{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/850 <br>KARAR NO: 2024/336<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/01/2022<br>NUMARASI: 2021/783 Esas -  2022/43 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 60.000,00 TL manevi tazminatın haksız şikayet tarihi olan (Cumhuriyet Savcılığına) 28/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep  etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Davanın, 09/11/2021 tarihinde harç ikmali yapılarak açıldığı,  İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/644 esasına kaydı yapılmış olduğu, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/11/2021 tarih, 2021/644 esas, 2021/457 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve  mahkememize 10/12/2021 tarihinde tevzi olarak,  mahkememizin 2021/783 esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, arabuluculuk son tutanağının mevcut olmadığı tespit edildiğinden, Mahkememizin 10/01/2022 tarihli tensip zaptının 13 nolu  ara kararı gereğince davacı vekiline 7155 sayılı kanunun 20. Maddesi ile getirilen değişiklik gereğince 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ya da E-İmzalı verili dijital kopyasını mahkememiz dosyasına sunması için  tensip zaptının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması  ihtar edilmiş,  davacı vekili tarafından 17/01/2022 tarihli dilekçesi ile taraflarınca açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesine açılan manevi tazminat davası olduğunu, davanın ticari bir dava olmadığını, bu sebeple arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, ancak mahkemenin tensip kararı gereği arabuluculuk için Gaziantep Arabuluculuk Dairesine müracaat edildiğini, başvuru tutanağı örneğini ise 17/01/2022 tarihli dilekçesi ile sunduklarını bildirdikleri, ancak dilekçe ekinde arabuluculuk başvuru tutanağının ekli olmadığı görülmüştür.6100 sayılı HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış, yine HMK 115.maddesinde ise dava şartlarının incelemesinin nasıl gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Buna göre \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" 6102 sayılı kanun 5.maddesinde 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/a maddesi ile yapılan değişiklik sebebiyle Arabuluculuk dava şartının eklenildiği, HMK 118/1 madde gereğince \"Davanın dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış \" sayılacağının belirtildiği, 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK.5.maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak Arabuluculuk getirildiğini, söz konusu düzenleme ile \"Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarada, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" hükmünün bulunduğunu ve yine 7153 sayılı kanun Yürürlük başlıklı 26/1-a maddesinde 10,20 ve 21.maddeleri 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girer hükmü yer bulunduğu, söz konusu yasa değişikliği ile arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmamakla birlikte, zorunlu arabuluculuk dava şartının dava öncesinde yerine getirilmiş fakat dava dilekçesinde buna değinilmemiş olabileceği bu anlamda hak kaybına mahal verilmemesi amacı ile mahkememizce davacı vekiline zorunlu arabuluculuk dava şartına başvuruda bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış ya da e-imza dijital kopyasının 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz dosyasına sunulması aksi halde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği hususunda tensip zaptı ekli  tebligatın 18/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen mahkememizce verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk başvurusuna dair anlaşmaya varılamadığına ilişkin  tutanak sunulmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa hükümleri kapsamında davanın ilk açılan mahkeme  İstanbul  22. Asliye Hukuk Mahkemesine  09/11/2021 tarihinde,7153 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açıldığı, dava açıldığı tarihten önce arabulucuya başvurulmadığı, 6102 sayılı TTK.5.maddesinde açıkça dava açılmadan önce başvuru zorunluluğu getirildiği, tamamlanabilir bir dava şartı olarak da düzenlenmediği  gözetilerek  iş bu davada davanın HMK 114/2 maddesi yollamasıyla  6102 sayılı 5/A maddesindeki zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan HMK 114/2, HMK 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Daha önce dava şartı olmadığı için başvurmadıkları arabuluculuğa, mahkemece verilen kesin süre bitmeden  Arabuluculuk Başvuru Tutanağını mahkemeye sunduklarını,bu sebeple kararın bozulması gerektiğini, davalı tarafın dosyaya sadece vekalet sunduğunu, dosyaya en ufak bir beyan veya delil dahi sunmamış iken vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu  beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız şikayet hukuki sebebine dayalı tazminat istemi ilişkindir. Gerek UYAP sistemi, gerekse de fiziken yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince yapılan ihtarat ve verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça dosyaya arabuluculuğa başvurulduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Vekalet ücreti  yönünden yapılan istinaf  incelemesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; Madde 5  \"Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.\" hükmü gereğince vekilin taraf adına vekaletname sunması, vekalet ücretine hak kazanması bakımından yeterli olduğundan davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarih,  2021/783 Esas  2022/43  Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2ace1d30730b75a","SID":"9a9c2f513464616b"}}