{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2540 <br>KARAR NO: 2024/310<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/05/2023<br>NUMARASI: 2016/428 E - 2023/370 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/238 Esas Sayılı Dosyasında;<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/96 Esas Sayılı Dosyasında;<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile davacı arasında, mülkiyeti başkasına ait taşınmazın davacı tarafından satın alınıp mülkiyetinin davacıya geçirilmesine yönelik muhtelif görüşmeler yapılmaya başlandığını, davacı tarafından satın alınması planlanan taşınmazın satım bedeline istinaden davacı tarafından davalı ... şirketine bir kısım ödemeler (toplam 440.000,00 TL) yapıldığını ve ayrıca kapora olarak 1.000.000 USD bedelli emre muharrer senedin davalı ... şirketi lehine düzenlenip verildiğini, kanunun emrettiği şekle uyulmadan akdedilen ve dolayısıyla da geçersiz (batıl) olan sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalıya söz konusu ödemeler yapılmış ve söz konusu senet verilmiş olduğundan, bu ödemeler ile senedin davalı ... şirketi tarafından davacıya iade edilmesi gerektiğini, fakat davalı ... şirketinin yapılan ödemeleri iade etmediği gibi, kendisi lehine düzenlenip kendisine verilen senedi (bonoyu) da, diğer davalı ... Bank Anonim Şirketi'ne tahsil cirosu ile devrettiğini, söz konusu senedi tahsil cirosu ile devralan davalı ... Bank Anonim Şirketi'nin, davacı tarafından davalı ... şirketi lehine işbu senedin düzenlenmesine esas teşkil eden ticari ilişkileri ve dolayısıyla da senedin geçersiz bir sözleşmeye istinaden düzenlendiğini ve bedelsiz olduğunu bildiği halde, davalı ... şirketinin davalı ... Bank Anonim Şirketi'ne olan kredi borçlarına teminat olarak davacıyı davalı ... Bank Anonim Şirketi lehine ipotek vermeye zorlamak amacıyla bu senedi devraldığını, dolayısıyla davalı ... Bank Anonim Şirketi'nin senedi kötüniyetli olarak devraldığı için senedin iyiniyetli hamili durumunda olmadığını, bu nedenle de senedi davacıya iade etmekle yükümlü olduğunu; nitekim davacının, davalı ... Bank Anonim Şirketi'ne çektiği 10.03.2016 tarihli ihtarnameyle, senedin bedelsiz olduğunun davalı ... Bank Anonim Şirketi'ne bildirildiğini ve senedin davacıya iadesinin istendiğini,fakat davalı ... Bank Anonim Şirketi'nin senedi iade etmediği gibi, bedelini de davacıdan icra tehdidi altında tahsil ettiğini, davalıların birlikte hareket ederek şekle aykırılık nedeniyle malen kayıtlı bedelsiz kalan senetten ötürü borçlu olunmadığı ve ödenen bedellerinde iadesi gerektiğinden bahisle davalı firma açısından şekle aykırı işlem nedeniyle işlemin batıl sayılmasına ve ödenen 440.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesince iadesine, iadenin gerçekleşmesi kararı ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme anından itibaren yasal faiz işletilmesine, müvekkili açısından yoksun kalınan kâr ile müspet ve menfi zararın tespiti ile müvekkiline ödenmesine, davalı firma ve davalı banka açısından müştereken uhdelerinde bulunan 1.000.000,00 USD bedelli senet yönünden takibe konu edilmemesi için uygun bulunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgili banka şubesine bu hususta müzekkere yazılmasına, davalı banka yönünden öncelikle senedi elinde bulundurma gayesinin tespiti ile tahsil cirosu ile hamil ise taraf sıfatı yokluğuna ve bedelsiz senedi diğer davalıya veya 3. bir şahsa iade etmemesine, teminat cirosu ile hamil ise davalı firma ile müştereken anılan malen kayıtlı bedelsiz senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat Anonim Şirketi vekilinin asıl dava cevap dilekçesinde özetle: davalı ... şirketinin davacının sözünü ettiği taşınmazın sahibi ile proje sebebiyle görüşme halindeyken, bizzat davacının kendisinin söz konusu proje ile ilgilendiğini ve projeye dahil olmak istediğini, bu amaçla davacının, davalı Banka ve davalı ... şirketi ile görüşmeler yaptığını, çok daha fazla tutarları nakit olarak ödeyerek ve davacı şirket sahibine ait taşınmazları ipotek ederek, projeye katılma arzusunu defalarca dile getirdiğini ve taahhütlerde bulunduğunu; bunun üzerine, davalı Banka tarafından davacı şirket sahibine ait taşınmazlar üzerinde ekspertiz değerlendirmelerinin yapıldığını ve akabinde ipotek evrakının hazırlandığını, fakat banka nezdinde imzaların atılacağı gün, davacı şirket yetkilisinin hiçbir evrak imzalamadan davalı Bankadan ayrıldığını, davacı şirketin girişimlerine ve verdiği sözlere dayanarak yola çıkan davalı ... şirketinin, yarı yolda tek başına ve arsa sahibine çok büyük taahhütler vermiş bir halde ortada kaldığını; davacının davalı ...'yı projede yalnız bıraktığını, davacının iddia ettiği “ortada davacının söz konusu taşınmazları satın almasına yönelik yazılı bir sözleşme olmadığı” hususunun gerçek olduğunu, fakat bunun tek sebebinin, davacının çeşitli bahanelerle bu sözleşmeyi imzalamayı geciktirmesi olduğunu, davacı ile davalı ... arasında ıslak imzalı olmasa da bir anlaşmanın gerçekleştiğini, bu anlaşma gereği davacının bir kısım ödemeler yaptığını, fakat daha sonra bu anlaşmadan ve projeden vazgeçtiğini ve projede davalı ...'yı yalnız bıraktığını, dava konusu senedin de projenin ortak yürütülmesi hususunda yapılmış olan bu anlaşma gereği davacının davalı ... şirketi'ne ödemeyi taahhüt ettiği bedellerin ilk taksit tutarının ödenmesi amacıyla düzenlenip verildiğini, banka havalesi yoluyla yapılan ödemelerin de aynı amaçla yapıldığını, daha sonra davacının, söz konusu senedi ve ödemeleri geri almak için, “davalı ... şirketi yetkilileri tarafından dolandırıldığı” yönünde savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu; fakat savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Bank Anonim Şirketi vekilinin asıl dava cevap dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacı ile diğer davalı ... şirketi arasındaki ticari münasebeti bilecek ya da bilmesi gerekecek durumda olmadığını, senedin üzerinde ya da arkasında senedin hangi amaçla verildiğini gösteren bir ibare olmadığını, davalı Banka'nın senedi temlik cirosuyla devralan iyiniyetli 3. kişi (hamil) durumunda olduğunu, davalı Banka'nın senedin hangi amaçla düzenlenip verildiğini bildiğini iddia eden davacının bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu  beyanla davanın husumetten reddini talep etmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/48273 Soruşturma sayılı dosyasında  davacı firmanın şikayetine istinaden davalılar hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili 15.05.2018 tarihli ıslah dilekçesinde, ıslah taleplerinin kabulü ile 440.000,00 TL'nin davalı ...'dan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 1.000.000 USD'nin davalı ... ve davalı ... Bank Anonim Şirketi'nden ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/238 Esas sayılı dosyasıyla davalı ... hakkında alacak davası açıldığı görülmüştür.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/238 ESAS SAYILI DOSYASI: Birleşen dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2016/428 esas sayılı dosyasındaki davalılardan ... İnşaat A.Ş. ile müvekkili arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin kanuni şekle aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu, sözleşmeye istinaden ödenen bedelin, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından iadesi gerektiğini, aynı şekilde sözleşmenin geçersizliği sebebiyle bedelsiz hale gelen ancak müvekkili şirket tarafından mecburen ödenen (Yargıtay HGK kararına göre bankanın protesto çekme korkusu yüzünden zorunlulukla ödediği için) senet bedelinden de, senedi gizli tahsil cirosu ile devir alan davalı ... Bank Anonim Şirketi'nin, diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, bunun yanında anılan mahkemedeki dava dosyasında ilk bilirkişi raporuyla şirket ortağı davalı ...'ın senet bedelini şahsi hesabına aktardığının tespit edildiğini, sebepsiz zenginleşen işbu davalıyı da davaya dahil etmek zorunda kaldıklarını iddia ederek mahkememiz dosyası ile İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2016/428 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı ...'ın müvekkili şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiği 534.000 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle, diğer davalılar ile birlikte davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davalarının talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 20.05.2019 tarih ve 2019/238 esas 2019/543 karar sayılı ilamıyla işbu dosyanın mahkeme dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Davacı vekilinin rapor doğrultusunda faiz ile ilgili talepleri için ek dava açacaklarını beyan etmesi üzerine verilen süre içerisinde İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/96 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığı görülmüştür.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/96 ESAS SAYILI DOSYASI: (Ek dava talepli )Birleşen dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  davalılardan ... İnşaat A.Ş ile davacı şirket arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, kanuni şekle aykırılık sebebiyle geçersiz olup sözleşmeye istinaden ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalı ... A.Ş. tarafından iadesinin gerektiğini, aynı şekilde sözleşmenin geçersizliği sebebiyle bedelsiz hale gelen ancak davacı şirket tarafından mecburen ödenen  senet bedelinden de senedi gizli tahsil veya diğer hukuki nitelendirmeyle gizli rehin cirosu ile devralan diğer davalı ... Bank Anonim Şirketi'nin diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, adı geçen davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/428 esas sayılı dosyasının 18.01.2023 tarihli celsesinin bir nolu ara kararı ile ek dava açılıp birleştirilmek üzere süre verildiğini belirterek mahkememiz dosyasının İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/428 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı ..., ... İnşaat A.Ş. ve davalı ... Bank Anonim Şirketi'nden, davacı tarafından yapılmak zorunda kalınan ödemeler nedeni ile davacının kullanmak zorunda kaldığı krediler nedeniyle uğradığı menfi zararın 1.000.000 USD'nin ödenme tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen 932.437,21 USD olarak davalılardan tahsiline, (... açısından 497,924,76 USD'lık kısmının 1.000.000 USD'nin ödenme tarihi olan 07.04.20216 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline) ve davacının halen bu borcu ödemek için ödemeye devam ettiği ... bank A.Ş. Nuruosmaniye Büyük İşletmeler Şubesinden kullandığı 4.023.000 EUR tutarındaki ... referans numaralı taksitli ticari (döviz) kredisinin halen ödemesi devam etmekte olup; ödemek zorunda olacağı faiz miktarı olan; 131.847,78 USD'nin davalılardan 1.000.000 USD'nin ödenme tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, (... açısından 70.406,71 USD'lık kısmının 1.000.000 USD'nin ödenme tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2023 tarih ve 2023/96 esas 2023/134 karar sayılı ilamıyla iş bu dosyanın mahkeme dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Mahkeme somut olayda, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığı, sözleşmenin geçersiz olduğu, dolayısıyla yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, tarafların birbirlerine verdiklerini iade ile yükümlü oldukları, sözleşme gereğince davalı ... İnşaat Anonim Şirketi'ne verilen 440.000,00 TL ile 1.000.000,00 USD'nin iadesinin gerektiği, davacı tarafça ödemeler davalı ... İnşaat Anonim Şirketi'ne yapıldığından sadece davalı ... İnşaat Anonim Şirketi'nden iadesinin istenebileceği, bir başka deyişle diğer davalılar davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediğinden davacıya iade yükümlülüklerinin bulunmadığı, yine sebepsiz zenginleşme kuralları gereği davacı tarafın ancak verdiğini geri isteyebileceği yoksun kaldığı kâr ile müspet ve menfi zarar isteyemeyeceği gerekçesi ile;1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile,a) 440.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 29/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Anonim Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine, b) 1.000.000,00 USD'nin ödeme tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ... İnşaat Anonim Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine, c) Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,  2-Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/238 Esas sayılı davanın REDDİNE, 3-Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/96 Esas sayılı davanın REDDİNE\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili ile asıl dava hakkındaki  tashih kararının reddine ilişkin davalı ... bank  vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının  davalı ... yetkilileri ... ve ... ile tanışmış ve bir taşınmazı (gerçeğe aykırı bir şekilde) çok alakasız vasıfları olduğundan bahisle satmaya çalışmışlar, bu kapsamda davalı ... bank'ta toplantılar yapılmış tüm detaylar görüşülmüş ... bank yerin bedeli için kredi çalışmalarına başlamış, hatta davacının taşınmazları üstünden dosyaya sunulan ipotek belgeleri hazırladığı, bilahare yerin bahsedilen vasıflarına haiz olmadığı anlaşılınca müvekkili vazgeçmiş ve kapora olarak ... verilen  1.000.000 $'lık senet ile ödenen nakit bedelin iadesi istendiği, bu kapsamda beraber birçok toplantı yaptıkları odeabanka senedin bedelsiz olduğu ve senet ... bank'a verilirse işleme alınmaması müvekkilce ihtar edilmiş, bu ihtar 11.03.2016'da davalı ... bank'a tebliğ edildiği, davalı ... bank da sanki hiç böyle bir ihtar almamış ve müvekkili ile diğer davalılarla hiç toplantı yapmamış hepsinden bihabermiş gibi ihtardan 4 gün sonra 15.03.2016 tarihinde senedi diğer davalı ...'dan teslim alarak tahsile koymuş ve müvekkiline ödenmezse protesto edileceğini ihtar ettiği, akabinde senedin bedelsiz olduğunu müvekkilinden çok bilen davalı ...bank sırf protesto baskısı altında müvekkiline dava konusu senedi ödettirdiği, müvekkili hazırlıksız yakalandığı için protesto olmasın diye başka bankalardan krediler kullanarak bu bedeli ödemiş, kullandığı kredilerden dolayı da bir milyon doları geçkin ayrıca faiz ödediği,davalı ... bank görünüşte temlik cirosu, kayıtlarına göre gizli tahsil cirosu ama gerçekte kısemen krediye mahsup ettiği için gizli tahsil cirosuyla tahsil ettiği bu paranın  534.000usd'lık kısımını ... bank'ın ortağı ve tüm olayların faili ...'ın hesabına geçmiş, kalan 465.241$'lık kısımını da davalı ... bank'ın kullandığı krediye mahsup ederek (gizli rehin cirosu) krediyi kapattığı,kambiyo senetlerinde kısmi ciro batıl olduğundan kısmen gizli tahsil, kısmen gizli rehin denilemeyeceği, senedin asıl alınış sebebi kredi teminatı olduğundan gizli tahsil cirosu ile aldığı aşikar olup, bankanın kötü niyeti de (bedelsiz olduğunu bile bile senedi tahsil etmesi) sabit olduğundan nasıl sorumluluktan kurtulduğunu anlatan tek kelime gerekçe dahi yazılmadan ... abank yönünden davanın reddedildiğini, yine doğrudan olayların faili olan davalı ... ortağı ...'a davalı ... bank tarafından gönderilen 534.000$'ın sebepsiz zenginleşme sayılmayıp, sıradan günahsız bir şirket ortağı gibi değerlendirilerek ve ne gerekçe kurduğu belli olmayan bir gerekçeyle nasıl reddedilebileceği, yine senedi ödemek için kullandığı kredilerin faizleri  kambiyo senedinin haksız tahsili sebebiyle doğrudan zarar kalemi olup çok alakasız bir şekilde  kurulan \"geçersiz sözleşmeler, geçerli sözleşmeler gibi hak ve borç doğurmaz\" gerekçesiyle bu zararının gözardı edildiğini,davalı ... bank'ın sorumluluğunun bulunduğunu,bu bankanın cevabında  senedi kredi borcuna karşılık aldığını ikrar ettiğini, gizli rehin cirosuyla senedi devralan bankanın devralırken taraflar arasındaki ilişkiyi (ttk 687/1'de geçen bedelsiz olduğunu bile bile almış olup) bildiği ve bankanın buradaki kötüniyetin (zarar verme kastı ya da bedelsiz olduğunu bilme veya bilebilecek durumda olma) tespiti  (yargıtay kararları gereği) tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini,davalı bankanın  senedi devralırken 687/1 anlamında senedin bedelsiz olduğunu yani senet sahibine zarar verme kastıyla bile bile senedi devraldığını,bir an gizli tahsil cirosu olduğu düşünülse bile banka yine sorumlu olduğu, banka protesto baskısı altında bu senedi ödetmiş olup banka burada iç ilişkiyi bilen bir yapıda olup alelade bir vekil sıfatında bile olmadığını, gizli tahsil cirosu da bu mahiyetiyle alelade bir tahsil cirosu olmayıp kısmen gizli rehin kısmen gizli tahsil cirosu hükmünde olacağını,davalılardan ... İnşaat A.ş. ile müvekkili şirket arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, ne var ki sözlşeme kanuni şekle aykırılık sebebiyle geçersiz olup sözleşmeye istinaden ödenen bedelin, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalı ... A.Ş tarafından iadesi gerektiği, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bedelsiz senedin bir miktarı ... yetkilisi olan davalı ...'ın hesabına aktarılmış ve ... şirkete karşı borcu olmamasına rağmen -yani aktarımın herhangi bir sebebi olmamasına rağmen- sebepsiz olarak müvekkili zararına olacak şekilde zenginleştiğini, bu nedenlerle, davalılar adına açılan esas ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğini,şirket yetkilisi davalı ... bu halde satışı yapacağını ancak 1.000.000 USD bedelinde tahsile verilmeyeceğini sadece teminat olarak senet istediğini ifade ettiği,ertesi gün 04.03.2016 tarihinde davacının  Kartaldaki fabrikasında tanzim ettiği 04.03.2016 tanzim- 05.04.2016 vade tarihli 1.000.000 USD bedelli senet yine bu adrese gelen  ...'e teslim edildiğini,davacı davalı ...’nın ödenen bedelleri ve keşide edilen senedi diğer davalı ... bank'a vermek sureti ile kredi ilişkisinde kullandığını, senedi bankaya tahsil cirosu ile temlik ettiğini, davalı bankanın da ...’nın kredi borcuna istinaden hesapları dondurduğunu ve bahse konu senet ile ödenen bedeli iade edemeyeceğini de öğrenmiş ve dolandırıldığını anladığını,davacıdan  tahsil edilen 1.000.000 USD ... İnşaat A.Ş.'nin talimatıyla; 465.241 USD'lık tutarı bankaca davalının Dövize Endeksli Kredisine mahsup edilerek bakiye kredi tahsil edilmiş, kalan 534.000 USD'lık kısmı da şirket ortağı olan davalı ...'ın şahsi hesabına bankaca havale edildiğini, ödemelerin davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından kredi borcu için kullanıldığı ve geriye kalan tutarın da halen kendi uhdesinde bulunduğunun  sabit olduğunu, ayrıca  asıl davada 20.10.2022 tarihli bilirkişi raporuyla söz konusu maddi vakıadan kaynaklı olan  zarar kalemlerinin  -çekilen krediler ve buna dair ödenen faiz  ve masraf tutarları-  de davalılarca karşılanması gereken miktar tespit edilmiş olmakla, müvekkili tarafından çekilen krediler nedeniyle yapmış olduğu masraf ve ödemek zorunda kaldığı faizlerin  de davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini,davacı senet bedelini ödeyebilmek için 3 kez kredi çekmek zorunda kalmış olup, işbu krediler sebebiyle yüksek miktarda faiz ve dosya masrafı ödemek zorunda kaldığını, 1.Kredi: 06.04.2016 tarihli, 12 Ay vadeli, %4,70 faiz oranlı, 925.000 EURO (1.046.175 USD) bedelli ... bank A.Ş. Tarafından ... numaralı dövize endeksli kredinin kullanıldığı, bu kredinin 17.04.2017 tarihinde kapatıldığı, bu kredi için, 53.377,87 USD faiz, 166.212,56 USD kur farkı ve 10.979,52 USD BSMV olmak üzere; toplam 230.569,95 USD’nin ödendiği, bu ödemeler, 1.000.000 USD için % 95,233 oranı ile değerlendirildiğinde; 50.833,35 USD faiz, 158.289,21 USD kur farkı, 10.456,13 USD BSMV olmak üzere toplam 219.578,69 USD ve 534.000 USD için % 50,855 oranı ile değerlendirildiğinde; 27.145,32 USD faiz, 84.527,40 USD kur farkı ve 5.583,64 USD BSMV olmak üzere toplam 117.256,36 USD ‘ye tekabül etmekte olduğu, 2.Kredi: 17.04.2017 tarihli (1.Kredinin kapatıldığı tarihtir), ... A.Ş.’nden 2.250.000 USD tutarında .... numaralı dövize endeksli kredinin kullanıldığı, kredinin 16.04.2018 tarihinde kapatıldığı, bu kredi için, 120.073,04 USD faiz, 136.469,23 USD kur farkı ve 12.827,11 USD BSMV olmak üzere; toplam 269.369,38 USD’nin ödendiği, bu ödemeler, 1.000.000 USD için % 44,445 oranı ile değerlendirildiğinde; 53.366,46 USD faiz, 60.653,75 USD kur farkı ve 5.701,01 USD BSMV olmak üzere toplam 119.721,22 USD ve 534.000 USD için % 23,734 oranı ile değerlendirildiğinde; 28.498,14 USD faiz, 32.389,61 USD kur farkı ve 3.044,39 USD BSMV olmak üzere toplam 63.932,14 USD ‘ye tekabül etmekte olduğu,  3.Kredi: 25.04.2018 tarihli, ... bank ’dan, ... numaralı 410.000 USD ve ... numaralı 890.000 USD olmak üzere toplam 1.300.000 USD tutarında dövize endeksli kredilerin kullanıldığı, 410.000 USD tutarındaki dövize endeksli kredinin; 22.04.2019 tarihinde ve 890.000 USD tutarındaki dövize endeksli kredinin; 21.05.2019 tarihinde kapatıldığı, bu krediler için, 106.347,27 USD faiz, 414.332,95 USD kur farkı ve 26.034,01 USD BSMV olmak üzere; toplam 546.714,23 USD’nin ödendiği, bu ödemeler, 1.000.000 USD için % 76,924 oranı ile değerlendirildiğinde; 81.806,57 USD faiz, 318.721,48 USD kur farkı ve 20.026,40 USD BSMV olmak üzere toplam 420.554,45 USD ve 534.000 USD için % 41,077 oran ile değerlendirildiğinde; 43.684,27 USD faiz, 170.195,55 USD kur farkı, 10.639,99 USD BSMV olmak üzere toplam 224.573,81 USD ‘ye tekabül etmekte olduğu, 4. Kredi: 20.05.2019 tarihinde, ...bank A.Ş.’nden .... referans numaralı 4.500.000 USD tutarında taksitli ticari (döviz) kredisinin kullanıldığı, bu kredinin 21.10.2019 tarihinde kapatıldığı, bu kredi için, 173.365,35 USD faiz, 38.571,43 USD komisyon ve 10.596,84 USD BSMV olmak üzere; toplam 222.533,62 USD’nin ödendiği, bu ödemeler, 1.000.000 USD için % 22,222 oranı ile değerlendirildiğinde; 38.525,25 $ faiz, 8.571,34 USD komisyon ve 2.354,83 USD BSMV olmak üzere toplam 49.451,42 USD ve 534.000 USD için % 11,867 oranı ile değerlendirildiğinde; 20.573,27 USD faiz, 4.577,27 USD komisyon ve 1.257,53 USD BSMV olmak üzere toplam 26.408,07 USD ‘ye tekabül etmekte olduğu, 5. Kredi: 17.10.2019 tarihinde, ...bank A.Ş.’nden ... referans numaralı 4.023.000 EUR tutarında taksitli ticari (döviz) kredisinin kullanıldığı, bu kredinin ödemelerinin devam etmekte olduğu, şubedeki yapılan inceleme tarihi itibariyle davacı şirket tarafından en son 29. taksitin ödendiği, davacı şirket tarafından, bu kredi için, 523.517,97 USD faiz, 26.175,90 USD BSMV olmak üzere; toplam 549.693,87 USD’nin ödendiği, yapılan bu ödemeler, 1.000.000 USD için % 22,400 oranı ile değerlendirildiğinde; 117.268,03 USD faiz ve 5.863,40 USD BSMV olmak üzere toplam 123.131,43 USD ve 534.000 USD için % 11,962 oranı ile değerlendirildiğinde; 62.623,22 USD faiz ve 3.131,16 USD BSMV olmak üzere toplam 65.754,38 USD ‘ye tekabül etmekte olduğu ve  kalan kredi borcu için, 119.703,82 EUR (125.569,31 USD) kredi faizi ile birlikte 5.985,20 EUR (6.278,47 USD) BSMV olmak üzere; toplam 125.689,02 EUR (131.847,78) USD) bedeli de ödemek durumunda olduğu tespitleri yapıldığı,buna göre ; Müvekkili şirket, davalı ... İnşaat A.Ş. ve davalı ... bank A.Ş.’nden, 1.000.000 USD senet bedeli + faizi ile birlikte, bankalara ödediği, 341.799,66 USD faiz, 537.664,44 USD kur farkı, 8.571,34 USD komisyon ve 44.401,77 USD BSMV olmak üzere toplam 932.437,21 USD‘yi,Ayrıca, davalı ...’dan, 182.524,22 USD faiz, 287.112,56 USD kur farkı, 4.577,27 USD komisyon ve 23.710,71 USD BSMV olmak üzere toplam 497,924,76 USD ‘yi, Müvekkilinin kalan kredi borcu için, davalılardan müştereken ve müteselsilen 125.569,31 USD kredi faizi ile birlikte 6.278,47 USD BSMV olmak üzere; toplam 131.847,78 USD'yi talep edebileceğinin  bilirkişi raporu ile de açıkça tespit edildiğinden, müvekkili  şirketin geçersiz olan sözleşme ve senet sonrasında uğradığı menfi zararının davalılardan tazmini gerektiğini, somut olayda müvekkili şirket, sözleşmenin geçerli olacağına güvenerek senet tanzim etmişse de daha sonra sözleşme geçersiz olduğundan senet de bedelsiz hale geldiği, sözleşme yapılmasa ve bu kapsamda senet tanzim edilmeseydi müvekkili şirketinde ödeme yapmak için kredi çekmek zorunda kalmayacağını, davalıların işbu zarardan da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini, mahkemenin 2016/428 E 2023/370 K sayılı dosyasının (Reddedilen Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/238E- Yine reddedilen Birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret mahkemesi 2023/96E sayılı dosyalarının) reddedilen talepleri yönünden  kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf eden davalılar ... İnşaat A.Ş.ve ... vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle mahkemenin  dava konusunu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olarak değerlendirerek hatalı bir hüküm kurduğunu, bir sözleşmenin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olabilmesi için gayrimenkul sahipleri ile davacı şirket arasında bir satış (bedel) olgusundan bahsetmek gerektiği,toprak sahipleri ile gayrimenkul satım konusunda hiçbir vekalet ilişkisi bulunmayan müvekkili şirket ile davacı şirketin arasında hem de herkesin kabulüne göre sözlü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmış olmasının  söz konusu  olmadığını,bu dosyada gayrimenkul sahipleri ile muhatap ve irtibat halinde olan müvekkili şirket olduğu,davacı yazılı olmayan bir anlaşma ile nakdi katkı/ortaklıkla kar ortağı olduğunu,bu nakdi katkısını da bir kısım havaleleri doğrudan garyrimenkul-toprak sahiplerine yapmış, 1 milyon USD senet verdiğini,bu ödemeleri sahiplerinden gayrimenkul alma vaadi ile yapmamış müvekkili adına yaptığını, davacının müvekkilli ile yazılı sözleşmesi olmadığı gibi toprak-gayrimenkul sahipleri ile de bir yazılı sözleşmesi bulunmamasına rağmen  yapılan ödemelerin haklı bir gerekçesi gösterilmediğinden durum gayrimenkul satış vaadi olarak değerlendirildiğini,davacı şirket ile aramızda ilişkinin  kar-zarar ortaklığı olduğunu,davacının  zamanla gayrimenkul sahipleri ile doğrudan görüşmeye başlayarak müvekkilini anlaşma dışı bırakıp projeye sahip olmaya çalıştığı, bunu da başaramayınca davalı müvekkili şirket ile arasındaki sözlü sözleşmeyi bozduğunu, bu halde paranın havale edildiği gayrimenkul-toprak sahiplerinden  talep edilmesi mümkün olmadığından kendilerinden  talep edildiğini,ticari defterlerden senet parası ile inşaat işi için kullanılan kredilerin kapatıldığının da anlaşıldığını,davacı şirket, müvekkili şirketin masraflarına kendisine düşen payı oranında katıldığını,davacı ile  yazılı bir sözleşme olmadığı için bu şekilde bir yöntem tercih edildiğini,davacı şirketin hiçbir baskı altında kalmadan davalı bankaya senet bedelini rızasıyla ödemesi, bankadan da kendilerine  para aktarımının  bu nedenle olmadığını,birleşen davada ret kararı üzerine lehlerine  hükmedilen vekalet ücretinin  hatalı ve eksik olduğunu,yine davacı tarafından aleyhlerine  açılan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/238 E. Sayılı dava dosyasında ret kararı verildiği halde lehlerine vekalet ücreti verilmemesi ve tüm yargılama giderlerinin uhdelerinde  bırakılmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, arabuluculuk hükümlerinin aleyhe uygulandığını,mahkeme müvekkilinin ilk toplantısına katılmamış olması gerekçesi ile bu hükmü kurmuş olduğunu beyan etmiş ise de, ilgili görüşme öncesinde arabuluculuk toplantısına katılmamanın hukuki sonuçlarının  tarafına açıkça ve ayrıntılı şekilde bildirilmediği, arabuluculuk yasasının 18/A-3 ve yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile diğer hükümlerinin aleyhe uygulandığını ,taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur hükmü gereği, sadece ilk toplantıya mazeretsiz olarak katılmama halinde bu maddenin  sonuç doğurmasına rağmen ,mahkeme ilk toplantı tutanağını dava dosyasına eklememiş olduğundan verilen hükmün  yanlış, hatalı ve eksik olduğunu, davada müvekkili ... tacir sıfatı ile değil şirket yetkilisi sıfatı ile taraf olduğundan asliye ticaret mahkemesinde açılacak olan davada sunulan tutanakta da taraf olarak bulunmasına gerek olmadığını,müvekkili burak kanmaz sadece dava arkadaşlığı kapsamında davaya taraf olduğundan arabuluculuk toplantısına katılma zorunluluğu da bulunmadığını,ayrıca lehine ayrı ayrı vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin  hatalı olduğunu,yine aleyhlerinde açılmış olan ve birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/96 E. Sayılı dava dosyası müvekkilleri lehine reddedildiği nazara alınarak; her müvekkili için ayrı ayrı vekalet sunulduğu ayrı ayrı emek ve mesai harcandığı dikkate alınmaksızın tek vekalet ücretine takdir edilmesinin  hatalı olduğunu,davacının dayandığı yemin delilinin hatırlatılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... bank vekili asıl dava yönünden  tavzih talebine karşı istinaf dilekçesinde; asıl davada vekalet ücretinin  hatalı hesaplandığını,Yargıtay kararlarında da vurgulandığı gibi, döviz üzerinden ikame edilen davalarda, talep konusu alacağın karar tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı esas alınarak vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, buna göre, dava konusu 1.000.000 USD'nın karar tarihi olan 03.05.2023 tarihindeki karşılığı  üzerinden hesaplanan vekalet ücreti de  433.000,00- TL olduğu,işbu hususa yönelik taleplerini 10.05.2023 tarihli dilekçe ile sunmalarına rağmen  12.05.2023 tarihli karar ile talebin hukuka aykırı olarak reddediliğini belirterek, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.05.2023 tarihli hükmün tashihi talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/428 E. 2023/370 K. Sayılı kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının  433.000,00- TL olarak tashihine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava, üçüncü kişinin taşınmazının davacı tarafa satılmasına yönelik olarak davacı tarafça davalı şirkete ödenen paraların ve tahsil edilen senet bedelinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi ayrıca davacı tarafın yoksun kaldığı kâr ile müspet ve menfi zararın tespiti ile tahsilinin talep edildiği,Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/238 Esas sayılı davada , davalı ...'ın davacı şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiğinden bahisle 534.000 USD'nin davalı ...'dan tahsili talep edildiği, Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/96 Esas sayılı davada , davacı tarafın yapılan ödemeler sebebiyle doğan menfi zararının davalılardan tahsili  talep edilmektedir. Somut olayda davacı şirket ile davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı,davacı tarafın  üçüncü kişinin taşınmazının kendisine devrolunacağı zannıyla davalı şirkete üç ayrı banka havalesiyle 29/02/2016 tarihinde toplam 440.000,00 TL ödeme  yaptığı, ayrıca  07.04.2016 tarihinde tahsil olunan 1.000.000 USD bedelli bonoyu verdiği anlaşılmıştır. Davacı asıl davada  davalı şirkete başkasına ait taşınmazın satın alınması için banka kanalı ile toplam 440.000,00 TL para göndermiş,ancak taşınmaz alımı gerçekleşmemiştir. Tapuya kayıtlı taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı takdirde TMK 706, TBK 237, Tapu Kanunun 26. ve Noterlik Kanunun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersiz olup ,geçerli bir sözleşme bulunmadığından tarafların sözleşmeye dayalı hak ve borçları da söz konusu olmayacaktır. Ancak bu durumda taraflar, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak karşı tarafa ödedikleri bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. Taraflar arasındaki taşınmaz satışına dair sözleşme  şartına aykırılık dolayısıyla geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye istinaden, taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile mükelleftirler. Taraflar geçersiz sözleşmeye dayalı olarak  edimin ifasını talep edemeyip, ancak sebepsiz zenginleşme dolayısıyla aldıklarını iade etmekle yükümlü olduklarından  asıl davada davalı şirketin  sübuta yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Bununla birlikte ,6098 sayılı TBK. m.77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. m. 79 ve 80'de \"aynen geri verme ilkesi\"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Buna göre ayrıca davacı tarafça davalıya verilen ve bankaya ödenen  1.000.000 USD lik senet nedeniyle davalı şirketin kredi teminat ödemelerinin banka tarafça yapılması nedeniyle davalı şirket sebepsiz zenginleşmiştir.Buna yönelikte davalı şirketin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Hukuk Genel Kurulu kararları bazında harici taşınmaz bedeli yönünden menfi ve müspet zarar talebinde de bulunulamayacağından,davacının asıl  ve birleşen davalardaki bu istinaf talebinin de reddi gerekir. Davalı ... şirketinin birleşen davada  arabuluculuk hükümleri yönünden vekalet ücretine dair istinaf talebinin ilgili mevzuat gereği yerinde olmadığı gibi, davalı  ... bank'ın asıl davadaki vekalet ücreti istinaf sebebine ilişkin ise, asıl  davada yabancı para cinsinden alacak hakkında vekalet ücretinin dava tarihindeki kur baz alınarak hesaplanmasında  da aykırılık görülmemiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalıların vekalet ücreti açısından istinaf taleplerinin de reddi gereklidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davalarda istinaf eden davacı ve davalıların  istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleşen davada davacı ve davalıların istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl ve birleşen davalar yönünden davacıdan alınması gereken toplam 1.282,8‬0 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.102,9‬0 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Asıl dava yönünden ... İnşaat'dan alınması gereken 222.048,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 55.332,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 166.716,26‬ TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dava yönünden  ... İnşaat'dan alınması gereken 427,60 TL  karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Asıl  dava yönünden ...bank'dan alınması  gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70  T'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5732a87e6a4a7a5","SID":"a2c7d30230700a94"}}