{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/123 <br>KARAR NO: 2023/1497<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>NUMARASI: 2018/1324 Esas, 2020/576 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 26/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ile davacı arasında ... projesi CCTV çevre güvenlik sistemleri yapım işi sözleşmesi imzaladığını, davacı şirket 10.04.2018 tarihinde davalı şirkete ‘... projesinin CCTV güvenlik kamera sistemleri’ işi için fiyat teklifi verdiğini, 13.04.2018 tarihinde davalı firmada toplantı düzenlenip sözleşme imzaladığını, sözleşmenin imzalanmasının akabinde 16.04.2018 tarihinde firmanın teknik ofisinin bulunduğu blokta davacı  şirkete bir daire tashih edildiğini, davacı şirketin bütün çalışma ve ekipmanları ve sözleşmede bulunan tüm ürünleri tahsis edilen daireye getirerek şantiye şefi ... Bey ve sorumlu ... Beye teslim edildiğini, altyapı çalışmaları için gerekli görüşmeler yapılıp çalışmalara başlandığını, 16 gün gibi bir zamanda sözleşmede yer alan bütün ürünlerin saha kablolamaları, panoları, kameraların montajlama işlemlerinin bitirildiğini ve tüm testlerin yapıldığını, sürecin davalının kusuru nedeni ile uzamasından dolayı davacı  şirketin sözlü olarak davalıdan ödeme talebinde bulunduğunu fakat işin tam teslim edilmediğinden dolayı ödeme talebinin reddedildiğini, davacının davalı şirketin kusurundan kaynaklanan sebepler ile hiçbir ödeme alamadığını, kullanmış olduğu malzemelerin paralarını döviz cinsinden ödediği için büyük kayıplara uğradığını, davalı tarafından güvenlik nizamiye kapısının tamamlatıldığını ve montaja hazır duruma getirildiğini,  davacı  şirketin işin %95’lik kısmını tamamlayıp ödemesini almak için girişimlerde bulunduğunu, 06.08.2016 tarihinde ... projesi sistem çalışır ve eskizsiz bir şekilde proje müdürü ... ve şantiye şefi ... tarafından teslim alındığını, davacı şirketin tüm işleri tamamlanıp eksizlik olarak teslim edildikten sonra icra takibine konu 03.09.2018 tarihli faturaları keserek davalı şirketin Beylikdüzü’nde bulunan merkez adresine gidip bizzat elden teslim etmek istediğini, fakat davalının faturaları almaktan imtina ettiğini, davacı şirketin 18.09.2018 tarihinde ... kargo firması ile faturaları gönderdiğini, ancak faturalar kabul edilmeme, müşterinin adreste bulunamaması, kargonun hasar görmesi gibi nedenler ile teslim edilemediğini belirterek, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline, asıl alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece; davacı tarafın sözleşme konusu işin tamamlanıp teslim edildiği, davalı tarafın  her ne kadar cevap dilekçesi sunmamış ise de icra takibine yaptığı itirazda ve  dava devam ederken sunduğu dilekçesinde işin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia ettiği, eser sözleşmesinde, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunması halinde kural olarak sözleşme kapsamındaki işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulünün Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarıyla ilke olarak benimsendiği,  işin eksik veya ayıplı olduğu, sonradan tamamlatıldığı iddialarının davalı tarafından ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında, dosyasında taraflar arasında \"... Projesi CCTV Çevre Güvenlik Sistemleri Yapım İşi\" sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme bedeli ve ödemeler başlıklı 3. Madde de tahmini keşif bedelinin 35.000 USD +KDV olduğu, yapılacak iş sonucunda yerinde ölçümle iş bu sözleşmede belirlenen sabit birim fiyatları üzerinden mutabık kalınacağı, hakedişlerle netleşeceğinin kararlaştırıldığı, 06/08/2018 tarihli \"İş bitirme ve teslim tutanağı\" da güvenlik kamera sistemi alt yapı ve işçiliğinin davacı şirket tarafından sorunsuz ve eksiksiz teslim edildiğinin tespit edildiği, davalının eksik- ayıp iddiasının dosya kapsamı ile sabit olmadığı anlaşılmakla, davacının 48.489,73 TL asıl alacak yönünden davasının kabulüne, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz yönünden  talebin reddine,  dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın takip tarihi itibariyle TL karşılığı % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalının 48.489,73 USD asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, işlemiş faize yönelik talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca en yüksek temerrüd faizi uygulanmasına, dava konusu itibariyle likit olduğu anlaşıldığından takip tarihi itibariyle TL karşılığı %20'sini oluşturan 51.980,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket inşaat şirketi olup, yapmış olduğu inşaat projelerinde bazı işleri sözleşme imzalayarak, taşeron firmalara yaptırdığını, davacı şirketin inşa etmekte olduğunu,  arsa sahibinin Beylikdüzü Belediyesi olduğu arsada yaptığı ... Projesi için karşı taraf firma ile arasında ... Projesi CCTV Çevre Güvenlik Sistemleri Yapım İşi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme karşılığında işin bedeli için yapılacak ödemelerin sözleşmede belirlenen markaların sözleşmede belirlenen  sabit birim fiyatlardan kullanılacak malzeme sayısına göre hakediş usulü ödeme belirlendiğini, davalı şirket ile ilgili sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmede tahmini keşif bedelinde belirlenen malzemelerin tamamı teslim edilmediği ve kullanılmadığı gibi sözleşme konusu güvenlik sisteminin de tam kurulmadığını, ürün montajlarının eksik yapıldığını, kalıcı ekiplere verilmesi gereken eğitimler dahi verilmediğini, gerekli montajlar yapılmadığını, şirketin kendi personeli ile yerinde inceleme yapınca ekte sunduğumuz dosyada da mevcut tablo ile yerinde yaptığımız tespitte de görüleceği gibi   davacı  şirketin sözleşmede yer alan markaları (kameralarda ve diğer malzemelerde) kullanmadığı gibi belirlenen adetlerden/birimlerden eksik malzeme kullanmış olduğunu, davacı şirketin ayıp-arıza vs. hariç sadece 9.350-USD malzeme zararı olduğu, buna rağmen davacı şirketin sözleşmede yazan tüm marka ve birimlerde, miktarlarda malzeme kullanılmış gibi kullanmadığı malzemelerin bedelini dahi davacı şirketten talep ettiğini, davacı taraf sözleşmeye uygun edimlerini yerine getirmediğini,  sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı şirketin, davacı  ile ilgili dönemde günün şartlarının çok üzerinde birim fiyatlarla sözleşme imzaladığını, fiyatları kabul etmesinin tek sebebi de kullanılacak malzemelerin marka ve kalitesi olduğunu,  sözleşmede yazan sayıda kamera ve belirtilen marka kullanılmadığı gibi sözleşmede yer alan diğer malzemelerde sözleşme dışında marka ve eksik birimlerde kullanıldığını, davacı şirketin sözlü talepleri ile iletildiğinde de Amerikan Doları cinsinden fahiş bedel talepleri ile sözleşme bedeli dışında haksız olarak gerek işçilik gerekse ürün bedellerinin davacı şirketten talep edildiğini, yapılacak işin bedeli ise 35.000,00 ABD doları + KDV olarak belirlenmişse de ilgili bedel tahmini keşif bedeli olup, işin asıl bedeli işin tamamlanmasının ardından yerinde inceleme yapılarak sözleşmedeki sabit birim fiyatlar üzerinden tarafların mutabık kaldığı hak edişin belirleneceği ilgili sözleşmede hüküm altına alındığını, karşı taraf şirketin kullanacak olduğu her malzemenin birim fiyatları ( amerikan doları cinsinden ) ve markaları belirlenmiş ve birim fiyatların sabit olduğu ve tahmini keşif bedeli belirlense de kullanılacak malzeme miktarına göre belirlenen marka sabit-birim fiyatlardan hakediş ile ödeme yapılacağının da düzenlendiğini, ancak davacı taraf sözleşmeye uygun kesin bir hak ediş belirlenmemiş olmasına rağmen, müvekkil şirkete 03.09.2018 tarihli ...-...-...-... S.S numaralı toplam bedeli 48.489,73 ABD doları olan 4 adet fatura düzeyerek fahiş bir bedel talep ettiğini,  davacı şirkete Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi açma yolunu seçtiğini,   itirazın iptali için Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1324 E.S. dosyası ile dava açtığını, mahkeme yeterli inceleme yapmadan, eksik inceleme ile itiraz sebepleri araştırılmadan, sözleşme konusu işin yerinde tüm taleplere rağmen keşif yapmadan sadece karşı taraf defter kayıt incelemesi ile verilen, taraflar arası sözleşme şartlarını dahi incelemeden, tek taraflı düzenlenen haksız bilirkişi raporunda davacı şirketin karşı taraf kayıtlarına göre 317.598,03-TL. borçlu olduğunu belirten haksız rapora göre haksız hüküm kurduğunu, keşif talebi yerine getirilmeyince davacı  şirketçe eksik-ayıplı-hatalı bedelin  mahkeme dosyası ile birleştirme talepli Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/615 E.S. dosyası açıldığını, ilgili mahkemece birleştirme kararı verildiğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.S. dosyasında davacı şirketin 48.489,73 USD asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına,  işlemiş faize yönelik talebin reddine , asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4a maddesi uyarınca en yüksek faiz uygulanmasına ayrıca davacı lehine 51.980,99-TL. inkar tazminatına hükmedildiğini, söz konusu haksız kararın davacı şirket lehine kaldırılması gerektiğini, bilirkişilerin tek taraflı inceleme ile haksız rapor oluşturduklarını, davacı tarafın sözleşme bedeli 35.000-USD bedelin üzerindeki faturaları ne için düzenlediği belli olmadığı gibi sözleşmede ayıplı, eksik imalat yapmışken bilirkişilerin belirlediği 48.489,73-USD toplam bedelli faturaları neye dayanarak düzenlediğinin belli olmadığını, bilirkişi taraflar arasında düzenlenen sözleşmeyi hiç irdelemeden sadece davacı talepleri ile inceleme yaptığından ayrıca bilirkişi kabul anlamında olmamak kaydıyla 1 USD'yi 6.5498 -TL. kabul ederek 48.489,73-USDx6.5498 =317.598,03-TL haksız hesaplama yaptığını, mahkemece itiraz sebeplerin değerlendirilmediğini, davacı şirketin ayıplı kusurlu imalatları, farklı marka kullanılan malzemeleri zararın tazmini için davacı şirkete Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleştirme kararı verdiğini, birleştirme kararından sonra belirtilmesine rağmen birleştirme kararı yokmuş gibi usule aykırı hüküm kurulduğunu, davacı şirket haklı olarak icra takibine itiraz ettiğini, davanın kısmen reddedildiğini, davacı şirket lehine inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal olmayıp, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, mahkemece faiz oranı konusunda verilen hüküm davacı tarafın talebini aşan oranda ise davacı taraf talebiyle bağlı kalacağından bu konuda verilen kararın da kaldırılması gerektiğini,  öncelikle tehir-i icra talebinin  ve istinaf kanun yoluna başvurusunun  kabulü ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin 2018/1324 esas sayılı dosyasından verilen, 18.09.2020 tarihli, 2020/576 karar sayılı kararının  lehe yönlerden kaldırılarak  davanın reddine, dava konusu icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Somut olayda, davacı tarafından sözleşme gereğince edimlerinin tamamlandığını, düzenlenen faturanın ödenmediğini belirtilerek, girişilen icra takibine itiraz üzerine durması sebebiyle itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya mali bilirkişiye tevdi edilmiş olup,  davalı taraf ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine sunmaması sebebiyle davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından 30.10.2019 tarihli düzenlenen ve sadece davacı ticari defterleri incelenerek hazırlanan rapor esas alınarak mahkemece karar verilmiştir. Mahkemece, icra takibi yapılan faturalar itibariyle davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişiye yaptırdığı inceleme neticesinde bir karar verilmiş olup, davanın dayanağını oluşturan faturanın sözleşme kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, edimlerin sözleşme gereğince yerine getirilip getirilmediği hususlarında bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, fatura ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılması ile yetinilmeyip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle, ibraz edilen faturalar kapsamındaki işlerin mahallinde yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılan işlerin bedellerinin sözleşme kapsamında hesaplanması, fatura yazılı bedellerin kadri marufunda olup olmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2020 tarih, 2018/1324 Esas, 2020/576 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad1b52c5ed49a161","SID":"cbfef31bbec8b1cf"}}