{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: ... - T.C Kimlik No:...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>İSTİNAF EDEN<br>DAVALILAR\t: 1- ... - T.C Kimlik No: ...<br>\t: 2- <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: Tapu İptali Ve Tescil<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali ve tescil davasında 30/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1981 yılından bu yana yaklaşık 37 yıldır sanayi de faaliyet gösteren bir iş adamı olduğunu, 1981 yılında ... adı altında şahıs firması şeklinde kurulan firmaya müvekkilinin ağabeyi ...'in 1996 yılında ortak olmasıyla .... Şti. ismiyle ticari hayatına devam ettiğini, şirketin imal etmiş olduğu fren ayar kolları, kaliper tamir takımları üretimi noktasında Türkiye pazarının %75'ini, dünya pazarının da %40'ını karşılar durumda olduğunu, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar neticesinde şirketin tasfiye aşamasına geldiğini, davalı ...'in .... Tic. Ltd. Şti. ismi ile yeni bir şirket kurarak ticari hayatına devam ettiğini, müvekkilinin ise ... Ltd. Şti. isimli yeni bir şirket kurarak ticari hayatına devam ettiğini,  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişi tarafından sunulan ve tarafların kabul ettiği teklife göre şirketin gayrimenkullerinin satışı sonucu elde edilen gelirin 1/2 şeklinde paylaşılması hususunda anlaşıldığını, ancak davalı ...'in müdür olarak yetkilisi olduğu .... Şirketi adına kayıtlı olan fabrika binasını satışa sunarak yeni şirketi ....Şirketi adına devrettiğini, devreden ve devralanın tarafın aynı kişiler olduğunu, yapılan bu devrin hukuka aykırı olduğunu, yapılan devir işlemine ilişkin müdür yetkisinin yeterli olmadığını, genel kurul kararı gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de yapılan devir işleminin muvazaalı olup iptal edilmesi gerektiğini, davalı ...'in fabrika binasını önce kendi şahsına devretmek üzere Selçuklu Tapu Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu ancak OSB olması nedeniyle şahıs üzerine tapu devri yapılamadığından yetkilisi ve sahibi olduğu yeni şirketi üzerine devir işlemini yaptığını, şirket üzerindeki fabrika binasının satışından elde edilecek gelirin şirket geliri olup müvekkilinin de ortak olarak hakkı olduğunu, şirket müdürü sıfatıyla devir işlemi yapan davalı ...'in müdürlük yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının yeni şirketinin devraldığı taşınmaz nedeniyle sebepsiz yere zenginleşmeye gittiğini, bu yönüyle de taşınmazın 1/2'si kadar müvekkilinin zararının tazmin edilmesi gerektiğini beyanla öncelikle davaya konu olan Konya ili, Selçuklu ilçesi, ....mahallesi, ... ada, . parsel  sayılı fabrika binasının 3.kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına,  fabrika binasının tapu kaydının iptali ile ... Tic. Ltd. Şti. adına tesciline, tescil talebi uygun görülmez ise rayiç bedelinin tespit edilerek 1/2'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, husumetin yanlış tarafa yönelttiğini, her iki tarafın tacir olması nedeniyle yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, şirketin, müvekkili ... tarafından kurulup davacı kardeşin şirkete bedelsiz olarak ortak edildiğini, şirket içinde yapılan iş bölümü gereği ilamat kısmı ile müvekkilinin, finans, muhasebe, satış, pazarlama ve tahsilat işleriyle davacının ilgilendiğini, anlaşmazlığın sebebinin davacının şirket adına iş yaparak kendi adına türlü menfaatler sağlaması ve şirketi zarara uğratacak işleri yapması olduğunu, ticari ayrılık sonrasında davacının şirket maillerini kullanarak yılların birikimini kendi kurmuş olduğu yeni şirkette kullandığını, müşteri portföyünü aldığını, müvekkilinin ise kendi yeni şirketini sıfırdan kurarak tutunmaya çalıştığını, şirket bilgilerinin izinsiz olarak kullanılmasının kanuna aykırı olduğunu, müvekkili adına yapılan bu haksızlıklara ilişkin Mahkemeniz ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, bu dosyada ...'in müvekkilini zarara uğrattığının açıkça ortaya konulduğunu, davaya konu şirketin ayrılık aşamasında hesaplarının incelenmesinde de ortaya çıkacağı üzere 6 milyon alacağının olduğunu, davacı ...'in alacakların tahsili noktasında alacağı imkansızlaştırma yoluna adımlar attığını, ayrıca şirket adına kayıtlı bulunan fabrika binasında bir yıla yakın kira bedeli ödemeden oturduğunu, elektrik, su, doğalgaz masraflarını şirkete ödettiğini, müvekkilinin tapu devri yapmasına ilişkin yetkisi olduğunu, tapu devrinin mevzuata aykırı bir durum olmadığını, şirket ortaklığının giderilmesi için Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada tasfiye sürecine gidildiğini, ancak davacı ...'in tasfiye memuru atanması sürecine itiraz ederek süreci geciktirdiğini, bu süreçte şirketin alacaklarını toplayarak kendi şahsi hesaplarına geçirdiğini, yine bu süreçte şirketi borçlandırarak müvekkilini de borç altına soktuğunu, bu durumun şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını,  davacı ...'in şirket kayıtları ve ticari defterlerini elinde tutarak müvekkiline göstermediğini, şirketin uhdesinde bulunan  demirbaşların, taşıtların, makinelerin davacı tarafından satıldığını ya da şahsi olarak kendi şirketinde kullanıldığını, yine davacının yeni şirketi ile davaya konu şirket kayıtlarının cari hesaplarının incelenerek aralarındaki ilişkinin ortaya konulmasını beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....Dava konusu taşınmazın 18.07.2018 tarihinde şirket yöneticisi ... tarafından 903.000,00 TL bedelle ...ve Ticaret Limited Şirketine devredildiği, tapuyu devralan şirketin ortaklık yapısı ve yönetim yapısı dikkate alındığında ... ile tapuyu devralan arasında organik bağ bulunduğu, taşınmazın devir tarihindeki gerçek bedelinin 5.652.691,00 TL olduğu, yani gösterilen devir bedelinden altı kattan fazla ederinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası üretim yapmaya elverişli olduğu halde hali hazırda atıl konumda olduğu, fabrikanın kiralandığı ileri sürülmüş ise de başlatılan tahliye istemli icra takibinin sürüncemede bırakıldığı, bu itibarla davacının muvazaa iddialarının  haklı olduğunun anlaşıldığı, tüm bunlarla birlikte; taşınmaz ve üzerindeki fabrika, şirketin üretim yaptığı en önemli sermayesi ve gelir kapısı olduğu halde devre yönelik alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, tapuda gösterilen devir bedelinin şirket hesabına geçtiğinin ve şirketin borçlarının kapatılmasında kullanıldığının veyahut da şirket yararına herhangi bir yerde kullanıldığının şirket kayıtlarıyla doğrulanmadığı ve bu savunmaların ispatlanamadığı, hal böyle olmakla sübut bulan davanın kabulünün gerektiği....\" gerekçesiyle davacının birincil talebinin kabulü ile; Konya ili, Selçuklu ilçesi, ... mahallesi, .. ada,.. parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... Tic. Ltd. Şti adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece delil ve beyanları dikkate alınmadan hukuk ve hakkaniyete aykırı verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, öncelikle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda soyut ve varsayımsal değerlendirmeler yapıldığını, dava konusu taşınmaz için yapılan incelemeler hatalı olup kağıt üzerinde yapılan özellikle değerlere ilişkin tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, taşınmaz değerlerine ilişkin yapılan bu yanlış tespitin, yargılama sonucunun hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, dosyadaki mübrez raporun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararına dayanak yapılamayacağını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/4287 E. 2012/5432 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere  bilirkişi raporunun gerekçeli, açıklamalı ve denetime elverişli olması gerektiğini, ... Ltd. Şti.’nin ticari defter kayıtları incelendiğinde ... Ltd. Şti.’nden 6 milyon TL’yi aşan tutarda alacağı bulunduğunun görüleceğini, şirketin kritik yönetim seksiyonlarını kontrolünde bulunduran ..., %50 ortak olunan.... Ltd.Şti.’ni mütemadiyen borç yükü altına sokarak, .... Ltd.Şti.’nin ortaklıktaki alacağını imkansızlaştırma yönünde işlemler yaptığını, nihayetinde %50 ortak olunan şirketin fabrika binasını bir yıla yakın kira ödemeksizin, elektrik, su, doğalgaz parasını %50 ortak olunan .... Ltd.Şti.’ne ödeterek müvekkili ...’in şirket ortaklığından doğan haklarını gasp ettiğini, şirketin finans, muhasebe, satış-pazarlama ve tahsilat bölümünün ...’in fiili kontrolü altında olması nedeniyle şirketin ticari defterlerinin müvekkiline gösterilmediğini, hatta nerede olduklarının  dahi müvekkilince bilinmediğini, satışı gerçekleştirilen gayrimenkul .... Ltd. Şti’nin sahibi olduğu fabrika binası olduğu halde satış tarihinden yaklaşık 10 ay önce boşaltıldığını ve şirketin fiilen faaliyetine son verildiğini, bu fiili durum nedeniyle müvekkili ...’in ortaklık nedeniyle uğradığı zararların tazmini için bir kısım davalar açıldığını, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest olan davalarda şirkete tasfiye memuru atanmasının mahkemece öngörüldüğünü ancak ... bu duruma itiraz ederek süreci engellediğini, .... Ltd. Şti’nin mülkiyetinde olan gayrimenkulün satılarak şirketin borçlarının ödenmiş olmasında, şirket ana sözleşmesine, imza sirkülerine ve yürürlükteki tüm mer’i mevzuata aykırı bir işlem bulunmadığını, özetlemek gerekirse davanın tapu iptali ve tescili davası olmasının usul ve yürürlükteki yasal mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili ...’in gayrımenkulü satış ve devir yetkisi bulunduğunu,  yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmayarak yeniden bilirkişi raporu tanzim edilmesi, tapu iptali ve tescili hususlarının dışlanarak varsa gayrımenkulün raiç bedeline ilişkin itirazlar dikkate alınarak gayrimenkulün bedelinin belirlenmesi ve iki tüzel kişilik arasındaki hukuki geçerliğini bulunmayan belge ve kayıtlar dışlanarak her iki tüzel kişiliğin ticari defter kayıtları ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgeler ile banka, çek, senet hareketlerinin dikkate alınması ve bu işlemler sonucunda  gayrimenkulün devri nedeniyle şirketin aktifindeki dönüşüm ya da aktifindeki azalışın pasifindeki borcu azaltıp azaltmadığı hususunun tespit edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının  kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  limited şirketi ortağının (müdürünün) şirkete ait taşınmazı muvazaalı olarak sattığı iddiasına dayalı tapu tescil aksi halde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/09/2023 tarih  2022/11-1004 Esas 2023/860 Karar sayılı ilamında \"....17. Limited şirketlerin kanunen kurulması zorunlu organları ortaklar genel kurulu ve müdürlerdir. Müdürler limited şirketin iç işlerinde yönetim organı, dış ilişkilerinde ise temsil organı olarak görev yaparlar. Müdürün temsil yetkisi, şirketin üçüncü kişilere karşı borçlanmasını yahut üçüncü kişilerden alacaklı olmasını ifade eden yazılı ve sözlü her tür hukuki işlemin akdedilmesi ve takibini ifade eder. Bu anlamda temsil yetkisini haiz limited şirket müdürünün organ sıfatıyla ve şirketi temsilen üçüncü kişilerle yapacağı sözleşmeler, şirketi bağlayıcı olacaktır. Bu kapsamda limited şirket müdürlerinin organ sıfatını haiz olmaları, şirketin sözleşmeye dayalı ve haksız fiil sorumluluğu bakımından önem taşımakta olup müdür tarafından akdedilen sözleşmenin ifa edilmemesinden bizzat şirket sorumlu olur. Bunun yanında müdürün organ olarak şirket görevlerini ifası sırasında işlediği haksız fiillerden de kural olarak şirket sorumludur (Özer, Işık: Şirketler Hukuku Şerhi, Editör: Kemal Şenocak, Cilt IV, Ankara, 2023, s. 4625).<br>18. Limited şirket müdürünün temsil yetkisinin sınırları ise 6762 sayılı TTK’nın 542 nci maddesinde yapılan yollamayla aynı Kanun'un 321 inci maddesine göre belirlenecektir. Buna göre temsile yetkili olanların şirketin maksat ve mevzuuna dâhil her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket adına kullanmak hakkına haiz oldukları öngörülmüştür. Bu anlamda temsil yetkisinin sınırları şirketin işletme konusuna göre belirlenecektir. Zira ortaklığın haklardan yararlanma ehliyetleri konularıyla sınırlı olup yararlanma ehliyetinin bulunmadığı hâllerde kullanma ehliyetinden söz edilemeyeceğinden konu dışında yapılan işlemler yok hükmündedir (Poroy, Reha/Tekinalp, Ünal/Çamoğlu, Ersin: Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2009, s.317). <br>19. Bu kapsamda şirketin amaç ve konusu dâhilinde şirkete ait mal varlığına dâhil değerlerin müdürlerce münferiden tasarruflara konu edilerek devredilmesi mümkündür. Ancak şirketin sahip olduğu mal varlığı ile faaliyetini önemli düzeyde etkileyebilecek tasarrufların, şirketin mal varlığının korunmasına dair amaç kapsamında şirket yöneticilerinin yetki alanı dışına alınıp ortakları kurulunun yetkisine dâhil edilmesi gerekliliği doktrin ve yargı kararlarında değerlendirilmiştir (Akıncı Albayrak, Özlem: Anonim Şirketler Hukukunda Şirket Malvarlığının Korunması, İstanbul 2022, s. 488). <br>20. Bu bağlamda yöneticilerin yetkileri, şirketin amaç ve konusu çerçevesinde gerçekleştirilecek olağan işlerle sınırlı olup şirketin fiilen tasfiye aşamasına girmesine neden olacak düzeyde şirket mal varlığının devrinin şirket yöneticilerinin yetkisi kapsamında olduğu söylenemez. Zira şirket yöneticilerinin yetkileri, işletme konusunun elde edilmesi için gereken olağan işlemlerle sınırlı olup şirketin hayatiyeti ile alakalı olan olağanüstü işlemlerde karar yetkisi ortaklar kuruluna aittir (İmregün, Oğuz: Anonim Ortaklıklar, İstanbul 1968, s. 156, 157). Belirtilen türdeki bir tasarruf, şirketin mevcudiyeti ve devamlılığına etkisi bakımından hayati önemi haiz olağanüstü bir işlem olduğundan bu türdeki bir işlemin ortaklar kurulunun yetkisi kapsamında olması gerekir. Zira ortaklar kurulu, şirketlerde önemli kararların alındığı bir organ olup şirketin sona ermesi sonucunu doğuracak nitelikteki kararlar, münhasıran ortaklar kurulu tarafından alınabilir (6762 sayılı TTK md. 434). Bu durum aynı zamanda, şirketin sağlıklı işleyebilmesi için organlar arasında tesis edilmesi gereken dengenin gereğidir.<br>21. Buradan hareketle limited şirket müdürlerinin, şirketi fiilen tasfiye aşamasına sokacak nitelikte bir mal varlığı devri için şirket ortaklar kurulundan özel bir yetki almaları gerekir. Bu çerçevede limited şirketlerde tasfiyenin icrası yönünden 6762 sayılı TTK’nın 552 nci maddesi atfıyla uygulanacak olan aynı Kanun’un 443/2 hükmünün, tasfiye aşamasında olmamakla birlikte şirketin faaliyetini sona erdirip fiilen tasfiyesine neden olacak nitelikte bir mal varlığı devri sırasında kıyasen limited şirketlerde de uygulanması mümkündür. Dolayısıyla şirketin üzerinde faaliyetini devam ettirdiği tek mal varlığını oluşturan taşınmazın devrinde yetkinin ortaklar kuruluna ait olduğu kabul edilmelidir.<br>22. Neticeten limited şirketin üzerinde faaliyette bulunduğu ve devredilmesi hâlinde şirketin faaliyetini sona erip fiilen tasfiye sürecine girmesine neden olacak düzeyde hayati önemi haiz bir mal varlığı değeri olan tek taşınmazının şirketin müdürü tarafından bu yönde bir ortaklar kurulu kararı olmaksızın devrine dair hukuki işlem, yukarıda sayılan emredici düzenlemeler gereğince batıldır. Bu sebeple anılan taşınmazın devri sonucunda yapılan tescil geçersiz olup taşınmazın mülkiyetinin üçüncü kişiye intikal ettiği söylenemez. Bu anlamda devralan kişinin iyiniyetli olup olmadığı hususu, devir işleminin geçersizliği ve mülkiyetin muhafazası yönünden herhangi bir önem arz etmemektedir....\" hususunun belirtildiği, <br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin  23/02/2016 tarih  2015/3614 Esas 2016/1921 Karar sayılı ilamında, ''...Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesinde belirlenmiştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belirtilmiştir. Davalı şirketin anasözleşmesinin “Maksat\" başlığını taşıyan 3. maddesinde, şirketin konusu ile ilgili taşınmaz mal alımı ve satımı yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasa hükümlerine ve şirket anasözleşmesine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, olaya uygulanacak mülga 6762 s. TTK'nın 449. maddesi (6102 sayılı TTK'nın 538. maddesi) uyarınca şirketin fiilen tasfiyesine yol açacak ölçüde aktiflerinin toptan satılması şirket genel kurulunun yetkisindedir. Esasen açıklanan husus mahkemece kabul edilmiş ise de bu çerçevede hüküm kurmaya yeterli derecede araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Zira, davalı şirket adına başka bir malvarlığı bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazın, şirketin varlığını sürdürmesi için hayati önemi haiz olup olmadığı yönünde de denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin tüm malvarlığının araştırılması ve gerekirse bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılması suretiyle dava konusu taşınmazın, davacı şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olup olmadığının ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunup bulunmadığının denetime açık olacak bir biçimde tespit ettirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi...'' hususunun belirtildiği, <br>Dava konusu taşınmazın fabrika binası ve eklentileri olduğu,  şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme haiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın  353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalıların istinaf başvuru taleplerinin  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 386.135,32 TL harçtan peşin alınan 96.533,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 289.601,49‬ TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4-İstinafa başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  19/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e1d83d26d5c0196","SID":"efc2263568571621"}}