{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1081 <br>KARAR NO: 2024/258<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/04/2022<br>NUMARASI: 2020/620 E - 2022/407 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile dava dışı müteahhit ... ve davalı ... Ltd. Şti.’nin  2014 yılı Ocak-Şubat aylarında bir araya gelerek, tapuda Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan 20 bağımsız bölümden oluşan binanın yıkılarak, yeni bir binanın inşa edilmesi için, davacı ile dava dışı müteahhit ... ve davalılar arasında sözlü olarak adi ortaklık kurulduğunu, sözlü ortaklık anlaşması yapıldıktan sonra, davacının, dava dışı ...’nun ... Bankası hesabına 8 adet toplam 52.500,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca Kadıköy ... Noterliğinin 01.10.2014 tarih ve ... no.lu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, Noter Sözleşmesi imzalandıktan sonra, davacının dava dışı ...’in hesabına 2 adet toplam 220.000,00 TL para gönderdiğini, dava dışı ...’in arsa sahiplerine istedikleri teminat mektubunu kendi şahsi hesabı üzerinden alamadığını, arsa sahiplerinin teminat mektubunu istemekte ısrar edince, arsa sahipleri ile dava dışı ... ve davalı ... Grubu şirketi arasında Kadıköy ... Noterliği tarafından düzenlenen sözleşme şartlarında Üsküdar ... Noterliğinin 03.12.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu ikinci bir sözleşme imzalandığını, davacının yine ruhsat alım ve ruhsattan sonraki binanın yapım aşamalarındaki masraflarda kullanılmak için dava dışı ... hesabına 24 adet toplam 288.650,00 TL ödeme yaptığını, şantiyede yapılan ve elden ödenen masraflarla ilgili olarak, ortaklar için ayrı ayrı iş avansı kapama formu düzenlediğini, bu çerçevede davacı tarafından 23.06.2015-30.12.2015 tarihleri arasında toplam 81.937,00 TL ödeme yapıldığını, inşaat masraflarında kullanılmak üzere nakit sıkıntısı çekilince tarafların ortak tanıdığı ... isimli şahsın kredi kartından 19.000,00 TL harcama yapıldığını, bu 19.000,00 TL’nin davacı tarafından ödendiğini, yine davacı tarafından dava dışı ...’e elden 30.000,00 TL verildiğini, diğer ortaklar olan dava dışı ... ve ... şirketinin müvekkilinden habersiz olarak proje aşamasında 1 adet daire ve yine kaba inşaatın yapım aşamalarında 3 adet daire olmak üzere toplam 4 adet daireyi dava dışı üçüncü şahıslara sattıklarını ve paralarını aldıklarını, davacının kendisinden habersiz satılan dairelerden payına düşen miktarın kendisine ödenmesini talep edince, taraflar arasında tartışma yaşandığını, bunun üzerine taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda, davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, davacının vermiş olduğu toplam 692.087,00 TL miktarın kendisine kar payı ile birlikte ödenmesini talep ettiğini, diğer ortakların ise davacıya kar payı vermeyeceklerini ve sadece 640.000,00 TL para vereceklerini, bu şekilde davacının ortaklıktan ayrılmasını kabul edeceklerini söylediklerini, davacının kendisine diğer ortakların toplam 640.000,00 TL ödemesi durumunda, ortaklıktan ayrılmayı kabul ettiğini, tarafların 15.06.2016 tarihinde Borç Tasfiye, Sulh ve İbra Protokolü imzaladığını, imzalanan bu protokole göre, davacının ortaklıktan ayrılmasına karşılık olarak diğer ortaklar tarafından davacıya 640.000,00 TL ödeneceğini, yapılan binanın 11.katında bulunan ve dava dışı ortaklardan ... adına kayıtlı olan 22 numaralı dairenin değerinin taraflarca 1.360.000,00 TL olarak kabul edildiğini, 22 no.lu dairenin ... tarafından davalı şirket yetkilisi ... ve davacı ...’a %50 oranında hisse ile devredileceğini, dairenin devri ile davacıya ortaklıktan ayrılma payı olarak verilecek olan 640.000,00 TL bedelin ödenmiş sayılacağının kararlaştırıldığını, yine anılan protokole göre, dava dışı ... ile davalı şirket ve yetkilisi ... arasındaki ortaklık ve alacak borç ilişkisinin devam edeceğini, tarafların protokol şartlarında birbirlerini gayri kabili rücu olarak ibra ettiklerini, tarafların yükümlülüklerini protokolün imzalandığı tarihten itibaren en geç 4 ay içerisinde eksiksiz olarak ifa edeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerini, protokolden sonra, dava dışı ortaklardan ...’in 22 no.lu daireyi davacı ... ve davalı şirket yetkilisi olan davalı ...’a %50 hisse oranları ile devretmesi gerekirken, davalı ...’ın öz kardeşi ve aynı zamanda davalı şirketin ortağı olan davalı ...’a devrettiğini, davacının bu durumu öğrendikten sonra, davalılardan protokol gereği kendisine ödenmesi gereken 640.000,00 TL parayı talep ettiğini, yaklaşık bir yıl sonra davalılardan ...’ın yetkilisi olduğu davalı şirkete ait 25.06.2017 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çeki, davacının borcu bulunan dava dışı ... isimli şahsa verdiğini, yine davalıların anılan bu çek dışında 200.000,00 TL tutarında başka çekleri de yine davacının borcu bulunan ...’a verdiklerini, bu şekilde 640.000,00 TL borçlarının 300.000,00 TL’sini ödediklerini, geriye kalan 340.000,00 TL borçlarını ödemediklerini, davacının ortaklık süreci ve ortaklığın feshi sözleşmesi sonucuna göre, davalılardan davalı şirket ve davalı şirket yetkilisi ...’ın davacıya 340.000,00 TL borcu bulunduğunun sabit olduğunu, diğer davalı ...’ın ise, davalı ...’ın hem kardeşi ve hem de davalı şirketin 20.04.2017 tarihine kadar davalı şirketin ortağı olduğunu, borcun doğumu tarihi itibari ile ortak durumunda olduğunu, bu durumda davalı ...’ın da sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya karşı 340.000,00-TL borcun ödenmesinden müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların 16.10.2016 tarihinden itibaren bakiye 340.000,00 TL borcu ticari avans faizi ile birlikte ödemeleri gerektiğini belirtmiş olup, şimdilik ortaklığı sonlandıran Borç Tasfiye, Sulh ve İbra Protokolü’nden kaynaklanan 340.000,00 TL’nin alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu sözleşmenin ... ve ... arasında olup ...’ın sözleşmede taraf olmadığını, davalı ...’ın, müvekkili ...’ın kardeşi olduğunu ve müteahhitlik yaptığını, davacının da, kardeşinin yanında elektrik işleri yapan bir çalışan olduğunu, davacının, müvekkilinin kardeşine davaya konu Göztepe’de kat karşılığı bir yer olduğunu, “burayı ortak yapalım, sen 1.200.000,00 TL teminat mektubu koy, diğer harcamaları benim yakın dostum, çok güvendiğim, her şeyine kefil olduğum ... ile hep beraber yapalım” dediğini, davacı ...’ın, dava dışı ...’den zarar gelmesi halinde gelecek her zararı karşılayacağını taahhüt ettiğini, teminat mektubu verilip, inşaata başlandığı sırada davacı ...’ın “ben beş kuruş vermem deyip ortadan kaybolmuş ve ...’da benim param yok” dediğini, bütün masrafların müvekkilin kardeşine yaptırıldığını, inşaatın tamamlanma aşamasına yaklaşıldığında hesabı tutan ...’nun inşaattaki daireleri sattığını, sadece 2 adet dubleks daire kaldığını, inşaat sebebiyle ve ödemelerin çoğunun ... ve şirket adına yapılmış olduğu için, bir dubleksi ... adına, kalan diğer dubleksi de ... adına alınmasına karar verildiğini, 22 no.lu daire ile esnafa olan borçların ödenmesi için ..., ... ve davacı ...’ın ortak kararı ile tapu da müvekkili adına satış yapıldığını, bu daireden borçların ödeneceğini, kalan miktar olursa davacı ... ve ...’ın yaptıkları harcamalara göre paylaşacakları hususunda anlaştıklarını, ...’nun kendi adına olan dubleksi ve diğer daireleri muvazaalı olarak en yakın arkadaşlarına devrettiğini, davacının alacaklısı olan bir kişinin müvekkilinin kardeşini aramaya başladığını ve ...’ın da, davacının talebiyle 100.000,00 TL’lik 3 adet çeki ... isimli şahsa ... namına verdiğini, dairenin satıldığı dönemde krizin Kadıköy bölgesindeki dairelerin fiyatlarını düşürdüğünü, yükselen faizler sebebiyle 1.300.000,00 TL’ye satılan dairelerin 700-800.000,00 TL’lere düştüğünü, bu şartlarda satılan daireden <br>300.000,00 TL’nin davacı ...’ın borcunu, binanın masrafları ve kalan borçlar için de 400.000,00 TL’yi müvekkilinin kardeşinin ödediğini, ayrıca iskan için de harcanan paralarla birlikte ...’ın 2.500.000,00 TL harcadığını, müvekkilinin kardeşi ...’ın davacıya ayrıca 80.000,00 TL elden ödeme yaptığını, davacının esas alacaklı olduğu kişinin ... olduğunu, ...’nun baskısı ile böyle bir sözleşme imzalandığını, sözleşmede herhangi bir ödeme tarihi belirlenmediğini, daha önce temerrüt mevcut olmadığı için, faizin ancak dava tarihi ile birlikte yasal faiz talep olunabileceğini belirtmiş olup açıklanan nedenlerle  davanın ...’nun murislerine ihbarına, davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle davanın esastan reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalıların benzer şekilde de iş yaptığını, bu işler sebebiyle davacının müvekkiline halen borcunun olduğunu, borcu olduğu sırada da davaya konu olan alacakla ilgili inşaat işinde müvekkillerine gelerek çok karlı bir iş olduğunu belirttiğini, müvekkilini ikna ettiğini, davacının müvekkilini ... ile tanıştırdığını, ve bu işe girildiğini, müvekkilinin davacıdan habersiz daire satmadığını, inşaatin bitimine doğru ...'in çok sayıda daire sattığını anlayınca hesap yapmak isteyen müvekkilinden ...'in sürekli kaçtığını, hesap vermediğini, piyasaya olan borçları ödemediğini, sonunda zor da olsa bir daire vermeyi kabul ettiğini, fakat şart olarak davacının verdiğini iddia ettiği parayı vereceği dairenin içerisine katarak daire vereceğini beyan ettiği, davacının da başka türlü ...'den bir şey alamayacaklarını kar-zarar ortak kendi aralarında anlaşabileceklerini belirterek müvekkilini ikna ettiğini, müvekkilin parasını başka türlü kurtaramayacağını anlayınca fedakarlık yaparak mecburiyet karşılığı daire almayı kabul ettiğini, müvekkili notere gittiğinde ...'in borç ve ibra protokolünü imzalamaz isek vekalet vermeyeceğini beyan ettiği, davacının müvekkille imzala daireyi kurtaralım, bizim aramızda sorun olmaz hallederiz dediğini, protokolü bu şekilde imzalattığını, Müvekkilin de daireyi ...'a sattığı, daire sebebiyle açılan davalarda müvekkilinin zor durumda kaldığını, inşaatin tamamlanma aşamasına yaklaşıldığında hesabı tutan ...'nun tuttuğu hesapta bir çok harcamayı fazla göstermeye çalıştığı, inşaattaki daireleri sattığı, iki dairenin kaldığı, davacının ... ile birlikte hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını, bu daireden borçların ödeneceği ve kalan miktar olursa davacının davalı ile yaptıkları harcamalara göre paylaşacakları konusunda anlaştıklarını, sözleşmede herhangi bir ödeme tarihi belirlenmediğini, daha önce temerrüt mevcut olmadığı için, faizin ancak dava tarihi ile birlikte yasal faiz talep olunabileceğini belirtmiş olup açıklanan nedenlerle  davanın ...’nun murislerine ihbarına , davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;Davanın Kısmen Kabulü ile, 340.000,00-TL'nin davalılar ... San.ve Tic. Ltd.Şti ve ...'dan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılardan ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan esastan reddine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı vekilince katılma yolu ile verilen  istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın  dava konusu alacak yönünden  müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, Mahkemenin pasif husumet yokluğu nedeniyle işbu davalı yönünden davanın esastan reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğu,  bu davalının, diğer davalı ...'ın hem kardeşi ve hem de davalı şirketin 20.04.2017 tarihine kadar ortağı olduğu, borcun doğum tarihi itibari ile ortak durumunda olduğu, ayrıca diğer davalıların, davacının hakkına kavuşmasını önlemek amacıyla ortaklığı sona erdiren protokol hükümlerine aykırı olarak, 22 numaralı dairenin tapusunu muvazaalı bir şekilde ...'a devrini sağladıkları,bu sebeple davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya karşı 340.000,00 TL borcun ödenmesinden müteselsilen sorumlu olduğu, diğer yandan  yerel mahkeme tarafından 27.08.2020 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin  hukuka aykırı olduğu, her ne kadar protokolde tarih yok ise de; protokolde belirtilen 22 nolu bağımsız bölümün 30.06.2016 tarihinde dava dışı ... tarafından davalılardan ...'a devredildiği,  adi ortaklığı sonlandıran Borç Tasfiye, Sulh Ve İbra Protokolü'nün tapu devir tarihi olan 30.06.2016 tarihinden 15 gün önceki 15.06.2016 tarihi olduğu, Protokolün imza tarihinin15.06.2016 tarihi olduğu net olarak belli olmasa dahi; 22 nolu bağımsız bölümün 30.06.2016 tarihinde davalı ...'a devredildiğinin sabit olması karşısında; davacının alacak hakkının protokole aykırı olarak verilmediğinin 30.06.2016 tarihi itibari ile sübuta erdiği,  bu nedenle en kötü ihtimalle Borç Tasfiye, Sulh Ve İbra Protokolü 30.06.2016 tarihinden itibaren 1 gün önce yani 29.06.2016 tarihinde imzalanmışt olduğu,  29.06.2016 tarihinin  davacı aleyhine olabilecek ve protokolün imza tarihi olarak kabul edilmesi gereken tarih olduğu, davacı aleyhine protokolün imza tarihi olarak kabul edilebilecek 29.06.2016 tarihine 4 aylık sürenin eklendiğinde, bulunacak tarih 29.10.2016 tarihi olduğu, bu nedenle; davalılar en geç 29.10.2016 tarihinde Protokol uyarınca temerrüte düştükleri ,dolayısıyla 29.10.2016 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi gerektiği, Yerel Mahkemenin kararındaki faiz başlangıç tarihinin  hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 2- Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davacı tarafa borcu bulunmadığı,müvekkilinin ortaklıktan ayrılmak istemiş ve verdiği 1.200.000 TL’lik teminat mektubunu ve harcadığı 2.500.000 TL  miktarı talep etmiş ise de davacının ikna etmesi üzerine ortaklıkta kaldığını, davacıdan habersiz daire satmadığını,böyle bir yetkisi  ve adına kayıtlı daire de mevcut olmadığını, inşaatın bitimine doğru ...’in  çok sayıda daireyi sattığını anlayınca hesap yapmak isteyen  müvekkilinden ... sürekli kaçmış hesap vermemiş olduğu,davacı, dairenin  bir kısmını harcadığı para ile müvekkilinin harcadığı 2.500.000 TL’ye oranla alacak şekilde anlaşma sağlandığını,müvekkilinin  parasını başka türlü kurtarmayacağını anlayınca fedakarlık yaparak ve mecburiyet karşılığı daireyi almayı kabul ettiğini, protokolün  tarafların anlaşmalarına aykırı ve tek taraflı bir protokol olduğu, fakat davacının müvekkiline “imzala, daireyi kurtaralım, bizim aramızda sorun olmaz  hallederiz” dediğini , daireyi  alacakları  oranında alacak iken, davacının \" benim tapu param yok sen satışı yap\" dediğini, müvekkilinin  de daireyi ağabeyi ...’a sattığını, inşaat sebebiyle ve ödemelerin çoğu ... ve şirket adına yapılmış olduğu için, bir dubleksi ... adına kalan diğer dubleksi de ... adına alınmasına karar verildiğini, davacının en baştan itibaren bu satışı bildiğini  ve satışa  onayının  mevcut olduğunu, satılan daireden 300.000,00 TL davacı ...’ın borcunu, binanın masrafları ve kalan borçlar için de 400.000,00 TL’yi müvekkilinin ödediğini, ayrıca iskan için de harcanan paralarla birlikte müvekkili ...'ın  2.500.00,00 TL harcadığını, müvekkilinin  davacıya ayrıca 80.000,00 TL’ de elden ödeme yaptığını, davacı tarafın  ticari defterlere göre müvekkillerine 10.000 tl borçlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkeme tarafından belirlenen faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini ,dava dilekçemizde de belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir ödeme tarihi belirlenmemiş  olup, ayrıca  daha önce temerrüt mevcut olmadığı için, faiz ancak dava tarihi ile birlikte talep olunabileceği,kabul anlamına gelmemek üzere eğer bir faize hükmedilecekse yasal faiz olması gerektiği ileri sürülmüştür. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme  sonucunda; dava, alacak talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere ve Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan Sözleşme başlıklı belgenin  incelemesinde ;“Göztepede yapılan ... ada ... parsel de yapmış olduğumuz ... daire ... dükkan binanın ortaklarından ... ve ... Grubu ...Kattaki dubleksi alarak ... alacağı bedelin tamamından feragat etmiştir. ... ise yazdıkları Çeke karşılık ...'a dubleks daireyi üzerlerine devir alacaktır. Bu işlemden sonra ...nın ortaklığı devam edecek ve ... İnşaat ...'nun şantiyeyle ilgili ... Apartmanına kesmiş olduğu çekleri diğer satılan bağımsız bölümlerden gelecek paralarla ve resmi hesap olarak kalacak hesapları beraber ödemeyi taahhüt eder. ...'ın hesabını ... ödeyecektir. 12.kattatik dubleks daire ...'na verilecektir. Satıldığı zaman ...'nin çekleri ödenip kalan parayla borçluların borcu ödenecektir.” Şeklinde kararlaştırılarak ..., ..., ..., ..., ... tarafından  imzalanmış olduğu görülmüştür. Davada, davacının dava konusu inşaat işi için yapmış olduğu masraflara istinaden davacı, davalılar ...Ltd.Şti, ... ve dava dışı ... arasında akdedilen sulh protokolü kapsamında davacıya ödenmesi gereken bedelden bakiye 340.000,00-TL alacağın tahsili  istenmektedir. Davalı ... San ve Tic. Ltd.Şti, ... ve davacı ... ile dava dışı ... arasında akdedilen tarihsiz Borç Tasfiye, Sulh ve İbra Protokolünde:\"Yapılan binanın 11.katında bulunan ... adına kayıtlı olan 22 numaralı dubleks daire ... San ve Tic. Ltd. Şti, ... ile ...'a devir ve temlik edilecektir. 22 numaralı bağımsız bölümün bedeli taraflarca 1.360.000,00-TL olarak takdir edilmiştir. Dubleks dairenin ...Ltd.Şti, ... ile ...'a devir edilmesi ile ...'ın daha önce inşaatın yapımı için haricen banka aracılığı ile ve/veya nakden ...'na verdiği 640.000,00-TL karşılığı borç ödenmiş olmaktadır...Anılan dubleks dairenin tapusu karşılığında ...Ltd.Şti ve ..., ...'ın iş bu alacağını müştereken,nakden ve defaten ödeyeceklerini  peşinen kabul,beyan ve taahhüt etmişlerdir.\" düzenlemesi mevcuttur. Yine davacı ve davalı ... imzasını içerir sözleşmede:\"... Yapı ise yazdıkları çeke karşılık ...'la dubleks daireyi üzerilerine devir alacaktır... ...'ın hesabını ... Yapı ödeyecektir.\" hükmü mevcuttur. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; \"Davalı şirketin yasal ticari  defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2014-2020 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre zamanında yapıldığı, davacı vekili tarafından, davacının ve adi ortaklığın defterleri bulunmadığı bildirildiğinden davacı defterlerinin incelemediği, davalı şirketin ticari defterlerinde davacıdan 10.000,00-TL alacaklı gözüktüğü, davacı ile davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti ve ...’ın arasında davacının adi ortaklıktan çıkmasına ilişkin sözleşme yapılmış olduğu, yapılan protokol hükmü gereğince 22 numaralı bağımsız bölümün bedelinin 1.360.000,00-TL olarak takdir edildiği ve davacının ödediği bedeller için 640.000,00-TL karlılığında 22 nolu bağımsız bölümün 1/2'sini davacıya devretmesi gerekirken devredilmediğinin görüldüğü,\" yönünde görüş bildirmişlerdir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalının cevap dilekçesi içeriğine göre ;  protokol konusu dairenin dava dışı ... tarafından  davalıya devrolduğu, daha sonra da davalının daireyi diğer davalı abisi ...'a sattığı, böylece protokoldeki hüküm uyarınca  davalı şirket ve davalı ...'ın  davacıya  640.000,00-TL borcu ödeme taahhütleri uyarınca borçlu oldukları anlaşılmıştır. Davacı payı olarak bu sözleşmedeki açık düzenleme sebebiyle  davacının 340.000,00 TL alacağından ... San. Tic. Ltd. Şti ve ...'ın davacı alacağından müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla ,davalının bu yöne ilişkin  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı ...’nın sözleşmede taraf olmadığı gibi, dava konusu protokolde de ...'ın isim ve imzası, borç ödeme taahhüdü bulunmamaktadır. Şirket ortağı olmasının onu tek başına borç altına sokmayacağı, bu sebeple davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla ,davacının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Tarafların davada uygulanması gereken faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesiyle; Davacı tarafça,  taraflar arasında akdedilen protokolde tarafların en geç 4 ay içerisinde sözleşme yükümlülüklerini yerine getireceğinden bahisle temerrüt faizi talep etmiştir. Bu düzenlemenin alacağın muaccel olacağı tarihi belirlemekte olup, kesin bir vade içermediği gibi, sözleşmede açık bir tarih olmadığı gerekçesiyle, mahkemece temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Uygulanacak faiz türü yönünden; 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılmaktadır. 3095 sayılı Kanunun 2/II. maddesi gereğince dava konusu alacağın avans faizi ile istenebilmesi mümkündür. Davalı şirket tacir olduğuna göre faaliyeti kapsamında yaptığı sözleşmenin ticari iş olduğu  açık olmakla ,ticari işlerdeki temerrüt faizi olan avans faizi oranı uygulanmalıdır.Davalı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacının alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,90 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan  alınması gereken 23.225,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.806,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.419,05 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf edenler  üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0626cc7875586a20","SID":"386d65988d9563d8"}}