{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t         E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                        <br>ESAS NO\t: 2019/2449 <br>KARAR NO\t: 2024/158<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...                                  ...<br>ÜYE \t: Doç. Dr. ...    ...<br>KATİP \t: ...                                ... <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  19.06.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2016/534E., 2019/449K.<br>DAVACILAR \t\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI \t:  <br> \t<br>\tDavacılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacılar;   davalı kooperatifin  ortaklarından olduklarını, 05/06/2016 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulu olağan toplantısında seçimsiz genel kurul olması gerekirken önerge verilerek seçimli genel kurul olması, Yönetim ve Denetim  Kurulu raporlarının ibra edilmemesi, huzur hakları ve aidat ücretleri kararı alındığını, 152 ortaklı kooperatif genel kurulu toplantısına 65 ortağın asaleten, 63 ortağında vekaleten  katılımıyla 128 ortakla genel kurulda  temsil edildiğini, divan  başkanı seçiminin 56 oya karşı, 64 oy ile  belirlediğini, yönetim kurulunun 52 kabule karşı, 61 red oyla ile ibra  edilmediğini  ve yeni yönetimin kurulunu  seçildiğini,  kooperatif genel kurulunda vekaletname ile oy kullanan vekillerin vekaletnamelerinden pek çoğunun ıslak imzalı olmayıp fotokopiden ibaret olduğunu, kooperatif genel kurulunda sahte vekaletnamelerle kullanılan oyların oylamanın sonucunu değiştireceğini belirterek, ...nin 05/06/2016 tarihli genel kurul kararı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulması ile  iptaline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>            \t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili, 23.07.2018 tarihli açıklama dilekçesi ile iptalini istedikleri gündem maddelerinin 2. 4. 5. ve 7. maddeler olduğunu bildirmiştir.  <br>Davalı vekili; müvekkili kooperatifin olağan genel kurulunu 05/06/2016 tarihinde icra ettiğini ve 152 ortaklı olan müvekkilinin 65 ortağının asaleten, 63 ortağında vekaleten katılımıyla toplam 128 ortakla genel kurulda temsil edildiğini, genel kurul toplantısında divan başkanı seçimi, yönetim kurulunun ibra edilmesi, yeni yönetim kurulunun seçimi işlemlerinde katılımcı kooperatif ortaklarının oy kullandığını, bu işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun olarak  hükümet komiserinin huzurunda icra edildiğini, kooperatif genel kurulunda vekil sıfatıyla asıl kooperatif  ortaklarının  yerine oy kullanan vekillerin dayanak vekaletnamelerinin sahte düzenlenmiş olduğu iddiasının haksız iftira niteliğinde olduğunu, aynı zamanda cezai sorumluk gerektirecek bir eylem vasfı taşımadığını, müvekkilinin sahtecilik iddiasını asla kabul etmediğini, vekaletnamelerde davacı olan kooperatif eski yönetim kurulu üyeleri tarafından vekaletnamenin arka sayfasına vekillerin T.C. kimlik numaraları  alınarak ve imzalatılarak hazirun defterine kayıtlarının yapıldığını, kooperatif ortaklarının imza örnekleri ve beyanları alındığında maddi gerçekliğin ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk Derece Mahkemesince \"Dava, davalı  kooperatifin 05/06/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usulsüz olduğu iddiasıyla  iptali talebine  ilişkindir. <br>Dava konusu genel kurul kararı, çağrı ve vekaletnameler ile ilgili  evraklar celp edilmiştir.<br>...<br>Taraf  delilleri toplandıktan sonra  uzman bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi raporunda özetle; ortaklardan ...'in vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, diğer 11 üyesinin  imzalarının sahte olup olmadığının sonuca etkili olacağını, bunun tespitin gerektiğini belirtmiştir.<br>Taraf itirazları üzerine yeni bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi raporunda özetle; vekalet veren ...'in imzasının geçersiz  olması nedeniyle oyununda geçersiz olduğunu, diğer  vekaletname veren 12 ortağın vekaletname vermedikleri yönünde beyanlarının bulunmadığı ve imzalarının sahteliğinin tespit edilmediği  sürece alınan kararların geçerli olduğunu, davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olup davacıların dava açma şartlarının oluştuğunu, vekaletnamelerdeki imzaların sahte olmadığının tespiti halinde gündemin 2. ve 4. maddesinde alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyiniyet esaslarına aykırı olmadığının, gündemin 5.maddesinde lehte ve aleyhte kullanılan oy sayısı belirtilmediğinden bir sonuca varılmasının mümkün olmamakla birlikte   yapılan oylamada önerge ile seçim yapılması için gündeme  madde eklenmesinin 66 oyla alındığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin de 66 oyla seçilmiş olduğunu, bu durumda red oyu sayısının ne olduğunun davacı tarafından kanıtlanmasının gerektiğini,  gündemin 7.maddesinin a ve b bendinde alınan kararların içerik olarak kanun, ana sözleşme ve iyiniyet esaslarına aykırı bir yönünün bulunmadığını, red ve kabul oy sayısı bilinmediğinden adına düzenlenen vekaletnamedeki imzanın kendisine ait  olmadığını beyan eden ... adına kullanılan bir oyun oylama sonucuna etkisinin bulunup bulunmadığının bu aşamada belirlenemeyeceğini, bu yönde bir belirleme yapılabilmesi için madde içerisinde kullanılan red oy sayısının ne olduğunu davacılarca kanıtlanmasının gerektiğini belirtmiştir.<br>Davacılar vekilinin raporda belirtilen red oy sayısına ilişkin bilgi vermesi ve karar nisabına  ulaşmadığı konusunda delil sunması için 2  haftalık kesin süre verilmiş, bildirmediği takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar olunmuş ancak verilen sürede herhangi bir delil  ve belge sunmamıştır.<br> Davacıların iddia ettiği kişilere ait imza asılları davalı kooperatiften istenmiş, kooperatif yönetimi cevabi yazılarında davacıların iddia ettiği 13 kişiye ait imza asıllarının kooperatifte bulunmadığını, davacı eski yöneticilerin yeni yönetime belgeleri teslim etmediklerini, ihtarname uyarınca bir kısım belgeleri teslim ettikleri, teslime ilişkin evrak suretini dosyaya ibraz ettikleri, yapılan incelemede söz konusu kişilere ait imza asılları, dilekçe ve diğer belgelerin teslim edilmediği anlaşılmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;  davalı kooperatifin üyesi olan davacıların kooperatifin 05/06/2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların toplantıya katılanların bir kısmının asaleten  bir kısmının vekaleten katıldıkları, vekaletname verenlerin vekaletnamedeki imzalarının sahte olduğu,  bu nedenle alınan kararların iptalinin  gerektiği iddiasıyla iptaline karar verilmesi talebiyle derdest davayı açıkları anlaşılmıştır.<br>Celp edilen evraklar, taraf delilleri ve bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, dava konusu  toplantı 65 ortağın asaleten 63 ortağın vekaleten katılımıyla  yapılmıştır. Davacılar 13 adet vekaletnamedeki imzanın sahte olduğunu iddia etmiş ancak bunlardan sadece ... vekaletnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Davacıların vekaletname sahiplerinden  alarak dosyaya sundukları beyanlardan anlaşılacağı üzere vekaletname verenler vekaletname vermediklerini ya da  vekaletnamedeki imzalarının sahte olduğunu iddia etmemiş imzalarının olağanüstü genel kurul çağrı talebinde kullanıldığını  öğrendiklerini bu nedenle imzasını gerek aldıklarını veya imzalarının yok hükmünde olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır. <br>Davanın esasını teşkil eden husus  genel kurul toplantı  ve karar nisabının verilen vekaletnameler ile sağlandığı, bunların 13 adedinin sahte olduğu iddiasıdır.  Yukarıda belirtildiği üzere vekaletname sahiplerinden ... haricindeki diğer vekaletname verenlerden hiçbiri vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığı ya da vekaletnamenin sahte olduğuna yönelik herhangi bir iddia veya beyanda bulunmamışlardır. Bu hususu eski yönetici olan  ve  dava konusu toplantıya çağrıyı  yaparak toplantıyı yapan davacılar iddia etmektedir. Son bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacıların iddia ettikleri bu hususu ispatlamaları gerekir. Sahte olduğunu iddia ettikleri vekaletname asıllarını davacı eski yöneticiler dosyaya sunulan teslim ve tesellüm belgesinden anlaşılacağı üzere davalı kooperatifin yeni yönetimine teslim etmemiştir. Bu nedenlerle davacıların iddia ettiği gibi  vekaletname verenlerin vekaletnamelerindeki imzaların sahte olduğu iddiası kanıtlanamadığından ve genel kurulda alınan kararlar kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurullarına aykırı olmadığı gibi toplantı ve karar nisabına  uyulmuş olduğu anlaşıldığından davacıların subut bulmayan davalarının reddine...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle: kararın usul ve esas itibariyle yasaya uygun olmadığını, deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, 13 kişi tarafından tanzim edilen sahte vekaletlerin mahkemeye ibraz edildiğini, mahkeme kasasında olduğunu, bilirkişi ücretinin dosyaya bloke edildiğini, imza örneklerinin ara kararı ile istenmesine rağmen dosyanın bilirkişiye verilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dilekçesinde vekaletnamelerdeki imzaların sahte olduğunun açıkça belirtildiğini, sahtecilik iddialarının 02.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de doğrulandığını, bilirkişi raporunda \"fotokopi olarak sunulan bu belgelerdeki imzaların belirtilen üyelerin imzalarına benzemediğinin çıplak gözle dahi anlaşılmakla...\" dendiğini, davalı kooperatifin kasıtlı olarak 13 üyeye ait imza örneklerini müzekkereye rağmen mahkemeye sunmadığını,  eksik inceleme ile karar verildiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre iptali istenen 05.06.2016 tarihli genel kurulun  gündemin 2., 5. ve  7.maddeleri yönünden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>\tII- Gündemin 4. Maddesi yönünden yapılan incelemede ise; <br>\t\t\t\"Yönetim kurulunun ibra edilmemesine ilişkin genel kurul kararı tek başına henüz uygulanabilir bir karar değildir. Zira, böyle bir karara dayanılarak ortaklık adına sorumluluk davası açılabilmesi mümkün değildir. Bunun için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile kooperatiflerde de uygulanması gereken TTK'nın 341. maddesi hükmüne göre, genel kurulun dava açılmasına özel olarak karar vermesi gerekir. Sadece bu karar, sorumluluk davasının dayanağı durumundadır. Bu itibarla, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava edebilmeleri mümkün değildir.\" (Çamoğlu, Poroy/Tekinalp Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku 8. Bası, Sh. 330 No:599  vd., H. Pekcanıtez, Prof. Dr. Kudret Ayiter'e Armağan, Sh.479, Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, Sh. 220 ve 221)( Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/5735 E.2013/7060 K. Sayılı 13.11.2013 tarihli emsal ilamı)<br>              \t\t\t\t\t\t\t\tSomut olayda da yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava edebilmeleri mümkün değildir. Dosya kapsamından davacılar yönünden sorumluluk davası açılması yönünde bir genel kurul kararı  olduğu bildirilmemiştir. Bu gerekçe ile  gündemin 4. maddesinin  iptali için açılan davanın reddi gerekirken,  yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.    <br>Buna göre Dairemizce, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: \t<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/534E., 2019/449K. sayılı dava dosyasında verdiği 19.06.2019 tarihli kararına yönelik davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin REDDİNE, <br>\t2-.Yukarıda (1I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/534E., 2019/449K. sayılı dava dosyasında verdiği 19.06.2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"a-Davanın reddine,<br>b-Alınması gereken 427,60 TL'den peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,<br>c-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı tarafından karşılanan 28,00 TL  tebligat posta  giderinin  davacılardan  tahsili ile davalıya verilmesine, <br>e-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan   tahsili ile davalıya verilmesine,  <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,\"<br>\t3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 44,40 TL'nin düşümü ile kalan 383,20 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t4-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 44,40-TL istinaf harcı, 55,10 TL posta masrafı, olmak üzere toplam 99,50 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br><br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t24.01.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  25.01.2024<br>\t\t\t\t<br>   <br>          \tBaşkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2ec88261826d826","SID":"8e44ed63bcdaa2d4"}}