{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1742 Esas <br>KARAR NO: 2024/130 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/425 Esas - 2021/591 Karar <br>TARİHİ: 08/06/2021<br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında cari hesap ve faturaya dayalı olarak icra takibi başlatılmış olduğu, borçlu süresinde haksız ve kötü niyetli olarak yetkiye ve borca kısmen  itiraz etmiş olduğundan takibin durduğu, davalı borçlunun yetkiye itirazının kaldırılması için İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/211 Esas, 2017/877 K sayılı dosyasında dava açıldığı neticede davalının yetkiye itirazın kaldırıldığı, mahkemece verilen iş bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2018/343 E, 2018/613 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, davacı şirketin davalıdan alacaklı olup tüm sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen borcunu ödemediği, hakkında icra takibi başlatıldığında borca haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, davacı şirketin, davalıdan alacaklı olduğu, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla; borçlunun İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki, haksız  yapılmış bulunan olan 17.125,00 TL asıl alacak için itirazın iptalini,  takibin  devamını, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan,  dava konusu edilen asıl alacağın %20 si oranında  icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Davacı tarafın tanık deliline dayanmasına muvafakatimiz bulunmadıkları, mahkemenin yetkili olmadığı, davalıya karşı açılan davada davacı şirket merkez adresinin Kağıthane - İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğu ve yetki itirazının nedeni ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacı vekilince davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına başlatılan icra takibine davalı şirketin davacı şirkete karşı cari hesaplarında 1.550,00-EUR borcu göründüğünden ödeme günündeki kurun üzerinden hesaplanan 6.072,59-TL tutar icra müdürlüğünün hesabına yatırılarak davacı tarafından talep edilen fazla tutar yönünden davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından dolayı borca, işlemiş faize ve takibin bütün fer'ilerine kısmi itiraz edildiği, davacı vekilince davacı firmanın davalıdan alacağı olduğunun beyan edildiği, davacı tarafça iddia edildiği gibi taraflar arasında dava konusu edilmiş faturaların karşılığı olarak bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafın hangi taşıma sözleşmesi, neyin ve ne zaman taşınacağı, navlun ve benzeri masraf kalemlerinin ve nasıl gerçekleştiği de anlaşılamadığı, davacı tarafça davalıya kesilmiş olan faturaların ve alacağın dayanağının açıklanmasının gerektiği, fatura düzenleyerek karşı tarafa bunu ileten tüzel kişilik faturanın haklı ve hukuka uygun düzenlendiğini ispatlamadan alacak hakkının kazanamayacağı, sadece fatura düzenleyerek ve faturayı karşı tarafta bırakarak alacak elde etmenin hakkaniyet kuralları ile de bağdaşmayacağı, davacı tarafın hiçbir hizmet yerine getirmeden ve sözleşme olmadan hak talebinde bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalı şirket tarafından davacı firmadan herhangi bir hizmet alınmadığından dolayı davacı şirkete iade edildiği,  davacı tarafın, davalı tarafa yönelttiği iddia ve taleplerini ve hak sahipliğini ispat edemediği, dilekçede açıklanan tüm nedenlerle; öncelikle, davanın davalı açısından, esasa girilmeksizin, ilk itirazlarının usuli itirazlarının, yetki itirazımız yönünden reddini, davacı tarafın ikame ettiği dava ve bilcümle taleplerinin reddini, davacı tarafın takipte kötü niyetli olduğundan %20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, tüm bu nedenlerle; dava açılmasına sebep olunmadığından davalı faiz, masraf, vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, davacının davasını ispatlamasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/06/2021 tarih 2018/425 Esas - 2021/591 Karar sayılı kararında; \"Dava hukuki niteliği itibariyle, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiştir. İtirazın iptali istemine konu, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 01/02/2017 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ... Tic. A.Ş. Borçlusunun ... A.Ş olduğu; takibin  23.198,04-TL asıl alacak, 2.634,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.832,61 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 15/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 20/02/2017 tarihinde müdürlüğün dosyasındaki asıl alacağa, faizine ve oranına, vekalet ücretine, yargılama gideri, harç ve masraflara tüm ferileri ile birlikte dosya borcunun tamamına itiraz edildiği, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 11/04/2018 tarihinde 17.128,00-TL  üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/211 Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18/04/2019 tarihli kök raporda özetle; A- Defter Usul İncelemesi: Tacir olan tarafların ticari defter kayıtları incelenmiş olup, davacı şirketin 2016 yılı defterlerinin vergi müfettişinde incelemede olduğundan fıziken incelenemediği, ancak dava dosyasına sunulan ticari defter usul belgesi incelenmesinde, 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2017-2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresjfîde alındığı, davalı şirketin 2016-2017-2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, usulüne uygun tutulduğu, B- Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, tarafların muavin hesap hareketlerinin karşılaştırılması sonucu uyuşmazlığın, davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 31.08.2016 tarihli, ... seri nolu 8.920,80 TL ve ... seri nolu 8.920,80 TL olmak üzere toplam 17.841,60 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, davacının bu faturalar yönünden hizmet ifasını/ya da mal teslimini ispat etmekle yükümlü olduğu, dava dosyasında bu yönde delillerin sunulmamış olduğunun anlaşıldığından mahkemenin izni ile dava dosyasına sunulacak teslim & tesellümün ispatına yönelik belgeler akabinde dosyanın tarafıma tevdi ile ilave değerlendirmelerin yapılabileceği; C- Faiz: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, ancak,  mahkemenin kısmen va da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunan asıl alacası için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği, mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen tarafların müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkemenin takdiri içinde kaldığına ilişkin sonuç ve kanaatlerini bildirir rapor sundukları görüldü.Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/07/2020 tarihli ek raporda özetle; Davacı Alacağı Yönünden; Davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 31.08.2016 tarihli. ... seri no.lu 8.920,80 TL ve ... seri no.lu 8.920,80 TL olmak üzere toplam 17.841,60 TL tutarlı faturaların verilen yetki ile Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında, Müfettiş ...  nezaretinde incelendiği, 29.06.2020 günü Müfettişlikte yapılan incelemesinde, davacı tarafından \"...Türkiye/Beylikdüzü-Almanya Navlun Bedeli\" açıklamalı olarak tanzim edildiği, faturalar toplam tutarının KDV dahil, 5.400,00 € (2.700+2.700) karşılığı 17.841,60 TL olduğu, faturaların teslimine ilişkin isim imzanın bulunmadığı ve faturalar içeriği yurt dışı navlun hizmetinin ifasına ilişkin herhangi bir dayanak belgeye rastlanmadığı, (CMR, GGB gibi), davacının ihtilaflı olan bu faturalar yönünden hizmet ifasını ispat etmekle yükümlü olduğu, dava dosyasında işbu faturalar içeriği hizmetin verildiğine ilişkin somut delil bulunmadığından, her ne kadar davalı kayıtlarında yer almasa da davacının fatura içeriği hizmet ifasını başkaca somut delillerle her zaman ispat edebileceği, dayanak belgelerin sunulmadığı, kök raporda bulunan muavin hesap özetine bakıldığında taraflar arasında 29.06.2016 tarihinde başlayıp 17.10.2016 tarihine kadar devam eden çok sayıda ihtilafsız işlemin yer aldığının görüldüğü, diğer tüm hizmet ifalarının yapılmış olmasının huzurdaki ihtilaf konusu ifanın da yapıldığı anlamında olamayacağı, eğer davalının açık kabulünde değil ise, davalı defterlerinde de kayıtlı olmayan her bir fatura içeriğinin somut delillerle davacı tarafında ispat edilmesi gerektiği, somut olayda davacının hizmet ifasının ispata muhtaç kaldığı, mahkemenin 14.01.2020 tarihli, 4. celsesinde dinlenen davacı tanığının beyanlarının değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, kök rapordaki diğer hususların aynen geçerli olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının takdirinde kaldığı kanaatlerine ulaşılmış olduğuna ilişkin rapor tanzim edilmiş olduğu görüldü.Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli bilirkişi raporu, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin taraflar arasında taşıma ilişkisine dayalı ticari ilişki kapsamında davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile 23.198,04-TL asıl alacak, 2.634,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.832,61 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi başlattığı, davalı şirketin borca kısmi itiraz etmesi sonucunda iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar tacir olup ticari defterlere dayanıldığından ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemede taraflar arasında önceye dayalı ticari ilişkinin olduğu ancak uyuşmazlığın davacı şirket kayıtlarında yer alan 31/08/2016 tarihli ... seri nolu 8.920,80-TL bedelli ve ... seri nolu 8.920,80-TL bedelli olmak üzere toplam 17.841,60-TL tutarlı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davacı bu iki faturaya konu hizmeti ifa ettiğini ispatlayamadığı, zira dosyada hizmet ifasına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacı vekilinin talebi üzerine Trakya Dış Ticaret Gümrük Müdürlüğüne ve Kapıkule Gar Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu faturalara ilişkin gümrük beyannameleri istendiği ancak müzekkereye incelemede herhangi bir kayda rastlanmadığına dair bilgi verildiği, davacının yemin deliline dayanmış olması nedeniyle davacı tarafa HMK 225 ve devamı maddeleri uyarınca kesin delil  niteliğindeki yemin delili hatırlatılmış ancak davacı  taraf yemin delilini kullanmayacağının beyan etmekle ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekide hüküm kurulmuştur. ...\"gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, Aşamalardaki tüm sözlü ve yazılı beyanlarının ve dinlenilen tanık beyanlarında belirtildiği üzere mahkemeden ... nolu faturada yazılı olan ... nolu faturada yazılı olan ... plakalarının Temmuz ve Ağustos dönemlerinde yurtdışına çıkıp çıkmadıkları noktasında Trakya Dış Ticaret Gümrük Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılması talep edildiği halde araç plakaları belirtilemeden eksik bilgi ile yazılan müzekkerelerden gelen cevaplara göre karar oluşturulduğunu; karara gerekçe olan raporda dayanak olarak belirtilen CMR GGB vs tüm evrakların zaten davalıya teslim edildiği için bu sıkıntılı durum ile müvekkilinin karşı karşıya kaldığını; dolayısı ile ihtilafın çözülmesi açısından faturada yazan plakalar ile ilgili araştırma yapmak olduğunu, Bu nedenle bu eksikliğin giderilerek yeniden karar tesisi için iş bu istinaf talebinde bulunulması zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yerel mahkemenin ilamının kaldırılmasına, istinaf taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne ve davalının kötü niyetli itirazı nedeni ile %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi hususunu talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşıma ilişkisinden doğan açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının davalı aleyhine açık hesaba dayalı olarak;  23.198,04-TL asıl alacak, 2.634,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.832,61 TL alacak için ilamsız takip başlattığı, davalının takip dosyasına kendi defterlerine göre borçlu olduğunu kabul ettiği 1.550,00-Euro'nun ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı olan 6.072,59-TL'nin yatırıldığı ve kalan kısım için takibe itiraz edildiği, bunun üzerine davacının 17.125,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptal edilmesi için iş bu davayı açtığı, mahkemece taraf delillerinin toplandığı, taraf defteri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapılarak kök ve ek rapor alındığı, davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan, dolayısı ile defterler arasındaki farkı oluşturan, 31/08/2016 tarihli ... seri nolu 8.920,80-TL bedelli ve aynı tarihli ... seri nolu 8.920,80-TL bedelli iki adet faturaı olmak üzere toplam 17.841,60 TL \"Türkiye/Beylikdüzü-Almanya Navlun Bedeli\" açıklamalı faturaların örnekleri dosyaya getirtilip, bu faturalar da eklenerek Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü ile Edirne Kapıkule Gar GümrüK Müdürlüğü'ne, bu faturalara konu gümrük beyannamelerinin kurumlarında bulunup bulunmadığı, varsa bu beyannamelere konu hizmetin verilip verilmediği hususlarında bilgi ve belgelerin gönderilmesi amacıyla yazı yazıldığı, yazı cevaplarında bahse konu faturalara ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığının, bu faturalara ait herhangi bir beyannameye de rastlanmadığının, öte yandan fatura numarasından gümrük beyannamelerine ulaşılmasını sağlayacak bir sistem de bulunmadığının, mahkemece konuya ilişkin beyanname numaralarının bildirilmesi halinde daha detaylı ve sağlıklı tetkik yağılabileceğinin bildirildiği, davacının dava konusu bu iki faturaya konu taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin gümrük beyannamesi, yahut uluslararası karayolu taşımasına ilişkin bir CMR senedi sunmadığı, dinlenen davacı tanığının bu iki faturaya konu taşıma hizmetinin verilip verilmediğine ilişkin görgüye dayalı bilgisinin de bulunmadığı, davacının kendisine hatırlatılan yemin deliline dayanmayacağını, karşı yana yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği,  mahkemece davacının faturalara konu taşıma hizmetini verdiğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği,  davacı tarafından faturalarda yazan plaka numaraları belirtilerek, bu plaka nolu araçların temmuz ve ağustos aylarında yurtdışına çıkıp çıkmadıklarının  gümrük müdürlüklerinden sorulmadığı yönündeki istinaf sebebinin; mahkemece yazılan yazılara eklenen faturalarda plaka numaraları açıkça yer aldığından, ayrıca bu plakalı araçların anılan aylarda yurt dışına çıkmış olmalarının, bu çıkışların, ihtilaf konusu faturaların muhtevasını oluşturan taşıma işinin yapılması amacını taşıdığını tek başına ispatlamayacağı açık olduğundan, yerinde olmadığı, faturalara konu taşımanın yapıldığını ispat yükü üzerinde olmasına rağmen, iddiasını elverişli delillerle ispat edemeyen davacının davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b99d04d141929e9a","SID":"fb20e77ef7e5cc72"}}