{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/721 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2265<br>KARAR TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t\t: 20/06/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/1442 Esas  2019/734 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ...  Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının borcu ödememesi nedeniyle hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12564 esas sayılı dosya ile icra takibine başladıklarını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu,  davalının takibe borca itiraz ettiğini,  alacağın ticari defterlerle kayıtlı olduğunu faturaya itiraz etmediğini, takibe itirazın iptali  ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin 10.01.2018  dilekçesinde; dava açıldıktan sonra  davalı tarafın müvekkiline mutabakat mektubu gönderdiğini, 08.01.2018 tarihli mutabakat mektubu gereğince alacağı kabul ettiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin pet mama sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, ambalajlama yapımına ilişkin sözleşme yaptıklarını, davacının yapmış olduğu 15 KG lık mama ambalajlarının en az 4500 adetinin ayıplı olduğunu, durumun davacıya bildirildiğini, davacının ayıplı imalatı kabul ettiğini, hesabın kapatılmasını teklif ettiğini, davacının Reklamasyon faturası düzenlediğini ve ayıplı ambalajların imha edildiğini, davacının bu faturaya istinaden iade faturası tanzim ettiğini, ayıplı imalatların imha edilmek zorunda kalındığını, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava; fatura alacağına dayalı  olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır.<br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.<br>İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12564 esas sayılı dosyası, tarafların defter ve kayıtları, faturalar incelenmiştir.<br>İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12564 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ... AŞ takip borçlusu ...   Şti. aleyhine yapılan ilamsız icra takibi ile alacaklının 7.040,34,  TL asıl alacak üzerinden 22.09.2017 tarihli takip talebiyle Cari hesaba dayanarak  takibe geçtiği borçluya ödeme emrinin 08.10.2017 tarihinden  tebliğ edildiği borçlunun 11.10.2017 borca ve ferilere itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir.<br>Tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davacının defter ve kayıtları üzerinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret, davalının defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce inceleme yapılmıştır.<br>Davacı tarafın defter ve kayıtlarının SMMM bilirkişi ... tarafından incelenmesi ile 02.11.2018 tarihli raporda davacının 2016-2017 defter ve kayıtlarına göre davalıdan 7.04,34 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.<br>Davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için yapılan bilirkişi incelemesi ile alınan 20.12.2018 tarihli raporda; davalının 2016-2017 defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu sahibi ile delil vasfı taşıdığı, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerinde kayıtlandığı, ancak 7.04,34 TL lik reklamasyon faturası düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının reklamasyon faturasını kabul etmediği, böylece davalının defter ve kayıtlarında davacıya borçlu olmadığı belirtilmiştir.<br>Bilirkişi raporuna karşı davacı taraf  27.12.018 tarihli beyan dilekçesi ile; davalı tarafın müvekkiline mutabakat mektubu gönderdiğini ve borcu kabul ettiğini, itirazın haksız olduğunu, ayıplı ifa olmadığını, ... isimli şahsın müvekkili şirketin satış temsilcisi olarak çalışmadığını, bu nedenle suresinde geçerli bir ayıp ihbarının bulunmadığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.<br>Bu rapora karşı davalı şirket vekilinin 09.01.2019 tarihli beyan dilekçesinde; davacı şirketin bölge satış temsilcisi ...'e  ayıp ihbarında bulunduğunu ve diğer yetkililere de bildirdiğini, davacının 7.040,34 TL reklamasyon faturası kesilmesi halinde bu faturayı kabul edeceğini bildirdiğini, ancak faturanın iade edildiğini, davacı gönderilen reklamasyon faturasını iade ettiğini, ayıp ihbarının tanıklarla ispatlanmak istediklerini,  davacının gönderdiği mamaların imha edildiğini belirterek tanıkları olan ... ve ...'in dinlenmesini talep etmiştir. <br>Davalının bu talebi gereğince ilgili kişi ...'in dinlenmesi talebi kabul edilerek 02.05.2019 tarihli celse de dinlenmiştir. Bu celsede ki beyanında ...  Şti. de 2016-2017 yıllarında izmir de çalıştığını, davacı şirket ile yazılı bir sözleşmesi olmaksızın müşteri bulduğunu, satış sonrası kalite kontrolü yaptığını, davalı ...  Şti. ile davacının talebi üzerine anlaştıklarını, ... . Şti'nin aldığı bazı ambalajlarının 4000-4500 kadarının bozuk olduğunu ve bu ambalajlarını davacıya iade etmek istediklerini bildirdiklerini, durumun davacıya bildirildiğini, davacı şirketin ambalaj tesisini kapattığını öğrendiğini beyan etmiştir. <br>Mahkememizce Kimya Mühendisi Bilirkişi ...'dan alınan 10.06.2019 tarihli raporda dava konusu plastik ambalajların  incelenmesinin yaptığını, bu ambalajların 636 adedin bulunduğunu tespit ettiğini, poşetlerin dikiş yerlerinin kırılgan noktada olduğu ve poşetlerde yapışan yerlerinin ayrıldığı, poşetlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın sebebinin mamanın yukarıdan bırakılması ile oluşan basınç etkisi ile dikiş yerlerinden polietilen filmi deldiği ve hava almasına sebebiyet verdiği belirtilmiştir.<br>Toplanan tüm deliller ve yapılan değerlendirmelere göre; Davacının dava konusu yapmış olduğu alacağın cari hesaptan kaynaklandığı, davalı aleyhine İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2017/12564 E. sayılı dosyası ile takibe geçtiği, borçlunun takibe itirazı ile takibin durduğu, davacının lehine delil olan defter ve kayıtlarında davalıdan 21.12.2017 dava tarihi itibari ile davalıdan 7.040,34 TL alacaklı olduğu, davalının da yine lehe delil olan defter ve kayıtlarında davacıya 7.040,34 TL borçlu olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 18.01.2017 tarihli reklamasyon faturası ile 7.040,34 TL borcunun bu fatura ile sıfırlandığı ancak bu faturanın davacı tarafça TTK m. 21/2 e göre kabul edilmediği ve davalıya iade edildiği, daha sonra karşılıklı faturaların tekrar düzenlenip gönderilmesi ve iadesinin söz konusu olduğu tespit edilmiştir. <br>Davalı taraf her ne kadar ayıplı olduğu mallardan ( 15 KG'lık köpek maması ambalajı) dolayı reklamasyon faturası kestiğini belirtmiş ise de bu ayıplı olan ambalaj ürününün teslim edildiği tarih itibari ile iade etmediği, aldığı ürünlerin 11.11.2016 tarihinde aldığı (7323 nolu 132.781,46 TL) ve 17.11.2016 tarihli (7480 nolu 58.927,74 TL) faturalara ilişkin malları teslim aldığı halde süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı, yasal süre olan TTK m.21/2 göre açık ayıplarda 2 gün, diğer ayıplarda 8 gün içinde davacıya durumu bildirmesi gerektiği, ancak bildirmediği, 18.01.2017 tarihinde reklamasyon faturası ile malların iadesine dair fatura düzenlediği, bu tarih itibari ile ayıplı olduğu belirtilen malların davacıya iade edilmediği ve ayıplı malların bir kısmının imha edildiği belirlenmiştir. <br>Sonuç olarak davacının dava konusu olan alacağının doğduğu, davalının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı, makul sure içerisinde de ayıp ihbar yapılmadığı, faturaların defterlerine kaydedildiği, iade edilmediği, aynı zamanda ayıp ihbarının davacıya yapıldığının ispatlanamadığı, dava dışı ve davacıyla bağlantısı olmayan (... Ltd. Şti. de çalışan) ...'e ambalajlardaki açık ayıbın bildirilmesinin ihbar sayılmadığı tespit edilmekle, davalının iddiaları kabul edilmemiş ve davacının 7.040,34 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Davacı ...A.Ş. davalı ...  Şti. aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12564 Esas sayılı dosyasında yaptığı ilamsız icra takibine itirazın iptali ile takibin 7.040,34 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) avans faizi ile takibin devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 1.408,07-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ödemelerin İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı firmanın ... , ...  , ... ,  ...  vb. tescilli markaları ile sektöründe Türkiye'nin en büyük yerli pet mama üreticileri olduğunu, davacının ise bir dönem davalı ürünlerinin ambalajlarını yaptırdığı firma olduğunu, davacı tarafından üretilerek davalıya  gönderilen yaklaşık 4500 adet 15 kg'lık ambalajın ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine derhal davacı firma yetkilileri ile irtibata geçilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, bu ürünlerin davacı firma temsilcileri tarafından da incelenerek ayıplı olduklarının kabul edildiğini, bilahare davacı firma yetkilileri tarafından \"ambalaj sektöründen çıkacakları, ayıp sebebiyle oluşan zararı karşılamanın kendilerini zora sokacağı bu nedenle kendilerinin davalı firmada görünen 7.034.34 TL alacağı nispetinde reklamasyon faturası kesilmesi ve taraflar arasındaki cari bakiyenin kapatılmasının teklif edileceğini, bu teklifin davalı firma yetkilileri tarafından iyiniyetle kabul edilmiş ve bunu üzerine reklamasyon faturası kesilerek davacıya gönderildiğini, bir süre sonra davacı yanca bizzat kendi tekliflerine ve mutabakata aykırı şekilde iade faturası gönderildiğini ve sürecin tarafların birbirlerine bu faturaları sürekli  iade ettiği hale geldiğini, taraflar arasındaki ihtilafın eser sözleşmesinden kaynaklı olup, yerel mahkeme gerekçesindeki 2 ve 8 günlük süreler satım sözleşmeleri ile ilgili olup işbu olayda uygulanamayacağı, eser sözleşmelerinde ihbarın şekli ya da süresi ile ilgili herhangi bir şekil ya da süre düzenlenmediğini, mahkeme kararının aksine tanık ... 'in davacı firma bölge temsilcisi olup bu kişiye yapılan ayıp ihbarı usulüne uygun olduğunu, yerel mahkemenin faturaların ticari defterlere işli olduğu şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, raporda da belirtildiği üzere dava konusu ambalajların genel olarak üzerlerinden mama dökülmesi durumunda açılmalar gösterdiğini, bu nedenlerle İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yasa ve usule aykırı 2017/1442 E. 2019/734 K sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine yöneliktir.<br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; davacı şirket tarafından, davalı şirkete ait evcil hayvan mamalarının paketlenmesi ve  ambalajlanması için paket ve ambalaj temin ettiği, buna ilişkin davalı adına düzenlenen fatura bedellerinden takibe konu edilen bakiye alacağın ödenmediği iddiası ile  davacı tarafça davalı hakkında  İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12564 esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali  ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalı vekili ise, davalının  pet mama sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, taraflar arasında davalı tarafça üretimi yapılan bir kısım ürünlere ilişkin ambalajların davacı tarafça yapılmasına ilişkin  sözleşme yapıldığı, davacının yapmış olduğu 15 KG' lık mama ambalajlarının en az 4500 adetinin ayıplı olduğu, bu durumun davacıya derhal o dönem davacının bölge satış temsilcisi olan  ...'e bildirildiği, bu kişi tarafından ürünlerin kontrol edilerek ayıplı olduğunun tespit edildiği ve bu durumun davacı şirketin yetkilileri ile paylaşıldığı, bu kapsamda taraflar arasında ki sözlü mütabakat gereğince taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi gereğince davacının cari hesaptan alacağı kadar davalının reklamasyon faturası düzenleyerek hesabın kapatılması konusunda tarafların anlaştıkları, bu nedenle davalı tarafından 18.01.2017 tarihli reklamasyon faturasının düzenlendiği ve davacıya gönderildiği, yine taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereğince ayıplı ambalajların mamalarla birlikte  davacının bilgisi dahilinde imha edildiği, ancak davacı tarafça anlaşmaya aykırı olarak  reklamasyon faturası  kabul edilmeyerek 28.12.2017 tarihli iade faturasının düzenlendiği ve sürecin bu şekilde karşılıklı olarak devam ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin alım satım değil eser sözleşmesi olduğu, ayrıca davacı tarafça mutabakat metni olarak dosyaya sunulan  mutabakatın davlının 31.12.2017 tarihi itibarıyla  davacı firmadan alacaklı olduğuna dair  olduğundan bahisle davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı  tarafından davalı  aleyhinde İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12564 Esas sayılı dosyası ile başlatılan  ilamsız icra takibine vaki davalının itirazın iptali ile, 7.040,34 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek  avans faizi ile takibin devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 1.408,07-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir. <br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12564 Esas sayılı dosyası incelenmesinden davacı tarafça davalı  aleyhinde   7.040,34,  TL asıl alacak üzerinden 22.09.2017 tarihinde ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamı belgelerin  incelenmesi neticesinde,  davalı şirket tarafından üretimi yapılan bir kısım evcil hayvan mamalarının piyasaya sürülmeden  önce paketlenmesi ve  ambalajlanması için davacı şirket tarafından, davalıya ait logo ve marka üzerine basılmak suretiyle  davalı şirkete paket ve ambalaj  üretilerek satılıp teslim edildiği ve buna ilişkin olarak davacı tarafça davalıya mal  faturalarının düzenlendiği dosya kapsamı belgelerle sabit olup, bu kapsamda taraflar arasındaki ilişkinin alam satıma ilişkin olduğunun kabulü gerektiğinden davalının bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında her iki taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporlara göre; göre davacı tarafça davalı adına düzenelenen mal faturalarının tamamının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibarıyla her iki taraf ticari defterlerine göre davacının  davalıdan  7.040,34,  TL bakiye alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili, davacının yapmış olduğu 15 KG' lık mama ambalajlarının en az 4.500 adedinin ayıplı olduğu, bu durumun davacıya derhal bildirildiği, davacı tarafın bu ürünlerdeki ayıbı kabul ettiği, bu kapsamda taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereğince  davacının cari hesaptan alacağı kadar davalının reklamasyon faturası düzenleyerek hesabın kapatılması konusunda tarafların anlaştıklarını, bu nedenle davalı tarafından 18.01.2017 tarihli reklamasyon faturasının düzenlendiği ve davacıya gönderildiği, yine taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereğince ayıplı ambalajların mamalarla birlikte  davacının bilgisi dahilinde imha edildiği, ancak davacı tarafça anlaşmaya aykırı olarak  reklamasyon faturası  kabul edilmeyerek 28.02.2017 tarihli iade faturasının düzenlendiği savunma olarak ileri sürülmüş olup  davalı savunmasında ileri sürülen sözlü mütabakatın varlığı davacı tarafça inkar edilmiştir. Bu nedenle bu yöndeki savunmanın davalı tarafça yazılı deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Ancak davalı tarafça bu yönde bir yazılı delil  sunulmadığı gibi,  açıkça yemin deliline de dayanılmadığından, \"taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereği  4500 adet üründeki ayıbın davacı tarafça kabul edildiği ve davalının düzenlediği reklamasyon faturası ile davacının takibe konu bakiye alacağının kapatıldığı ve  ayıplı ürünlerinde davacının bilgisi dahilin de imha edildiği\"  yönündeki davalı savunmasında geçen iddianın ıspat yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı ve bu nedenle  davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı tarafça ileri sürülen ayıp savunması davacı tarafça kabul edilmediğinden, davalı tarafça savunma olarak ileri sürüldüğü şekilde en az 4.500 ürünün ayıplı olduğu yönündeki ayıp ihbarının,  TTK 23/c maddesine göre  teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse teslim tarihinden itibaren 8 gün içerisinde  TTK.18/3 maddesinde belirtildiği şekilde  yapıldığının davalı tarafça ıspatlanması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde en az 4.500 adet ambalajda ayıp olduğu ve bu ürünlerin davacının bilgisi dahilinde imha edildiği iddia olunan  ürünlerdeki ayıplarla ilgili olarak mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gibi imha edildiği iddia olunan ambalajlarla ilgili olarak da bu işlemden önce davalı tarafça yaptırılmış bir delil tespiti de dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle imha edildiği iddia olunan ambalajlardaki ayıp tespit edilemediğinden bu ürünlerdeki ayıp savunmasının davalı tarafça kanıtlanamadığının kabulü gerekmiştir. Ayrıca ilk derece mahkemesince teknik bilirkişiden alınan rapora göre  davalı işyerinde hiç kullanılmamış 636 adet ürünün bulunduğu ve incelendiği, yapılan incelemede ambalajlardaki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.  Davacı tarafça düzenlenen ve her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar incelendiğinde, en son düzenlenen faturaların 11.11.2016 tarihin  132.781,46 TL ve 18.11.2016 tarih  58.927,74 TL bedelli faturalar olduğu, son olarak düzenlenen bu faturaların da davalı ticari defterlerine kaydedildiği ve ambalajların davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça  bu faturalarla ilgili olarak süresi içerisinde kesilmiş bir iade faturasının ve bu kapsamda  mal iadesinin de bulunmadığı, ancak 18.01.2017 tarihinde reklamasyon faturası kesildiği,  bu faturanın da davacı tarafça kabul edilmediği ve iade edildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında teknik bilirkişi tarafından davalı işyerinde bir kısım  kullanılmamış ambalajlar üzerinde  yapılan inceleme neticesinde tespit edilen ayıbın  açık ayıp niteliğinde olduğu bildirildiğinden, dava konusu faturalan muhteviyatı ambalajların davalıya teslim tarihleri dikkate alındığında bilirkişi tarafından incelenebilen bu ambalajlarla ilgili olarak da TTK 21/2 maddesine göre göre süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu hususunun İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı tarafça kanıtlanamadığının kabulü gerekmiştir. Ayrıca dava konusu alacak faturalardan kaynaklı likit bir alacaktır.  Bu nedenle  davalı vekilinin dava konusu alacağın likit olmadığı ve bu nedenle  İlk Derece Mahkemesince hükmedilen icra inkar tazminatının da yerinde olmadığı yönündeki istinaf savunması yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2019 tarih, 2017/1442 Esas ve 2019/734 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından alınması gereken 269,85 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 121,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 148,85 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın dairemizce  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e40d8485dde989b","SID":"a79561d25be7ae5f"}}