.000,00 TL olup takip tarihi itibarı ile davacının 25.805,42 TL alacağı bulunduğu, davacı icra takibinde 33.680,51 TL asıl alacak ve 1.104,54 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, asıl alacağın takipten daha az olduğu, icra takibinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği bu nedenle işlemiş temerrüt faizi talep edemeyeceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne ve takibin 25.805,42 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş olup, kabule görede alacak yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de, bu husus istinaf sebebi edilmediğinden hükmün aynen muhafazası ile davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2020 tarih ve 2016/245 Esas, 2020/588 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken  1.762,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 440,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.322,77 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d87c37a69e91cd5f","SID":"19463331d85b476f"}}