{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/82 <br>KARAR NO\t: 2024/107<br><br>DAVA\t: Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/11/2021<br>MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 02/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında 16.12.2019 tarihli iskele kiralama sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun şekilde iskeleleri kurduğunu,  kullandırdığını ve söktüğünü ancak; kira bedellerinin eksik ve sözleşmeye aykırı şekilde ödendiğini,  müvekkili tarafından eksik kira bedellerine ilişkin fatura  düzenlenmiş ise de; davalı tarafın iade faturası kestiğini,  kendileri tarafından işbu iade faturaları ----- Noterliği ----- yevmiye numaralı ve 01.04.2021 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, tarafların ticari defterleri ve davalı tarafla imzalanan 16.12.2019 tarihli sözleşme  içeriğinde; müvekkilinin taşınır kira sözleşmesine dayalı ticari alacağı olduğu açık olduğunu,  taraflar arasında imzalanan 16.12.2019 tarihli kira sözleşmesine göre iskele kurum ve söküm bedelinin de davalı tarafça ödenmesi gerektiğini ancak  buna ilişkin düzenlenmiş olan faturanın da davalı tarafça haksız şekilde iade edilerek,  ödemesinin yapılmadığını, davacı tarafa eksik kira bedelleri için düzenlenen----- fatura numaralı ve 12.02.2021 tarihli 18.359,71TL bedelli iskele kirası bedeli konulu fatura ile 10-03-2021 tarihli ------ fatura numaralı fatura düzenlenerek gönderilmesine rağmen iade faturası düzenlendiğini,  akabinde bir miktar ödeme yapıldığını ancak alacaklarının karşılanmadığını, bu  alacağın -----. Noterliği------ yevmiye numaralı ve 01.04.2021 tarihli ihtarname ile talep edilerek,  faizin bu tarihten işletilmesi gerektiğini,  davalı tarafça bildirilen hakedişte yer alan miktarlara göre fatura kesilmiş ise de bu faturaların eksik kesildiğinin fark edilerek sözleşmeye uygun şekilde ek kira bedeli faturası tanzim edildiğini,  müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı  alacağı olarak şimdilik her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL  alacağın  ihtarname tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ili birlikte ödetilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ----- arasında 16.12.2019 tarihinde müvekkil şirketin----- bölgesinde inşa etmekte olduğu, -----Projesi'nde kullanılacak olan ----- güvenlikli iskelelerin kullanımı için kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede projenin tamamına iskelelerin kurulacağını, iskelelerin kurum-söküm ve nakliye işlemlerinin kiralayan davacı firmaya ait olduğu hususunun kararlaştırıldığını, projenin  bütün alanına sözleşme başlangıcında iskeleler kurulmamış olduğunu,  cephelere sırası ile kurulduğunu,  bir cephenin sıva, boya gibi işlemleri tamamlandıktan sonra iskeleler sökülerek akabinde diğer bir cepheye aynı işlem uygulandığını, davacı firmadan kaynaklı gecikmelerde  firmaya bilgi verildiğini ve davacı firmayla birlikte imza altına alınan hakediş raporu ile gecikme yaşanan günler kira bedelinden düşüldüğünü, iskele kurulmayan cephelerde işlem yapılabilmesi için iskele kurulmuş olan cephelerde yapılacak işlemlerin tamamının bitmesi gerektiği, sözleşmede yapılması kararlaştırılan işlerin davacı firmanın yapmadığı/yapamadığı durumlarda, söz konusu iş ve işlemler işlerin aksamaması saikiyle müvekkili şirket tarafından bizzat yapıldığını, yahut dışarıdan hizmet alınması suretiyle yapıldığını, bu durumlarda da işbu masraf kalemlerinin hakediş raporuna kesinti olarak yansıtıldığını ve bu bedellerin davacı firmanın hakedişinden düşüldüğünü, davacı firmanın yaptığı tüm işlerin kurma, sökme, kira bedeli metrajlarının sözleşmedeki tablo uyarınca birim fiyatlarla çarpılarak alacağı hesaplandığını, masrafların ve sair giderlerin kalem kalem yazıldıktan sonra alacağından düşülerek, müvekkili şirket ve davacı firma ile birlikte kaşelenip imzalanarak \"hak ediş raporu\" olarak tutanak altına alındığını, davacı firmanın da faturaları bu hakediş raporlarına uygun tanzim ederek kendilerine  tebliğ ettiğini, müvekkili şirketin buna binaen tanzim edilen 7 hakediş raporuna uygun olarak kesilen faturaları sözleşmeye uygun olarak ödediğini,  davacının kötü niyetli olduğunu,  mesnetsiz ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br><br> SAFAHAT<br>----. Sulh Hukuk ----esas  ---- karar sayılı ilamıyla davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:<br>Dava, iskele kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır. 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre \"Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda\" Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:\"Dava, araç kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.<br> 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve---- sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda \"Sulh Hukuk Mahkemesi\" görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.<br>Somut olayda; uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Hal böyle olunca, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.\" belirtilmiştir.(Aynı yönde ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesinin 30.06.2021 tarih ---- esas-----karar sayılı ilamı).Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve anılan içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın iskele kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, taraflar arasındaki kira ilişkisinin varlığı ile buna dayalı alacağın bulunup bulunmadığı Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin----. Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, dava hakkında daha önceden ----Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden ve----- Sulh Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı meydana geldiğinden; mahkememizce verilen karar İstinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için  merci tayini (Yargı yeri belirlenmesi) açısından re'sen dosyanın----- Bölge Adliye Mahkemesi-----.Hukuk Dairesine gönderilmesine  karar vermek gerekmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 138. Maddesi Gereğince: ''(1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. ''Ayrıca her ne kadar iş bu dosyaya henüz ön inceleme günü tayin edilmemiş ise de usulen dinlenmesi mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, dava şartlarının hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev yönünden usulden REDDİNE,<br>2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3-Görevli Mahkemenin ----. Sulh Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,<br>4-Dava hakkında daha önceden -----Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden; mahkememizce verilen karar İstinaf yasa yoluna başvurulmaksızın  kesinleştiği takdirde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için  merci tayini (Yargı yeri belirlenmesi) açısından re'sen dosyanın ----Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>5-Dava hakkında daha önceden -----. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden; Mahkememizin görevsizliğine dair kararın İstinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde (HMK 20. maddesi) Mahkememize başvurması halinde ve talep halinde dosyanın görevli -----. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>6-Süresinde müracaat edilmemesi halinde HMK 20/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme yapılmasına, <br>7-Süresinde başvuruda bulunulması halinde HMK' nın 331/2 maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin  yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6081eb293b543657","SID":"1fb1a7ac117f3ba8"}}