{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1613 - 2024/201<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t<br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t     : 2022/1613 <br>KARAR NO\t: 2024/201<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/04/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/514 E.-2022/308 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>VEKİLİ\t<br>\t\t     \t<br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin 17.04.2017 tarihinde, ... A.Ş.'nin asıl işveren, ... Tic. Ltd. Şti.'nin ise alt işveren olduğu elektrik arıza ve onarımı işi için elektrik direğinde çalışma yaptığı esnada elektrik akımına kapılıp elektrik direğinden düşerek iş kazası geçirdiğini, kaza neticesi boyun altı felç olan müvekkilinin yatağa bağımlı hale geldiğini, SGK'nın 02.04.2019 tarihli Sağlık Kurulu Kararına göre çalışma gücünü tamamen kaybeden müvekkilinin yaşadığı sürece başkasının bakımına muhtaç olduğunu, müvekkilinin işvereni olan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanlarının davalı sigorta şirketi tarafından Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin geçici ve sürekli iş gücü kaybı ile yaşam boyu bakıcı zararı sebebiyle uğramış olduğu maddi zararından davalı sigorta şirketinin teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL.'nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;<br>03.04.2021 tarihli bedel artırım talepli dilekçesinde, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.03.2021 tarihli rapor ile Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamında müvekkilinin maluliyet oranının %100 olduğunun tespit edildiğini, kaza sigortasının bir meblağ sigortası olduğunu, dava konusu poliçede sürekli sakatlık teminatının 150.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereği taleplerini 150.000,00 TL.'ye yükselttiklerini belirtmiştir. <br>Davalı vekili ; davacının davalı işveren tarafından yapılmış olan 31.12.2016 başlangıç, 31.12.2017  bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinin bir sorumluluk poliçesi olmadığını, yani müvekkilinin davacının belirlenecek maluliyet oranına göre hesaplanacak maluliyet tazminatından sorumlu olmadığını, müvekkilince düzenlenen ferdi kaza sigorta poliçesinin bir meblağ sigorta poliçesi olup üst limiti ile sınırlı olduğunu, bu hususun Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ile sabit olduğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8. maddesinde, \"İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir.\" hükmünün düzenlendiğini, <br>Kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun ancak davanın kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren başlayacak yasal faiz olabileceğini, kaza ile ilgili olarak müvekkiline daha önce ihbarda bulunulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiş; <br>19.04.2021 tarihli ıslah dilekçesinde: Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 20. maddesinde, ''Sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler iki yılda zamanaşımına uğrar.'' hükmünün düzenlendiğini, kazanın 17.04.2017 tarihinde gerçekleştiğini, ıslah tarihi 03.04.2021'de iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, zaman aşımı def'i cevap dilekçesinde belirtilmemiş olup, hem dava edilen, hem de ıslah edilen miktarın zaman aşımına uğradığını, HGK'nın 06.04.2011 tarih ve 2020/629 E., 2011/70 K. sayılı kararına göre zamanaşımı defi'nin ıslah yoluyla ileri sürülmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığını, <br>Davaya konu ferdi kaza sigorta poliçesinde poliçedeki genel şartlar gerçekleştiği vakit ödenecek miktarın belli olduğunu, dolayısıyla davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı olmadığını, <br>Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında \"tehlikede bulunan eşhas ve malları kurtarmak hali müstesna, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak harekette bulunması\"nın teminat dışında bırakıldığını, somut olayda tanık anlatımlarına göre yağmurlu olduğunun bilinmesine ve uyarılmasına rağmen hem baret hem eldiven olmadan işlem yapmasının kazazedenin kendini bile bile ağır tehlikeye maruz bıraktığı bir hareket olduğunu, Genel Şartlar uyarınca poliçe teminatı dışında olduğunu, <br>Belirlenmiş olan sürekli iş göremezlik derecesinin fahiş olduğunu, kazazedenin maluliyet tespitinin tekrar yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı  2. İhtisas Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, <br>Belirterek, davanın zaman aşımı nedeniyle veya usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.\t<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"Davacı ...'ta elektrik teknisyeni olarak görev yapmaktadır. 17.04.2017 tarihinde davacı elektrik direğince tamirat yaparken elektrik akımına kapılarak yaralanmıştır. Kaza neticesinde malul kalmıştır. Maluliyete ilişkin Ankara Üniversitesi ATK'dan maluliyet raporu alınmıştır. 08.03.2021 tarihli raporda, davacının geçirdiği kaza nedeniyle %100 oranında malul kaldığı tespiti yapılmıştır. <br>Sigorta poliçesi incelenmiş, poliçe 31.12.2016-31.12.2017 tarihleri arasındaki vefat ve sürekli sakatlık durumunda kişi başı 150.000.TL'ye kadar teminat verildiği hüküm altına alınmıştır. Kaza 17.04.2017 tarihinde gerçekleşmekle sigorta poliçesi kapsamındadır. Ferdi kazadan maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır. <br>Davacı ani ve beklenilmeyen bir olayın tesiri (elektrik çarpması) neticesinde yaralanmış, sürekli iş göremez haline gelmiştir. Maluliyet oranı Ankara ATK raporuna göre %100'dür. Bu nedenle sigorta poliçesinde belirlenen teminat limitinin tamamını hak kazanır. <br>Kaza nedeniyle davacının vücut bütünlüğünde zarar gelmesi nedeniyle ceza kanunu zamanaşımı süreleri uygulanır. Zamanaşımı süresi 8 yıldır....<br>Davacının sigorta poliçesinde belirlenen tarihlerde kaza neticesinde %100 malul kalması, sigorta poliçe limitinin 150.000.TL olması, davalının cevap dilekçesinde kabulünde olduğu üzere maluliyet oranının belirlenmesi ile poliçedeki teminat şartlarının yerine getirilmiş sayılacağı, maluliyet oranının mahkememizce yetkili kurumdan alınan raporla belirlenmiş olması nedenleriyle davacı poliçede belirtilen tazminat tutarını hak kazanmıştır.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 150.000,00 TL ferdi kaza sigorta tazminatının 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 149.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 05.04.2021 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kaza 17.04.2017 tarihinde gerçekleşmiş olup kazanın müvekkiline 19.11.2018 tarihinde ihbar edildiğini, davanın 01.10.2019 tarihinde açıldığını ve ıslah tarihinin ise 03.04.2021 olduğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları Madde 20'de \"Sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler iki yılda mürürü zamana uğrar.\" hükmünün düzenlendiğini, hem dava konusu edilen, hem de ıslahla artırılan tutarın zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı defi'nin ıslah ile sürülmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığını, esas alınması gereken zaman aşımı süresinin Ceza Kanunu zaman aşımı süreleri olmadığını, <br>TTK'nın 1429/1 ve 1427/2. maddeleri uyarınca, zaman aşımının işlemeye başlamasının,  TTK 1446. madde hükmü gereği yapılacak ihbar ile gerçekleştiğini, 19.11.2018 olan ihbar tarihinden itibaren 15 gün ve iki yıl geçmesi akabinde normal şartlar altında zaman aşımının dolmuş sayılacağını, Covid-19 nedeniyle süreler durduğu için gerekli süre eklense dahi her halükarda ıslah tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğunu, <br>Davacının taleplerini belirsiz alacak davası olarak ileri sürdüğünü, davaya konu ferdi kaza poliçesinde genel şartlar çerçevesinde gerçekleştiği vakit  ödenecek olan miktar belli olduğunu, 02.04.2019 tarihinde verilen maluliyet raporunda  kazazedenin maluliyetinin %100 olduğunun belirtildiğini, bu maluliyet raporuna rağmen davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, <br>Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında \"tehlikede bulunan eşhas ve malları kurtarmak hali müstesna, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak harekette bulunması\"nın teminat dışında bırakıldığını, somut olayda tanık anlatımlarına göre yağmurlu olduğu bilinmesi ve uyarılmasına rağmen hem baret hem eldiven olmadan işlem yapan kazazedenin kendini bile bile ağır tehlikeye maruz bıraktığını ve genel şartlar uyarınca poliçe teminatı dışı olduğunu, <br>Kazazedenin maluliyet tespitinin Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, belirlenen sürekli iş göremezlik derecesinin fahiş olduğunu, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; maluliyetin belirlenmesinden kaynaklı bir belirsizliğin bulunduğunu, zira huzurdaki davada maluliyet için esas alınan genel şartlar ile iş kazasından kaynaklı davalarda esas alınan yönetmeliğin aynı olmadığını, dava belirsiz alacak davası olduğu halde, alacağın bir kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz işletildiğini, davalının istinaf dilekçesinde ikrar edildiği üzere rizikonun davalıya ihbar tarihi esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kazanın davalının halefi olan işverenin ticari işinin icrası sırasında meydana geldiği nazara alınarak avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.     <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dava, dava dışı işveren ile davalı sigorta şirketi arasındaki Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesine dayalı olarak teminat bedelinin tahsili istemine  ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden;<br>Ferdi Kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. <br>01.07.2006 tarihli Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 8. maddesinin \"Daimi Maluliyet Teminatı\" başlıklı B bendinin 1.fıkrasında: \"İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir.\" denildikten sonra, (36) satırdan oluşan bir tabloya yer verilmiş, daha sonrasında yer alan fıkrada ise \"Yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin nisbeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nisbetlere kıyasen tayin olunur.\" denilmiştir. <br>Davacı tarafça dava açılırken, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre tayin olunması gereken ve uzmanlık gerektiren maluliyet oranı belirlemesi yapılamayacağından, dolayısıyla alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından HMK'nın 107/(1). maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir.<br>TTK'nın 1427- \"(1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir.<br>(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili <br>belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.<br>....<br>(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer...\" hükmünü içermektedir. <br>Davalı vekilince istinaf dilekçesinde kazanın müvekkili şirkete 19.11.2018 tarihinde ihbar edildiği belirtilmiştir. <br>Buna göre Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek,  TTK'nın 1427/(2). maddesi gereğince, sigorta teminatının tamamının, ihbar tarihi olan 19.11.2018 tarihine 15 gün eklenmesiyle 05.12.2018 tarihinde muaccel olduğu gözetilerek, kabulüne karar verilen alacağın tamamının 05.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>III-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden; <br>Dosya kapsamından dava dilekçesinin davalıya 09.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 22.11.2019 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu, davacı tarafça dava değerinin artırımı talepli dilekçe verilmesi üzerine sunulan 19.04.2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesinin ıslah edildiği ve zaman aşımı def'i ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarih ve 2017/9-2782 E., 2020/87 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; \"40. Yukarıda değinildiği üzere ıslahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri oluşturduğundan taraflardan birinin ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması hâlinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez. Aksi hâlde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması hâlinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde kabul edilen bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez.<br>41. Bilindiği üzere davalı, davaya cevap vermek zorunda değildir. Davanın cevapsız bırakılması ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi hâlinde davalının, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağı hususu 6100 sayılı HMK'nın 128. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak, süresinde cevap dilekçesi vermemek suretiyle davanın inkârı, ileri sürülen vakıaların inkârı niteliğinde olup, bu inkârın zamanaşımı defini de kapsadığı söylenilemez.<br>42. Ayrıca, davalının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı definde bulunabileceğini kabul etmek ıslah ile kaçırılmış olan sürenin geri getirilmesi, daha doğrusu ıslah ile davaya cevap verilmesi sonucunu doğuracaktır. Oysaki kanun ile belirlenen süreler kesin olup, ıslah kaçırılmış olan süreleri geri getiren bir müessese değildir.<br>43. Hâl böyle olunca, kanuni süre içinde verilmeyen cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceği kabul edilmiştir.<br>44. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli ve 2017/17-1093 E., 2017/1090 K. sayılı kararında da aynı ilkelere yer verilmiştir.\"<br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince davalının zaman aşımı def'inin, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, HMK'nın 176. maddesi uyarınca yapılmış bir usul işleminin ıslah edilebileceği, süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinin ıslahının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, ceza zaman aşımı sürelerine atıfla reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, yukarıda özetlendiği üzere sigorta teminatının tamamının 05.12.2018 tarihinde muaccel olduğu, belirsiz alacak davasının TTK'nın 1420. maddesindeki zaman aşımı süresi içinde açıldığı, buna göre alacağın tamamı için zaman aşımının dava tarihi itibariyle kesilmiş olduğu anlaşıldığından, zaman aşımı süresi dolmamıştır. <br>Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını gerekçe yönünden kısmen düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 6. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 27.04.2022 tarih ve 2019/514 E., 2022/308 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın KABULÜNE, 150.000,00- TL'nin 05.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 553,40-TL düşüldükten sonra kalan 9.693,10-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3). maddesi uyarınca, 24.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 44,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 509,00-TL Islah Harcı, 122,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 220,70- TL. İstinaf yoluna başvurma harcı, 6,50-TL  Tebligat masrafı olmak üzere toplam 947,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>\"<br>III-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>31.01.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  31/01/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br>e-imza<br>Üye <br>   e-imza<br>Üye<br>  e-imza <br>Katip <br>   e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"109e6c24baf1db8a","SID":"5375f2b9cbc978f5"}}