{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/819 Esas - 2023/997<br>\t Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili<br>      \tANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                               GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2022/819 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/997<br><br>BAŞKAN\t: ....<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 09/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: 26/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; ... tarafından taşeron firma işçisi ...'e ödenen işçilik alacakları ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle .... Esas sayılı dosyasına kayden rücuen alacak davası açıldığını, ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, yargılamanın devamı ve hükmün infazı sürecinde sonuç alınabilmesini teminen şirketin ihyasının talep zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı ... cevap dilekçesinde; Müdürlüğün .... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, anılan madde gereğince ilan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibariyle yapılmış sayılarak tebligat yerine geçeceğini, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalılarının, alacak ve borçlarının ... tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini bildirerek davanın süre yönünden reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada ... yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava,  ticaret sicilinden terkin edilen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesine göre ihyası istemine ilişkindir.<br>Deliller toplanmış, ...'nün 06/04/2023 tarihli yazısında; münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca müdürlükçe yapılan ihtar ve 07/10/2013 tarihli ve 8420 sayılı ... Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil edildiği, 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı ... Gazetesi'nde ilan edildiği bildirilmiştir.<br>...  E sayılı dosyasının uyap portalından gönderilen belge örneklerinin incelenmesinde; Davacı ... tarafından davalı ... Hiz.Tic.ve San. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine rücuen alacak istemli dava açıldığı, 29/11/2022 tarihli celse ara kararı uyarınca davacı vekiline şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ...'nün cevap dilekçesi ekindeki belge örneklerinden tebligatın 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 4/a fıkrası gereğince şirket adresine çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın \"taşınmış\" gerekçesiyle iade edildiği, şirket temsilcisine herhangi bir ihtar gönderilmediği, infisah sebebi olarak \"5174 sayılı Kanun'a göre Odaca Kaydı Silinenler\" olarak belirtildiği, 28/01/2014 tarihinde şirketin re'sen sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.<br>Öte yandan, 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunun 10/3.maddesinde; \"...oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla oda kaydı silinir ve durum ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemezler.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>30/12/2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \" Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı ... 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; \"01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu madde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus)  bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve ... sayılı kararında; \"...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davalı ....  ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır. <br>6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23/01/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 23/09/2022 tarihinde açılmıştır. Her ne kadar  davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı ...'nün TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. <br>...'nün 27/07/2023 tarihli beyan dilekçesinde; işbu dava ile ihyası talep edilen ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ...  Dairesi'nin 28/12/2022 tarihli ...  sayılı kararı ile ihyasına karar verildiğini, ... Dairesi'nin 11/04/2023 tarihli ...  sayılı kararıyla onanarak 24/07/2023 tarihinde tescil edilerek 10877 sayılı ... Gazetesinde ilan edildiğini, ihya tescili ile birlikte şirketin bütünüyle canlandırılarak aktif hale getirildiğini beyanla hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>... Gazetesi'nin internet portalından alınan 27/07/2023 tarih ve 10877 sayılı gazete nüshasının incelenmesinde; ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ...  Dairesi'nin 11/04/2023 tarih ...  sayı ile tasdikli 28/12/2022 tarihli ...  sayılı ...  Dairesi ihya kararının tescil edildiği anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamına göre; ... Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ihyası istemiyle açılan davanın ... sayılı ve 18/07/2022 tarihli hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine .... Dairesi'nin 28/12/2022 tarihli ... EK sayılı kararı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ... sicil nosunda kayıtlı ... Hiz.Tic.ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verildiği, kararın davalı tarafça temyizi üzerine .... sayılı ve 11/04/2023 tarihli kararın onanmasına dair verilen ilamın 11/04/2023 tarihinde kesinleşerek tescilin ... Gazetesi'nde ilan edildiği, 09/12/2022 dava tarihi itibariyle davacının ihya talep etmesinde hukuki yarar bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile şirketin herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, HMK 331 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı ve terkin işleminin usul ve Yasa'ya aykırı olduğu anlaşılmakla dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br><br>1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan 26,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, <br>Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ....  Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/12/2023<br><br>Başkan ....<br> e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı <br>Üye ....<br>e-imzalı <br>Katip ...<br>e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"256cfd175b2b6934","SID":"62cb754854da1183"}}