{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas - Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 13/12/2023<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -...Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, davalı şirketin ...no’lu inşaat suyu abonesi olduğunu, davalının bu aboneliğe istinaden kullandığı 2017 yıllarına ait muhtelif faturalar ile 2017-7 dönemine ait olan ve elektronik sayacın sökülüp izinsiz ve kayıtlı olmayan mekanik bir sayacın takılması nedeniyle tahakkuk ettirilen kaçak kullanım bedelini ödemediğini, bu nedenle Konya.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin  Konya İli, Seydişehir İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İkmal İşi ihalesinin yükleniciliğini üstlendiğini, yüklenilen işin, hali hazırda yapılan hastanenin belirli hususlardaki eksikliklerinin ikmaline ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin üstlendiği işe başladığında hastane şantiyesinde mevcut bir su aboneliğinin bulunduğunu ve ilgili kurum ile yapılan görüşme sonucunda yeni bir abonelik açtırılmayacağını, kontörlü diye tabir edilen sistem ile su ihtiyaçlarını karşılamaları gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin belirtildiği şekli ile kontörlü olarak şantiyedeki su ihtiyacını karşıladıklarını, ihtiyaç kadar kontör yüklendiğini, dava dilekçesindeki 2017 yılının faturalarının ödenmediğinin iddia edildiğini ancak faturaların muhatabının müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin yüklendiği iş kapsamında idarenin belirttiği belli bir sayacın takılması durumunun da bulunmadığını, müvekkili şirketçe değil davacı şirket çalışanları tarafından sayacın söküldüğünü, yerine idarenin talep ettiği ve şartnamede belirtilen özellikte sayaç takıldığını, sayaç değişikliğinin müvekkilince yapılmadığını, şartnamede yer almasından dolayı işin eksiksiz tamamlanabilmesi için ve davacı kurum yetkililerince sökme işleminin gerçekleştirildiğini, bu iddianın ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu su borcunun bulunmadığını savunarak,  davanın reddi ile reddedilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"Mahkememizce yapılan değerlendirmede de dosyaya gelen bilgi ve belgelere göre davalının yaptığı işin geçici kabulünün onayladığı tarihin 03.07.2017 tarihi olduğu, binanın T.C. Sağlık Bakanlığı yetkililerine ise 15.08.2017 tarihinde teslim edildiği, davacı ile davalının aboneliğinin başlangıç ve feshinin  04.04.2016   tarihi ile 08.08.2017 tarihine tekabül ettiği, dolayısı ile faturaların abonelik tsözleşmesinin cari olduğu döneme denk geldiği, Koski Tarifeler Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 5. fıkrasında “Abone sözleşmesi, abone veya idare tarafından feshedilmedikçe aynı koşullarla devam eder.” hükmünün cari olduğu, sözleşme hükümlerinde de aynı hususların tekrarlandığı, dolayısı ile davalının aboneliğin cari olduğu söz konusu dönemlere tekabül eden bedellerden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili ayrıca dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde; Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)<br>(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Hükmünü amirdir.<br> İİK.'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının İcra Hakimliğıne başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması şart değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. <br>Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. <br>Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. <br>Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede dosya kül halinde tetkik edildiğinde, davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada davalının Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile yapılan MTS takibine yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatı talep edilmiş olup, alınan raporlar ve dosya kül halinde değerlendirildiğinde, davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 24.264,62-TL su bedeli, 23.248,76-TL gecikme ve zabıt bedeli, 1.941,17-TL KDV tutarı olmak üzere toplam 49.454,53-TL'den ödenen 148,00-TL bedelin tenzili ile toplam 49.306,53-TL kadar alacaklı olduğu...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile yapılan MTS takibinden dolayı itirazının 24.264,62 TL su bedeli, 23.248,76 TL gecikme ve zabıt bedeli, 1.941,17 TL KDV tutarı olmak üzere toplam 49.454,53 TL'den ödenen 148,00 TL bedelin tenzili ile toplam 49.306,53 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 24.264,62 TL'ne yıllık %24 ve değişen oranlarda gecikme faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si olan 9.861,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği 24.264,62 TL su bedeli 1.941,17 TL KDV Zabıt, Gecikme Bedeli 23.248,74 TL ve icra bedeli  3.408,21 TL olmak üzere toplam 52.862,74 TL olduğu yönünde tespit edildiğini ancak mahkemece 3.408,21 TL takip öncesi faizi konusunda karar verilmediğini, ancak zabıt bedeli de asıl alacak mahiyetinde olduğundan aynı oranlarda faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak takip öncesi faiz miktarının da davaya dahil edilerek davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili,  müvekkili şirketin Konya İli Seydişehir İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İkmal İşi ihalesinin yükleniciliğini üstlendiğini, yüklenilen işin, hali hazırda yapılan hastanenin belirli hususlardaki eksikliklerinin ikmaline ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin üstlendiği işe başladığında hastane şantiyesinde mevcut bir su aboneliğinin bulunduğunu ve ilgili kurum ile yapılan görüşme sonucunda yeni bir abonelik açtırılmayacağını, kontörlü diye tabir edilen sistem ile su ihtiyaçlarını karşılamaları gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin belirtildiği şekli ile kontörlü olarak şantiyedeki su ihtiyacını karşıladıklarını, ihtiyaç kadar kontör yüklendiğini, dava dilekçesindeki 2017 yılının faturalarının ödenmediğinin iddia edildiğini ancak faturaların muhatabının müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin yüklendiği iş kapsamında idarenin belirttiği belli bir sayacın takılması durumunun da bulunmadığını, müvekkili şirketçe değil davacı şirket çalışanları tarafından sayacın söküldüğünü, yerine idarenin talep ettiği ve şartnamede belirtilen özellikte sayaç takıldığını, sayaç değişikliğinin müvekkilince yapılmadığını, şartnamede yer almasından dolayı işin eksiksiz tamamlanabilmesi için ve davacı kurum yetkililerince sökme işleminin gerçekleştirildiğini, bu iddianın ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu su borcunun bulunmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; Davacı tarafça, 55.762,79 TL dava değeri üzerinden açılan işbu davada, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının 49.306,53 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 24.264,62 TL'ne yıllık %24 ve değişen oranlarda gecikme faizi işletilmesine, kabul edilen miktarın %20'si olan 9.861,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.  <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/1 maddesinde \"İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı Yasa'nın \"İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar\" başlıklı 341/2 maddesinde de \"Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünün düzenlendiği, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılmasının kabul edildiği ve yeniden değerleme oranına göre yapılan hesaplamaya göre ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 24/11/2022 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru sınırının 8.000,00  TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan kararlara karşı verilen istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Bu itibarla, mahkemece reddedilen ve istinaf yoluna başvuran tarafça talep edilen miktarın yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca kesinlik sınırının altında kaldığı, ilk derece mahkemesince hükme karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de taraflara yasayla verilmemiş bir hakkı bahşetmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf  başvuru dilekçesinin HMK'nın  352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; Öncelikle, davalı tarafça icra takibine itirazında yetki itirazında da bulunulduğu, yetkili icra dairesinde takip başlatılmasının işbu itirazın iptali davası yönünden dava şartı olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekirken anılan hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması yerinde olmamakla birlikte, taraflar arasında yapılan ve itiraza uğramayan abonelik sözleşmesinde yetki şartının bulunduğu, anılan yetki şartının tarafları bağladığı ve bu itibarla, yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>İşin esasının incelenmesinde de, mahkemece yapılan yargılama sırasında  bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan kök ve ek bilirkişi raporuna dayalı olarak  yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmakla, bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmeye elverişli ve hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu kanaatine varıldığından, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle, davalı vekilinin  yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf  başvuru dilekçesinin REDDİNE,<br> - İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>2- Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>- Alınması gereken 3.368,12 TL harçtan, peşin alınan 845,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.523,12 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan.......                 Üye ..........                        Üye .............                   Katip ..............<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47a55689dedf2a28","SID":"44a05309e33ca7c2"}}