{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2342 Esas<br>KARAR NO: 2024/71<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/12/2019<br>NUMARASI: 2017/780 E. - 2019/529 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kesimhane sistemleri imalat ve kurulum işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin sektöründe ülkemizde ilk sırada, dünya çapında bu sektörde faaliyet gösteren şirketler arasında ise ilk beş firma arasında yer aldığını, karşı tarafın web sitelerinden anlaşıldığı kadarıyla diğer konular yanında kesimhane sistemleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından üretimi ve kurulumu tamamlanmış iki ayrı kesimhane tesisine ait video görüntülerinin müvekkil şirketin web sitesinden izinsiz olarak kopyalayarak ve videolardaki müvekkil şirkete ait logo, firma ismi gibi görüntüleri yok ederek sanki kendi imalatı olan bir tesis gibi göstermek suretiyle kendi web sitelerinde yer verdiğini, bunun müvekkil şirketin tüm fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini, diğer yandan da bu iki ayrı tesisi kendi imalatları gibi göstererek reklam yaparak haksız ticari kazanç elde ettiğini, buna ilişkin Ankara 3.FSHHM’de 2016/37 D. İş dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bu tespitte müvekkil şirketin web sitesinde bulunan \"büyükbaş hayvan kesimhanesi\" ve \"... \" isimli videoların \"...\" ve \"...\" isimleri ile müvekkil şirkete ait http://www...com/tr internet adresli web sitesinde, 07/07/2015 ve 05/05/2014 tarihinden itibaren yayında olduğunu ve davalı şirkete ait http://www...com.tr internet sitesi üzerinden 08/03/2016 ve 18/07/2016 tarihlerinden itibaren yayınlandığını, dava konusu her iki videonun montajlama, kesme, yakın çekim, dar açı, logo yerleştirme gibi metodlar ile makinalar üzerindeki müvekkil şirket ... logolarının ve müvekkil şirket logolu otomobillerin görüntülerden çıkartılması suretiyle kopyalanmış olduğunun ve müvekkil şirket web sitesindeki videolar ile davalı videoların aynı videolar olduklarının tespit edildiğini, davalı tarafın söz konusu videoların ve ürünlerin müvekkil şirkete ait olduklarına yönelik olarak her hangi bir bilgiye de yer vermediklerini, davalı tarafın anılan eylemlerinin 5846 Sayılı Yasa’nın 13 vd maddelerinde belirtilen müvekkil şirketin haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu, karşı tarafa Ankara .... Noterliğinden 10/11/2016 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen kullanımın sürdüğünü, davalının eyleminin Borçlar Kanunu'nun 72/1 maddesi uyarınca 2 yıl ve aynı zamanda 5846 sayılı Yasa'nın 71. maddesi uyarınca suç teşkil etmesi sebebiyle de uzamış zamanaşımına tabi olduğunu, iddia etmiş ve fazlaya ilişkin her türlü maddi tazminat ve ceza hukukuna ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla eser sahipliğine tecavüz ve haksız rekabete dayalı 50.000,00 TL manevi tazminatın 17/11/2016 olan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, (1.526,60 TL olan tespit masrafları ve vekalet ücretinin) işbu davaya ilişkin masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1996 yılında kurulduğunu, dünyanın birçok ülkesine ihracat yaptığını, endüstriyel makine konusunda elde ettiği engin tecrübe ve kalite ile müşterilerine hizmet verdiğini, Türkiye merkezli olmak üzere Almanya ve Cezayir ülkelerinde yer alan şubeleri ile hizmetlerini dünyanın pek çok ülkesine ulaştırdığını, faaliyetlerini her türlü endüstriyel makine, üretim tesisi vb. sistemlerin yurtiçi ve yurt dışında tanıtımı ve pazarlanması işlemlerinde aracı konumunda ticari hayatını sürdürdüğünü, ihtarnamede iddia edildiği gibi anılan ürünlerin üretilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin birçok Türk üretici firmanın ürünlerini dünyanın 26 ülkesinde tanıtım ve sistem kurulumunda aracılık hizmeti verdiklerini, üretici firma olmadıklarını, pazarlama yaptıklarını, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisi arasında mail yazışmalarının olduğunu, bu yazışmaların davacı şirketin temsilcisi ...@... adresi ile müvekkili şirketin temsilcisi ...@...com.tr adresi arasında yapılmış olduğunu, buna istinaden pazarlama yapma amacıyla görüntülerin kullanıldığını, dava konusu şirkete ait sitenin videolar kısmında davacıya ait görüntüler kullanılarak davacı şirketin tanıtımının yapıldığını, görüntülerdeki ürün ve sistemin müvekkili şirket tarafından üretildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığını, ihtarname sonrasında da görüntülerin kaldırıldığını, müvekkili tarafından 25.11.2016 tarihli ihtarname ile davacı firmaya cevap verilmiş olduğunu, müvekkili tarafından herhangi bir hak ihlalinin olmadığını, ayrıca bu görüntülerin 2014 yılında kullanıldığını, bu sebeple zaman aşımı itirazlarının olduğunu savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının hak sahibi olduğu videoların herkesçe oluşturulabilecek tanıtım / reklam videoları olduğu, FSEK kapsamında eser olarak kabullerinin mümkün olmadığı, bu noktada bilirkişi raporundaki davaya konu videoların eser olduğuna ilişkin tespitlerin hatalı olduğu, raporun hükme esas alınamayacağı, (tekrardan inceleme yapılmasının dosya kapsamındaki deliller ve HMK nın 30 maddesi dikkate alındığında usul ekonomisine uygun düşmeyeceği, mahkememizce delillerin değerlendirilebileceği, incelemenin esasa etkili olmayacağı kanaatiyle inceleme yaptırılmamıştır) şu hale göre eser sahipliğine tecavüze dayalı tazminat taleplerinin dinlenilemeyeceği, haksız rekabete yönelik iddialar yönünden taraflar arasındaki mailleşme süreci dikkate alınarak kullanımın haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, kullanımların ihtar sonrası sonlandırıldığı dikkate alındığında davacının tazminat talebinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu videoların eser niteliğinde olduğunu, eser için FSEK'te aranan bütün şartların gerçekleşmiş olduğunu, bilirkişi raporunun da bu durumu doğruladığını, Mahkemece bir yandan davalının fiilinin hukuka aykırılığının tespit edildiğini, ancak diğer yandan salt taraflar arasında bir takım mailler bulunduğu gerekçesi ile davalının fiilinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği, davalının \"haksız olduğu tespit edilen\" izinsiz kullanımının makul olduğunun değerlendirildiğini, böyle bir çelişkinin bir kaç satır ara ile aynı gerekçe içerisinde yer almasının hukuken kabul edilemeyeceğini,Davalının, videolardaki ... ibarelerini silme kastı ve bu tahrifattan sonra videoları yayınlama eyleminin bizatihi kötüniyet olduğunu, görüntülerin çalıntı olduğunun davalı tarafından gizlenmeye çalışıldığı yönündeki iradesinin, mahkeme tarafından dürüstlük kuralına uygun bulunduğunu, Mahkemenin bu kabulünün, hırsızlık eylemine, hırsızlık kastına cevaz vermek, hırsızlık eyleminin dürüstlüğe uygun olduğunu savunmak noktasına geldiğini,Diğer taraftan davalının, mezbahane tesisi üretimi yapmasa da, müvekkiline ait bitmiş bir tesise ait görüntüleri kendisine ait ya da görüntülerdeki tesiste hak sahibi olduğu izlenimi vererek kendi web sitesinde yer vermesinin haksız rekabet oluşturduğunu, çünkü davalı tarafın bu eylemi ile müvekkilinin masraf ederek oluşturduğu özgün bir eserinden hiç bir masraf etmeden ve müvekkilinden izin almadan ticari olarak faydalandığını, Davalının, ihtarname cevabında da belirttiği gibi bağlantı kurduğu müşterilerine, web sitesinde yer alan ve sanki daha önce yapımında katkısı bulunduğu gibi bir imaj oluşturan müvekkili şirkete ait videolar ile ihtiyaç duydukları mezbahane tesisini yaptırabileceğini bildirdiğini, dava konusu videolar ile bu yolda bir algı oluşturduğunu, bu amaçla da müvekkili şirketin videolarını tahrif ederek ve izinsiz kullanarak müşterileri nezdinde itibar ve etki sağladığını,Tüm hakları müvekkili şirkete ait videoları, \"müvekkili şirketin logolarını silmek suretiyle tahrif ederek\" kendi web sitesinde yayınlayan, bu yolla videolardaki yer alan tesisin yapımında katkısı bulunduğu gibi bir algı yaratan davalının eyleminin, TBK ve TTK uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranışlara tipik bir örnek olmasına rağmen yazılı gerekçe ile davanın red edilmesinin usul ve yasaya, hakkaniyete açıkca aykırı olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, eser sahipliğine tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat davasıdır. Davacı, kendi şirketine ait tanıtım niteliğindeki video görüntülerinin, şirketin web sitesinden izinsiz bir şekilde davalı tarafından kopyalanıp, videolarda şirkete ait logo, firma ismi gibi görüntülerin yok edilmesi suretiyle davalının kendi imalatı olan bir tesis varmış gibi algı oluşturulmak suretiyle bu videolara davalının kendi web sitelerinde yer verildiğini, bu suretle eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini ve haksız rekabette bulunulduğunu iddia etmiş, davalı savunmasında; kendilerine yapılan ihtarname tebliği üzerine görüntüleri kaldırdıklarını ileri sürmüş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilince istinaf edilmiştir. Mevcut delillere göre, dava konusu videoların reklam tanıtım videoları olduğu, gerek  Ankara 3.FSHHM’de 2016/37 Değişik İş dosyasına sunulan 25 Ekim 2016 tarihli bilirkişi tespit raporunda, gerekse dosyaya sunulan kök ve ek raporlarda; davalı ... firmasının web sitesinde yayımladığı söz konusu \"...\" ve \"...\" isimli videoların, davacı tarafın dava konusu videoları üzerinde montajlama, yakınlaştırma, kesme, silme kapatma ve üzerine kendi logosu/firma ismini yerleştirme vb. gibi değişiklikler yapılarak oluşturulduğu, bir başka deyişle, davalı tarafça, davacı tarafın video çekimlerinin kopyalanarak ve değiştirilerek kendi web sayfası üzerinden iletiminin yapıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu video görüntülerinin, reklam tanıtım filmi olduğu, bu görüntüler arasında karşılaştırma yapıldığında kesimhane ile ilgili olan görüntülerin bire bir aynı olduğu, davalı yanca görüntülerin kullanılmasına izin verildiğini gösteren herhangi bir muvafakatname sunulmadığı gibi, inkâra yönelik bir savunmanın da ileri sürülmediği, davalının kullandığı görüntülerde davacıya ait firma ismi ve logosunun çeşitli tekniklerle yok edilerek yerine kendi firma ismi ve logosunun kullanıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece dava konusu videoların herkesçe oluşturulabilecek tanıtım/reklam videoları olduğu, eser niteliğinde olmadığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmişse de; dosyaya sunulan denetime ilverişli kök raporda söz konusu videoların eser niteliğinde olduğunun belirtildiğinin görüldüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki; FSEK'in 8.maddesinde, Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler.Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.'' şeklinde düzenleme yer aldığı, FSEK 18. Madde gereğince eser üzerindeki mali haklar eseri meydana getiren gerçek kişi çalışanın işvereni tarafından kullanılabilecekse de, manevi hakların ancak eser sahibi gerçek kişi tarafından kullanılmasının mümkün olduğu, buna göre esere vaki tecavüz iddiasıyla manevi tazminat talebinde bulunan tüzelkişi davacının, 5846 Sayılı FSEK'de düzenlenen manevi hakların ihlal edildiğinden bahisle manevi tazminata hak kazanamayacağı, dolayısıyla dava konusu videoların eser niteliğinde olup olmadığının tartışılmasının dosyaya bir fayda sağlamayacağı anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı vekilinin dava dilekçesinden davacının TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine de dayandığı, davada aynı ihlal eylemi için eserden kaynaklanan hakları ve haksız rekabete dayanılması nedeniyle hakların telahuku (yarışmasının) söz konusu olduğu, söz konusu reklam filmi/tanıtım videosunun davacı tarafın iş ürünü olduğu, davalı ... firmasının web sitesinde yayımladığı söz konusu \"...\" ve \"...\" isimli videoların, davacı tarafın videolarından kopyalanarak ve değiştirilerek kendi web sayfası üzerinden iletiminin sağlanmasından ibaret eyleminin, iş ürününden izinsiz olarak ve üzerinde değişiklik yapılarak faydalanılması fiilini teşkil ettiği, TTK 55/4 maddesi gereğince haksız rekabet hükümlerine dayanılabileceği kanaatine varılmıştır.Somut olayın özellikleri, ihlalin derecesi ve kusur durumu gözetildiğinde manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği gözetilmeden, video kullanımının kaldırıldığı gerekçesiyle aksi yönde hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiş ise de; belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,Bu kapsamda;2-Davanın kısmen kabulüne,Haksız rekabetten kaynaklı manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 10.000 TL manevi tazminatın, talep gibi 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Esere vaki tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin yatırılan 853,88 TL'den karar harcı olarak hesaplanan 683,10 TL'nin düşülmesine, kalanı 170,78‬ TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 279,15 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/36 D.İş numaralı tespit dosyasında yapılan 1.379,6‬0 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.648,63‬ TL'nin, kabul ret oranı göz önünde bulundurularak (%20 kabul) 929,73 TL'sinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Kabulüne karar verilen manevi tazminat yönünden, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/(2). maddesine göre 10.000,00 TL vekalet ücreti taktirine, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-Reddine karar verilen manevi tazminat yönünden, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/(2). maddesine göre 10.000,00 TL vekalet ücreti taktirine, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 48 TL tebligat, müzekkere ve posta gidei olmak üzere toplam 196,6‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fee130e12fcdfc4","SID":"a9bbcfe1cfe74f40"}}