{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/210 <br>KARAR NO: 2024/251<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2023<br>ESAS NO: 2023/497<br>KARAR NO: 2023/967<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/01/2024<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in, 2020 yılının Eylül ayında, bir avukatlık ofisinde tanıştığı ... isimli şahıstan araç almak amacıyla kendisine çeşitli tarihlerde toplam 100.000 TL'nin üzerinde ödeme yaptığını, şahsın, davacıyı araçta bakım gerektiğini öne sürerek bir müddet oyaladığını, bu esnada dayısı ...'a ait ...isimli araç kiralama şirketinden davacıya araç kiraladığını, satılan aracın teslim tarihine dek bu aracı kullanabileceğini ve masraf etmesine gerek olmadığını dile getirdiğini, bir müddet sonra ...'ın, davacıya aracı  satmadığını, parayı ise borç olarak aldığını iddia ettiğini, ne parayı iade ettiğini, ne de aracı teslim ettiğini, davacının, aracını veyahut parasını talep ettiğinde kendisine gözdağı verildiğini ve davacının korkutulmaya çalışıldığını, nihayet bu şahısların, 15.11.2020 tarihinde davacıya kiralanan aracı, yedek anahtar marifetiyle davacının evinin önünden götürdüğünü, davacının, aracın olmadığını fark edince derhal emniyet güçlerine haber verdiğini, ayrıca kiralama şirketi sahibi ...'a mesaj atarak aracın kapıda olmadığını bildirdiğini,...'un bu mesaja herhangi bir cevabı veyahut şikayeti olmadığını, davacının, icra dosyasından gönderilen ödeme emrini tebliğ aldığını ve ... isimli tanımadığı bir şahıs olan davalı tarafından, aleyhine icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/52462 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uzmanlık raporunun alındığını, soruşturma dosyasında şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... hakkında her biri için ayrı ayrı; hukuka aykırı olarak ele geçirilen belgeyi hukuki sonuç doğuracak hale getirme, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından iddianame düzenlendiğini, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/346 E. sayılı dosyasında sanıkların her birinin açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, dosyanın, dava tarihi itibariyle istinaf incelemesinde olduğunu, davacı ...'in senet lehtarı ve takip alacaklısı olarak gözüken davalı ...'e hiçbir borcu bulunmadığını, davacının, davalı ...'i tanımadığını ve kendisine senet keşide etmediğini, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında, keşidecisi ..., lehdarı ... olan, 26.09.2020 düzenleme tarihli, 26.11.2020 ödeme tarihli, 130.000 TL bedelli bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu davayı açtıklarını, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin tüm hacizlerin kaldırılarak iptaline, takibe konu senedin iptali ile davacıya iadesine, davalı aleyhine takibe konu değerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine....\"  gerekçesiyle Davaya bakmaya Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası olup menfi tespit isteminde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılmış takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfına haiz olduğundan ve teminat senedi olduğuna dair açık ibare bulunmadığından ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, zira takip dayanağı olan belgenin kambiyo senedi vasfına haiz olmakla birlikte davacı müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi de kambiyo senetlerine özgü icra takip yolu olduğunu, dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz bir belgeye dayanan icra takibi hakkında açılacak olan menfi tespit davasında da görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olacağını, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2017/1089 E ve 2017/3984 karar no'lu,  İstanbul BAM 37.Hukuk Dairesi 2020/648 Esas ve 2020/1505 Karar sayılı, Yargıtay 20.Hukuk Dairesi 2016/1901 E 2016/5842 K sayılı ilamlarında görüleceği üzere dava konusu uyuşmazlık ve menfi  tespiti istenen borç ilişkisinin  kanunda düzenlenen  zorunlu unsurları taşıması sebebiyle kambiyo senedi sıfatına haiz olan bir senetten kaynaklandığı sebebiyle huzurdaki menfi tespit davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp hükme bağlanması gerektiğini, yerel mahkemece eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı ve davacının 1.sınıf tüccar olmadığı, davalının mükellefiyet kaydının bulunmadığı sebebiyle de nisbi ticari dava olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle verilen görevsizlik kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinde izah ettiği sebeplerle yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının ortadan kaldırılıp yerel mahkemenin görevli olduğuna dair karar verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini vekalet ve yargılama ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava; İİK'nun 72.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Davacı, davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasına konu  bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş,  davalı ise iddiaları inkar etmiştir.<br>HMK'nın 1. maddesine göre; \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\"<br>HMK'nın 114/1-c bendine göre; \"mahkemenin görevli olması\" dava şartlarındandır.<br>HMK'nın 115/1. maddesine göre; \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\"<br>6102 sayılı T.T.K'nın 4.maddesinde hangi davaların ticari davalar kapsamında sayılacağı, anılan yasanın 5/3 maddesinde ise ticari davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu  belirtilmitir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Nispi ticari dava) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Mutlak ticari dava) ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 776 ve devamı maddelerinde \"Bono ve emre yazılı senetler\" konusu düzenlenmiş olup, 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemeleri yetkili kılınmıştır.<br>Dosya kapsamından, dava konusu takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın TTK 4/a maddesi uyarınca bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davası olması nedeniyle TTK 5 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içinde olacağı değerlendirilmiştir. Şu halde, işbu davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olmadığı anlaşılmıştır.(Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/568 Esas 2020/1073 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi  2016/9283 Esas, 2016/15470 Karar sayılı, 06/12/2016 tarihli ilamı, )<br>Somut olaydaki uyuşmazlık; takibe ve davaya konu bonodan ötürü menfi tespit davası niteliğinde olduğu görülmüştür. Kambiyo senedi vasfındaki bonoya ilişkin hükümlerin TTK da düzenlenmiş olması nedeniyle TTK 4. ve 5. Maddeleri uyarınca işbu davaya bakmak görevinin Asliye Ticaret mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır.<br>Görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olması nedeniyle  davacının istinaf talebinin mahkemenin görevi yönünden kabulü ile, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlenmesine ve HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  iadesine dair kesin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, <br>2-HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 31/10/2023 tarih ve 2023/497 E. - 2023/967 sayılı nihai kararının esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,<br>3-İstinaf edilen kararın esası ve istinaf sebepleri incelenmeden HMK nun 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevine ilişkin husus yönünden kaldırılmış olmakla, davanın yeniden görülmesi için görevli... 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE  İADESİNE,<br>4-Davacı  tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde kendisine iadesine,<br>5-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının görevli ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2024\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa9a8f180254f54f","SID":"f6c72d79076e33c1"}}